bugün

/32
son reklamıyla kendisinden tiksindiren abla. iyi para almış. ama bu kadar da düşmeseydi keşke.

yıllar sonra gelen edit: biraz fazla ileri gitmiş olabilirim. bugünkü gözle bakıyorum da, o kadar kızılacak bir şey değilmiş. kusura bakma gülse hanım. biz seni avrupa yakası'ndaki halinle bildik, o yüzden farklılıklar göze batıyor.
şahan gökbakar'la kıyası konusuna kendini yakın hissedenlere bir kez daha düşünmelerini tavsiye ettiğim, genel kanı olarak sevilmeme sebebinin kıskançlık olduğunu düşündüğüm senarist, yazar, oyuncu.
hem başarılı bir yazar hem başarılı bir senarist hemde başarılı bir oyuncudur. Avrupa yakası, yalan dünya gibi dizilerinde senaristidir.
zekasına hasta olduğum kadın.
sırf yalan dünya tutmadı hatta aşağılandı diye ara vermeden bir başka ucube şov hazırlayacak olan kadın. eğer buna zeki demezseniz dizi yapmaya ve kafa şişirmeye devam edecek. tamam zekisin deyip huzura ermek lazım.
o eski halinden eser olmayan kişi. fiziksel değil senaristlik açısından.
Komediden çok iyi anlayan ve senoryo da yazabilen ayrıca yazarda olan başarılı oyuncudur.
bugün doğum günü olan ünlü senarist ve yazar.
(bkz: hasan karacadağ)ın yaptığı çakallığı gün yüzüne çıkarmış ve rezil etmiş kişidir.
http://www.sabah.com.tr/P...rku-filmlerinde-bir-cigir
bence harika bir senarist nasıl bir hayal gücü var çok merak ediyorum aslında.
tek atımlık kurşununu avrupa yakası'nda tüketmiştir.

artık ne yaparsa yapsın tekrar edecektir, isimler oyuncular değişir ama geri kalan her şey aynı.
yalan dünya senaryosunu artık bir çamaşır suyuna yatırsın istediğim hatun kişi.
başlarda hoş gelen dizi artık ahlak sınırını aşmış durumda; aldatmak- aldatılmak tatlı mı tatlı, metresler şirin mi şirin, hep bir güzellik-gösteriş açlığı. bunlar yana dursun kimin eli kimin cebindeler, aşk kaçamakları ve ne idüğü belirsiz iş hayatları... yok ya gülse bence başka proje peşinde yoksa çoktan derleyip toplamıştı diziyi. aldatılmak böyle göründüğü gibi şirin şilolop bir şey değil.
avrupa yakası'nda üzerinden lacoste kıyafetleri çıkarmayıp şimdilerde lc waikiki reklamında oynarak kendi seviyesini çok aşağılara indiren insan. tabii benim gözümde.

avrupa yakası zamanında 'çok zeki kadın lan' dediğim ancak yalan dünya'nın avrupa yakası'nın başka versiyonu olduğunu anlayınca ölümüne soğuduğum kadın.
burnu garip.
Itici kadin.
komplo teorisyeni değilim.. komplo teorilerine alaka duyduğumda söylenemez..

şu kadarı var ki.. avrupa yakası ve hayat bilgisi dizisi karakterlerine ufak bi deyinelim.. mesela; burhan, gaffur, mennan, amil..
biraz google search yapan arkadaşlar bunların müslümanlığın tanrısının isimleri olduğunu öğrenir.. hani şu meşhur 99 isimlerden.. bir de bu karakterler nasıl insanlar ona bakalım.. mesela şu kelimelerle tanımlayabiliriz onları; "psikopat, sapık, aptal, şaklaban, düzenbaz, dolandırıcı, topal, şaşı, çirkin" gibi..

peki bu isimler tesadüf mü? bu isimler bu karakterlere özellikle mi seçildi?? dediğim gibi komplo teorisyeni değilim.. gani müjde ve gülse birsel'in belki bu isimlerden haberleri bile yoktur.. tıpkı sütkardeşlerde müslümanlığın kutsal aylarının isimlerini (recep, şaban, ramazan) isimlerini 30 sene evvel yazanların haberi olmadığı gibi.. bilinçaltı ve subliminal mesaj ne demek haberleri olmayabilir.. ya da kültür emperyalizmi, toplum psikolojisi, propaganda yöntemleri..

dediğim gibi komplo teorisyeni değilim.. gani müjde ve gülse birsel'in şarkiyattan nefret ettiklerini de zannetmiyorum.. fakat gülse birsel nişantaşı'nı çok seviyor.. arada bir bodrum'a gidip mum ışığında şarap içiyor.. kendi deyimiyle güneydoğuya hiç gitmemiş, akil insan olmadığı için çok kırılmış bi insan.. o bembeyaz bir türk!!

ben bir komplo teorisyeni değilim.. fakat bazı profesörler teoriler üretiyorlar, bazı sınırları zorlayarak.. kimilerine göre komplo teorileri üretiyor.. inanır mısın?? komplo yazarken bile sözlüğe baktım sözlük.. komple yazmıyayım diye..

son vurucu cümleyi unutmıyayım.. "insanlara nasıl bakacağanı söyleyemezsin.. nasıl bakacağını telkin edersin.. sonra topluluklar halinde kendilerine itaat ederler.."

--spoiler--
Bu arada bir not daha, Arabi, Farisi, ibrani konsonantal dillerdir, çok zaman sadece konsonları yazıyoruz, sela için "si" yeterlidir, dolayısıyla "s" ve "I" varsa, "aslı" diyebiliypruz. Böylece "aslı" modasını, Gülse Birsel'in, kendisine rol biçerken "aslı" adını seçmesini de anlayabiliyoruz. Aslı, sela ve dolayısıyla kaya'dır ve buradayız.

Judaik onomastique'de bir de doğrudan çeviri ver, hayim'i, Batılılar "vi-tal", biz "can" veya "hayat" ya da "hayati" yapıyoruz ki bu "vitali" taklididir, isak ise "gül" olmakla güler, ya da gülen uygun düşüyor. Kaya'nın anasının "gülümser" ve izmir'den Birsellerden Murat'ın eşinin "Gülse" adını akla getirebiliyoruz.
--spoiler--
Son günlerin en çok konuşulan ve çok acayip şaşırılan olayları: TC ibaresinin resmi kurumlardan kaldırılması, 1 Mayıs’a sert müdahale ve gündemin tırıvırıları, mesela hosteslerin topuzlarının kafalarının neresine denk geldiğinden kırmızı rujlarına kadar müdahale, mesela milli içkimizin ayran olduğunun resmen bildirilmesi…
Amanın kimilerinde nasıl bir şaşkınlık, nasıl bir dehşet içinde kalma, nasıl bir “N’ayır n’olamaz” tepkisi.
Hepsi: “Ben şok”!
Pardon da… Ya ne olacaadı?
Sen ne bekliyordun kardeş?
Londra mı burası? Taksim Meydanı Hyde Park mı ki çıkıp istediğimiz siyasi mesajı özgürce bağıra çığıra anlatalım?
Fransa mı burası da koskoca cumhuriyetin başharfleri resmi kurumlardan kaldırılınca yer yerinden oynasın, halk galeyana gelince sorumlular istifa etsin?
isviçre mi burası da “içen de içmeyen de başımın tacı, vergini öde, suç işleme yeter sevgili vatandaşım, akşamcı sofrandan, inancından, ibadetinden, günahından sevabından, özel hayatından bana ne” diyen yönetici beyinler memlekete hâkim olsun?
Rujun mujun yasaklandığı yer Almanya mı da küçük dilini yutuyorsun? Saça eteğe, ruj rengine yasak koymayı bırak, “Karımın, kızımın, çalışma arkadaşımın etek boyu, ruju senin nerene battı, göster, esas orayı düzeltelim” der Alman, kendine gelemezsin! (izmirli de, mesela, hem bunu der, hem kendini tutamayıp peşinden kovalar!)
Hakikaten bu olanlara niye şaşırdın kardeş? Koy o fırlayan gözlerini yuvalarına geri!
Papatya tarlasında mı yaşıyorsun? Senin beklentin neydi ki?
Nasıl hayallerin vardı bu günlerle ilgili?
Senin hayretini yirim! Ne toz pembe tipsin ya! Ne güzel kafalar bunlar. Ne içiyorsan, ayran olur, absent olur, gözünü seveyim bana da yolla!
“Aaa hiç bunların olacağını beklemiyorduk, böyle demiyorlardı. Ben şok!”
O zaman hadsizce Nâzım Hikmet’ten ilham alarak:
Yavru köpek gibisin canım kardeşim.
Malum’a kafanı yana eğip, gözünü açıp, öyle şaşkın bir bakışın var ki…
“Kabahat senin” demeye de dilim varmıyor ama…
“Saflıkta memleketi
yakan sınır”sın resmen canım kardeşim!

Gülse birsel.
kendiyle barışıkmış gibi görünen ultra yapmacık görüntüsünün altında son derece, hırslı ve takıntılı bir tip olduğunu düşünüyorum.
avrupa yakası'ndan sonra sıçan hatun.

yine de yalakaları çok, yalan dünya gibi anlamsız, sinir bozucu, ahlak yoksunu bir diziyi övebiliyorlar.

parayla mı tutuyor bu yalakaları bi anlasam.

hayır insanların komedi anlayışının bu kadar yerlerde olduğuna inanmak istemiyorum ondan bu şüphelerim.

son olarak lcw reklamlarında oynayarak ne kadar paragöz olduğunu gösterdi.

hayatında lcw'dan bir çorap almışlığı var mıdır acaba?

dizilerinde üstündekiler lacoste'den aşağı olmuyor da ondan merak ettim.

oh valla ne ala memleket. bir başarılı iş yap ondan sonra yıllarca onun sefasını sür.

bu da anca bu ülkede olur.
nedense ayşe arman'la çok bezer olduğu düşünülen ve aynı siklette değerlendirilen kadın.
--spoiler--
Bu yazı yazılırken olaylar hâlâ devam etmekte. Az önce Teşvikiye Caddesi’nden yüzlerce üniversite öğrencisi yürüdü, millet kaldırımlardan, dükkanlarından çıkıp pencerelerinden sarkıp alkışlıyor! Dayanamadım pazar yazımın bir kısmını şimdiden paylaşıyorum…. Gezi Parkı’nın tercümesi: “Eeeah yetti beaaa!”

Şehrin ender yeşilliklerinden birinin duman edilip, Topçu Kışlası çakması bir rezidans-alışveriş merkezi yapılmasına direndi şuurlu istanbullu. Gitti, sakince, kibarca, silahsızca nöbet tuttu. E niye saldırdınız onlara kardeşim? Parkı korumaya yönelik bir eylemdi. Ama son dönemin duygusal birikimi ve polisin saldırgan tavrıyla büyüdü, yayıldı, bir kırılma noktası olmaya gidiyor. Mizahçının antenleri açıktır. Şimdi yazacaklarımı, Ak Parti’nin akıllı başlı insanları okusun: Bakın kardeşim, millet çok sıkıldı! Otoriter tavır artık kristalize oldu, kafamızın üstünde sallanıp duruyor! Halka vergisiyle verilen hizmetleri, devlet tiyatrosuydu, şehir tiyatrosuydu, parktı, bahçeydi, kafanıza göre halktan geri alıp duruyorsunuz! Saygı göstermiyorsunuz, dinlemiyorsunuz kardeşim! Tek manevi değerimiz islam değil, anlamak istemiyorsunuz! islam’ın yanında, cumhuriyet de, mili bayramlar da, Atatürk de, yaşam tarzlarımız da, sadece anayasal bir ilke gibi görünen laiklik bile milletin manevi değeridir! Çünkü özgürlüğü, ümmet değil millet olmayı, birey olmayı, hakkı hukuku, adaleti, hayatını istediği tarzda yaşamayı, kadın haklarını, eşitliği, pozitif bilimi, aydınlığı sembolize eden kelimelere dönüşmüşlerdir! “Laiklik”, trafikte biriyle kavga etsem, o beş vakit namaz kılıyor ben kılmıyorum diye hakimin onu haklı bulmamasının garantisidir mesela! Hayata dair, gelecek umutlarına dair, “kalbi duygular”dır artık bu kavramlar! Bunu fena halde gözden kaçırıyorsunuz! Alkol malkol derken özgürlüklere çatır çatır müdahale ediyorsunuz, “Ama..” diyene basıyorsunuz gazı! Ve “Biz yaparız, kimseyi de takmayız” diyorsunuz! “Sizin alınız al, inandım, sizin morunuz mor, inandım, ama benim dengemi bozmayınız” yav! “Gezi” eyleminin temel meselesi ağaçlardır. Ama eylemin büyüyüp yayılmasındaki sivil ve duygusal altyapının tercümesi şudur: “Eeeah yetti beaaa!”
--spoiler--
gezi parkı olaylarını eeeah yetti beaaa başlığıyla kalemine almıştır. halkın sabrının taştığını yazmıştır.

http://www.hurriyet.com.tr/pazar/23411408.asp
polis onunla fotoğraf çektirmek istemedi diye darılan kadın. yazık lan o kadar ünlüsün ama polis fotoğraf çektirmeyip sana "normal" insan gibi davranıyor. bak sen şu hain polise.
bana çirkin gelen oyuncu. böyle bi iğreti duruyor adını koyamadığım bi problem var.
arada bir iki yazı yazan, facebook duvarında çirkin çirkin bakan bağyan. çok da siklemiyorum hani, hiç de merak etmiyorum ne yazmış diye.
© copyright 2005 - 2026