bugün
- queen ravenna ve cinleri14
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması6
- bilim ve materyalizm her şeyi açıklamaz4
- çok sıkıcısın be sözlük4
- büyülü zihinle seçici kitap okuma4
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- karton toplayan birini görseniz naparsınız5
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- kendi hayatının figüranı olmak4
- büyü yapmak4
- tavuğun neden kanatları var11
- queen ravenna'nın değişimi3
- rastgele kitap sayfaları açıp okumak3
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular11
- taliban7
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması3
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- karanlık astral eterdeki tekillik zihni3
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- insanın bir gün anlaşılacağını beklemesi3
- bilinçaltına sızıp kontrolü devralmak2
- ulu sözlükte artan astral karanlık enerji3
- kuru patlıcan dolması2
- vişneli tayfır2
- bağlamanın zıtlıklardan beslenen doğası2
- dünya adaletli bir yer midir3
- 100 bin lira3
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- kulaklık6
- izmir yanıyor3
- afganistan4
- sith lordu olacakken jedi lere geçmek2
- kendinizi en iyi ne zaman hissediyorsunuz3
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı11
- garanti bankası'nın iphone kiralama hizmeti3
- erkeklere doğum izninin 3 gün olması5
- türkçe şarkılarda geçen mükemmel sözler2
- büyü ve karanlık enerji2
- 8 eylül 2026 real madrid inter maçı3
- bosna hersek avrupa birliği ne girsin mi2
- birinin ölümünü dilemek4
- insanın insana iyi gelmesi2
- nasıl bir şey istiyorsunuz diye soran sünnetçi2
- kaşarlı sucuklu menemen8
- evlenmenin imkansız bir hal almaya başlaması2
- şeffaf kulaklık4
- güçlü kadın2
- israil üçüncü tapınak'ın inşasına hazırlanıyor5
- queen ravennadan mesaj var11
- kadınların araba park edememesi4
Onat Kutlar'ın bir şiiri.
Sen gittikten sonra iki çalgıcı
turnalar semahını çaldı ve kimse dinlemedi onları
benden başka. Sarımsak kokusunun
yoksulluk ve rakıyla buluştuğu saygısız kalabalıkta
kimse duymadı beni terkeden
kanatların bıraktığı esintiyi. Biri incecik öbürü kalın
iki tel vururken çalgının yüreğine
nicedir aklımı kurcalayan Bertold Brecht'in
"Sevenler" şiirini düşündüm bir yaşamdan ötekine
yanyana uçan iki turnayı. Taa yirmisekizlerden.
"Güneşin ve ayın az değişken dilimleri altında
uçup giderler yine, böyle tutkun birbirine.
Hey, nereye gidersiniz? - Hiç bir yere - Nerden gelirsiniz?
Her yerden. Sorarsınız, ne zamandır birliktesiniz? diye.
Az zamandır. Ne zaman ayrılacaksınız peki? - Yakında."
Çıktığımda hava acıktı ikindi güneşi gibi
nicedir ısıtmayan parlak ayın az değişken dilimleri altında
yürürken sordum kendi kendime. Nereye gidiyorsun?
Hiç bir yere. Ne zamandır yalnızsın? Bilmem, denize
ve ayışığından yapraklar kesen
şiire sormalı bunu. Daha yazılırken
bir anıya dönüşen şiirlere
Sordum kendi kendime ne yapılabilir çamurdan? Heykel
Acilardan? Aşk. Yoksulluklardan
bir devrim bile yapılabilir. Ama hiç bir sey
hiç bir sey yapılamaz ayrılıklardan.
Sen, çalgıcılar ve ayışığı çekip gittiniz uykunun
eşiğine vurulmuş bir turna gibi dönerek
düşerken sordum otuzdokuzlardan Bertold Brecht'le birlikte
"Ne yapmalı peki?" Aklim dokunacak
bir baska akıl arıyor. Nicedir yabancı denizlerde
yıkanan tenim baska bir teni. "Ne yapmalı?"
Biliyorum yağmur yağmaz yukarı doğru yeniden
Acımaz olur, silinir gider izi bıçağın.
Ama hiç bir rüzgar doldurulamaz boş kalan yerini,
bir yaşamdan ötekine
birlikte uçan turnaların yerini
gökyüzünde.
Sen gittikten sonra iki çalgıcı
turnalar semahını çaldı ve kimse dinlemedi onları
benden başka. Sarımsak kokusunun
yoksulluk ve rakıyla buluştuğu saygısız kalabalıkta
kimse duymadı beni terkeden
kanatların bıraktığı esintiyi. Biri incecik öbürü kalın
iki tel vururken çalgının yüreğine
nicedir aklımı kurcalayan Bertold Brecht'in
"Sevenler" şiirini düşündüm bir yaşamdan ötekine
yanyana uçan iki turnayı. Taa yirmisekizlerden.
"Güneşin ve ayın az değişken dilimleri altında
uçup giderler yine, böyle tutkun birbirine.
Hey, nereye gidersiniz? - Hiç bir yere - Nerden gelirsiniz?
Her yerden. Sorarsınız, ne zamandır birliktesiniz? diye.
Az zamandır. Ne zaman ayrılacaksınız peki? - Yakında."
Çıktığımda hava acıktı ikindi güneşi gibi
nicedir ısıtmayan parlak ayın az değişken dilimleri altında
yürürken sordum kendi kendime. Nereye gidiyorsun?
Hiç bir yere. Ne zamandır yalnızsın? Bilmem, denize
ve ayışığından yapraklar kesen
şiire sormalı bunu. Daha yazılırken
bir anıya dönüşen şiirlere
Sordum kendi kendime ne yapılabilir çamurdan? Heykel
Acilardan? Aşk. Yoksulluklardan
bir devrim bile yapılabilir. Ama hiç bir sey
hiç bir sey yapılamaz ayrılıklardan.
Sen, çalgıcılar ve ayışığı çekip gittiniz uykunun
eşiğine vurulmuş bir turna gibi dönerek
düşerken sordum otuzdokuzlardan Bertold Brecht'le birlikte
"Ne yapmalı peki?" Aklim dokunacak
bir baska akıl arıyor. Nicedir yabancı denizlerde
yıkanan tenim baska bir teni. "Ne yapmalı?"
Biliyorum yağmur yağmaz yukarı doğru yeniden
Acımaz olur, silinir gider izi bıçağın.
Ama hiç bir rüzgar doldurulamaz boş kalan yerini,
bir yaşamdan ötekine
birlikte uçan turnaların yerini
gökyüzünde.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar