bugün
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı16
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı13
- israil'in kızlarından daha ucuzu6
- milan skriniar5
- bel soğukluğu3
- anın görüntüsü23
- martin luther'in yahudiler hakkındaki sözleri3
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması2
- galatasaray bu sene şampiyon olursa 5 defa olacak2
- 19 yaşındaki kız 53 yaşındaki erkek ilişkisi2
- zıplayan örümcek2
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak5
- keremi çıkarken ıslıkladılar3
- sıdıka3
- israilli kızlar5
- bmw 760i long3
- fenerbahçe 1 göztepe 22
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba11
- fenerbahçe 1 göztepe 13
- fener felaket kaçırdı2
- idealist misiniz6
- başkenti siz belirleseydiniz neresi olurdu7
- göztepe neymiş böyle be2
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı16
- müdürün nöbetçi olduğu gece vardiyası2
- 2002 yazı2
- ekmek yemeyi bırakmak3
- kenan evren3
- sigara içmek2
- bu devirde evlenmek5
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği13
- ferhat güzel2
- 31 ekim 2026 bursaspor bandırmaspor maçı4
- cedidacer6
- yazarların gizli gizli dinlediği şarkılar8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı24
- kenan evren'in fesli gavatı vatandaşlıktan atması3
- akp'lilerin ahmet kaya'yı sevmesi4
- uzun yol otobüs eziyetleri2
- 14 yıl sonra 2012 li lerin liseye başlaması2
- yağı emmiş patates kızartması3
- sözlükteki fenerbahçeliler10
- göztepe 3 ledi2
- gammaz adama güvenilir mi3
- hangi hogwartz binasını temsil ediyorsunuz5
- en sevdiğiniz radyo kanalları4
- türkiye şahlanıyor5
- moralin çok bozuk olması5
- en sağlam akıllı telefon2
Onat Kutlar'ın bir şiiri.
Sen gittikten sonra iki çalgıcı
turnalar semahını çaldı ve kimse dinlemedi onları
benden başka. Sarımsak kokusunun
yoksulluk ve rakıyla buluştuğu saygısız kalabalıkta
kimse duymadı beni terkeden
kanatların bıraktığı esintiyi. Biri incecik öbürü kalın
iki tel vururken çalgının yüreğine
nicedir aklımı kurcalayan Bertold Brecht'in
"Sevenler" şiirini düşündüm bir yaşamdan ötekine
yanyana uçan iki turnayı. Taa yirmisekizlerden.
"Güneşin ve ayın az değişken dilimleri altında
uçup giderler yine, böyle tutkun birbirine.
Hey, nereye gidersiniz? - Hiç bir yere - Nerden gelirsiniz?
Her yerden. Sorarsınız, ne zamandır birliktesiniz? diye.
Az zamandır. Ne zaman ayrılacaksınız peki? - Yakında."
Çıktığımda hava acıktı ikindi güneşi gibi
nicedir ısıtmayan parlak ayın az değişken dilimleri altında
yürürken sordum kendi kendime. Nereye gidiyorsun?
Hiç bir yere. Ne zamandır yalnızsın? Bilmem, denize
ve ayışığından yapraklar kesen
şiire sormalı bunu. Daha yazılırken
bir anıya dönüşen şiirlere
Sordum kendi kendime ne yapılabilir çamurdan? Heykel
Acilardan? Aşk. Yoksulluklardan
bir devrim bile yapılabilir. Ama hiç bir sey
hiç bir sey yapılamaz ayrılıklardan.
Sen, çalgıcılar ve ayışığı çekip gittiniz uykunun
eşiğine vurulmuş bir turna gibi dönerek
düşerken sordum otuzdokuzlardan Bertold Brecht'le birlikte
"Ne yapmalı peki?" Aklim dokunacak
bir baska akıl arıyor. Nicedir yabancı denizlerde
yıkanan tenim baska bir teni. "Ne yapmalı?"
Biliyorum yağmur yağmaz yukarı doğru yeniden
Acımaz olur, silinir gider izi bıçağın.
Ama hiç bir rüzgar doldurulamaz boş kalan yerini,
bir yaşamdan ötekine
birlikte uçan turnaların yerini
gökyüzünde.
Sen gittikten sonra iki çalgıcı
turnalar semahını çaldı ve kimse dinlemedi onları
benden başka. Sarımsak kokusunun
yoksulluk ve rakıyla buluştuğu saygısız kalabalıkta
kimse duymadı beni terkeden
kanatların bıraktığı esintiyi. Biri incecik öbürü kalın
iki tel vururken çalgının yüreğine
nicedir aklımı kurcalayan Bertold Brecht'in
"Sevenler" şiirini düşündüm bir yaşamdan ötekine
yanyana uçan iki turnayı. Taa yirmisekizlerden.
"Güneşin ve ayın az değişken dilimleri altında
uçup giderler yine, böyle tutkun birbirine.
Hey, nereye gidersiniz? - Hiç bir yere - Nerden gelirsiniz?
Her yerden. Sorarsınız, ne zamandır birliktesiniz? diye.
Az zamandır. Ne zaman ayrılacaksınız peki? - Yakında."
Çıktığımda hava acıktı ikindi güneşi gibi
nicedir ısıtmayan parlak ayın az değişken dilimleri altında
yürürken sordum kendi kendime. Nereye gidiyorsun?
Hiç bir yere. Ne zamandır yalnızsın? Bilmem, denize
ve ayışığından yapraklar kesen
şiire sormalı bunu. Daha yazılırken
bir anıya dönüşen şiirlere
Sordum kendi kendime ne yapılabilir çamurdan? Heykel
Acilardan? Aşk. Yoksulluklardan
bir devrim bile yapılabilir. Ama hiç bir sey
hiç bir sey yapılamaz ayrılıklardan.
Sen, çalgıcılar ve ayışığı çekip gittiniz uykunun
eşiğine vurulmuş bir turna gibi dönerek
düşerken sordum otuzdokuzlardan Bertold Brecht'le birlikte
"Ne yapmalı peki?" Aklim dokunacak
bir baska akıl arıyor. Nicedir yabancı denizlerde
yıkanan tenim baska bir teni. "Ne yapmalı?"
Biliyorum yağmur yağmaz yukarı doğru yeniden
Acımaz olur, silinir gider izi bıçağın.
Ama hiç bir rüzgar doldurulamaz boş kalan yerini,
bir yaşamdan ötekine
birlikte uçan turnaların yerini
gökyüzünde.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar