bugün
- kıvırcık saç7
- bir bela geliyor11
- sibel canın 35 senedir 35 yaşında gibi görünmesi3
- türklerin yoğurt dışında icadının olmadığı gerçeği3
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci18
- serhat kılıç19
- rennie4
- sağlıklı beslenmek2
- filenin sultanları7
- tung tung tung sahur2
- deccal internetten çıkacak10
- sözlüğü 2000 ve sonrası doğumluların basması5
- italyan mutfağı2
- en sevmediğin insan tipleri9
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- ikinci defa askere gitmek8
- ahmet hakan'ın kalkan topuk analizi2
- dur bakalım kimin elinde kalacak2
- tai lung42
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- namaz kıl rahatla yoga yap rahat batsın2
- ey insan4
- kurusıkı3
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- özbek kadınlar14
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- claudian clouds22
- cop316
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- bir kızla dalga geçmek6
- sözlük whatsapp grupları13
- mavi göz7
- sarapci koala45
- gizli hesap6
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- friedrich hegel la bi cay icek12
- uludağ itiraf10
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- enayimiknatisii32
- yarın kpssye girecek yazarlar15
- melissa vargas7
offspring parçası.Guzeldir.
maybe in another life
i could find you there
pulled away before your time
i can't deal it's so unfair
and it feels
and it feels like
heaven's so far away
and it feels
yeah it feels like
the world has grown cold
now that you've gone away
leaving flowers on your grave
show that i still care
but black roses and hail mary's
can't bring back what's taken from me
i reach to the sky
and call out your name and if i could trade
i would
and it feels
and it feels like
heaven's so far away
and it stings
yeah it stings now
the world is so cold now that you've gone away
maybe in another life
i could find you there
pulled away before your time
i can't deal it's so unfair
and it feels
and it feels like
heaven's so far away
and it feels
yeah it feels like
the world has grown cold
now that you've gone away
leaving flowers on your grave
show that i still care
but black roses and hail mary's
can't bring back what's taken from me
i reach to the sky
and call out your name and if i could trade
i would
and it feels
and it feels like
heaven's so far away
and it stings
yeah it stings now
the world is so cold now that you've gone away
my brightest diamond'un en güzel i$lerinden biri..
my brightest diamond'ın balkonlarda ağlatan şarkısıdır..
*
bardaktan boşalırcasına yağan bir yağmuru izliyordu kadın.. fonda hayalini kurduğu ama asla sahip olamayacağı ses, ruhuna işlercesine şarkıyı söylüyordu dağların tepesine yağan yağmur onu götürüyordu bu sefer..her seferinde edilen vedalara çok uzaktı.. kendi hikayesine ensesindeki bir nefes kadar yakın.. derin bir nefesle başladı anılar yolculuğu..yaşanmışlıklar sardı dörbir yanını karelerle..her karede o vardı belki ama sahip olduğunu sandığı dekorlar kanamaktaydı..yağmur..akan kanı silmesi gereken yağmur..ona teslim etti anılarını yoldaş etti..elini sarartan yıllardır yerleşen ve yerini asla yadırgamayan sigarasından aldı derin bir nefes..savurdu dumanı balkon demirlerinden akan damlalara.. toprak kokusunu dumanla harmanlayıp sundu ciğerlerine..onsuz olmazdı..olmamıştı asla..sahi en son ne zaman elinde bir boşluk hissetmişti ki?.. her olması gerekenin yerine koymuştu sigarasını..seven ve sevilen adamın elleri..ona aidiyetinin sembolü küçük ama değerli madeni halka..buklelerini sevgiyle karıştıracağı bir bebeğin saçları.. ısınmak için sığınması gereken anne dizlerinin altı..üniversitedeki oğluna üşümesin diye ördüğü kazağın yünleri.. hepsinin yokluğuydu sigarası ve her fark ediş derin bir nefese delaletti onun için.. yılların yüzüne resmettiği ince çizgiler yalnızlık yazıyordu alnına kocaman..yalnız ve uzun bir yaşamın sonu ıslak ve soğuk bir ölümdü..biliyordu ve bilerek sessizce izliyordu yağmuru.. çok yüksekti balkonu..hafif bir titreme hakimdi tüm vücuduna.. yağmur soğuktu..elleri..buz gibi..bir çelik soğukluydu yüreğindeki..bir çelik sertliği aynı zamanda.. fondaki kadının sesi ruhunu tek yumuşatabilendi..o kadar sertleştirmişti ki kabuğunu hayat, içine sığamıyordu kabarsa yüreği..kabarmıyordu ya artık..neyse.. yalvarışlar..gidişler..dönüşler..çelişkiler..hepsi için çok geçti..anlamlarının hepsi süzülüyordu yağmurla kamufle ettiği gözyaşlarıyla.. bir anlam..bir anlam daha goodbye.. çalan telefon kim bilir hangi gereksiz sese aitti.. hangi anlamsız cümlelere hangi maskesine gebeydi oysa bu yağmurda çok zordu maske takması..olmayan kirpiklerini var gibi gösterme aldatmacasını her gün yapsa da şimdi o rimel yakarak karartıyor gerçek rengini veriyordu yüzüne..o kadar eğmemişti ki başını hayatı boyunca şimdi,şuan kendi başına yalnızlık iliklerindeyken bile yapamayacak kadar unutmuştu nasıl bir şey olduğunu.. bir siyah damla düştü bembeyaz tenine..çıplak teninden kayan ve iz bırakan o siyah damlaya güldü..selam verdi veda etti..işte o an eğebildi başını fark etti ki kaldıramadı..bir anda bindi boynuna yığınlarca yaşanmışlık yükü..kalkmadı o baş..kalkamadı..dizlerini çekince garip bir ürperti hissetti göğsünde soğuktan..balkonun uzun yıllar geçirmiş taşları soğuktu..çıplak bedeni soğuktu..yalnız yüreği soğuktu.. gidişler..kalışlar..çaresizlik ve gereksizlik en soğuğuydu belki de.. kendi elleriyle dokundu omuzlarına..tutuştu bir tutam saçı elinde unuttuğu sigarasıyla..paniklemedi hiç..onun ölümü soğuktu biliyordu..en acısı kendine sarılmasıydı insanın.. kendi saçlarını okşadı usulca..şarkıyı söyleyen kadının sesi yükseldikçe avuçladı saçlarını sıkı sıkı..şiddetlendi yağmur ve akan gözyaşları..dizlerinin arasına aldı başını..aczi ve korkaklığı her gözeneğini dolduruyordu cildinin..daha da yaşlanıyordu..artık sırılsıklamdı ve hazırdı..yapışan saçları dolandı kollarına..uzun upuzundu saçları..siyah..uzun..ıslak..yeni bir sigara çıkardı paketinden..üç dört kez çaktı çakmağı..elleri ıslaktı yanmadı..yakacaktı ama yakmalıydı..ellerini silecek bir yer aramak için kaldırdı başını sonunda ama yoktu..tüm dünya ıslaktı..gökyüzü kızgın..rüzgar sarsıcı ama o çıplaktı.. ellerine nefesini verip kurutmaya çalıştı.. çakmağın içine verdi sıcak nefesini sonra bir kez daha çaktı.. yanan çakmakta titrek elleriyle tuttuğu son sigarasını yaktı..derin bir nefes alıp kapadı gözlerini..filtresine kadar içti derin derin sigarasını ve bittiğinde ayağa kalktı.. balkon demirlerine attı adımını..bacağını attı üzerinden ve diğer tarafa geçti..öyle savunmasızdı ki rüzgara ve hayata.. bitirmişti sonunda..elinde avucunda bir şey kalmayana kadar harcamıştı kendini..hayatını..insanları..hayallerini..umutlarını..bir süre rüzgarın onu sarsmasına izin verdi..rüzgar şiddetlendikçe o demirlerde ayakta durması güçleşiyordu..fondaki kadın sesi why dont you write to say goodbye dedi..son aklına gelendi bu..kimse neden gidiyorum yazmadın demeyecekti diyemeyecekti..bırakmamıştı kimseyi geride..sonunda bıraktı bu huzurla boşluğa bedenini..fondaki kadın sesi usulca duyuldu sadece..
goodbye
*
bardaktan boşalırcasına yağan bir yağmuru izliyordu kadın.. fonda hayalini kurduğu ama asla sahip olamayacağı ses, ruhuna işlercesine şarkıyı söylüyordu dağların tepesine yağan yağmur onu götürüyordu bu sefer..her seferinde edilen vedalara çok uzaktı.. kendi hikayesine ensesindeki bir nefes kadar yakın.. derin bir nefesle başladı anılar yolculuğu..yaşanmışlıklar sardı dörbir yanını karelerle..her karede o vardı belki ama sahip olduğunu sandığı dekorlar kanamaktaydı..yağmur..akan kanı silmesi gereken yağmur..ona teslim etti anılarını yoldaş etti..elini sarartan yıllardır yerleşen ve yerini asla yadırgamayan sigarasından aldı derin bir nefes..savurdu dumanı balkon demirlerinden akan damlalara.. toprak kokusunu dumanla harmanlayıp sundu ciğerlerine..onsuz olmazdı..olmamıştı asla..sahi en son ne zaman elinde bir boşluk hissetmişti ki?.. her olması gerekenin yerine koymuştu sigarasını..seven ve sevilen adamın elleri..ona aidiyetinin sembolü küçük ama değerli madeni halka..buklelerini sevgiyle karıştıracağı bir bebeğin saçları.. ısınmak için sığınması gereken anne dizlerinin altı..üniversitedeki oğluna üşümesin diye ördüğü kazağın yünleri.. hepsinin yokluğuydu sigarası ve her fark ediş derin bir nefese delaletti onun için.. yılların yüzüne resmettiği ince çizgiler yalnızlık yazıyordu alnına kocaman..yalnız ve uzun bir yaşamın sonu ıslak ve soğuk bir ölümdü..biliyordu ve bilerek sessizce izliyordu yağmuru.. çok yüksekti balkonu..hafif bir titreme hakimdi tüm vücuduna.. yağmur soğuktu..elleri..buz gibi..bir çelik soğukluydu yüreğindeki..bir çelik sertliği aynı zamanda.. fondaki kadının sesi ruhunu tek yumuşatabilendi..o kadar sertleştirmişti ki kabuğunu hayat, içine sığamıyordu kabarsa yüreği..kabarmıyordu ya artık..neyse.. yalvarışlar..gidişler..dönüşler..çelişkiler..hepsi için çok geçti..anlamlarının hepsi süzülüyordu yağmurla kamufle ettiği gözyaşlarıyla.. bir anlam..bir anlam daha goodbye.. çalan telefon kim bilir hangi gereksiz sese aitti.. hangi anlamsız cümlelere hangi maskesine gebeydi oysa bu yağmurda çok zordu maske takması..olmayan kirpiklerini var gibi gösterme aldatmacasını her gün yapsa da şimdi o rimel yakarak karartıyor gerçek rengini veriyordu yüzüne..o kadar eğmemişti ki başını hayatı boyunca şimdi,şuan kendi başına yalnızlık iliklerindeyken bile yapamayacak kadar unutmuştu nasıl bir şey olduğunu.. bir siyah damla düştü bembeyaz tenine..çıplak teninden kayan ve iz bırakan o siyah damlaya güldü..selam verdi veda etti..işte o an eğebildi başını fark etti ki kaldıramadı..bir anda bindi boynuna yığınlarca yaşanmışlık yükü..kalkmadı o baş..kalkamadı..dizlerini çekince garip bir ürperti hissetti göğsünde soğuktan..balkonun uzun yıllar geçirmiş taşları soğuktu..çıplak bedeni soğuktu..yalnız yüreği soğuktu.. gidişler..kalışlar..çaresizlik ve gereksizlik en soğuğuydu belki de.. kendi elleriyle dokundu omuzlarına..tutuştu bir tutam saçı elinde unuttuğu sigarasıyla..paniklemedi hiç..onun ölümü soğuktu biliyordu..en acısı kendine sarılmasıydı insanın.. kendi saçlarını okşadı usulca..şarkıyı söyleyen kadının sesi yükseldikçe avuçladı saçlarını sıkı sıkı..şiddetlendi yağmur ve akan gözyaşları..dizlerinin arasına aldı başını..aczi ve korkaklığı her gözeneğini dolduruyordu cildinin..daha da yaşlanıyordu..artık sırılsıklamdı ve hazırdı..yapışan saçları dolandı kollarına..uzun upuzundu saçları..siyah..uzun..ıslak..yeni bir sigara çıkardı paketinden..üç dört kez çaktı çakmağı..elleri ıslaktı yanmadı..yakacaktı ama yakmalıydı..ellerini silecek bir yer aramak için kaldırdı başını sonunda ama yoktu..tüm dünya ıslaktı..gökyüzü kızgın..rüzgar sarsıcı ama o çıplaktı.. ellerine nefesini verip kurutmaya çalıştı.. çakmağın içine verdi sıcak nefesini sonra bir kez daha çaktı.. yanan çakmakta titrek elleriyle tuttuğu son sigarasını yaktı..derin bir nefes alıp kapadı gözlerini..filtresine kadar içti derin derin sigarasını ve bittiğinde ayağa kalktı.. balkon demirlerine attı adımını..bacağını attı üzerinden ve diğer tarafa geçti..öyle savunmasızdı ki rüzgara ve hayata.. bitirmişti sonunda..elinde avucunda bir şey kalmayana kadar harcamıştı kendini..hayatını..insanları..hayallerini..umutlarını..bir süre rüzgarın onu sarsmasına izin verdi..rüzgar şiddetlendikçe o demirlerde ayakta durması güçleşiyordu..fondaki kadın sesi why dont you write to say goodbye dedi..son aklına gelendi bu..kimse neden gidiyorum yazmadın demeyecekti diyemeyecekti..bırakmamıştı kimseyi geride..sonunda bıraktı bu huzurla boşluğa bedenini..fondaki kadın sesi usulca duyuldu sadece..
goodbye
uykumun içine etmiş bulunmaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar