bugün
- şapka takar mısınız11
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum7
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- ulu sözlük telegram grubu4
- istanbul7
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- sezen taş6
- friedrich hegel la bi cay icek6
- nick vermeden bir yazara seslen4
- yemek yedikten sonra kusmak9
- ölümlü dünya diyerek affedip heba olmak4
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- berna laçin'in gözaltına alınması40
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- nervionun beni engellemesi10
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- tarihçi kimliğini kullanıp tarihçi olmayanlar3
- sözlük yazarlarının kullandıkları tarayıcılar3
- arkadaşlar buldum9
- ctrlx2
- ucan tekme atan hipopotam43
- kemalizmin çöküşü8
- üstad kadir mısıroğlu3
- popüler bir yazar olmanın zorlukları6
- karamelize soğanlı mantarlı makarna4
- moğolistan'ın çin'in kuzeyinde bulunması3
- şükürcülük9
- kremalı tavuklu makarna vs salçalı makarna7
- kafayı parayla bozmuş kadınlar5
- büyük oyunu görmek9
- kemalizm neden çöktü5
- boğaz ağrısına iyi gelecek şeyler8
- özgüveni olmayan erkek2
- arkadaşla ben vazgeçtim5
- biraz erkekleri kötüleyinsene7
- maltepe'deki çöken binanın kaçak katları13
- kpss mülakat sınavında adaylara sorulan sorular2
- maaşınızla nasıl yatırım yapıyorsunuz11
- sigaradan bile zevk alamamak2
- hayatın sırrını sözlükte aramak7
- karton toplarken köpek çetesine yem olmak3
- incel3
- cumadan bir gün önceki gün bugün perşembe8
- iremganın anısına3
- diş sıkmak5
- saçları permalı sözlük kızı10
- frank lucas'a bir mesaj bırak4
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- dedemi astılar diye ağlamak4
Deniz babanın yolunun kesildiği yer.
"Okur yazar olaydım, deniz mahkemeye düşmüş, avukatı ben olaydım. "
"Okur yazar olaydım, deniz mahkemeye düşmüş, avukatı ben olaydım. "
sivas'ın kayseri sınırında bulunan ilçesi.
sivas'a ait bir ilçedir.
Yerel mahkemenin verdiği kararla mhp'de kongre süreci durmuştur. diğer iki yerel mahkeme tosya ve çemişgezek
(bkz: yeniçubuk)
Sivas iline bağlı merkez ilçe kasaba. Adı, görünüşe bakılırsa , Ermenice Gamar(=Kemer) ve -ag(-cık) öğelerinden türetilmiş Gamarag iken Türk ağzında Gemerek olmuştur. Ancak, bir diğer güçlü olasılık ta, adın aslı Kappadokia dilinden kamaraka'dır ve Kamakha / Kemah'ın adı gibi gemerek adı da ana tanrıça ile bağlantılıdır. Kamaraka, kutsal yüce ana yurdu anlamına gelmektedir.
Coğrafi Konum : Sivas'ın batı tarafında yer alan ilçe, doğuda Şarkışla, güneybatısında Kayseri, kuzeybatısında Yozgat ile çevrilmiştir. Yüzölçümü 1150 km2'dir. Rakımı 1200m'dir. Tamamen karasal iklimin tesiri altındadır. Kışları soğuk, yazları sıcak ve kurak geçer. Maksimum ısı 40, minimum ısı -34.4 derece ve yılın 125 ile 145 gününde don olayı görülür. Sızır kasabasının kuzey batısı ormanlık alanlarla kaplı olup bu bölgede çok sayıda yayla mevcuttur. Bunlardan bazıları; Kaymaklı, Taalti kısık ve karmıklı yaylalarıdır.
ilçenin Tarihçesi : ilçe olarak kuruluş yılı 1953'tür. 38 yerleşim ünitesinden 5'i kasaba, 33'de köy bulunmaktadır. tarih bakımından ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmekle beraber, Malazgirt savaşından sonra bazı Türk aşiretleri tarafından kurulduğu söylenmektedir.
Osmanlı imparatorluğunun yükselme devrinde kasaba olduğu ve Kanuni Sultan Süleyman'ın Nahçıvan Seferi sırasında burada konakladığı kitabe ve mezar taşlarından anlaşılmaktadır.
Tarihi Değerler :
Şahruh Bey Mescidi (Merkez Camii) : Camii, giriş kapısı üzerindeki kitabeye göre, Dülkadiroğullarından Alaüddevle'nin oğlu Şahruh bey tarafından yaptırılmıştır.1749 yılında Arslan Paşa oğlu Ahmet bey ve 1822'de Çapanoğulları tarafından tamir ettirilmiştir.
Camii dikdörtgen planlı düz tavanlıdır. Harimin kuzeyinde bir üst mahfil ile güneyde altı sıra mukarnas kavsarlı beşgen bir mihrap bulunur.
Çepni Camii : Camii, giriş kapısı üzerindeki kitabeye göre,1530 tarihinde Kızılkocaoğlu isa bey tarafından yaptırılmıştır.1826 ve 1898 yıllında onarım geçirmiştir. iç mekan güneyde en büyük olmak üzere dört eyvanımsı nişlerle genişletilmiştir. Orta kısım kare planlı çapraz tanozla örtülüdür. Tonozun ortasında sekizgen kaideli kubbecik yer alır. Yan kenarlar sivri kemer alınlıklı ve beşik tonoz örtülüdür. Güney kanat diğerinden daha büyüktür. Yapının batısında üç bölümlü bir cemaat yeri ile minare bulunur. Mihrap orijinal durumunu korumuş olup, çok güzel alçı süslüdür.
inkışla Camii: Camiinin kuzeyindeki giriş kapısı üzerinde pek iyi okunulamayan bir kitabesi vardır. Köy halkının verdiği bilgiye göre camii Yozgatlı Safiye Hatun etrafından yaptırılmıştır, bugün büyük bir kısmı yenilenmiştir. Üç sahınlıdır. Sahınları ikişer sıra direk birbirinden ayırır. Direkler üzerinde "S" konsollar yer alır.
inkışla Hamzalı Mevkii Camii: Camiinin duvarları ve mihrabı ayaktadır. Üst örtüsü yıkılmıştır. Kesine taş olan yapının çok eski olduğu ve yanında bir hazinenin bulunduğu köy halkı tarafından söylenir.
Çepni Hamamı I : Camiinin vakfı olabileceğini tahmin ettiğimiz hamam, camiinin güneyinde ona 15-20 m kadar uzaklıktadır. Bazı yapı öğelerinden camii ile asırdaş olabileceğini akla getirmektedir. Dıştan iki büyük kubbeli ve dikdörtgen planlıdır.
Çepni Hamamı II : Alabey mahallesi dervişağa bahçesinde şehir sularının yanında yer alan hamam, bugün harap ve bakımsızdır.
Çok eski olduğunu tahmin ettiğimiz yapı, üç mekanlıdır. Doğuda ki mekanlardan biri enine dikdörtgen planlı sivri beşik tonos örtülü, diğeri kare planlı üzeri yelpaze tromp geçişli kubbe ile örtülüdür.
Batıdaki sıcaklık ise; Enine dikdörtgen planlı ortası kubbe iki yanı beşik tonos örtülüdür. Tüm bölümlerde kapı ve tromplar sivri kör kemer nişi içine alınmıştır.
Şahruh Köprüsü : Ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmeyen bu köprü, 1538 yılında Şahruh Bey oğlu Mehmet han tarafından kölesi Behram'a eliyle tamir ettirmiştir. Kitabesi Sivas müzesindedir.
Köprü, kuzey-güney doğrultusunda uzanan 155x5,50 m. boyutlarında sekiz gözlü bir yapıdır. Köprü kuzeyden üçüncü açıklık üzerinde harpuşda yaparak yükselir.
Sızır Eskiköy Ören Yeri : Sızır kasabasının güneydoğu girişinde eskiköy adıyla anılan mevkidedir. Elde edilen buluntular bu bölgenin çok eski bir yerleşim merkezi olduğunu göstermektedir. Kayalık ve yeşil bir alan içerisinde bulunan bu bölgede birçok mağara vardır. Bölgenin doğusunda bulunan çağşak mevkiinde yüze yakın mağara bulunmaktadır. Bunlardan bazıları çeşitli nedenlerden dolayı tahrip olmuştur. Eskiköy'de necip'in ini adıyla anılan mağara yeraltı şehrini andırmaktadır. 25-30 m.'ye kadar içerisine girilebilmekte ve içeride odalara ayrılmaktadır. Yine bu bölgenin güneydoğusunda bulunan Köşkbaşı adıyla anılan yerde bir Köşk bulunduğu, burada bulunan arkeolojik kalıntılardan anlaşılmaktadır. Maalesef bu kalıntılar zaman içerisinde bilinçsizce halk tarafından çeşitli yerlerde kullanılarak tahrip edilmiştir.
Sızır'da bu ören yerlerinden başka; Karacaören ve Dendeliz ören yeri ile kasabanın kuzeybatısında ormanlık bir alan içerisinde bulunan Çatalsay mevkiinde de bir su sarınıcı kalıntısı bulunmaktadır. Bütün bu kalıntılardan Sızır'ın Roma ve Bizans döneminde yerleşim merkezi olduğu sanılmaktadır.
Sızır Kalesi : Sızır kasabasının şu andaki yerleşim merkezi olup, görünen kalıntı yoktur. Kasabanın merkezinde bulunan Hüyük'ün çevresi çok önceleri su ile çevrili olduğu, zamanla suların çeşitli tabii nedenlerden çekildiği ve Roma Kralı Sezar zamanında buraya bir kale yapıldığı tahmin edilmekte, bundan dolayı Sızır'ın adının Sezar'dan geldiği söylenmektedir. Kale üzerinde bulunan mahalle şimdi Kalebaşı mahallesi olarak anılmaktadır.
Diğer bir rivayete göre de bu bölgede fazla suyun sızması sonucu önceleri Sızar diye anıldığı sonradan Sızır'a dönüştürüldüğü ifade edilmektedir.
ilçenin Tarihçesi : ilçe olarak kuruluş yılı 1953'tür. 38 yerleşim ünitesinden 5'i kasaba, 33'de köy bulunmaktadır. tarih bakımından ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmekle beraber, Malazgirt savaşından sonra bazı Türk aşiretleri tarafından kurulduğu söylenmektedir.
Osmanlı imparatorluğunun yükselme devrinde kasaba olduğu ve Kanuni Sultan Süleyman'ın Nahçıvan Seferi sırasında burada konakladığı kitabe ve mezar taşlarından anlaşılmaktadır.
Tarihi Değerler :
Şahruh Bey Mescidi (Merkez Camii) : Camii, giriş kapısı üzerindeki kitabeye göre, Dülkadiroğullarından Alaüddevle'nin oğlu Şahruh bey tarafından yaptırılmıştır.1749 yılında Arslan Paşa oğlu Ahmet bey ve 1822'de Çapanoğulları tarafından tamir ettirilmiştir.
Camii dikdörtgen planlı düz tavanlıdır. Harimin kuzeyinde bir üst mahfil ile güneyde altı sıra mukarnas kavsarlı beşgen bir mihrap bulunur.
Çepni Camii : Camii, giriş kapısı üzerindeki kitabeye göre,1530 tarihinde Kızılkocaoğlu isa bey tarafından yaptırılmıştır.1826 ve 1898 yıllında onarım geçirmiştir. iç mekan güneyde en büyük olmak üzere dört eyvanımsı nişlerle genişletilmiştir. Orta kısım kare planlı çapraz tanozla örtülüdür. Tonozun ortasında sekizgen kaideli kubbecik yer alır. Yan kenarlar sivri kemer alınlıklı ve beşik tonoz örtülüdür. Güney kanat diğerinden daha büyüktür. Yapının batısında üç bölümlü bir cemaat yeri ile minare bulunur. Mihrap orijinal durumunu korumuş olup, çok güzel alçı süslüdür.
inkışla Camii: Camiinin kuzeyindeki giriş kapısı üzerinde pek iyi okunulamayan bir kitabesi vardır. Köy halkının verdiği bilgiye göre camii Yozgatlı Safiye Hatun etrafından yaptırılmıştır, bugün büyük bir kısmı yenilenmiştir. Üç sahınlıdır. Sahınları ikişer sıra direk birbirinden ayırır. Direkler üzerinde "S" konsollar yer alır.
inkışla Hamzalı Mevkii Camii: Camiinin duvarları ve mihrabı ayaktadır. Üst örtüsü yıkılmıştır. Kesine taş olan yapının çok eski olduğu ve yanında bir hazinenin bulunduğu köy halkı tarafından söylenir.
Çepni Hamamı I : Camiinin vakfı olabileceğini tahmin ettiğimiz hamam, camiinin güneyinde ona 15-20 m kadar uzaklıktadır. Bazı yapı öğelerinden camii ile asırdaş olabileceğini akla getirmektedir. Dıştan iki büyük kubbeli ve dikdörtgen planlıdır.
Çepni Hamamı II : Alabey mahallesi dervişağa bahçesinde şehir sularının yanında yer alan hamam, bugün harap ve bakımsızdır.
Çok eski olduğunu tahmin ettiğimiz yapı, üç mekanlıdır. Doğuda ki mekanlardan biri enine dikdörtgen planlı sivri beşik tonos örtülü, diğeri kare planlı üzeri yelpaze tromp geçişli kubbe ile örtülüdür.
Batıdaki sıcaklık ise; Enine dikdörtgen planlı ortası kubbe iki yanı beşik tonos örtülüdür. Tüm bölümlerde kapı ve tromplar sivri kör kemer nişi içine alınmıştır.
Şahruh Köprüsü : Ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmeyen bu köprü, 1538 yılında Şahruh Bey oğlu Mehmet han tarafından kölesi Behram'a eliyle tamir ettirmiştir. Kitabesi Sivas müzesindedir.
Köprü, kuzey-güney doğrultusunda uzanan 155x5,50 m. boyutlarında sekiz gözlü bir yapıdır. Köprü kuzeyden üçüncü açıklık üzerinde harpuşda yaparak yükselir.
Sızır Eskiköy Ören Yeri : Sızır kasabasının güneydoğu girişinde eskiköy adıyla anılan mevkidedir. Elde edilen buluntular bu bölgenin çok eski bir yerleşim merkezi olduğunu göstermektedir. Kayalık ve yeşil bir alan içerisinde bulunan bu bölgede birçok mağara vardır. Bölgenin doğusunda bulunan çağşak mevkiinde yüze yakın mağara bulunmaktadır. Bunlardan bazıları çeşitli nedenlerden dolayı tahrip olmuştur. Eskiköy'de necip'in ini adıyla anılan mağara yeraltı şehrini andırmaktadır. 25-30 m.'ye kadar içerisine girilebilmekte ve içeride odalara ayrılmaktadır. Yine bu bölgenin güneydoğusunda bulunan Köşkbaşı adıyla anılan yerde bir Köşk bulunduğu, burada bulunan arkeolojik kalıntılardan anlaşılmaktadır. Maalesef bu kalıntılar zaman içerisinde bilinçsizce halk tarafından çeşitli yerlerde kullanılarak tahrip edilmiştir.
Sızır'da bu ören yerlerinden başka; Karacaören ve Dendeliz ören yeri ile kasabanın kuzeybatısında ormanlık bir alan içerisinde bulunan Çatalsay mevkiinde de bir su sarınıcı kalıntısı bulunmaktadır. Bütün bu kalıntılardan Sızır'ın Roma ve Bizans döneminde yerleşim merkezi olduğu sanılmaktadır.
Sızır Kalesi : Sızır kasabasının şu andaki yerleşim merkezi olup, görünen kalıntı yoktur. Kasabanın merkezinde bulunan Hüyük'ün çevresi çok önceleri su ile çevrili olduğu, zamanla suların çeşitli tabii nedenlerden çekildiği ve Roma Kralı Sezar zamanında buraya bir kale yapıldığı tahmin edilmekte, bundan dolayı Sızır'ın adının Sezar'dan geldiği söylenmektedir. Kale üzerinde bulunan mahalle şimdi Kalebaşı mahallesi olarak anılmaktadır.
Diğer bir rivayete göre de bu bölgede fazla suyun sızması sonucu önceleri Sızar diye anıldığı sonradan Sızır'a dönüştürüldüğü ifade edilmektedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar