bugün
- ismet'in ilim fuarına katılması8
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak14
- ağıza alınca rahatlatan şeyler6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak13
- akşama ne yemek yapsam5
- kötü bir insan mıyım ben9
- çin de 2 çocuğunu camdan aşağıya atan cani anne7
- açık oylayan yazar ne demek istiyor7
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı14
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur13
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi16
- hatay da çürük domates satan suriyeli pazarcı6
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit7
- güncelleme sonrası oluşan gif yükleme hatası5
- yavıdice öğreniyoruz3
- günün sözü8
- nervio31
- sigara içmeyince sinirlenmek4
- leş kaktüsü6
- terapi niteliğindeki şeyler15
- cennet çamuru5
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- tuborg smooth2
- fon skandalı2
- sözlüğün yeni tasarımı23
- bik bik'in gerçek yüzü5
- anın görüntüsü27
- 8 kasım 2026 çorumspor fenerbahçe maçı2
- hava durumu2
- sözlüğün en ılık yazarı7
- göbek marul3
- percy jackson and the olympians2
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak5
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- keyif kaçıran şeyler6
- açık oylayıp fava atıp takip edip mesaj atan yazar2
- hamas denince akla gelenler12
- ucuz atlatmak5
- samsak döveci9
- gelmiş geçmiş en iyi futbolcu4
- ne bu fon vurgunu6
- akp'nin kemalistleşmesi5
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- tatar sulhiyenin gaddar katili aksaraylı ismed2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- galatasaray amed operasyonu5
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- fon olayı reisi çok üzdü diyen akpli3
- cenneti arzulayan örnek yaşam sürer5
CÜNEYT ÖZDEMiR iN ODA.TV DEN YAZISI. BiR FAZIL SAY VAKASI DAHA. AMA HAKSIZ MI OKUYUNUZ VE SiZ KARAR VERiNiZ.
Siz nasılsınız bilemem, Ben kaçıp gitmek istiyorum.
arkama bakmadan koşup uzaklaşmak.
Bu kör döğüşünden, akıl tutulmasından, siyasi karabasandan, sıradan hayatın sıkıcılığından, iş baskısından, firar etmenin hayallerini kuruyorum gizli gizli.
En son 10 yıl önce tam da Susurluk patlayıp 28 şubat kararları ve baskıları üzerimize üzerimize gelmeye başladığında böyle hissetmiştim.
Birileri görünmeyen surlar örüyordu etrafımıza, alçak basınç altındaydı yine ruhlarımız. o zamanlar henüz intermet züppeleri kıskançlıklarını sıçratmıyordu üzerimize. itirafçıların komplolarından kurtulmaakla meşguldük.
hayat şartları prangalamıştı ayaklarımızdan çekip gidemiyorduk hiçbiryere.
Alıp başımızı gitmemiz gerekiyor şu günlerde.
Bir adaya, bir kasabaya, bir eve...
Bu grilikten, puslu havadan, siyasi çıkmazdan, ekonomik kriz bültenlerinden kaçıp kurtulmalıyız.
Bir an önce tüymeli bir yerlere.
Gazete ulaşmayan bir yere ulaşmalıyız. Televizyon, internet ve şu allahın cezası cep telefonu ne varsa iletişime dair geride kalmalı. Oturup saatlerce film de seyredebiliriz, kitap da okuyabiliriz bilmediğimiz insanlarla bilmediğimiz dillerde garip sohbetlere dalabiliriz, öğleden sonrası uykuları tekrar girebilir hayatımıza hiçbir sakıncası yok, bir yastığa başkoyup fısıltıyla şiirler , hayaller söyleyebiliriz birbirimize .
Ekonomik kriz kapıda umacı gibi duruyor.
Kaçış var mı?
Yok,
N'apıcaz?
Benim inanın mücadeleye gücüm yok. Bir eve kapanıp kahve fincanına dalıp gideyim istiyorum. Ya da uzun yürüyüşlere çıkmalı, lastik çizmelerle çamurlara batmalı. Sincapları saatlerce seyretmeyi otları koklamayı ve yani hiçbirşey yapmadan durmayı, durmayı, durmayı düşünüyorum.
Hava yağmurluymuş ne gam. Yağmurun altında ıslanmak, sessizce sessizliğe bakmak, durmak, durmak, durmak.
işte modern çağın yeni lüksü.
Hiçbirşey yapmadan durmak durabilmek.
Bu kördüğümü çözecek , çözümünü görecek ya da bütün bu süreci izleyecek gücüm yok.
Bıktım usandım.
Dostlarım siz ne haldesiniz bilmiyorum ama bu hayat olmasa da bu ülke yordu beni. Yoruyor çok çok yoruyor köşeye sıkıştırıyor gündem beni.
Buthan a gitmeyi düşünüyorum mesela.
Ülkesine demokrasi getirmek isteyen bir kralın ısrarla tahtı barıkmak istediği bir ülkeyi görmek istiyorum.
Gayri safi mutluluk hasılatına bakılan bir ülke düşlüyorum.
Biliyorum ki ben gittiğimde hiçbirşey eksilmeyecek buralardan. Hangimiz gitsek eksilmeyecek.
Temmelli bir gidiş değil bizim ki.
Kaçış, tüyüş..
Gidip bir bilet almak , bir uçağa binmek ve bir süre kimse ile konuşmadan kendi içime dönmek.
içimdeki şiir ürküyor bu yeknesak tartışmalardan, hayat içimdeki şarkıyı öldürüyor.
o şiiri ve şarkıyı bulmak gerekiyor.
O yoksa ben de yokum , sen de yoksun biz hiç yokuz.
Sıkıştık mı köşeye?
Sıkıştık.
aramızda bir kaçış planı yapmamız gerekiyor. Şöyle yaklaşın. Kimse duymamalı...
Sessizce herkes kendi planını söylesin kulağıma.
iŞte benim B planım. Gayri Safi Milli Mutluluğun ölçüldüğü bir ülkeye gidelim.
Var mısınız?
Siz nasılsınız bilemem, Ben kaçıp gitmek istiyorum.
arkama bakmadan koşup uzaklaşmak.
Bu kör döğüşünden, akıl tutulmasından, siyasi karabasandan, sıradan hayatın sıkıcılığından, iş baskısından, firar etmenin hayallerini kuruyorum gizli gizli.
En son 10 yıl önce tam da Susurluk patlayıp 28 şubat kararları ve baskıları üzerimize üzerimize gelmeye başladığında böyle hissetmiştim.
Birileri görünmeyen surlar örüyordu etrafımıza, alçak basınç altındaydı yine ruhlarımız. o zamanlar henüz intermet züppeleri kıskançlıklarını sıçratmıyordu üzerimize. itirafçıların komplolarından kurtulmaakla meşguldük.
hayat şartları prangalamıştı ayaklarımızdan çekip gidemiyorduk hiçbiryere.
Alıp başımızı gitmemiz gerekiyor şu günlerde.
Bir adaya, bir kasabaya, bir eve...
Bu grilikten, puslu havadan, siyasi çıkmazdan, ekonomik kriz bültenlerinden kaçıp kurtulmalıyız.
Bir an önce tüymeli bir yerlere.
Gazete ulaşmayan bir yere ulaşmalıyız. Televizyon, internet ve şu allahın cezası cep telefonu ne varsa iletişime dair geride kalmalı. Oturup saatlerce film de seyredebiliriz, kitap da okuyabiliriz bilmediğimiz insanlarla bilmediğimiz dillerde garip sohbetlere dalabiliriz, öğleden sonrası uykuları tekrar girebilir hayatımıza hiçbir sakıncası yok, bir yastığa başkoyup fısıltıyla şiirler , hayaller söyleyebiliriz birbirimize .
Ekonomik kriz kapıda umacı gibi duruyor.
Kaçış var mı?
Yok,
N'apıcaz?
Benim inanın mücadeleye gücüm yok. Bir eve kapanıp kahve fincanına dalıp gideyim istiyorum. Ya da uzun yürüyüşlere çıkmalı, lastik çizmelerle çamurlara batmalı. Sincapları saatlerce seyretmeyi otları koklamayı ve yani hiçbirşey yapmadan durmayı, durmayı, durmayı düşünüyorum.
Hava yağmurluymuş ne gam. Yağmurun altında ıslanmak, sessizce sessizliğe bakmak, durmak, durmak, durmak.
işte modern çağın yeni lüksü.
Hiçbirşey yapmadan durmak durabilmek.
Bu kördüğümü çözecek , çözümünü görecek ya da bütün bu süreci izleyecek gücüm yok.
Bıktım usandım.
Dostlarım siz ne haldesiniz bilmiyorum ama bu hayat olmasa da bu ülke yordu beni. Yoruyor çok çok yoruyor köşeye sıkıştırıyor gündem beni.
Buthan a gitmeyi düşünüyorum mesela.
Ülkesine demokrasi getirmek isteyen bir kralın ısrarla tahtı barıkmak istediği bir ülkeyi görmek istiyorum.
Gayri safi mutluluk hasılatına bakılan bir ülke düşlüyorum.
Biliyorum ki ben gittiğimde hiçbirşey eksilmeyecek buralardan. Hangimiz gitsek eksilmeyecek.
Temmelli bir gidiş değil bizim ki.
Kaçış, tüyüş..
Gidip bir bilet almak , bir uçağa binmek ve bir süre kimse ile konuşmadan kendi içime dönmek.
içimdeki şiir ürküyor bu yeknesak tartışmalardan, hayat içimdeki şarkıyı öldürüyor.
o şiiri ve şarkıyı bulmak gerekiyor.
O yoksa ben de yokum , sen de yoksun biz hiç yokuz.
Sıkıştık mı köşeye?
Sıkıştık.
aramızda bir kaçış planı yapmamız gerekiyor. Şöyle yaklaşın. Kimse duymamalı...
Sessizce herkes kendi planını söylesin kulağıma.
iŞte benim B planım. Gayri Safi Milli Mutluluğun ölçüldüğü bir ülkeye gidelim.
Var mısınız?
(bkz: gayri safi milli hasıla)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com