bugün
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- kurtar bizi müsavat15
- nervio14
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler5
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- tai gay3
- devran dönecek6
- garip başlıklar5
- ülke gündemini umursamamak6
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı26
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız5
- idam cezasının geri gelmesi6
- yeni parti7
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak3
- shell2
- gs yine yanak okşatacak mı2
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı15
- meme gerdirme operasyonu8
- sabah yürüyüşü8
- lan ın ingilizcesi4
- cumartesi pazarı4
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken5
- ayakkabıları ters giymek4
- bakırköy4
- sözlükteki galatasaraylılar7
- baharın uzayıp yazın gelmemesi2
- okan buruk11
- kemal kılıçdaroğlu4
- victor osimhen16
- ahmet baran yazgan8
- dem seçmeni erdoğan'a oy verir mi2
- meczubun peşinden gitmek4
- rahatın hiç uğramadığı kalp4
- karpuzcu libos panda2
- patates sulusu2
- hayat seks yemek kültür ve sanattır2
- süt ısıtıp içine kahve ve şeker katmak5
- yahudi cesaret madalyalı lider mi olur sorunsalı2
- biranın üstüne rakı içmek6
- jinekomasti olmuş erkeğin göğüsleriyle oynamak3
- kuşbaşılı pide3
- ona bir şey söyle4
- jinekomasti yaptıran sözlük erkekleri3
- damarsız tüysüz manisa yaprağı25
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi21
- z kuşağı5
- anın görüntüsü30
- dursun özbek4
- 13 ağustos 2026 süleymancılara operasyon yapılması2
- toprağı öpen gözyaşları3
(bkz: gölgesizler) filminden bir karakter.*
güzel hayvandır. anlamlı şeylerin simgesidir. tamam tamam da, sabahları uyandıran kalın sesleri ve balkonumuza sıçmaları konusunda sinir oluyorum.
dediler ki cd asın balkona gelmezler, astım gene geliyorlar. daha çok cd astım, her yer parlyor ev pavyona döndü gene geliyorlar. lan laptop'u astım hala geliyorlar. arkadaşım gelin ama sıçmayın, sabahın beşinde uyandırmayın.
dediler ki cd asın balkona gelmezler, astım gene geliyorlar. daha çok cd astım, her yer parlyor ev pavyona döndü gene geliyorlar. lan laptop'u astım hala geliyorlar. arkadaşım gelin ama sıçmayın, sabahın beşinde uyandırmayın.
son araştırmalar sonucu satürn de bulunmuş element.
evimin camlarını umumi tuvalet olarak belirlediklerinden ve istisnaız her sabah malum taraflarını cama dayayıp tuvalet ihtiyaçlarını giderdiklerinden *, hepsinin kıçına bez bağlayıp öyle uçmalarını istediğim canlılardır...
eğer ki evinizin çatısında yaşıyorlarsa inlemeye benzer çıkardıkları sesten dolayı üst komşunuzun iş üstünde olduğunu zannetmenize neden olan hayvan.
bu hayvancağazlar nasıl anlatılır ki?
onları gördüğüm zaman içimi bir huzur kaplıyor. özgür bir ülkede yaşadığımı hatırlatıyorlar bana. sanki, esaret altında bir ülkede olmazlar gibi geliyor bana.
onları gördüğüm zaman içimi bir huzur kaplıyor. özgür bir ülkede yaşadığımı hatırlatıyorlar bana. sanki, esaret altında bir ülkede olmazlar gibi geliyor bana.
barışın ve özgürlüğün sembolü.
sezen aksu'nun hrand dink e yazdığı mükemmel ötesi şarkıdır.sözleri ve müziğinin uyumu size kaybettiğiniz canlarınızı, yahut ölmemiş kalpten silinmiş insanları hatırlatır.
bulaşıkların ve yemek artıklarının uzun süre toplanmaması durumunda her fırsatta açık pencereden içeri dalıp birşeyler kapmaya çalışan, bu huyundan da sadece pencere önüne rüşvet olarak yiyecek bırakıldığında vazgeçen yaratık.
ayrıca sabahın köründe afyonu patlamamış bir kişinin tuvalete giderken salonunun ortasında güvercin saldırısına ugramasının ona hiçbir korku-gerilim filminin yaşatamayacağı korkuyu yaşattığı tarafımca tespit edilmiştir.
ayrıca sabahın köründe afyonu patlamamış bir kişinin tuvalete giderken salonunun ortasında güvercin saldırısına ugramasının ona hiçbir korku-gerilim filminin yaşatamayacağı korkuyu yaşattığı tarafımca tespit edilmiştir.
güvercin sadakattır, özgürlüktür, sevgidir.
en güzelide posta ve dönektir tanımam.
en güzelide posta ve dönektir tanımam.
Sezen aksu'nun hrant dink anısına yaptığı şarkı. Gökhan özen de yeni albümünde seslendirmiş.
kıçından siyah beyaz bok, diğer delikten gri yumurta çıkartan hayvan.
bir ağacın tepesine tüneyerek gelenin geçenin kafasına kaka yapan kuş türü. bu konuda büyük bir başarı sahibidirler. örneğin az önce beni de burnumun ucuncan kakaları ile vurmayı başardılar. gene de kızmadım onlara. bunun kötü bir şey olduğunu bilseler yaparlar mı? seviyorum be onları.
(bkz: güvercin kovucu)
apartmanımızın içinde bulunan ve şişmekte olan hayvan. dün girmişti apartmana, çıkar dedik çıkmamış. dün hareketliydi kaçıyodu insandan. bu gün bi köşeye sindi kaldı, gitgide de şişiyo. vallaha ne yapacağımı bilemedim sözlük, varsa konu hakkında bilgisi olan lütfen özel mesaj atsın. *
çekindiğim hayvanlar listesinde birinci sırayı alırlar. zira onların attığınız adım sonrası aniden uçmaları beni altına sıçma derecesine götürmüştür çoğu kez. yolda müziğinizi dinleyip giderken kafanıza sıçan güvercin de destekler bu fikrimi. hem para falan çıkmıyo. yalan onlar. sırf güvercin besleyin diye hayvan tanrısı beşinci boyut salih uydurmuş. öyle dediler. vicdansızlar.
graham bell olmasaydı hala haberleşmek için kullanabilirdik. (bkz: vay be nerden nereye)
karga kahvaltısını etmeden, -her sabah- beni onuuğğ, onuğğ nidaları ile uyandıran; uykumun içine, balkonun ortasına sıçan embesil kuşlar. ilaçlı gazoz demode oldu. ilaçlı buğday ile ebelenmeleri an meselesi.
gökhan özen'in iyiniyetle yorumlamak istediğini düşündüğüm ancak bestesinin çeşitli müzik formları arsında ani geçişler yapmasından kaynaklı olarak ve sezen aksu'nun okurken bir şeyleri hissetmesinden kaynaklı verdiği ruhu şarkıya verememesinden ötürü layığınca seslendiremediği şarkı. bu başarasızlığın üzerine bir de neden sadece alt yapıdaki bilgisayar desteğinin kaldırılarak hiçbir noktasına dokunulmadığı akustik versiyonu eklenmiştir albüme anlayabilmiş değilim. oysa zeki müren'den duymaya alıştığımız sen beni unut'u gökhan özen yorumuyla daha da bir sevdi bu kulaklar...
çok ebleh bakışlara sahip hayvandır.
tunay bozyiğit'in yürek dağlayan eseridir. insanı düşündürür nasıl bir yerde yaşıyoruz diye. bu kaçıncı ölüm dedirtir. bu kaçıncı masum insan.
cevdet bağca da bonusudur.
hani güvercin vurulmazdı?
19 ocaktı gardaş, kış yanığı ocak.
komşu güvercini vurdular,
kaldırıma düştü cesedim, kaldırım utandı.
kar yoktu yüzü kızara, kan vardı taşın yüreğine oturan.
güvercin kanı yerde kaldı, kalacak gardaş,
burası türkiye, yok öyle.
arada bir benim çatımda su içerdi, maviydi.
denizin akşamki rengiydi.
üzgün, şaşkın, acılıyım, eksildim gardaş, çocukluğum yandı.
nişangahtaydı, çarmıha germişlerdi nicedir.
yolu yoktu, vurulacaktı,
göz göre göre oldu gardaş, göz göre göre.
bunu biliyordu üstelik, ama gardaştı ve bırakmadı bizi.
gidersem yolda ölürüm dedi.
düşünce yoldaşımdı, o ermeni, ben azeriydim.
onu vurdular, ben düştüm kaldırıma.
kurudum bir dal gibi.
ah köylümdü, köyümün adı kağın.
köyüm bir ermeni köyü, babalarımız yanyana yatar mezarlıkta.
erivan radyosunun o kardeş sesi, hala kulağımda.
o insan sesi gibi içe işleyen duduk nefesi.
off off, ne güzeldi kürtçe ezgileri erivan radyosunda dinlemek, sevmek.
hani güvercin vurulmazdı, inancınızda?
hele insana kıyılmazdı, anlayışınızda?
kör ettiniz gözünüzü, vurdunuz türkümüzü.
barışla bir arada, yaşama ülkümüzü.
19 ocaktı gardaş, vuruldu hrank yoldaş.
o ermeni, ben azeri, sol yanım yangın yeri.
kar yoktu yüzü kızara, taşın kalbine kazıla.
tasarlanmış bir cinayet, tarihe böyle yazıla.
babam duvara asardı köyün tek radyosunu bahçede.
köylülerle beraber yolcularda dinlerdi, dağ köylerinin yolcuları.
ne çok anlattırırdım büyüklere, köyümün el değiştirme öyküsünü.
o ermeni ailelerle göç ederdi çocuk yüreğim.
hele umulmaz hastalığı olan o küçük ermeni kızı ahçikin hazin öyküsü.
ermeni mezarlığında hep o küçük mezarı aradım.
bilmediğim harflere bakıp, kara mezar taşlarında ahçik ismini yaratmak istedim.
hala köye gittiğimde gözüm arar ahçiki kardeş mezarlıkta.
bugün o komşu güvercini ahçikde vurdular.
bir kez daha öldü ahçik, bir kez daha göçtü yüreğim.
19 ocaktı ey halk, komşu güvercini vurdular.
hem ürkek, hem tedirgindi, yurdu tabutladılar.
yüzü koyun kapaklandı, ayağının altı delik.
insanlığın belleğinde, utancımız gazetelik.
hrank gardaş, yetimhane aşkını ömrüme ustaca nakışlayan, destancı.
utançtan öldüm, ölümün yaşamın en belirli ifadesidir,
güle güle cesaret, güle güle gardaş.
yaşıyoruz ya yaşamasına, yüzümüz yerde gardaş, yerde..
cevdet bağca da bonusudur.
hani güvercin vurulmazdı?
19 ocaktı gardaş, kış yanığı ocak.
komşu güvercini vurdular,
kaldırıma düştü cesedim, kaldırım utandı.
kar yoktu yüzü kızara, kan vardı taşın yüreğine oturan.
güvercin kanı yerde kaldı, kalacak gardaş,
burası türkiye, yok öyle.
arada bir benim çatımda su içerdi, maviydi.
denizin akşamki rengiydi.
üzgün, şaşkın, acılıyım, eksildim gardaş, çocukluğum yandı.
nişangahtaydı, çarmıha germişlerdi nicedir.
yolu yoktu, vurulacaktı,
göz göre göre oldu gardaş, göz göre göre.
bunu biliyordu üstelik, ama gardaştı ve bırakmadı bizi.
gidersem yolda ölürüm dedi.
düşünce yoldaşımdı, o ermeni, ben azeriydim.
onu vurdular, ben düştüm kaldırıma.
kurudum bir dal gibi.
ah köylümdü, köyümün adı kağın.
köyüm bir ermeni köyü, babalarımız yanyana yatar mezarlıkta.
erivan radyosunun o kardeş sesi, hala kulağımda.
o insan sesi gibi içe işleyen duduk nefesi.
off off, ne güzeldi kürtçe ezgileri erivan radyosunda dinlemek, sevmek.
hani güvercin vurulmazdı, inancınızda?
hele insana kıyılmazdı, anlayışınızda?
kör ettiniz gözünüzü, vurdunuz türkümüzü.
barışla bir arada, yaşama ülkümüzü.
19 ocaktı gardaş, vuruldu hrank yoldaş.
o ermeni, ben azeri, sol yanım yangın yeri.
kar yoktu yüzü kızara, taşın kalbine kazıla.
tasarlanmış bir cinayet, tarihe böyle yazıla.
babam duvara asardı köyün tek radyosunu bahçede.
köylülerle beraber yolcularda dinlerdi, dağ köylerinin yolcuları.
ne çok anlattırırdım büyüklere, köyümün el değiştirme öyküsünü.
o ermeni ailelerle göç ederdi çocuk yüreğim.
hele umulmaz hastalığı olan o küçük ermeni kızı ahçikin hazin öyküsü.
ermeni mezarlığında hep o küçük mezarı aradım.
bilmediğim harflere bakıp, kara mezar taşlarında ahçik ismini yaratmak istedim.
hala köye gittiğimde gözüm arar ahçiki kardeş mezarlıkta.
bugün o komşu güvercini ahçikde vurdular.
bir kez daha öldü ahçik, bir kez daha göçtü yüreğim.
19 ocaktı ey halk, komşu güvercini vurdular.
hem ürkek, hem tedirgindi, yurdu tabutladılar.
yüzü koyun kapaklandı, ayağının altı delik.
insanlığın belleğinde, utancımız gazetelik.
hrank gardaş, yetimhane aşkını ömrüme ustaca nakışlayan, destancı.
utançtan öldüm, ölümün yaşamın en belirli ifadesidir,
güle güle cesaret, güle güle gardaş.
yaşıyoruz ya yaşamasına, yüzümüz yerde gardaş, yerde..
ne yüzsüz şeyler. girmişler içeriye; kovuyorsun "sen kimsin be" bakışı atıp yerlerinden kıpırdamıyorlar.
köyün en güzel kızı *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar