bugün
- nickten isim tahmini yapmak25
- hakkımda bilmeniz gerekenler32
- geceye bir şarkı bırak11
- travesti sesi çekiciliği6
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası16
- kıl erkeğin süsüdür14
- kedi2
- nick vermeden bir yazara seslen14
- bu saatte içen sözlük yazarları6
- ioçk14
- 55 kilo üstündeki sözlük kızları8
- yazarların şu an yapmak istedikleri şey10
- grup seksin mantığı10
- dünyaya çocuk getirmek10
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- gece denize girmek5
- uyumadan kayda değer bir şey bırak4
- bilgi içeren entry girelim hadi6
- görükle'ye gelen erkek yüklü kamyonet6
- biraderilyö de biraderito2
- 20 lik kızlara yazmaya utanmak4
- nasıl yani hala kavga başlamadı mı6
- her şey senin istediğin gibi olsaydı5
- akrep burcu4
- dünyanın en samimi cümlesi6
- yeni parti46
- arkadaşlar bir şey dicem5
- gecenin köründe5
- nervio burak demirbilek evliliği13
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- bikininin iç çamaşırından ne farkı var3
- şarap içemeyen erkek6
- müslüman cinler3
- bugün 2026 temmuz ayının son pazar günü2
- nohut yaptım nası olmuş10
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- yatın artık orçolar3
- yorgun mermi vs nervio12
- sözlükte kıllı erkek istemiyoruz5
- pişt bi baksanıza buraya kankalarım8
- abberline'ı kulaklarından tavana asmak6
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- kıllı göbeğe başını yaslayıp uyumak6
- lazerle göğüs kullarını alan erkek5
- ford taunus6
- arabayı yavaş süren tipler16
- yazarların nickleri nereden geliyor11
- merfulu gitmesin kampanyası15
- baş karakteri olmak istenilen roman4
- çaylak olunca intihar eden yazar5
kısa boylu ve çakma sarışın olan, aynı zaman da pek şirin olan hatunlar için ideal bir isim.
funda yedi yaşında bir kız idi. 1982 yılının en güzel şeyiydi o. bembeyaz yüzünde inatla ışıldayan iri, kapkara gözleri vardı. yaşama sevinci vardı o gözlerde. hayat ne kadar güzeldi funda gülerken. tanrısal bir büyü beklerdi kirpiklerinde. yaz sıcağında karpuz yiyen, akşamüstüne doğru saçları rüzgarda yanaklarına yapışan bir kızdı. düşüp dizlerini yaraladığında uf olan yerlerini öpmek istediğim yegane kızdı funda.
sabah kalktığımda içimde birşeyler pır pır ederdi. funda taa şuramdaydı. funda'yı görmeden geçen her gün ziyandı. boşa yaşanmıştı.
sonra mahalleye bora adında bir çocuk taşındı. sahi tanrı bana neden böyle birşey yapmıştı ki? bora'nın, yeleğiyle, şapkasıyla, topukları mahmuzlu çizmelerine kadar tam takım bir kovboy elbisesi vardı. kısa sürede kasabamızın şerifi oluverdi. bora 1982'de bahçelievler'de yaşayan bir çocuk. nereden buldun o elbiseyi be eşşoğlueşek! bora'nın kılıfından çıkardığı siyah ve parlak tabancası her allah'ın günü bize küfür ediyordu.
bir hafta sürmeden funda'nın iri gözleri usulca bora'ya kaydı. funda ellerini yanaklarına koyup bora ne derse dinleyen salak bir kıza dönüştü. benim güzel fundam nereye gitti? hala oralarda bir yerde olmalıydı. aklımı kaçırıcam. benim fundam gamzelerini, gülüşlerini bora'ya verdi. tebessüm ettiği zaman gözüken o tavşan dişlerini bora seyrediyordu artık. oysa bora asla bilemezdi aşkı ve funda'yı. kedilerin kuyruğuna teneke bağlayan, sapanla kuş avlayan taş kalpli bir piçti o. pes etmeye niyetim yoktu ama funda'nın gözleri gözlerime değsin diye çırpındıkça maymunlaşıyordum sanki. bora onu tersledikçe karizmatik oldu, ben yaltaklandıkça zevzek...
günler böyle azap içinde geçerken funda birgün evinin penceresinde salçalı ekmek yerken dedi ki "babamın tayini bolu'ya çıktı." anneme koşup "tayin ne demek anne?" dedim. annem "gidiyorlar yavrum" dedi. içimden birşey koptu. ertesi gün funda'yı bir bedford kamyonuna yüklediler. aşka dair ne varsa bir kamyona sığdırdılar. bedford hoyratça gaza bastı. egzoz dumanı simsiyah içime doldu. içimde kaldı. bir taş salladım bedford'a. funda'mı aldı götürdü diye. hava kararıyordu. kış geliyordu, funda gidiyordu. ben şimdi nasıl yaşayacaktım? sonra gözlerim bora'yı aradı sokakta. bora'yı nergis adında bir kızla gülüşürlerken yakaladım. bir taş da bora'ya salladım. bora'nın kafası yarılıverdi. salya sümük ağlarken bir taraftan da annesine parmağıyla beni gösteriyordu. bora ağlıyor ben ağlıyorum. öyle güzel ağlıyorum ki bir günahtan arınır gibi. sessizce.
bora ağlıyor ben ağlıyorum.
sabah kalktığımda içimde birşeyler pır pır ederdi. funda taa şuramdaydı. funda'yı görmeden geçen her gün ziyandı. boşa yaşanmıştı.
sonra mahalleye bora adında bir çocuk taşındı. sahi tanrı bana neden böyle birşey yapmıştı ki? bora'nın, yeleğiyle, şapkasıyla, topukları mahmuzlu çizmelerine kadar tam takım bir kovboy elbisesi vardı. kısa sürede kasabamızın şerifi oluverdi. bora 1982'de bahçelievler'de yaşayan bir çocuk. nereden buldun o elbiseyi be eşşoğlueşek! bora'nın kılıfından çıkardığı siyah ve parlak tabancası her allah'ın günü bize küfür ediyordu.
bir hafta sürmeden funda'nın iri gözleri usulca bora'ya kaydı. funda ellerini yanaklarına koyup bora ne derse dinleyen salak bir kıza dönüştü. benim güzel fundam nereye gitti? hala oralarda bir yerde olmalıydı. aklımı kaçırıcam. benim fundam gamzelerini, gülüşlerini bora'ya verdi. tebessüm ettiği zaman gözüken o tavşan dişlerini bora seyrediyordu artık. oysa bora asla bilemezdi aşkı ve funda'yı. kedilerin kuyruğuna teneke bağlayan, sapanla kuş avlayan taş kalpli bir piçti o. pes etmeye niyetim yoktu ama funda'nın gözleri gözlerime değsin diye çırpındıkça maymunlaşıyordum sanki. bora onu tersledikçe karizmatik oldu, ben yaltaklandıkça zevzek...
günler böyle azap içinde geçerken funda birgün evinin penceresinde salçalı ekmek yerken dedi ki "babamın tayini bolu'ya çıktı." anneme koşup "tayin ne demek anne?" dedim. annem "gidiyorlar yavrum" dedi. içimden birşey koptu. ertesi gün funda'yı bir bedford kamyonuna yüklediler. aşka dair ne varsa bir kamyona sığdırdılar. bedford hoyratça gaza bastı. egzoz dumanı simsiyah içime doldu. içimde kaldı. bir taş salladım bedford'a. funda'mı aldı götürdü diye. hava kararıyordu. kış geliyordu, funda gidiyordu. ben şimdi nasıl yaşayacaktım? sonra gözlerim bora'yı aradı sokakta. bora'yı nergis adında bir kızla gülüşürlerken yakaladım. bir taş da bora'ya salladım. bora'nın kafası yarılıverdi. salya sümük ağlarken bir taraftan da annesine parmağıyla beni gösteriyordu. bora ağlıyor ben ağlıyorum. öyle güzel ağlıyorum ki bir günahtan arınır gibi. sessizce.
bora ağlıyor ben ağlıyorum.
süpürge otu diye dalga geçtiğim arkadaşımın anlamı süpürge otu değil dört mevsim yeşil kalan bitki * diyerek kıvırmaya çalıştığı ismi.
idrar sökme özelliğine sahip, zayıflatıcı mucizevi ilaç.
FUNDA Türkiye'de en çok kullanılan 104. isim (... 102. gamze, 103. sinem, 104. funda, 105. ilhan, 106. neslihan, ...). Ülkemizde yaklaşık her 566 kişiden birinin adı FUNDA ve ismin yaygınlık oranı binde 1.77.
FUNDA adının yaygınlık oranının Türkiye'nin resmi nüfus sayımı sonuçları ve günlük ortalama nüfus artış hızına orantılarsak ülkemizde 13-02-2009 20:59 itibariyle yaklaşık 127,305 kişinin isminin FUNDA olduğu ve FUNDA isimli kişi sayısının her yıl ortalama 2104 kişi arttığı tahmini yapılabilir.
FUNDA isminin Amerika Birleşik Devletindeki yaygınlık oranını hesaplarken bu isme elimizdeki Amerikan veritabanındaki 702,203 kişi arasında hiç rastlayamadık. Bu nedenle ismin Amerika Birleşik Devletindeki yaygınlık oranın bir milyonda 1.4'ten dahi az olduğunu ve Amerikada toplam 400'den az sayıda FUNDA yaşadığını tahmin ediyoruz.
FUNDA Türkiye'nin en yaygın 104. ismiyken, Amerika Birleşik Devletinde en yaygın 104. ad ise Larry ismi. FUNDA adının yakın kullanım oranına sahip diğer Amerikalı isim kardeşleri arasında 102. Edwin 103. Nancy 104. Larry 105. Leonard 106. Kathleen isimleri de sayılabilir.
http://www.ismiDidikle.com'dan alınmıştır.
FUNDA adının yaygınlık oranının Türkiye'nin resmi nüfus sayımı sonuçları ve günlük ortalama nüfus artış hızına orantılarsak ülkemizde 13-02-2009 20:59 itibariyle yaklaşık 127,305 kişinin isminin FUNDA olduğu ve FUNDA isimli kişi sayısının her yıl ortalama 2104 kişi arttığı tahmini yapılabilir.
FUNDA isminin Amerika Birleşik Devletindeki yaygınlık oranını hesaplarken bu isme elimizdeki Amerikan veritabanındaki 702,203 kişi arasında hiç rastlayamadık. Bu nedenle ismin Amerika Birleşik Devletindeki yaygınlık oranın bir milyonda 1.4'ten dahi az olduğunu ve Amerikada toplam 400'den az sayıda FUNDA yaşadığını tahmin ediyoruz.
FUNDA Türkiye'nin en yaygın 104. ismiyken, Amerika Birleşik Devletinde en yaygın 104. ad ise Larry ismi. FUNDA adının yakın kullanım oranına sahip diğer Amerikalı isim kardeşleri arasında 102. Edwin 103. Nancy 104. Larry 105. Leonard 106. Kathleen isimleri de sayılabilir.
http://www.ismiDidikle.com'dan alınmıştır.
(bkz: soz muzik funda arar)
sanırım dilimize balkan dillerinden girdi veya biz onlara ihraç ettik.
rumence fundoti'de funda anlamına geliyor zira.
rumence fundoti'de funda anlamına geliyor zira.
hülya koçyiğit, kartal tibet ve salih güney'in rol aldığı, 1968 yapımı film. senaryosunu erdoğan tünaş'ın yazdığı, yönetmenliğini mehmet dinler'in yaptığı film, kerime nadir'in eserinden sinemaya uyarlanmıştır.
burada daha önce yazılmış olan bir çok şeyle ve sonradan yazacağım kelimelerle anlatmanın kendisine haksızlık olacağına inandığım bir kimsenin adı.
silip, yeniden yazmamak anlamına da geliyor bence bir başka dilde, bildiğimiz o dilde.
silip, yeniden yazmamak anlamına da geliyor bence bir başka dilde, bildiğimiz o dilde.
ÇARESiZSiN iSiMLi hoş parçaya imza atmış eski jenerasyon hatun şarkıcı.
denizclikte demir atmak anlamına gelen terim.
Zeytinyagi ile beraber hazirlanan merhemi ciban ve egzamada faydali olan cicektir.
kelime anlamı olarak funda; kurak bölgede yetişen ve çalı süpürgesi yapılan bitkiye verilen isimdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar