bugün
- beyazsemsiyeliyabanci43
- yorgun mermi26
- gammazlama yapmamak13
- sözlükteki deliler3
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- sözlükte erkekleri istemiyoruz7
- hangi yazarla evlenmek isterdiniz10
- aziz yıldırım11
- aşık olmak8
- kızının düğününde oynayan baba5
- haysenin1212
- güzel ayaklı bir kızla evlenebilirim4
- onu seviyor muyum yoksa silkmek mi istiyorum2
- satranç haram yasaklansın7
- gammaz beni çaylak yapmaz ki gammaz beni çsy9
- ölüm4
- togg'a lpg taktırmak2
- einstein'ın karısı2
- kabalcı3
- diamond bosphorus'un tüm sözlüğe yürümesi6
- vurdurmayan sözlük yazarları3
- bu köyden olsam ne olacak8
- çağrı isimli yazar5
- gina carano13
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- para amaç değil araçtır2
- evlenilecek erkek nasıl anlaşılır3
- sözlükteki vatan hainleri4
- yapay zeka moderatörü15
- rte tanrı değildir2
- sözlüğe messi trasfer olmuş5
- doktorlara saygının kalmamasının temel nedenleri7
- hallelujah2
- yaz geceleri4
- azınlık için çoğunluğu görmezden gelmek2
- en gey özelliğiniz15
- canına okuyacağım2
- sevişmek istediğiniz kadın yazarlar7
- mılli yazılım f-16 ların kabiliyetini artıracak9
- diamond bosphoruss denen yazar7
- omurgasız tekerlek5
- çengel bulmaca çözer gibi entry giren yazar2
- hatırlanan en eski reklam sloganı5
- anın görüntüsü21
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı8
- beyazpenisliyabancı2
- galatasaray sözlük2
- katatespizartmasi15
- evlenilecek kadında aranan özellikler2
- sözlüğün kırbacı8
funda yedi yaşında bir kız idi. 1982 yılının en güzel şeyiydi o. bembeyaz yüzünde inatla ışıldayan iri, kapkara gözleri vardı. yaşama sevinci vardı o gözlerde. hayat ne kadar güzeldi funda gülerken. tanrısal bir büyü beklerdi kirpiklerinde. yaz sıcağında karpuz yiyen, akşamüstüne doğru saçları rüzgarda yanaklarına yapışan bir kızdı. düşüp dizlerini yaraladığında uf olan yerlerini öpmek istediğim yegane kızdı funda.
sabah kalktığımda içimde birşeyler pır pır ederdi. funda taa şuramdaydı. funda'yı görmeden geçen her gün ziyandı. boşa yaşanmıştı.
sonra mahalleye bora adında bir çocuk taşındı. sahi tanrı bana neden böyle birşey yapmıştı ki? bora'nın, yeleğiyle, şapkasıyla, topukları mahmuzlu çizmelerine kadar tam takım bir kovboy elbisesi vardı. kısa sürede kasabamızın şerifi oluverdi. bora 1982'de bahçelievler'de yaşayan bir çocuk. nereden buldun o elbiseyi be eşşoğlueşek! bora'nın kılıfından çıkardığı siyah ve parlak tabancası her allah'ın günü bize küfür ediyordu.
bir hafta sürmeden funda'nın iri gözleri usulca bora'ya kaydı. funda ellerini yanaklarına koyup bora ne derse dinleyen salak bir kıza dönüştü. benim güzel fundam nereye gitti? hala oralarda bir yerde olmalıydı. aklımı kaçırıcam. benim fundam gamzelerini, gülüşlerini bora'ya verdi. tebessüm ettiği zaman gözüken o tavşan dişlerini bora seyrediyordu artık. oysa bora asla bilemezdi aşkı ve funda'yı. kedilerin kuyruğuna teneke bağlayan, sapanla kuş avlayan taş kalpli bir piçti o. pes etmeye niyetim yoktu ama funda'nın gözleri gözlerime değsin diye çırpındıkça maymunlaşıyordum sanki. bora onu tersledikçe karizmatik oldu, ben yaltaklandıkça zevzek...
günler böyle azap içinde geçerken funda birgün evinin penceresinde salçalı ekmek yerken dedi ki "babamın tayini bolu'ya çıktı." anneme koşup "tayin ne demek anne?" dedim. annem "gidiyorlar yavrum" dedi. içimden birşey koptu. ertesi gün funda'yı bir bedford kamyonuna yüklediler. aşka dair ne varsa bir kamyona sığdırdılar. bedford hoyratça gaza bastı. egzoz dumanı simsiyah içime doldu. içimde kaldı. bir taş salladım bedford'a. funda'mı aldı götürdü diye. hava kararıyordu. kış geliyordu, funda gidiyordu. ben şimdi nasıl yaşayacaktım? sonra gözlerim bora'yı aradı sokakta. bora'yı nergis adında bir kızla gülüşürlerken yakaladım. bir taş da bora'ya salladım. bora'nın kafası yarılıverdi. salya sümük ağlarken bir taraftan da annesine parmağıyla beni gösteriyordu. bora ağlıyor ben ağlıyorum. öyle güzel ağlıyorum ki bir günahtan arınır gibi. sessizce.
bora ağlıyor ben ağlıyorum.
sabah kalktığımda içimde birşeyler pır pır ederdi. funda taa şuramdaydı. funda'yı görmeden geçen her gün ziyandı. boşa yaşanmıştı.
sonra mahalleye bora adında bir çocuk taşındı. sahi tanrı bana neden böyle birşey yapmıştı ki? bora'nın, yeleğiyle, şapkasıyla, topukları mahmuzlu çizmelerine kadar tam takım bir kovboy elbisesi vardı. kısa sürede kasabamızın şerifi oluverdi. bora 1982'de bahçelievler'de yaşayan bir çocuk. nereden buldun o elbiseyi be eşşoğlueşek! bora'nın kılıfından çıkardığı siyah ve parlak tabancası her allah'ın günü bize küfür ediyordu.
bir hafta sürmeden funda'nın iri gözleri usulca bora'ya kaydı. funda ellerini yanaklarına koyup bora ne derse dinleyen salak bir kıza dönüştü. benim güzel fundam nereye gitti? hala oralarda bir yerde olmalıydı. aklımı kaçırıcam. benim fundam gamzelerini, gülüşlerini bora'ya verdi. tebessüm ettiği zaman gözüken o tavşan dişlerini bora seyrediyordu artık. oysa bora asla bilemezdi aşkı ve funda'yı. kedilerin kuyruğuna teneke bağlayan, sapanla kuş avlayan taş kalpli bir piçti o. pes etmeye niyetim yoktu ama funda'nın gözleri gözlerime değsin diye çırpındıkça maymunlaşıyordum sanki. bora onu tersledikçe karizmatik oldu, ben yaltaklandıkça zevzek...
günler böyle azap içinde geçerken funda birgün evinin penceresinde salçalı ekmek yerken dedi ki "babamın tayini bolu'ya çıktı." anneme koşup "tayin ne demek anne?" dedim. annem "gidiyorlar yavrum" dedi. içimden birşey koptu. ertesi gün funda'yı bir bedford kamyonuna yüklediler. aşka dair ne varsa bir kamyona sığdırdılar. bedford hoyratça gaza bastı. egzoz dumanı simsiyah içime doldu. içimde kaldı. bir taş salladım bedford'a. funda'mı aldı götürdü diye. hava kararıyordu. kış geliyordu, funda gidiyordu. ben şimdi nasıl yaşayacaktım? sonra gözlerim bora'yı aradı sokakta. bora'yı nergis adında bir kızla gülüşürlerken yakaladım. bir taş da bora'ya salladım. bora'nın kafası yarılıverdi. salya sümük ağlarken bir taraftan da annesine parmağıyla beni gösteriyordu. bora ağlıyor ben ağlıyorum. öyle güzel ağlıyorum ki bir günahtan arınır gibi. sessizce.
bora ağlıyor ben ağlıyorum.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
