bugün

efendim, çağan aradı. ıssız adam'ın gördüğü ilgi üzerine devam filmi çekmeyi düşünüyormuş. "neandertal'cıım, senin elin hızlıdır, tez elden bir hikaye yetiştirsen de senaryo derdinden kurtulsam" dedi. ben de hemen işe koyuldum, "fişşiz adam" isimli bir hikaye yazdım.

efendim; kaan endüstri mühendisi olarak çalışan 30'lu yaşların demlerinde bir delikanlıdır. sene sonu geldiğinde fiş toplama derdine düşmüştür. çok dağınık bir yapısı olduğundan market fişlerini olur olmaz her yere atmış olduğunu tam da bu zaman fark eder. kendisine söylenerek elindeki bütün fişleri toplasa bile, kotasını henüz doldurmamıştır. eşi dostu arasa da, eline pek bir şey geçmez, çünkü herkes kdv iade formu doldurmak derdindedir.

o esnada, telefonunu fiş bulabileceğim kimse var mı diye karıştırırken, ayla'nın ismine rastlar. ayla, bir zaman arkadaş ortamında tanıştığı güzel bir kızcağızdır. üniversite'nin teknik kısmında, fizik bölümünde okumaktadır. bölümünden ötürü fiziğine özen gösteren 20'li yaşlarda bu kızcağızın, vergi iadesi derdi olmayacağını düşünen kaan, hemen telefonu çevirir. her şey yolunda gitmiştir. 3 kız aynı evde yaşayan ayla'gillerde bir sürü fiş vardır. toplumsal sorumlulukları gereği her alışverişe bir fiş almışlardır. kaan ile ayla; beyoğlu'nda cafe le bon'da buluşmak üzere sözleşirler. ikili buluşacağı sırada fonda alpay'dan "aylardan eylül, gel bana bazı bazı" şarkısı çalmaktadır.

olaylar ikili için beklenmedik bir atmosferde gelişecek ve tarifi imkansız bir aşk yaşamaya başlayacaklardır. kaan, bu ilişkide boşa geçmiş ömrünü sorgularken, ayla, her şeyin coşku kısmındadır. bir müddet sonra ayla, kaan'a "eğlenmeye yeterince vakit ayırmadıkları" için kızmaya başlar. fonda, gökben'den "şiribim, şiribom" çalar.

filmin kendine özgü sıcacık atmosferi; 60'lı yıllardan kalma enfes şarkıları, aşk meselesine getirdiği çok değişik yorumlar ve (sonunu söylemeyeyim diyordum ama) sondaki feci kötü ayrılık sahnesi, herkesin sinemadan ağlayarak çıkmasını sağlar. filmin sonunda secaattin tanyerli'den "sana da benim gibi çektiren mi var" çalar. fişsiz adam'ın finali, tam bir "çek fişi, bitir işi" tadında karanlık bir atmosfere sürükler izleyiciyi. filmden çıkan hemen "non-original soundtrack" albümünü almaya koşar.

(serinin 3. filmi "sessiz adam" ismiyle çekilecektir.)
birkaç sene önce olsaydı, vergi iadesi alamayacak adam diyebilirdik kendisine.
© copyright 2005 - 2026