bugün
- aşk acısı çekiyorum sözlük9
- sözlüğün boşalması3
- zorunlu eğitim9
- nickten isim tahmini yapmak10
- isteklerinize nasıl sınır koyuyorsunuz5
- masak'ın ahbap bağışlarını incelemesi2
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- guinness birası4
- aşağı saksonya2
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- caddebostan da bostan yetiştirmek4
- içinizde bomba atmasını bilmeyen hayvanlar var3
- mazot fiyatlarının suçlusu2
- batıl inançlar7
- cabrio tigra süren kadının arabasına atlatmak3
- almanya4
- muşlettin amca3
- haramidere de haramilik yapmak5
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- ev ödevi2
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- büyük filmlerden büyük replikler3
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı12
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- arkadaşlar pizza yer miyiz4
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- ispanya6
- sinem dedetaş11
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- kilolu olmak5
- yürüyen bok4
- kedin mi var derdin var4
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur3
- şaka maka 40'a yaklaşmak6
- çerçeve yasa7
- mason greenwood11
- full metal jacket vs the thin red line2
- başlarım böyle hayata deyip akp'ye üye olmak4
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- zall adlı yazar4
- sözlükte olgun insanların sorunlarını konuşmak2
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- ölümü gösterip sıtmaya razı etmek2
- velvet hanım ile kahve içmek8
- renault 9 broadway12
- 15 temmuz tiyatro mu7
- oral süspansiyon3
efendim, çağan aradı. ıssız adam'ın gördüğü ilgi üzerine devam filmi çekmeyi düşünüyormuş. "neandertal'cıım, senin elin hızlıdır, tez elden bir hikaye yetiştirsen de senaryo derdinden kurtulsam" dedi. ben de hemen işe koyuldum, "fişşiz adam" isimli bir hikaye yazdım.
efendim; kaan endüstri mühendisi olarak çalışan 30'lu yaşların demlerinde bir delikanlıdır. sene sonu geldiğinde fiş toplama derdine düşmüştür. çok dağınık bir yapısı olduğundan market fişlerini olur olmaz her yere atmış olduğunu tam da bu zaman fark eder. kendisine söylenerek elindeki bütün fişleri toplasa bile, kotasını henüz doldurmamıştır. eşi dostu arasa da, eline pek bir şey geçmez, çünkü herkes kdv iade formu doldurmak derdindedir.
o esnada, telefonunu fiş bulabileceğim kimse var mı diye karıştırırken, ayla'nın ismine rastlar. ayla, bir zaman arkadaş ortamında tanıştığı güzel bir kızcağızdır. üniversite'nin teknik kısmında, fizik bölümünde okumaktadır. bölümünden ötürü fiziğine özen gösteren 20'li yaşlarda bu kızcağızın, vergi iadesi derdi olmayacağını düşünen kaan, hemen telefonu çevirir. her şey yolunda gitmiştir. 3 kız aynı evde yaşayan ayla'gillerde bir sürü fiş vardır. toplumsal sorumlulukları gereği her alışverişe bir fiş almışlardır. kaan ile ayla; beyoğlu'nda cafe le bon'da buluşmak üzere sözleşirler. ikili buluşacağı sırada fonda alpay'dan "aylardan eylül, gel bana bazı bazı" şarkısı çalmaktadır.
olaylar ikili için beklenmedik bir atmosferde gelişecek ve tarifi imkansız bir aşk yaşamaya başlayacaklardır. kaan, bu ilişkide boşa geçmiş ömrünü sorgularken, ayla, her şeyin coşku kısmındadır. bir müddet sonra ayla, kaan'a "eğlenmeye yeterince vakit ayırmadıkları" için kızmaya başlar. fonda, gökben'den "şiribim, şiribom" çalar.
filmin kendine özgü sıcacık atmosferi; 60'lı yıllardan kalma enfes şarkıları, aşk meselesine getirdiği çok değişik yorumlar ve (sonunu söylemeyeyim diyordum ama) sondaki feci kötü ayrılık sahnesi, herkesin sinemadan ağlayarak çıkmasını sağlar. filmin sonunda secaattin tanyerli'den "sana da benim gibi çektiren mi var" çalar. fişsiz adam'ın finali, tam bir "çek fişi, bitir işi" tadında karanlık bir atmosfere sürükler izleyiciyi. filmden çıkan hemen "non-original soundtrack" albümünü almaya koşar.
(serinin 3. filmi "sessiz adam" ismiyle çekilecektir.)
efendim; kaan endüstri mühendisi olarak çalışan 30'lu yaşların demlerinde bir delikanlıdır. sene sonu geldiğinde fiş toplama derdine düşmüştür. çok dağınık bir yapısı olduğundan market fişlerini olur olmaz her yere atmış olduğunu tam da bu zaman fark eder. kendisine söylenerek elindeki bütün fişleri toplasa bile, kotasını henüz doldurmamıştır. eşi dostu arasa da, eline pek bir şey geçmez, çünkü herkes kdv iade formu doldurmak derdindedir.
o esnada, telefonunu fiş bulabileceğim kimse var mı diye karıştırırken, ayla'nın ismine rastlar. ayla, bir zaman arkadaş ortamında tanıştığı güzel bir kızcağızdır. üniversite'nin teknik kısmında, fizik bölümünde okumaktadır. bölümünden ötürü fiziğine özen gösteren 20'li yaşlarda bu kızcağızın, vergi iadesi derdi olmayacağını düşünen kaan, hemen telefonu çevirir. her şey yolunda gitmiştir. 3 kız aynı evde yaşayan ayla'gillerde bir sürü fiş vardır. toplumsal sorumlulukları gereği her alışverişe bir fiş almışlardır. kaan ile ayla; beyoğlu'nda cafe le bon'da buluşmak üzere sözleşirler. ikili buluşacağı sırada fonda alpay'dan "aylardan eylül, gel bana bazı bazı" şarkısı çalmaktadır.
olaylar ikili için beklenmedik bir atmosferde gelişecek ve tarifi imkansız bir aşk yaşamaya başlayacaklardır. kaan, bu ilişkide boşa geçmiş ömrünü sorgularken, ayla, her şeyin coşku kısmındadır. bir müddet sonra ayla, kaan'a "eğlenmeye yeterince vakit ayırmadıkları" için kızmaya başlar. fonda, gökben'den "şiribim, şiribom" çalar.
filmin kendine özgü sıcacık atmosferi; 60'lı yıllardan kalma enfes şarkıları, aşk meselesine getirdiği çok değişik yorumlar ve (sonunu söylemeyeyim diyordum ama) sondaki feci kötü ayrılık sahnesi, herkesin sinemadan ağlayarak çıkmasını sağlar. filmin sonunda secaattin tanyerli'den "sana da benim gibi çektiren mi var" çalar. fişsiz adam'ın finali, tam bir "çek fişi, bitir işi" tadında karanlık bir atmosfere sürükler izleyiciyi. filmden çıkan hemen "non-original soundtrack" albümünü almaya koşar.
(serinin 3. filmi "sessiz adam" ismiyle çekilecektir.)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar