bugün
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı53
- ispanya18
- messi'ye bir teselli ballon d or'u verilsin7
- arjantin17
- 2026 dünya kupası23
- futbol13
- lionel messi9
- resim hocaları5
- dünya18
- sözlükle olan anlaşmayı fesh ediyorum4
- le cola'nın 67 tl olması5
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- donald trump6
- acile gidip acil sevgili arıyorum demek3
- muşlettin amca bey birader bey2
- çalışarak zengin olmak2
- ben geldim ayağa kalkın3
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek4
- ispanya arjantin maçı kaç kaç biter7
- 2026 dünya kupası şampiyonu ispanya3
- matadorların siyonistleri hoplatması2
- birader yazarların birader bey yazarlar olmaları3
- mütevazi çardakta hasır sandalye2
- günün iddaa kuponu4
- marc cucurella5
- şehir kurma oyunları5
- haluk levent21
- gideceğin yer değilken otobüsten inmek2
- ciguli kral3
- ispanya milli futbol takımı6
- ev şarabı2
- arjantin milli futbol takımı6
- messi uzaylı abi2
- lisede hocaların herşeyi bilmesi3
- abd'nin iran'a girmesiyle olacak olan şeyler4
- haluk levent denince akla gelenler4
- tefeciden borç almak4
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- uludağ sözlük diriltme operasyonu6
- kemal kılıçdaroğlu7
- ispanyanın 2026 dünya kupasını kazanması2
- nico williams2
- 20 temmuz 20262
- ergenlerle mesai arkadaşı olmak3
- şaka maka muhalif platform kalmaması4
- arjantin'in çok kötü oynaması3
- sapık7
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- sözlük yazarlarının tatlıları4
- aylık 467 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
antimatter şaheseri parça. kaybedilmişler için savaşmanın ne kadar acı ve zor olduğunu anlatabilecek kadar müthiş.
https://www.youtube.com/watch?v=E8q3xBfNfpo
https://www.youtube.com/watch?v=E8q3xBfNfpo
antimatter'in leaving eden (2007) albümünden bir müthiş parça.
daha önce söylendi mi bilmiyorum ama, gerçekten müthiş antimadde parçası.
Yeni bir şarkı dinlemekten, yeni bir yemek yemekten, yeni bir mekan keşfetmekten korkarım. Yeni birileriyle tanışıp onlara kendimi anlatmaktan vazgeçeli kendi evrenimde kendi zamanımdan bin yıllar geçti. Olmuş ya bir şekilde denk gelmişim, sıkı sıkı tutunurum.
Bu yüzden, bazı konularda geç kalmışlığım pek çoktur. Bazı konular çünkü bazılarını önemseyebilirim ancak. Akışa kapılalı ve bu hisleri o akışın bazen insafına bazen kargaşasına bırakalı da dikkate değer bir süre geçti.
içimi ince bir ipin elime dolaşarak etimi kesmesi gibi inciten mevzulardan biri de tam da bu şarkı gibi şarkıları aklımda süren filmin yanlış yerlerinde dinleyişim. Oysa bunu, Ankara'da gerçekten çok güzel bir bahar gününde, hayatımı rayından çıkaracak gecenin sabahında dinleyebilirdim. Bursa'da, üç-beş kişilik cemaatinden başka neredeyse kimsenin gitmediği caminin bahçesinde, uzun upuzun ağaçların altındaki bankta, evime son otobüsü kaçıracağımı bilerek ama yine de bekleyerek dinleyebilirdim. istanbul'da, tanıdığım tek sokaktaki mekanın camından bakarken, hala kimseyi tanımıyorken kendimi kimseyle paylaşmamışken yani gardımı düşürmemişken, öylece dinleyebilirdim. Bu ve benzeri anların her birinin altı dinlediğimde o an'a gittiğim onlarca şarkı ile çizili zaten ama olsun, hafif bir darılacağım zamana.
Sözlerine gelecek olursak:
And there it is, as pure as snow
i couldn't see it for my head was too low
And prying eyes, they stoop too low
Poisoning my soul, as sanity waits in the gallows.
Defeated i, fighting for a lost cause
Depleted i, dying for the wrong cause.
These are the hours on the range
The more you show them
The more they choose to take away
Some things never change in the wings
And as it's your war
There'll be no escape at all.
Defeated i, fighting for a lost cause
Depleted i, dying for.
Bu yüzden, bazı konularda geç kalmışlığım pek çoktur. Bazı konular çünkü bazılarını önemseyebilirim ancak. Akışa kapılalı ve bu hisleri o akışın bazen insafına bazen kargaşasına bırakalı da dikkate değer bir süre geçti.
içimi ince bir ipin elime dolaşarak etimi kesmesi gibi inciten mevzulardan biri de tam da bu şarkı gibi şarkıları aklımda süren filmin yanlış yerlerinde dinleyişim. Oysa bunu, Ankara'da gerçekten çok güzel bir bahar gününde, hayatımı rayından çıkaracak gecenin sabahında dinleyebilirdim. Bursa'da, üç-beş kişilik cemaatinden başka neredeyse kimsenin gitmediği caminin bahçesinde, uzun upuzun ağaçların altındaki bankta, evime son otobüsü kaçıracağımı bilerek ama yine de bekleyerek dinleyebilirdim. istanbul'da, tanıdığım tek sokaktaki mekanın camından bakarken, hala kimseyi tanımıyorken kendimi kimseyle paylaşmamışken yani gardımı düşürmemişken, öylece dinleyebilirdim. Bu ve benzeri anların her birinin altı dinlediğimde o an'a gittiğim onlarca şarkı ile çizili zaten ama olsun, hafif bir darılacağım zamana.
Sözlerine gelecek olursak:
And there it is, as pure as snow
i couldn't see it for my head was too low
And prying eyes, they stoop too low
Poisoning my soul, as sanity waits in the gallows.
Defeated i, fighting for a lost cause
Depleted i, dying for the wrong cause.
These are the hours on the range
The more you show them
The more they choose to take away
Some things never change in the wings
And as it's your war
There'll be no escape at all.
Defeated i, fighting for a lost cause
Depleted i, dying for.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar