bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin7
- gece yarısı çalan telefon7
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- gammaz olmuşum13
- kel erkek3
- aquila bicipite8
- uysaljakoben20
- minyon kadın siniri5
- aşık olunca yapılan salaklıklar2
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir3
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- reha muhtar25
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- death2
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- ayı saldırınca yapılması gerekenler10
- pazarda su satmak2
- gecenin şarkısı4
- ses yakışıklılığı2
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- bizim delilere bakayım4
- gazlamak2
- gençler iş beğenmiyor3
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- kemal kılıçdaroğlu35
- sevgiliyle kavga etmek2
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- elit olmak için gerekenler13
- semum3
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
- 1 litrelik cam şişe kola3
- doğu perinçek vs kemal kılıçdaroğlu2
- düşkün2
- strese girdiğinde vücudun verdiği garip tepkiler2
- şato3
- 1 milyon tl verseler 1 milyon tl yi alır mısınız5
- yeni yıkanmış kezo kokusu6
- eski yazarların emekli yapılması5
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
- müslümanlara kızıp islam dan soğumak4
- sözlük yazarlarına tavsiye4
antimatter şaheseri parça. kaybedilmişler için savaşmanın ne kadar acı ve zor olduğunu anlatabilecek kadar müthiş.
https://www.youtube.com/watch?v=E8q3xBfNfpo
https://www.youtube.com/watch?v=E8q3xBfNfpo
antimatter'in leaving eden (2007) albümünden bir müthiş parça.
daha önce söylendi mi bilmiyorum ama, gerçekten müthiş antimadde parçası.
Yeni bir şarkı dinlemekten, yeni bir yemek yemekten, yeni bir mekan keşfetmekten korkarım. Yeni birileriyle tanışıp onlara kendimi anlatmaktan vazgeçeli kendi evrenimde kendi zamanımdan bin yıllar geçti. Olmuş ya bir şekilde denk gelmişim, sıkı sıkı tutunurum.
Bu yüzden, bazı konularda geç kalmışlığım pek çoktur. Bazı konular çünkü bazılarını önemseyebilirim ancak. Akışa kapılalı ve bu hisleri o akışın bazen insafına bazen kargaşasına bırakalı da dikkate değer bir süre geçti.
içimi ince bir ipin elime dolaşarak etimi kesmesi gibi inciten mevzulardan biri de tam da bu şarkı gibi şarkıları aklımda süren filmin yanlış yerlerinde dinleyişim. Oysa bunu, Ankara'da gerçekten çok güzel bir bahar gününde, hayatımı rayından çıkaracak gecenin sabahında dinleyebilirdim. Bursa'da, üç-beş kişilik cemaatinden başka neredeyse kimsenin gitmediği caminin bahçesinde, uzun upuzun ağaçların altındaki bankta, evime son otobüsü kaçıracağımı bilerek ama yine de bekleyerek dinleyebilirdim. istanbul'da, tanıdığım tek sokaktaki mekanın camından bakarken, hala kimseyi tanımıyorken kendimi kimseyle paylaşmamışken yani gardımı düşürmemişken, öylece dinleyebilirdim. Bu ve benzeri anların her birinin altı dinlediğimde o an'a gittiğim onlarca şarkı ile çizili zaten ama olsun, hafif bir darılacağım zamana.
Sözlerine gelecek olursak:
And there it is, as pure as snow
i couldn't see it for my head was too low
And prying eyes, they stoop too low
Poisoning my soul, as sanity waits in the gallows.
Defeated i, fighting for a lost cause
Depleted i, dying for the wrong cause.
These are the hours on the range
The more you show them
The more they choose to take away
Some things never change in the wings
And as it's your war
There'll be no escape at all.
Defeated i, fighting for a lost cause
Depleted i, dying for.
Bu yüzden, bazı konularda geç kalmışlığım pek çoktur. Bazı konular çünkü bazılarını önemseyebilirim ancak. Akışa kapılalı ve bu hisleri o akışın bazen insafına bazen kargaşasına bırakalı da dikkate değer bir süre geçti.
içimi ince bir ipin elime dolaşarak etimi kesmesi gibi inciten mevzulardan biri de tam da bu şarkı gibi şarkıları aklımda süren filmin yanlış yerlerinde dinleyişim. Oysa bunu, Ankara'da gerçekten çok güzel bir bahar gününde, hayatımı rayından çıkaracak gecenin sabahında dinleyebilirdim. Bursa'da, üç-beş kişilik cemaatinden başka neredeyse kimsenin gitmediği caminin bahçesinde, uzun upuzun ağaçların altındaki bankta, evime son otobüsü kaçıracağımı bilerek ama yine de bekleyerek dinleyebilirdim. istanbul'da, tanıdığım tek sokaktaki mekanın camından bakarken, hala kimseyi tanımıyorken kendimi kimseyle paylaşmamışken yani gardımı düşürmemişken, öylece dinleyebilirdim. Bu ve benzeri anların her birinin altı dinlediğimde o an'a gittiğim onlarca şarkı ile çizili zaten ama olsun, hafif bir darılacağım zamana.
Sözlerine gelecek olursak:
And there it is, as pure as snow
i couldn't see it for my head was too low
And prying eyes, they stoop too low
Poisoning my soul, as sanity waits in the gallows.
Defeated i, fighting for a lost cause
Depleted i, dying for the wrong cause.
These are the hours on the range
The more you show them
The more they choose to take away
Some things never change in the wings
And as it's your war
There'll be no escape at all.
Defeated i, fighting for a lost cause
Depleted i, dying for.
güncel Önemli Başlıklar
