bugün
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- akşama kadar entry giren torpilli memur10
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu20
- fatma betül sayan kaya29
- sözlük açacak olsanız6
- münafık6
- hiçbir şeyden haberi olmayan tek adam8
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek8
- camilerdeki ayak kokusu7
- yapay zekanın çok yapay olması8
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- asansörde yukarı bakma refleksi3
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek11
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- son 3 ayın en başarılı gammazları8
- seri katilin özellikleri3
- damla sakızlı muhallebi9
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş11
- dolar 50 13 liraya çakılınca sus pus olan muhalif2
- alexander nübel14
- terhis oluyorum sözlük3
- ciddiye alınmamak3
- kezoyu neyzen bakışıyla iskandil etmek4
- kız kankanın ehonomi çoh eyi demesi3
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü9
- daha 17 dizisi4
- sicilya kizlari4
- iş görüşmesinde para vermiyoruz demek2
- iş görüşmesinde para vermiyoruz denilmesi2
- erecto birader ciguli mi2
- her şeyi bilen halk4
- henüz yolun başında olan yazarlar5
- eteği açan kadına bakmayan erkek2
- 2017 orta paket passat vs 2024 full paket megane5
- allah ne muradın varsa versin2
- fatma betülüm yapmaz9
- iyi menemenin sırrı22
- yaprak dökümü sonrası türkiye3
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi9
- yarinin ayaklarını avuçlarında ısıtan sığır4
- musiker2
- ocean vitamind32
- masklavi felsefesi5
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması5
- boşanmak2
- kahve içerken piyasa yapmak3
- gece gece bir sözlük kızıyla nutella kaşıklamak3
- avrupa5
- sinirlenen dilenci kadın6
- negatif insanları hayatına almamak2
2000 ölüm oruçlarında 'hayata dönüş operasyonları' na karşı koymak için çanakkale cezaevinde kendini yakarak feda eyleminde bulunmuş kişi.
fidan kalşen'e mektup...
evet senden önce...o günden önce yani...kına deyince hiç böyle olmazdım ben. yüreğim hiç böyle yangınlar ortasında kalmış gibi yanmazdı. ateşler içinde kalmazdı hiç böyle. kına deyince yani...
kına deyince yüreğimde hiç böyle fırtınalar falan da kopmazdı pek. senden o günden önce yani...daha çok neşeli şeyler geçerdi içimden. mesela; çocukluğuma giderdim.kızkardeşlerimin arife geceleri yaşadıkları o tatlı heyecanlar canlanırdı gözümde. çaputla bağlı kınalı elleriyle sabahı zor ederler, bayram günlerini ellerine işleyen kınanın kızıllığıyla adeta bir tutarlardı...
senden o günden önce yani; kına deyince kimi zamanda anam dikilirdi karşıma. ak saçlı anam. o da çok severdi kınayı. bana her sarılışında kınalı saçlarının kokusu , ılık bir yel olur ciğerime dolar, içimi ısıtırdı. hele ki bir de güneş değmişse başına; saçları yalım yalım yanardı o zaman...
kına deyince ben o günden önce yani; hiç böyle olmazdım işte. ablamın düğününe giderdim mesela. biliyor musun tam 30 yaşında evlendi benim ablam. varmadı kimseye. onun muradı şehirdi. şehirden biriyle evlenecek, köyün çileli hayatından kurtulacaktı. o gece; düğün kınasının yakıldığı gece yani, hiç şüphesiz ki; o güne kadarki en mutlu kınasıydı ablamın avuçlarını ısıtan. ne dersin gerçektende mutlu mudur şehirli kocasıyla? ermiş midir muradına?
senden o günden önce yani; hiç böyle kasılmazdı yumruğum kına deyince. taş kesilmezdi böyle ne bileyim. garip gelecek belki ama sana; kınalı kuzum gelirdi aklıma. bir komşumuz vardı, 'hüseyin ağa' derdik ona, ikiz kuzularından birini bana verdiğinde nasıl da sevinmiştim. ilk günlerde sık sık anacığına kaçardı kuzucuk, karışmasın diye kına sürmüştüm sırtına. onu hatırlarım mesela.
hatırlıyorsun değil mi? o gece açlığın 30. günüydü sanırım. hapishanenin zılgıtlarla, türkülerle çınladığı o gece, kına gecenizde yani... sanki sorulacak başka soru yokmuş gibi, ''kına'' demiştim sana. yani ''kına ne demek senin için?'' çakmak çakmak gözlerindeki yanan ateşi gözlerimde hissettiysem de, fazlasıyla aldıysam da cevabını, sen yetinmemiştin yine de. 'umut' demiştin önce, sonra 'halkım' diye de eklemiştin. ve yine yanan iki ateş topu gözlerini, gözlerime kilitleyerek, ''kına sensin a yoldaşım, sizsiniz kına'' demiştin. neden bilmiyorum ama; işte o gece, kına gecenizde yani; söylediğin her kelime adeta, yanardağ ağzından süzülen bir alev gibi yakmıştı içimi...
ve o gece... hapishanelerin bombalarla, kurşunlarla dövüldüğü o gece... dediler ki; ''tam 8 dakika bir meşale gibi dimdik yandı fidan abla''... hiç yıkılmadan alevler içinde 8 dakika... son sözün ise hala kulaklarımda; ''bin canım olsa binini de sizin için veririm'' demiştin alev topu gözlerinle bizlerle vedalaşırken... ve ben işte o gün; 8 dakika boyunca yakıp kömürleştirdiğin bedeninin başında nöbet tutarken, avucuna ilişti gözlerim...
yanmamıştı fidan abla... kınan bütün kızıllığıyla duruyordu avucunda hala... demek umuttu kına, halktı, demek bizdik öyle mi? işte yanmamıştı duruyordu...
kına deyince fidan abla, senden önce yani, hiç böyle olmazdım ben. şimdi alevler basıyor yüreğimi, yalımlar sarıyor dört bir yandan bedenimi, kına deyince taş kesiliyor ellerim, bir yumrukla devirmek istiyorum kan emici zalimleri...
kına deyince... şimdi gözlerim iki top ateş oluyor fidan abla...
kına deyince yani...
şimdi ben...
senin gibi...
evet senden önce...o günden önce yani...kına deyince hiç böyle olmazdım ben. yüreğim hiç böyle yangınlar ortasında kalmış gibi yanmazdı. ateşler içinde kalmazdı hiç böyle. kına deyince yani...
kına deyince yüreğimde hiç böyle fırtınalar falan da kopmazdı pek. senden o günden önce yani...daha çok neşeli şeyler geçerdi içimden. mesela; çocukluğuma giderdim.kızkardeşlerimin arife geceleri yaşadıkları o tatlı heyecanlar canlanırdı gözümde. çaputla bağlı kınalı elleriyle sabahı zor ederler, bayram günlerini ellerine işleyen kınanın kızıllığıyla adeta bir tutarlardı...
senden o günden önce yani; kına deyince kimi zamanda anam dikilirdi karşıma. ak saçlı anam. o da çok severdi kınayı. bana her sarılışında kınalı saçlarının kokusu , ılık bir yel olur ciğerime dolar, içimi ısıtırdı. hele ki bir de güneş değmişse başına; saçları yalım yalım yanardı o zaman...
kına deyince ben o günden önce yani; hiç böyle olmazdım işte. ablamın düğününe giderdim mesela. biliyor musun tam 30 yaşında evlendi benim ablam. varmadı kimseye. onun muradı şehirdi. şehirden biriyle evlenecek, köyün çileli hayatından kurtulacaktı. o gece; düğün kınasının yakıldığı gece yani, hiç şüphesiz ki; o güne kadarki en mutlu kınasıydı ablamın avuçlarını ısıtan. ne dersin gerçektende mutlu mudur şehirli kocasıyla? ermiş midir muradına?
senden o günden önce yani; hiç böyle kasılmazdı yumruğum kına deyince. taş kesilmezdi böyle ne bileyim. garip gelecek belki ama sana; kınalı kuzum gelirdi aklıma. bir komşumuz vardı, 'hüseyin ağa' derdik ona, ikiz kuzularından birini bana verdiğinde nasıl da sevinmiştim. ilk günlerde sık sık anacığına kaçardı kuzucuk, karışmasın diye kına sürmüştüm sırtına. onu hatırlarım mesela.
hatırlıyorsun değil mi? o gece açlığın 30. günüydü sanırım. hapishanenin zılgıtlarla, türkülerle çınladığı o gece, kına gecenizde yani... sanki sorulacak başka soru yokmuş gibi, ''kına'' demiştim sana. yani ''kına ne demek senin için?'' çakmak çakmak gözlerindeki yanan ateşi gözlerimde hissettiysem de, fazlasıyla aldıysam da cevabını, sen yetinmemiştin yine de. 'umut' demiştin önce, sonra 'halkım' diye de eklemiştin. ve yine yanan iki ateş topu gözlerini, gözlerime kilitleyerek, ''kına sensin a yoldaşım, sizsiniz kına'' demiştin. neden bilmiyorum ama; işte o gece, kına gecenizde yani; söylediğin her kelime adeta, yanardağ ağzından süzülen bir alev gibi yakmıştı içimi...
ve o gece... hapishanelerin bombalarla, kurşunlarla dövüldüğü o gece... dediler ki; ''tam 8 dakika bir meşale gibi dimdik yandı fidan abla''... hiç yıkılmadan alevler içinde 8 dakika... son sözün ise hala kulaklarımda; ''bin canım olsa binini de sizin için veririm'' demiştin alev topu gözlerinle bizlerle vedalaşırken... ve ben işte o gün; 8 dakika boyunca yakıp kömürleştirdiğin bedeninin başında nöbet tutarken, avucuna ilişti gözlerim...
yanmamıştı fidan abla... kınan bütün kızıllığıyla duruyordu avucunda hala... demek umuttu kına, halktı, demek bizdik öyle mi? işte yanmamıştı duruyordu...
kına deyince fidan abla, senden önce yani, hiç böyle olmazdım ben. şimdi alevler basıyor yüreğimi, yalımlar sarıyor dört bir yandan bedenimi, kına deyince taş kesiliyor ellerim, bir yumrukla devirmek istiyorum kan emici zalimleri...
kına deyince... şimdi gözlerim iki top ateş oluyor fidan abla...
kına deyince yani...
şimdi ben...
senin gibi...
Altı kadındılar
ÖZLEM'le baktılar
NiLÜFER çiçekleriydiler yandı kavruldular
SEYHAN ırmağında yunup arındılar
YAZGÜL'lerinde yaşayacaklar...
ÖZLEM'le baktılar
NiLÜFER çiçekleriydiler yandı kavruldular
SEYHAN ırmağında yunup arındılar
YAZGÜL'lerinde yaşayacaklar...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com