/789
"en kötü" dönemlerinden biri değil de en zorlu dönemlerinden birini kotardığını söyleyebiliriz. bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış... olsa da; taraftarı olsun, camiası, futbolcuları ve diğer sporcuları muhafaza ve müdafaa görevini başarıyla ve kendilerine yakışır bir şekilde yerine getirdiler. başarıdan çok önemli olan bu zaten.

teşekkürler fenerbahçe.
öncelikle takım ruhunu ve başarıya inanmışlığını bizlere gösterdiği, mağrur duruşunu, vakarını bu zor zamanlarda kaybetmediği için, sonrasında da; türkiye kupasını aldığı için taraftarını çok mutlu etmiş güzide kulübümüz.

yalnız türkiye kupası için bir kötü haberimiz var;
fenerbahçe 28 senedir alamadığı için prestijli bir kupa haline gelmiş olan türkiye kupası, artık normal değerini bulacak.
sezon başından beri tüm haksızlıklara karşı direnen ve her türlü zorluğa rağmen yıkılmayan son kale olarak ayakta kalan,finaller oynayan ve bu onurlu direnişini 50. ziraat türkiye kupasıyla taçlandıran fenerbahçemizi kutluyorum, helal olsun hepinize !!
Kendisine olan sevgimi bu satırlara dökmek için can attığım takımım, gurur kaynağım.
Az daha bekleticem seni yalnız. Şöyle rahat rahat dingin bi kafayla yazmam için, en uygun zamanı bekliyorum. Dikkat et kendine, buralara it-kopuk doluşabilir her an.
bir fenerbahçe'li olarak türkiye kupası'nı uzun süredir kazanamamamızdan dolayı, bu kupaya çok önem verirdim.
ama bugün 29 yıl sonra türkiye kupası'nı kazandığımda çok heyecan duymadım.
anladım ki, bu kupayı büyük yapan ve hep gündemde tutan, yıllarca fenerbahçe'nin bu kupayı kazanamamasıymış.
bir yerde fenerbahçe varsa, o şey, ya da o kupa değer kazanıyormuş.
anladım.
görsel
birileri fenerden laikliğin kalesi mottosuyla düzene karşı ezilmiş bi sınıf yaratma çabasında.bakın fenerli yazarlara özellikle siyasi yazarlara görürsünüz kabak gibi ortada olan gerçeği

taraftar görünümlü provakatörlerin polisle itiş kakışa sokulmasıda bu yüzden.fener şuanki yönetim anlayışından kurtulmazsa gerçek taraftarların hiç girmek istemeyeceği bi yola girecek gibi görünüyor

fenerli olmak önemli bi kimlik özellikle seçmen kitlesi için,fenerin devlet tarafından eziliyor gösterilmesi muhalif kanadın işine yarar.yani kısaca feneri birileri kucağına alıp düzene karşı kullanmak istiyor ama fenerliler asıl düşmanı cemaat yada akp olarak görüyor çünkü güvendikleri isimler onlara orayı işaret ediyor peki işaret edene kim talimat veriyor?

aslında asıl düşman çok yakınlarında sadece zamana ihtiyaçları var gerçekleri görmek için

tabi iş işten geçmiş olmazsa..
tebrik edilen ezeli rakibimiz, ebedi dostumuz. üzüldüğüm tek şey dalga geçecek objelerin azalması. sizin için kadıköy gitti bizim içinse türkiye kupası. bakalım yeni neler çıkacak?*
Şampiyonluk kupasının kendi sahasında kaldırılmış olmasına hiç takmaması gereken takım.

Kendisi Federasyon'a veya başka bir yere başvurup, şampiyonluk maçını kendi sahamızda oynayalım dese ve sonra kaybetse bir nebze ters tarafa yatmış olabilirdi.

Ama kendi elinde olmayan, sırf tesadüfe dayalı bir kura çekimi neticesinde son maç, kendi sahasında çıktı diye dert edilecek bir durum yok ortada. Muhtemelen takım dördüncü beşinci sırada olsaydı da stattakilerin hiçbiri bu olayı bu kadar dert etmeyecekti. Daha önce iki kez son dakikada kaçan şampiyonluğa bir yenisi eklenip üstelik ezeli bir rakip şampiyonluğu kazanınca taraftar haliyle reaksiyon gösterdi. Arkasından gelen nahoş olaylar da aynı sonuçtan doğuyor -tüm sene boyunca yaşanan gerilim stres de cabası-. Dördüncü veya beşinci sıradaki bir FB taraftarının o maçta sırf GS kupa kaldırmasın diye olay çıkaracağını sanmıyorum.

Nitekim iki sene önce hiçbir iddiası olmayan Trabzonspor maçında da aynı olaylar çıkmıştı, yani olay şampiyonluğun kaçmasında düğümleniyor, onun bunun stadda şişe veya kupa kaldırmasında değil. Dediğim gibi şampiyonluk kaçınca mızıkçı çocuklar gibi yöneticiler stad görevlileri şımarıklık yapmış olabilir ama sorun GS'den çok beklenilen şampiyonluğun kendi sahasındaki maça rağmen gitmesi. %90 olayın atmosferinden kaynaklanan bir şey. Yoksa otuz gün kupa kaldırsın GS kime ne?

Takım olayın bu noktaya gelebileceğini bile bile önce GS'yi Arena'da yendi, sonra gitti Beşiktaş ve Trabzon'u devirdi. Bu takım GS'ye Arena'da yenilse bile Fener taraftarı zaten yüreğine basmaya hazırdı. Bir nevi bahane edip yarışmadan geri kalabilirdi, GS de ŞŞ'ye şampiyon olarak gelip güya Fener'in bu "utancı" yaşamasına engel olunabilirdi. Ama bu kadar küçük hesapların takımı değildir Fenerbahçe.

ironi olarak belki "sizin sahanızda kupa kaldırdık hahaha" denebilir, slogan mlogan da üretilebilir. Ama bu durum 14 yıldır GS'nin FB'yi deplasmanda -bak stad ismi kullanmadan da istatistiki rezillik devam ediyor- yenemediğini, kupa kaldırdığı maçta bile berabere kaldığını ve kendi mabedinde oynadığı üç maçın ikisini kaybettiğini (%70 başarısızlık-epic fail) örtemez.

Şimdi Fenerbahçe karşılık vermek için bir fikstür mucizesi beklemek zorunda. Akıl mantık işi mi?

Edit: Nihat Özdemir gibi tribünlere oynayan FB'liler de yukarıda hitap edilen kesime dahildir.
şike ve teşvik iddiaları yüzünden açılan davalar neticesinde şahısların işlediği suçlar yüzünden zarar gören yüzyıllık spor klübüdür. maalesef fenerbahçe'yi aziz yıldırım'a eşitlemeyi başardı bazı çevreler. şimdi de bir spor klübünü siyasete alet etmenin dayanılmaz keyfini sürüyorlar.
bir insanın başına gelebilecek en güzel duygudur fenerbahçelilik.

kupalara ve şampiyonluklara değil takıma aşık olmaktır fenerbahçelilik.
güzel bir sezon finali yapmış kulübüm.

sizlerle, bu camiayla ne kadar gurur duysak azdır.

bizim yerimizde başkası olsa nasıl karşı koyabilirdi ki bu kadar şeye ?

her şeye kendi çaplarında aptal aptal cevaplar veriyor buraya dadanan dangalak tayfa, ama buna cevap vermeye yeltenemiyorlar bile nedense.
-- alıntıdır -- *
Sıra Aziz başkana olan hasretin bitmesinde…

Belli ki Mersin büyüyü bozmuş.

Ne dediğimi anlamayanlar, bu uzun yazıyı sonuna kadar okurlar…

*

Bu yılın en iyi Fenerbahçe si vardı sahada…

Her fırsatta konuşabilenlerin bile konuşamayacağı bir şeffaflıkta kazandı.

Birde, muhteşem Bursaspor seyircisi vardı…

“Biz daha büyük hedeflere hazırız” dediler…

Bülent Yıldırım; “Emre’nin sabrıyla oynanan oyunların” finalini oynadı…

Cristian’a Fenerbahçeliler,” Cumartesi günü neredeydin?” dediler.

Alex ise “ben oynardım” dedi…

Oyunu başladı ve bitirdi…

Gözümüzün pası silindi…

Ustanın son yılları…

Çok özleyeceğiz..

Ziegler’in, gözünün yaşı dindi.

Fenerbahçelilerin de kupa özlemi…

Vederson’un göz yaşları sanırım çok şeyi ifade ediyordu.

O da bu şike operasyonundan yara alanlardandı.

Sanırım O da;

“Şike, şike” diye haykırmak istedi…

*

Bundan sonraki sözlerim;

Bu “ispat” yılını kupa ile kapayan Aykut hoca ve talebelerine;

3 Temmuzdan sonra en çok üzülen sizdiniz.

Şampiyonlar ligine gidemediniz…

Çalınan sizin alın terinizdi.

“En büyük delilimiz alın terimiz” pankartı ile sahaya çıktınız.

inandıramadınız.

Haklılar.

Sizin kaleminiz de mikrofonunuz da, kramponlarınız.

“Onlar”, yıl boyu konuştular…

Ama siz ancak sahada konuşabilirdiniz.

*

Dört önemli arkadaşınızı kaybederek mücadeleye devam ettiniz…

Her gün televizyonlarda puanınız silindi, küme düşürüldünüz…

Ama siz sahada konuştunuz.

Süper finalde 12 puan topladınız.

Yetmedi…

Şampiyonluğu son maçta, yarım puanla kaybettiniz…

29 yıldır kazanılamayan Türkiye kupasını kazandınız…

Hem de 50’ci Türkiye kupasını…

Hem de en anlamlı yılda…

*
Siz sahada konuştunuz.

Bize sonucu yazmak düştü;

Sizin, “Kramponlarınız tertemiz”…

“Temiz kramponlar” operasyonu ise… (?)

En azından sahanın içinde…

Gerisi mahkemelerin ve tarihçilerin işidir.

*

“Temiz kramponlar” operasyonunu tarih yazacak…

Artık tarih 50 sene sonra yazılmıyor..

Bizim ömrümüzde sanırım okumaya el verecek…

Hep birlikte okuyacağız…

Ancak ben sahanın içine bakarım demiştim.

Geçen yılda bakmıştım…

Bu yılda baktım…

Gördüğüm şey hep aynı…

Pırıl pırıl tertemiz bir ikincilik ve kupa şampiyonluğu

Buram buram alın teri kokuyor…

Kocaman yüreğinize sağlık…

*

Küçüklüğünüzde hafızalarınıza kazınmıştır…

Hastanelerde güzel yüzlü, oldukça ciddi bir hemşire hanım vardır…

iğne yapacak gibi bir korku verir…

işaret parmağını dudağının üstüne götürür ve…

“Sus”

işareti yapar…

10 aydır televizyonlarda, spor programı yapıyoruz diye, “şike” muhabbeti yapanlara:

Bu işareti yaptınız (!)

“Artık susun” dediniz.

*

Yazımızın başında depremin başlangıç tarihi yanlış yazdık…

3 Temmuz dedik…

2006 yılı olmalı.

6 yılda üç büyük deprem…

2006 yılında Denizli’de son maçta kaybedilen şampiyonluk…

2010 yılında Kadıköy’de son maçta kaybedilen şampiyonluk…

Ve 3 Temmuz…

Yıkılmadı…

*

Yıkamayacaklar…

Belli ki 1000 yıl daha yıkılmayacak…

Çocukları, torunları Fenerbahçeli yapmalı…

Biz çok sıkıntı çektik.

Belli ki onlar çekmeyecek…

Güneşli günler görecekler..

Belli ki motosikletlerini maviliklere sürecekler

*

Bu kupa da Metris’e gidiyor…

Metris ise ders vermeye devam ediyor…

Hem de Metris’ den aldığı derslerle…

-----Alkışlayın çocuklar, diyor…

-----Terim’in yeri benim locamdır, diyor…

-----Unutmayınız ki ezeli ve edebi misafirimize göstereceğiniz saygı, Fenerbahçe adı ve tarihinden gelmektedir, diyor.

-----Şampiyonluğu defalarca kaybettik yine edebiliriz ancak büyüklük ve saygımızı kaybetmeye tahammülümüz yoktur, diyor.



Belli ki daha bilge…

Belli ki dünden daha güçlü…

Belli ki çok gururlu…

Bir o kadar da sportmen…

Yine öncü…

Yine lider…

Bizde Fenerbahçeli olmayı bir yana bırakıp bir sporsever olarak;

“iyi ki varsın” diyelim.

Sağ ol…

*

Kupaya olan hasret bitti…

Sıra Başkana olan hasret de…

En güzeli Sezen ustanın “hasret”i ile yazıyı bitirmek de…

Ter döküyor dört duvar ter bense beklerim bir gün mutlaka

Ters dönecek anahtarlar bir gün elbet çıkacaksın ışığa

Sen aydınlığa ben (biz) sana hasret

Gel eritir demirleri bendeki (bizdeki) ateş

*

Yazıyı sonuna kadar sabırla okuyanlar için,

29 yıl sonra bozulan büyünün hikayesi:



1983 yılı Haziran ayında Fenerbahçe Mersin ile kupa finali oynar.

2-0 kazanır ve Türkiye kupası şampiyonu olur.

Bu kupa Fenerbahçe’nin aldığı son kupadır.

Daha sonra 7 kez final oynar ve kaybeder…

O yıl ligden düşen Mersin, kupa finali kaybetmekle ligde kalma umudunu da yitirmiştir.

Neden mi?

Bir yıl önce kupa şampiyonu olan Ankaragücü, Kenan Evren tarafından birinci lige çıkartılmıştır.

Mersin kupa finalini kaybedince ligde kalma ümitleri de bitmiştir…

O sene lig şampiyonu da olan Fenerbahçe’ye kırgındır.

O nu ilahlara havale etmiştir…

Ta ki 29 yıl sonra Mersin birinci lige dönene kadar…

*

Tam 29 yıl sonra;

Mersin, birinci lige döner.

Türkiye kupasını kazandığı için süper lige çıkartılan Ankaragücü 29 yıl sonra küme düşer…

Kanunu çıkartan Kenan Evren ilk kez mahkeme karşısına çıkar…

Fenerbahçe nihayet Türkiye Kupasını 29 yıl sonra kazanır…

-- alıntıdır --

fenerbahçe nin verdiği onur mücadelesinin çok güzel bir özetidir aslında. ellerine sağlık. okurken tekrar ve tekrar fenerbahçeli olmak ile gururlanmamak mümkün değil. bize bu sene bu onuru, bu şerefi yaşatan bütün camiamıza sonsuz teşekkürler.
Türkiyenin kasası en dolusu,
Adına Fenerbahçe Cumhuriyeti denen,
Gerektiğinde devletin polisine düşman,
Yakan yıkan ama mazur görülen,
Herkese düşmanlık yapabilecek kadar güçlü,
Türkiye'nin her kesiminden her tip taraftar kitlesine sahip olabilecek kadar geniş mezhep,
Başkanı içeride fedaileri dışarıda,
Uğruna federasyonlar düşürülen,
Medyanın sakladığı,
Başbakanın koruduğu,
FENERBAHÇE; Gerçekten Büyüksün (!)
anası karaköy karhane, no: 15 te ikamet edenlerin gözlerindeki "orospu" perdesinden mütevellit gerçeğin ana hatlarını görmeden/göremeden "oha lan" dediği camia.
oha lan tabi, ne sandın boru mu kevaşe evladı?
30 sene sonra türkiye kupasını almayı başaran benimde taraftarı olduğum nacizane kulüp.
siyasi parti olma yolunda hızla ilerlemektedir.
kupa saatini sıfırlamış takımdır. 29 yıllık sayacı dün gece aldığı kupa ile yeniden başlatmıştır. yetkililerin duyurduğuna göre, yeni sayaçta an itibari ile görülen sayılar şöyle imiş;
- 00 yıl 00 ay 00 hafta 00 gün 18 saat. yani fener bahçe 18 saattir kupa alamamış halde sayacın ilerleyişini izlemekteymiş.

- la feneri tebrik ederim kupayı aldığı için ama bi yandan da üzüldüm. şimdi neyle kafa bulucaz. balkan kupası da etkisini yitirdi.
öyle bir takım düşünün ki sezon içinde sürekli bugün düşecek,yarın düşecek denilmesine rağmen türkiye kupasını müzesine

götürüyor ve ligi de son maçta kaybediyor.

tarih bu başarıyı yazanları unutmayacak tabi ki şanlı fenerbahçe taraftarı da.
fenerbahçe kulübü'nün internet sitesinden yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
"cumartesi günü sahamızda oynanan süper final karşılaşmasının ardından, emniyetin isteğiyle saha güvenliğinin sağlanması ve her maçtan sonra olduğu gibi tribünlerin boşaltılması için stadyumumuzun ışıkları kapatılmıştır. kupa seremonisinin yapılmasına dair karar pek çok kez değişmiş, son kararın hemen ardından stadyumumuzun ışıkları seremoni için açılmıştır. buna karşın bu anlamda eksik bir bilgilendirme olduğunu üzülerek görmekte ve bu yanlış algının düzeltilmesini yürekten dilemekteyiz. bu yöndeki detaylı açıklama önümüzdeki günlerde yapılacaktır."

galatasaray'ın evimizde şampiyonluk naralarıyla kupa kaldırması gücümüze gitmedi deseydiniz daha iyiydi. *
Herşeye, herkese rağmen ayakta kalmayı bilen,
yılmayan ve asla kimsenin yıkamayacağı büyük takımım. sevgisi bambaşkadır.
şampiyonluğu 1 gol farkla kaybetmemiştir.

1 gol farkla kaybedılen şampiyonluk trabzonspor'unkidir.. 3-2 yener 2-0 yenılırsın, 1 golle kaçar, ya da +40 averaja +39 averajın vardır o zaman 1 golle kaçar şampiyonluk..

kendı sahanda ezeli rakibini yenemediğin zaman, kazanamadığın için şampiyonlugu kaybetmiş olursun..

ayrıca play off a, hiç olan 4,5 puana değinmiyorum bile.. 9 puanlık farka ne oldu??

30 sene sonra turkıye kupası kazanıp, buna lig şampiyonlugunun ezikliği ile danalar gibi sevınen kulüp..
türkiye kupasını hak eden, bursaspor' u sahadan silerek kupayı alan takımdır. tebrik ederiz.

bundan sonra yazacaklarım fenerbahçe camiası için değil, sadece kendini fenerbahçeli olarak tanımlayan lakin fenerbahçeli olabilmek için gereken özelliklere, değerlere sahip olmayan ercan saatçi gibi troller içindir;

hani lan önemsizdi türkiye kupası. hani önemsemediğiniz için bunca yıl alamıyordunuz. hani teneke parçasıydı. madem önemsizdi bu kupa niye çılgınlar gibi kutladınız? ki kutlamak hakkınız o ayrı.
bu sezon türkiye kupasını kazanarak kupa müzesindeki türkiye kupası sayısını 5 e çıkartmıştır. bu arada hakan şükür'ün kazandığı toplam türkiye kupası sayısı 6 dır. kendisi futbolu bırakalı 5 sene olmuştur.
büyük takımdır.
onca eksiğe, sakata, başkansız olmalarına rağmen ve yine şike tertibi ile bir çok oyuncusu satılmasına rağmen 2 kupada final oynayıp, bir tanesini müzesine götürmüş takımdır.!!
© copyright 2005 - 2026