bugün

iki şeyin birbirleriyle aynı değerde olmaları... eşdeğerlilik, özellikle fizik ve ekonomide önemli yasalara temel olmuştur. fizikçi albert einstein'in yerçekimi ve süredurumun eşdeğerliliği ilkesi genel bağıntılılık kuramının temelidir. bu ilke ivme, geri tepme, merkezkaç gibi güçlerin meydana getirdiği devimlerin birbirlerinden ayrılamayacağını saptar. örneğin bir uçakta, pike inişinden sonra yukarı çıkmanın verdiği duyguyla yüksek hızda dönüş yapmanın verdiği duygu eşdeğerlidir. bu iki devimi, örneğin kapalı bir oda içinde gerçekleştiren gözlemci, birbirinden ayıramaz. marx öncesi eknomiye göre de değiştirme olayının yasası eşdeğerlerin değiştirilmesiiydi. bu yasaya göre işçi de emeğini değiştirerek emeğinin eşdeğerini ücret adıyla almış oluyordu. karl marx, bu anlayışın kökten yanlışlığını ırtaya koymuştur. bundan başka marx, aynı iş süresinde yapılan iki ürünü birbirleriyle eşdeğerli sanan proudhon'un büyük yanılgısını da göstermiştir. a'nın iki saatte yaptığı işe b'ni iki saatte yapığı iş birbirleriyle eşdeğerli değildir. çünkü bunlar ne güç ne de yetenek bakımlarından birbirleriyle eşittirler. bir ürünün değerinin ölçüsü ortalama sosyal emek'tir. değiştirme değeri bakımından eşdeğerlilik, ürünün kapsadığı insan emeğinin niceliğidir ama bu insanın emeği a'nın ya da b'nin emeği değil, ortalama sosyal emek'tir.

(bkz: genel bağıntılılık kuramı)
(bkz: değer)
(bkz: emek)
(bkz: emekgücü)
(bkz: artık-değer)
(bkz: sosyal emek)
(bkz: ortalama)
(bkz: eşdeğer)
© copyright 2005 - 2026