bugün
- sabah bi kalktın kadınsın napardın20
- 500 ve 1000 tl lik banknotların çıkmama nedeni2
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl18
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- freddy krueger ı oynayabilecek türk aktör2
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması13
- kasiyer kıza nasıl açılırım11
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- velvet47
- yaşlı kadın yuzırlar10
- en kibirli yuzır11
- gaylik alametleri8
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak7
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek12
- habire1239
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı2
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- friedrich hegel la bi cay icek10
- ulaşamadığı kadına mundar demek5
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- yeni parti25
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- velvet vs nervio24
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- nervio19
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- özgünlüğün faydasız olması6
- sabah gece yazdıklarından utanmak5
- hoşlanılan kızın buluşmaya opel tigra ile gelmesi4
- 50 yıllık yuzır5
- her kadının hoşuna gidecek şey4
- uludağ sözlük magazin servisi5
- bıyığımı alsam ben var'ya diyen kız4
- g'i l d'e d l'i l y16
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- ruh hastası sapık yazarlar5
- kezoyu delirtmek5
- duvara işeyerek sevgilinin ismini yazmak4
- anadolu insanının anlatıldığı kadar saf olmaması5
- ormanda gezerken baygın bir bayanla karşılaşmak4
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- merak ediyorsan yaz7
- puura10
- kezonova4
- adolf hitlerin adamın dibi olması9
- kaçak elektrik tüketimi yüzde 94 olan bölge9
- türklerden nefret etme nedenleri5
- true yahudi mi10
Asil fotografci dedigin boyle olur, boyle olur, boyle olur.
1966 Malatya doğumlu.
1990 Yılından beri Anamur'da yaşıyor.
i.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Mezunu ve aynı fakültenin fotoğrafçılık derneği kurucularından. istanbul'da yaşadığı yıllarda iFSAK üyesiydi.
Şimdi Mersin Fotoğraf Derneği Üyesi.
Konularının özünü insan ve doğa oluşturmakla birlikte içinde espri olan anları fotoğraflamayı seviyor.
Doğru zaman, doğru yer, doğru ışık üçlüsünü yakaladığında içine cam negatif yerleştirilmiş ve önüne iğne ile delik açılmış karton kutu ile çekilen fotoğrafın bile milyarlık aletleri sollayabileceğini biliyor.
Yaptigi calismalar cok etkileyici hicbir dunya kulunun onun calismalarindan etkilenmeyecegini sanmiyorum. Ne bir fotoshop ne bir susleme allama pullama yoktur fotograflarinda, ki buna ihtiyaci yoktur fotograflarinin.
ERdal Kinaci nin fotograflari sizinle adeta konusur, modelleri size hikayelerini anlatir. Galeresi hic bir galeriye benzemez ustad odur.
http://erdalkinaci.deviantart.com/
http://www.fotokritik.com/kullanici/erdalkinaci
http://www.fotograf.net/ErdalKinaci/
Note: MEhmet Turgut' bey in calismalarini begenenler anlamazlar ne demek istedigimi.
1966 Malatya doğumlu.
1990 Yılından beri Anamur'da yaşıyor.
i.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Mezunu ve aynı fakültenin fotoğrafçılık derneği kurucularından. istanbul'da yaşadığı yıllarda iFSAK üyesiydi.
Şimdi Mersin Fotoğraf Derneği Üyesi.
Konularının özünü insan ve doğa oluşturmakla birlikte içinde espri olan anları fotoğraflamayı seviyor.
Doğru zaman, doğru yer, doğru ışık üçlüsünü yakaladığında içine cam negatif yerleştirilmiş ve önüne iğne ile delik açılmış karton kutu ile çekilen fotoğrafın bile milyarlık aletleri sollayabileceğini biliyor.
Yaptigi calismalar cok etkileyici hicbir dunya kulunun onun calismalarindan etkilenmeyecegini sanmiyorum. Ne bir fotoshop ne bir susleme allama pullama yoktur fotograflarinda, ki buna ihtiyaci yoktur fotograflarinin.
ERdal Kinaci nin fotograflari sizinle adeta konusur, modelleri size hikayelerini anlatir. Galeresi hic bir galeriye benzemez ustad odur.
http://erdalkinaci.deviantart.com/
http://www.fotokritik.com/kullanici/erdalkinaci
http://www.fotograf.net/ErdalKinaci/
Note: MEhmet Turgut' bey in calismalarini begenenler anlamazlar ne demek istedigimi.
beyin tokatlama uğraşında rüstem batum'u rampada sollamış fotoğrafçı!
gözünün bebeğine sağlık be adam.
gözünün bebeğine sağlık be adam.
mehmet turgut'la kıyaslanmaması gereken fotografcıdır zira ikiside ayrı yolların adamıdır. bunları tokuşturmak, cok pahalı bır forvetle cok pahalı bır oyunkurucuyu karşılaştırmak gibiolur. sonuç vermez.
dediğimgibi ikisinin kulvarları farklıdır biri studyoda çalışmayı sever diğeri doğallığı sever.
genelevlerde bulduğu tipler cok ilginçtir.
birde ,erdal üsdata sormuşlar bunları nasıl soyunduruyorsun diye...
oda cevap vermiş:"soyun diyorum soyunuyor.* *
dediğimgibi ikisinin kulvarları farklıdır biri studyoda çalışmayı sever diğeri doğallığı sever.
genelevlerde bulduğu tipler cok ilginçtir.
birde ,erdal üsdata sormuşlar bunları nasıl soyunduruyorsun diye...
oda cevap vermiş:"soyun diyorum soyunuyor.* *
yol üstü kerhanelerini ele aldığı bedeninden vazgeçen kadınlar adlı projesi, 5 haziran tarihli tempo dergisinde "gir-geç evleri" başlığıyla kapak konusu edilmiş fotoğrafçı.
kendisi hakkında açılan dava sonrasında büyük üzüntü yaşamış ve üzüntüsünü şu dizelerle dile getirmiş usta fotoğrafçı...
"Cebinde iki ayrı not taşıyacaksın..."
"Birinde -dünyanın merkezi sensin- diğerinde -bir hiçsin- yazacak. Kendini bulunmaz Hint kumaşı sanmaya başladığında ikincisini, yaşadığın hayattan zevk almamaya başladığında ise birinci notu okuyacaksın... Okul zamanlarında branş konularından çok hayat dersleri vermesi ile ünlü, bilge öğretmenimizin hemen her derste tekrarladığı sözler bunlar. Son zamanlarda cebimde taşıdığım, üzerinde -Dünyanın merkezi sensin- yazan notu sıkça çıkarıp okuma ihtiyacı hissediyorum. Yaşamdan zevk almamayı bırakın en az yaşam kadar önem verdiğim, hatta yaşamımı sürdürmek için amaç edindiğim fotoğrafa sırt çevirdim. Gözüm gibi sevdiğim o mucize makineleri görmek bile istemiyorum."
"Söz verdiğim için kaleme almaya çalıştığım bu yazı, şu an için ıstıraptan başka bir şey vermiyor. Okuyana da bir şey vermeyeceğinin farkındayım. Bir zamandan beri (olağanaltı hal bölgesi) elbisesini giyen, yaşadığım (yalnız fakat güzel) ülkede, ne yazık ki hak-hukuk-adalet gibi kavramlara olan inancımı yitirdim. ’Fotoğraftan dolayı linç olur mu’ sorusunun cevabını alıyorum. Bu metni sayfa editörünün dışında kimsenin okuyacağını sanmıyorum. Fakat yanılıyorsam ve buraya kadar vakit ayırıp okuyan olursa merak edeceğini de biliyorum.
Üzgünüm, fotoğraftan dolayı linç olur mu? Sorusunun cevabını size ben vermeyeceğim. Halen devam etmekte olan o girişimi burada tekrar dillendirmeye hiç niyetim yok. Söylemek istediğim tek şey, lütfen dikkatli olun, fotoğrafı, masum bir hobi, hoşça vakit geçirmeye yarayan bir uğraş veya çeşitli siteler marifeti ile sosyalleşme aracı olarak görmeyin. Paylaştığınız tek bir kare, emek emek kurduğunuz tüm yaşantınızı bir anda değiştirmeye, hatta alt üst etmeye yetecek güçte bunu bilin ve lütfen dikkatli olun..."
haber ayrıntısı için:
(bkz: http://www.milliyet.com.t...89464&Date=03.07.2008)
"Cebinde iki ayrı not taşıyacaksın..."
"Birinde -dünyanın merkezi sensin- diğerinde -bir hiçsin- yazacak. Kendini bulunmaz Hint kumaşı sanmaya başladığında ikincisini, yaşadığın hayattan zevk almamaya başladığında ise birinci notu okuyacaksın... Okul zamanlarında branş konularından çok hayat dersleri vermesi ile ünlü, bilge öğretmenimizin hemen her derste tekrarladığı sözler bunlar. Son zamanlarda cebimde taşıdığım, üzerinde -Dünyanın merkezi sensin- yazan notu sıkça çıkarıp okuma ihtiyacı hissediyorum. Yaşamdan zevk almamayı bırakın en az yaşam kadar önem verdiğim, hatta yaşamımı sürdürmek için amaç edindiğim fotoğrafa sırt çevirdim. Gözüm gibi sevdiğim o mucize makineleri görmek bile istemiyorum."
"Söz verdiğim için kaleme almaya çalıştığım bu yazı, şu an için ıstıraptan başka bir şey vermiyor. Okuyana da bir şey vermeyeceğinin farkındayım. Bir zamandan beri (olağanaltı hal bölgesi) elbisesini giyen, yaşadığım (yalnız fakat güzel) ülkede, ne yazık ki hak-hukuk-adalet gibi kavramlara olan inancımı yitirdim. ’Fotoğraftan dolayı linç olur mu’ sorusunun cevabını alıyorum. Bu metni sayfa editörünün dışında kimsenin okuyacağını sanmıyorum. Fakat yanılıyorsam ve buraya kadar vakit ayırıp okuyan olursa merak edeceğini de biliyorum.
Üzgünüm, fotoğraftan dolayı linç olur mu? Sorusunun cevabını size ben vermeyeceğim. Halen devam etmekte olan o girişimi burada tekrar dillendirmeye hiç niyetim yok. Söylemek istediğim tek şey, lütfen dikkatli olun, fotoğrafı, masum bir hobi, hoşça vakit geçirmeye yarayan bir uğraş veya çeşitli siteler marifeti ile sosyalleşme aracı olarak görmeyin. Paylaştığınız tek bir kare, emek emek kurduğunuz tüm yaşantınızı bir anda değiştirmeye, hatta alt üst etmeye yetecek güçte bunu bilin ve lütfen dikkatli olun..."
haber ayrıntısı için:
(bkz: http://www.milliyet.com.t...89464&Date=03.07.2008)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar