bugün
- uludağ sözlük en popüler yazarını seçiyor10
- sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görsel9
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz35
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili7
- 12 eylül 2026 suudi arabistanın vurulması8
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri32
- kaka yaparken dünyayı kurtarma planı yapmak6
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı33
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması14
- insan olmaya ceyrek kala16
- her ilde üniversite kurulması5
- kızlar bakar mısınız8
- zeynep bastık'ın beyaz külodu3
- hakaret etmek7
- orta doğu da 4 tane ulus devlet var3
- geçmişe takılıp kalmak8
- motorin7
- islamda namaz yoktur10
- akp mhp apo ittifakı3
- boyumun 2 cm kısalması25
- chp'nin dünyayı güzelleştireceğine inanmak5
- ayni anda birden fazla kadinla kesismek3
- çok sıkıcısınız3
- geceye bir şiir bırak4
- lise okumadan üniversite mezunu olmak4
- ibne c4
- yaşar dinleyen erkek10
- ev yapımı cezerye5
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım12
- kombinlerin efendisi6
- rastgele sayı üretimi3
- sözlükte kadın nüfusunun artması5
- nişantaşı nda 36 lı tuvalet kağıdıyla yürümek5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- kabul görme arzusu2
- güzel olmak suç mu2
- portakallı revani6
- benkimki9
- eski sevgiliyle bakkalda karşılaşmak3
- boğaz ağrısı2
- geceye bir şarkı bırak2
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- brt363
- sivas katliam ını yapan orospu çocukları3
- ortadoğudaki tüm sorunların çözümü2
- kızların kombinleri ile ilgilenmeyen yazarlar3
- lan birak ayak yapmayi2
- 0 0 719
- ruhi çenet10
- opel4
çok sevip ulaşmadığım kadın, dolayısıyla içimi karartan başlık şeysi.
(bkz: bu gözler bunu görmeyeydi).
(bkz: bu gözler bunu görmeyeydi).
mustafa Topaloğlunun 1986 da çıkan albümü.
2 milyon kopya satış rakamına sahiptir ve sanatçının en çok satan albümüdür.
2 milyon kopya satış rakamına sahiptir ve sanatçının en çok satan albümüdür.
bir kadın ismi. ateşli olurlar genelde. benim ''hall of fame'' de üç tane birden olması tesadüf olmamalı.
2008 yazıydı. o zamanlar daha 7. sınıf bitmiş 8 e geçmiştim. Antalya'ya Belek e abimin yanına gitmiştim ilk defa. zaten ondan sonra fırsat bulduğum her yaz Antalya'ya gitmeye başladım ve her yıl giderim. abimin bir komşusu vardı karı koca ve bir tane kızları.
emine... saçları Antalya sıcağından yanmışlık ve kumrallık taşıyan, yüzünde hep utandığı ve onu çirkin gösterdiğini düşündüğü ama çok sevdiğim ve ona çok yakışan çiller ve hep saçına değilde bileğine taktığı yeşil tokası. annesi saçına taksın diye verirdi ama o da hırçındı belliki benim gibi. zaten insanın o yaşlarda hırçın olmaması mümkün mü? bir gün saçını örmüştü ve bileğine ait olan yeşil tokayı saçına takmıştı. ilk o gün örülü saçtan nefret etmeye başladım. birdaha da sevemedim zaten. şu an bile yüzünü çok net hatırlıyorum. aradan o kadar yıl geçmesine rağmen nasıl hâlâ böyle hatırladığıma şaşırarak.
çok bir şey yaşamadık onla bir iki kere el ele tutuşmuşluk haricinde. ama o tutuşmalar yok mu en ateşli sevişmelerden daha kuvvetli kalbim göğüs kafesimi yumruklardı. sonra el mecbur döndüm eve. dönerken üzülmüştü hatırlıyorum ama ben hiç üzgün gibi davranmadım. hatta o kadar abarttım ki bu numarayı gidiyorsun diye demek çok mutlusun diye trip atmıştı. o zamanlar Facebook filan hak getire. msn vardı. msn adresini aldım ama ne bende bilgisayar var ne onda. iletişim imkansıza yakın. zaten yanlış almışım galiba.
hiç unutmadım onu ve beni unutmuş olmamasını diledim. 6 yıl sonra beni Facebooktan buldu. kız arkadaşımdan ayrılıp salya sümük ağladığım gecenin ertesi gününde. hayatın böyle trajikomik zamanlamaları oluyor ama ne yazık ki çok uzun uzadıya konuşamadık ve ortaya çıktığı gibi tekrar kayboldu.
artık ne zaman Antalya'ya gitsem atlarım bisikletime abimin eski yaşadığı Emine'nin hâlâ orada yaşadığını umduğum evin önüne gider bisikletle bir iki tur atar geri dönerim. neden gidiyorum, ne bulmayı umuyorum, birşeyler bulsam, onunla yüz yüze gelsem ne derim bilmiyorum ama yine gidiyorum. bilmiyorum. mutluluk o kadar kıymetli ve güzel ki mutlu olduğun anları düşünmek bile insanı mutlu ediyor. buda böyle saçma sapan bir hikaye işte.
emine... saçları Antalya sıcağından yanmışlık ve kumrallık taşıyan, yüzünde hep utandığı ve onu çirkin gösterdiğini düşündüğü ama çok sevdiğim ve ona çok yakışan çiller ve hep saçına değilde bileğine taktığı yeşil tokası. annesi saçına taksın diye verirdi ama o da hırçındı belliki benim gibi. zaten insanın o yaşlarda hırçın olmaması mümkün mü? bir gün saçını örmüştü ve bileğine ait olan yeşil tokayı saçına takmıştı. ilk o gün örülü saçtan nefret etmeye başladım. birdaha da sevemedim zaten. şu an bile yüzünü çok net hatırlıyorum. aradan o kadar yıl geçmesine rağmen nasıl hâlâ böyle hatırladığıma şaşırarak.
çok bir şey yaşamadık onla bir iki kere el ele tutuşmuşluk haricinde. ama o tutuşmalar yok mu en ateşli sevişmelerden daha kuvvetli kalbim göğüs kafesimi yumruklardı. sonra el mecbur döndüm eve. dönerken üzülmüştü hatırlıyorum ama ben hiç üzgün gibi davranmadım. hatta o kadar abarttım ki bu numarayı gidiyorsun diye demek çok mutlusun diye trip atmıştı. o zamanlar Facebook filan hak getire. msn vardı. msn adresini aldım ama ne bende bilgisayar var ne onda. iletişim imkansıza yakın. zaten yanlış almışım galiba.
hiç unutmadım onu ve beni unutmuş olmamasını diledim. 6 yıl sonra beni Facebooktan buldu. kız arkadaşımdan ayrılıp salya sümük ağladığım gecenin ertesi gününde. hayatın böyle trajikomik zamanlamaları oluyor ama ne yazık ki çok uzun uzadıya konuşamadık ve ortaya çıktığı gibi tekrar kayboldu.
artık ne zaman Antalya'ya gitsem atlarım bisikletime abimin eski yaşadığı Emine'nin hâlâ orada yaşadığını umduğum evin önüne gider bisikletle bir iki tur atar geri dönerim. neden gidiyorum, ne bulmayı umuyorum, birşeyler bulsam, onunla yüz yüze gelsem ne derim bilmiyorum ama yine gidiyorum. bilmiyorum. mutluluk o kadar kıymetli ve güzel ki mutlu olduğun anları düşünmek bile insanı mutlu ediyor. buda böyle saçma sapan bir hikaye işte.
Eski sevgilimdi, bahtı açık olsun.
https://www.youtube.com/watch?v=HEI7h_tDVh4
blues lan aslında...arabeskblues...
zikmişim ibrahim datlısesi de... hatunlardan falan ayrıldıktan sonraki depresif içmelerde dinlenebilir.
blues lan aslında...arabeskblues...
zikmişim ibrahim datlısesi de... hatunlardan falan ayrıldıktan sonraki depresif içmelerde dinlenebilir.
güvenilir anlamına gelen emin'den türetilmiştir.
(bkz: eminem)
güvenilir anlamına gelen emin'den türetilmiştir.
emin isminin bayan versiyonu.
parmağında yüzükler kolunda bilezikler olan dişi.
bardaki sarı piç kedinin adı. valla manyaklar hayvana bu adı uygun görmüş. emine emine diye peşinde koşturup duruyorlar kedinin.
iki kardeş varmış. Birlikte ekip bicerlermis. Hasat zamanı sırayla haklarını alıp harmana gotururlermis. Küçük kardeş demiş ki abim evli, çoluğu çocuğu var. Ona biraz fazla koyayım. Abi de demiş ki, kardeşim bekar, daha ev kuracak ona biraz fazla koyayım. Sırayla bir birlerine habersizce eklemişler. Nasıl bir bereket ise sabaha kadar çuvallar bitmemiş. Sonra iki kardeşin 1 milyon dolardan fazla parası olmuş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar