bugün
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez20
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir8
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı4
- cennetten düşerken canın yandı mı3
- forlove19 sorunsalı3
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak8
- am ile pm yi karıştırmak5
- mehdiye inanıyor musunuz3
- sessizliğin artık korkutmaması2
- eve girildiğinde ilk yapılan şeyler5
- kale3112 nickli sözlük yazarı2
- aylık 403 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- renault modus2
- the odyssey6
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak10
- kanlı gözlerle aynaya bakmak2
- manifest grubu vs tarkan16
- islam düşmanlarına bir soru3
- huzur7
- nissan skyline r342
- çorumda konser için müzik grubu öner7
- kaldırım taşını yastık yapmak2
- iş yerinde sıkıntıdan patlamak2
- eren kaşıkçı2
- balerion3
- sözlük kızlarının kekleri11
- yine çok fena burnum kanadı5
- 29 07 26 kusadasi dktt konseri2
- yeni parti50
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor11
- çin üretimi elektrikli arabalar2
- nissan silvia2
- 27 temmuz 2026 galatasaray venezia maçı4
- korkusuz korkak4
- ankara2
- muğla daki orman yangını2
- uzaylıların dünyayı işgal edip köleleştirmesi2
- bana onu sormayin5
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- parcalandim toparlanamiyorum4
- hikayeyi devam ettir54
- ona bir şey söyle8
- korkusuz korkak filmindeki gaddar kerim3
- kıyafet alışverişi6
- askeri ücretle evlenebilir mi7
- tayyip'e oy vermeyenlerin mal mı olması2
- yeğen2
- temmuz sonu olup hala tatile gidememek6
çok sevip ulaşmadığım kadın, dolayısıyla içimi karartan başlık şeysi.
(bkz: bu gözler bunu görmeyeydi).
(bkz: bu gözler bunu görmeyeydi).
mustafa Topaloğlunun 1986 da çıkan albümü.
2 milyon kopya satış rakamına sahiptir ve sanatçının en çok satan albümüdür.
2 milyon kopya satış rakamına sahiptir ve sanatçının en çok satan albümüdür.
bir kadın ismi. ateşli olurlar genelde. benim ''hall of fame'' de üç tane birden olması tesadüf olmamalı.
2008 yazıydı. o zamanlar daha 7. sınıf bitmiş 8 e geçmiştim. Antalya'ya Belek e abimin yanına gitmiştim ilk defa. zaten ondan sonra fırsat bulduğum her yaz Antalya'ya gitmeye başladım ve her yıl giderim. abimin bir komşusu vardı karı koca ve bir tane kızları.
emine... saçları Antalya sıcağından yanmışlık ve kumrallık taşıyan, yüzünde hep utandığı ve onu çirkin gösterdiğini düşündüğü ama çok sevdiğim ve ona çok yakışan çiller ve hep saçına değilde bileğine taktığı yeşil tokası. annesi saçına taksın diye verirdi ama o da hırçındı belliki benim gibi. zaten insanın o yaşlarda hırçın olmaması mümkün mü? bir gün saçını örmüştü ve bileğine ait olan yeşil tokayı saçına takmıştı. ilk o gün örülü saçtan nefret etmeye başladım. birdaha da sevemedim zaten. şu an bile yüzünü çok net hatırlıyorum. aradan o kadar yıl geçmesine rağmen nasıl hâlâ böyle hatırladığıma şaşırarak.
çok bir şey yaşamadık onla bir iki kere el ele tutuşmuşluk haricinde. ama o tutuşmalar yok mu en ateşli sevişmelerden daha kuvvetli kalbim göğüs kafesimi yumruklardı. sonra el mecbur döndüm eve. dönerken üzülmüştü hatırlıyorum ama ben hiç üzgün gibi davranmadım. hatta o kadar abarttım ki bu numarayı gidiyorsun diye demek çok mutlusun diye trip atmıştı. o zamanlar Facebook filan hak getire. msn vardı. msn adresini aldım ama ne bende bilgisayar var ne onda. iletişim imkansıza yakın. zaten yanlış almışım galiba.
hiç unutmadım onu ve beni unutmuş olmamasını diledim. 6 yıl sonra beni Facebooktan buldu. kız arkadaşımdan ayrılıp salya sümük ağladığım gecenin ertesi gününde. hayatın böyle trajikomik zamanlamaları oluyor ama ne yazık ki çok uzun uzadıya konuşamadık ve ortaya çıktığı gibi tekrar kayboldu.
artık ne zaman Antalya'ya gitsem atlarım bisikletime abimin eski yaşadığı Emine'nin hâlâ orada yaşadığını umduğum evin önüne gider bisikletle bir iki tur atar geri dönerim. neden gidiyorum, ne bulmayı umuyorum, birşeyler bulsam, onunla yüz yüze gelsem ne derim bilmiyorum ama yine gidiyorum. bilmiyorum. mutluluk o kadar kıymetli ve güzel ki mutlu olduğun anları düşünmek bile insanı mutlu ediyor. buda böyle saçma sapan bir hikaye işte.
emine... saçları Antalya sıcağından yanmışlık ve kumrallık taşıyan, yüzünde hep utandığı ve onu çirkin gösterdiğini düşündüğü ama çok sevdiğim ve ona çok yakışan çiller ve hep saçına değilde bileğine taktığı yeşil tokası. annesi saçına taksın diye verirdi ama o da hırçındı belliki benim gibi. zaten insanın o yaşlarda hırçın olmaması mümkün mü? bir gün saçını örmüştü ve bileğine ait olan yeşil tokayı saçına takmıştı. ilk o gün örülü saçtan nefret etmeye başladım. birdaha da sevemedim zaten. şu an bile yüzünü çok net hatırlıyorum. aradan o kadar yıl geçmesine rağmen nasıl hâlâ böyle hatırladığıma şaşırarak.
çok bir şey yaşamadık onla bir iki kere el ele tutuşmuşluk haricinde. ama o tutuşmalar yok mu en ateşli sevişmelerden daha kuvvetli kalbim göğüs kafesimi yumruklardı. sonra el mecbur döndüm eve. dönerken üzülmüştü hatırlıyorum ama ben hiç üzgün gibi davranmadım. hatta o kadar abarttım ki bu numarayı gidiyorsun diye demek çok mutlusun diye trip atmıştı. o zamanlar Facebook filan hak getire. msn vardı. msn adresini aldım ama ne bende bilgisayar var ne onda. iletişim imkansıza yakın. zaten yanlış almışım galiba.
hiç unutmadım onu ve beni unutmuş olmamasını diledim. 6 yıl sonra beni Facebooktan buldu. kız arkadaşımdan ayrılıp salya sümük ağladığım gecenin ertesi gününde. hayatın böyle trajikomik zamanlamaları oluyor ama ne yazık ki çok uzun uzadıya konuşamadık ve ortaya çıktığı gibi tekrar kayboldu.
artık ne zaman Antalya'ya gitsem atlarım bisikletime abimin eski yaşadığı Emine'nin hâlâ orada yaşadığını umduğum evin önüne gider bisikletle bir iki tur atar geri dönerim. neden gidiyorum, ne bulmayı umuyorum, birşeyler bulsam, onunla yüz yüze gelsem ne derim bilmiyorum ama yine gidiyorum. bilmiyorum. mutluluk o kadar kıymetli ve güzel ki mutlu olduğun anları düşünmek bile insanı mutlu ediyor. buda böyle saçma sapan bir hikaye işte.
Eski sevgilimdi, bahtı açık olsun.
https://www.youtube.com/watch?v=HEI7h_tDVh4
blues lan aslında...arabeskblues...
zikmişim ibrahim datlısesi de... hatunlardan falan ayrıldıktan sonraki depresif içmelerde dinlenebilir.
blues lan aslında...arabeskblues...
zikmişim ibrahim datlısesi de... hatunlardan falan ayrıldıktan sonraki depresif içmelerde dinlenebilir.
güvenilir anlamına gelen emin'den türetilmiştir.
(bkz: eminem)
güvenilir anlamına gelen emin'den türetilmiştir.
emin isminin bayan versiyonu.
parmağında yüzükler kolunda bilezikler olan dişi.
bardaki sarı piç kedinin adı. valla manyaklar hayvana bu adı uygun görmüş. emine emine diye peşinde koşturup duruyorlar kedinin.
iki kardeş varmış. Birlikte ekip bicerlermis. Hasat zamanı sırayla haklarını alıp harmana gotururlermis. Küçük kardeş demiş ki abim evli, çoluğu çocuğu var. Ona biraz fazla koyayım. Abi de demiş ki, kardeşim bekar, daha ev kuracak ona biraz fazla koyayım. Sırayla bir birlerine habersizce eklemişler. Nasıl bir bereket ise sabaha kadar çuvallar bitmemiş. Sonra iki kardeşin 1 milyon dolardan fazla parası olmuş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar