bugün
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- kendini değersizleştiren insan5
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- velvet25
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım8
- mor semsiyeli yabanci8
- amedspor3
- dünyanın en değerli şeyi5
- evliliğin anlamı13
- bronzlaşma2
- spotify blend list yapmak istenilen yazarlar5
- o kızdan uzak dur diyen erkek2
- yoğurt mayalamasını bilen erkek6
- akide şekeri yiyip radyo dinlemek5
- bacak uzun gözüksün diye kiçi açıkta birakmak2
- sizi her yerden izleyebilen yapay zeka2
- nude var mı3
- the crow2
- kürtsüz türkiye11
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- evde yoğurt yapmak5
- türk ile kürt'ü rakip sanmak5
- bütün gece sokaklarda seri katilin izini sürmek5
- çoluk çocuk işler peşinde koşan tipler3
- zorunlu eğitim7
- bana onu sormayin7
- halife olacağım7
- beyazconverse nickli yazar erkek mi5
- ismet gürbüz8
- neden bu kadar yakışıklıyım2
- anın görüntüsü33
- sözlük yetkilisi2
- her şeyden anlayan adam edası5
- mehdi cennet vatanda3
- selahattin eyyubi türktü4
- eskiden hayalini kurduğunuz2
- türkiye türklerin ve kendini türk hissedenleridir7
- yazarların bu seneki tatil yeri tercihi8
- unfollow2
- fenerbahçe15
- hilafet gelsin mi6
- peugeot 404 ile total benzinliğine girmek2
- arabaları yan yana park edip öpüşmek2
- zafer ve iyi partinin ortak adayı mansur yavaş8
- 2000 yıl önce doğsan ne olurdun2
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı19
- ülkücülük vs atsızcılık vs atatürkçülük7
- tarım teknolojisinin gerekliliği2
tıp eğitimini Çukurova Üniversitesi'nde(1979-1985), Uzmanlık Eğitimini Gazi Üniversitesi'nde(1985-1993) yapan, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı doçent doktorudur.
Dr. Emin Ersoy'un ilgilendiği klinik alanlar; gastrointestinal sistem tanısal endoskopisi, endoskopik cerrahi ve laparoskopik cerrahidir. Dr. Ersoy, 1996 yılında National University of Singapur'da laparoskopik cerrahi alanında çalışmıştır. 1998'de European Surgical Institute, Hamburg, Almanya'da "Advanced Laparoscopic Techniques" kurslarına katılmıştır.
ayrıca, karaciğer travmaları konusunda deneysel çalışmaları mevcuttur.
Dr. Emin Ersoy'un ilgilendiği klinik alanlar; gastrointestinal sistem tanısal endoskopisi, endoskopik cerrahi ve laparoskopik cerrahidir. Dr. Ersoy, 1996 yılında National University of Singapur'da laparoskopik cerrahi alanında çalışmıştır. 1998'de European Surgical Institute, Hamburg, Almanya'da "Advanced Laparoscopic Techniques" kurslarına katılmıştır.
ayrıca, karaciğer travmaları konusunda deneysel çalışmaları mevcuttur.
istiklal marşımızın şairi mehmet akif ersoy'un hayatını sokaklarda geçirmiş, yoksul ve sefil bir hayat sürerek acı içinde vefat etmiş oğludur. polis kayıtlarında "kimsesiz" olarak geçmiştir.
çetin altan'ın anılarından;
--spoiler--
"1961, yahut 62'ydi. milliyet'teki odama, odacı bayram girdi.
-sizi biri görmek istiyor, dedi.
-buyursun
içeri traşı uzamış, üstü başı bakımsız, yaşlıca, çelimsiz bir adam girdi. hafif bükük bir boyunla:
- bendeniz, dedi, mehmet akif'in oğluyum.
bir anda ne olduğumu şaşırdım ve nasıl şaşırdım bilemezsiniz.
eski bir dostluk havası yaratmak istercesine:
- oooo buyurun buyurun, nasılsınız? türünden bir yakınlık göstermeye çalıştım.
o tavrını bozmadı:
- rahatsız etmeyeyim, dedi. sizden ufak bir yardım rica etmeye gelmiştim.
gökler mi tepeme yıkıldı; yer mi yarıldı da, ben mi yerin dibine geçtim; doğrusu fena allak bullak oldum…
tek yapabildiğim şeyi yaptım, cüzdanımı çıkarıp uzattım.
o, boynu bükük boyunla:
- siz ne münasip görürseniz, dedi.
cinnet cehennemlerinin tüm yıldırımları düşüyordu yüreğime"
--spoiler--
tüm bunların sebebi babasının bu vatanı gerçek anlamda sevmesi, istiklal marşı'nı yazdığı için kazandığı ödülü yine devlete bağışlaması mı acaba?
bülent ersoy'lar, muazzez ersoy'lar para içinde yüzdüğü bir ülkede neden mehmet akif ersoy'un oğlu olarak doğar ki insanlar?.
çetin altan'ın anılarından;
--spoiler--
"1961, yahut 62'ydi. milliyet'teki odama, odacı bayram girdi.
-sizi biri görmek istiyor, dedi.
-buyursun
içeri traşı uzamış, üstü başı bakımsız, yaşlıca, çelimsiz bir adam girdi. hafif bükük bir boyunla:
- bendeniz, dedi, mehmet akif'in oğluyum.
bir anda ne olduğumu şaşırdım ve nasıl şaşırdım bilemezsiniz.
eski bir dostluk havası yaratmak istercesine:
- oooo buyurun buyurun, nasılsınız? türünden bir yakınlık göstermeye çalıştım.
o tavrını bozmadı:
- rahatsız etmeyeyim, dedi. sizden ufak bir yardım rica etmeye gelmiştim.
gökler mi tepeme yıkıldı; yer mi yarıldı da, ben mi yerin dibine geçtim; doğrusu fena allak bullak oldum…
tek yapabildiğim şeyi yaptım, cüzdanımı çıkarıp uzattım.
o, boynu bükük boyunla:
- siz ne münasip görürseniz, dedi.
cinnet cehennemlerinin tüm yıldırımları düşüyordu yüreğime"
--spoiler--
tüm bunların sebebi babasının bu vatanı gerçek anlamda sevmesi, istiklal marşı'nı yazdığı için kazandığı ödülü yine devlete bağışlaması mı acaba?
bülent ersoy'lar, muazzez ersoy'lar para içinde yüzdüğü bir ülkede neden mehmet akif ersoy'un oğlu olarak doğar ki insanlar?.
ismet inönü'nün çocuklarına ömür boyu maaş bağlayan devletimizi, mehmet akif'in çocuklarını çöp bidonlarında ölü bulmuştur. bazen devlete isyan edip sağa sola molotof atmak geliyo içimden amk.. bu ne kara düzen böyle?
--spoiler--
durun bakalım neyimiz varmış gibilerden cüzdanı açtım; içinde ne varsa çıkardım, fazla bir şey de yoktu. bir iki adım attı. sanırım sadece bir 10, yahut 20 lira aldı. çok çok teşekkür ederim, rahatsız ettim. dedi ve çıktı. aradan bir ay geçti geçmedi; gazetelerde küçük bir haber ilişti gözüme
beşiktaştaki çöp bidonlarından birinde mehmet akifin oğlunun ölüsü bulunmuştu.
--spoiler--
çetin altandan alıntıdır...
--spoiler--
durun bakalım neyimiz varmış gibilerden cüzdanı açtım; içinde ne varsa çıkardım, fazla bir şey de yoktu. bir iki adım attı. sanırım sadece bir 10, yahut 20 lira aldı. çok çok teşekkür ederim, rahatsız ettim. dedi ve çıktı. aradan bir ay geçti geçmedi; gazetelerde küçük bir haber ilişti gözüme
beşiktaştaki çöp bidonlarından birinde mehmet akifin oğlunun ölüsü bulunmuştu.
--spoiler--
çetin altandan alıntıdır...
Yüreğim yandı.
görsel
görsel
1966 sonları, bir öğle sonrası odamdayım. "Sizi biri görmek istiyor" dediler. 'Buyursun' dedim. içeri tıraşı uzamış, üstü başı bakımsız, yaşlıca, çelimsiz bir adam girdi. Hazırolu andıran bir duruş ve hafif bükük bir boyunla; "BENDENiZ MEHMET AKiF'in OĞLUYUM" dedi.
Bir anda ne olduğumu şaşırdım. Nasıl şaşırdım bilemezsiniz. Eski bir dostluk havası yaratmak istercesine; "Oooo buyurun buyurun, nasılsınız?" türünden bir yakınlık göstermeye çalıştım.
Fakat O, tavrını bozmadı; "RAHATSIZ ETMEYEYiM, SiZDEN UFAK BiR YARDIM RiCA EETMEYE GELMiŞTiM" dedi.
Gökler mi tepeme yıkıldı, yer mi yarıldı da, ben mi yerin dibine geçtim; doğrusu fena, allak bullak oldum. Ve tek yapabileceğim şeyi yaptım, cüzdanımı çıkartıp uzattım.
O, bükük boynuyla: "SiZ NE MÜNASiP GÖRÜRSENiZ" dedi. Cinnet cehennemlerinin tüm yıldırımları düşüyordu yüreğime. "Durun bakalım neyimiz varmış" gibilerden cüzdanı açtım; içinde ne varsa çıkardım, fazla bir şey de yoktu, elimde tuttum. Bir iki adım attı. Sanırım sadece bir 10, yahut 20 lira aldı. "ÇOK ÇOK TEŞEKKÜR EDERiM, RAHATSIZ ETTiM" dedi ve çıktı.
Aradan bir ay geçti geçmedi; gazetelerde küçük bir haber ilişti gözüme:
Beşiktaş’taki çöp bidonlarından birinde Mehmet Akif’in oğlunun ölüsü bulunmuştu!
Çetin Altan.
https://www.facebook.com/.../posts/10159133789319674/
https://www.indyturk.com/...01/türkiyeden-sesler/akif
görsel
görsel
1966 sonları, bir öğle sonrası odamdayım. "Sizi biri görmek istiyor" dediler. 'Buyursun' dedim. içeri tıraşı uzamış, üstü başı bakımsız, yaşlıca, çelimsiz bir adam girdi. Hazırolu andıran bir duruş ve hafif bükük bir boyunla; "BENDENiZ MEHMET AKiF'in OĞLUYUM" dedi.
Bir anda ne olduğumu şaşırdım. Nasıl şaşırdım bilemezsiniz. Eski bir dostluk havası yaratmak istercesine; "Oooo buyurun buyurun, nasılsınız?" türünden bir yakınlık göstermeye çalıştım.
Fakat O, tavrını bozmadı; "RAHATSIZ ETMEYEYiM, SiZDEN UFAK BiR YARDIM RiCA EETMEYE GELMiŞTiM" dedi.
Gökler mi tepeme yıkıldı, yer mi yarıldı da, ben mi yerin dibine geçtim; doğrusu fena, allak bullak oldum. Ve tek yapabileceğim şeyi yaptım, cüzdanımı çıkartıp uzattım.
O, bükük boynuyla: "SiZ NE MÜNASiP GÖRÜRSENiZ" dedi. Cinnet cehennemlerinin tüm yıldırımları düşüyordu yüreğime. "Durun bakalım neyimiz varmış" gibilerden cüzdanı açtım; içinde ne varsa çıkardım, fazla bir şey de yoktu, elimde tuttum. Bir iki adım attı. Sanırım sadece bir 10, yahut 20 lira aldı. "ÇOK ÇOK TEŞEKKÜR EDERiM, RAHATSIZ ETTiM" dedi ve çıktı.
Aradan bir ay geçti geçmedi; gazetelerde küçük bir haber ilişti gözüme:
Beşiktaş’taki çöp bidonlarından birinde Mehmet Akif’in oğlunun ölüsü bulunmuştu!
Çetin Altan.
https://www.facebook.com/.../posts/10159133789319674/
https://www.indyturk.com/...01/türkiyeden-sesler/akif
görsel
görsel
görsel
Mehmet akif ersoy'un oğlu emin ersoy'Un hazin öyküsü ...
https://www.indyturk.com/...azin-%C3%B6l%C3%BCm%C3%BC
https://www.cumhuriyet.co...glunu-kim-oldurdu-1147853
görsel
görsel
Mehmet akif ersoy'un oğlu emin ersoy'Un hazin öyküsü ...
https://www.indyturk.com/...azin-%C3%B6l%C3%BCm%C3%BC
https://www.cumhuriyet.co...glunu-kim-oldurdu-1147853
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar