bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- claudian clouds33
- uludağ itiraf19
- sözlük kızlarının kekleri24
- yaşanmamışların yası6
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- yazarların akşam yemekleri6
- insan ne ister5
- cok da abartmaya gerek uok6
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- en iyi vampir filmi4
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- anın görüntüsü25
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- kadınlar7
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- meriç dükalığı8
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- islamda namaz yoktur30
- true'nun engelli olması6
- en iyi kurt adam filmi3
- okan buruk9
- sevdiğiniz yazarlar8
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- sözlük yazarlarının kombinleri18
- fusya semsiyeli yabanci22
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- dantelli sütyen takan erkek12
- kürdistan10
- sarapci koala hatayi33
- allah11
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- kültür2
- ölümden korkuyor musunuz17
- kuran2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- intothenirvana2
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- günün sözü16
- intihar etmek4
- sözlük yazarlarının gerçek adları40
- tai lung8
- true ile tatlı sert3
- gary oldman2
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- the crow2
aristotelese göre eleali zenon (yaklasik olarak 490-430), düsüncenin düstügü gelismeler ögretisi anlamindaki dialektikin bulucusudur. zenon, parmenidesin bir olanin biricik gerçek varlik oldugu ögretisini, çoklugu ve hareketi varsaymanin düsünülemeyecegini, böyle bir düsüncenin çelismelere sürükleyecegini göstermeye çalismakla desteklemistir. bunu da o, çokluga ve harekete karsi ileri sürdügü pek ün salmis olan kanitlariyla yapmistir.
çoklugun olamayacagini gösteren kanitlardan birine göre: nesneler bir çokluk iseler, hem sonsuz küçük, hem de sonsuz büyüktürler. çünkü varolani böler de, bu böldügümüz parçalarin artik bölünemez noktalar oldugunu düsünürsek, bunlar büyüklügü olmayan bir hiç olurlar; bir araya getirirsek bunlari, yine olumlu bir büyüklük elde edemeyiz; büyüklügü olmayan bir seyin kendisine eklenmesiyle hiçbir sey, büyüklük bakimindan bir sey kazanmaz. bu parçalari uzamli uzayda yer kapliyorlar diye düsünürsek, çogun bir araya gelmesiyle sonsuz bir büyüklük meydana gelecektir. ikinci bir kanita göre: nesneler çok iseler, sayica hem sonlu, hem de sonsuz olurlar. sayica sonludurlar, çünkü ne kadar iseler o kadar olacaklardir, daha çok ya da daha az olamayacakladir. sayica sonsuzdurlar da nesneler, çünkü boyuna birbirlerinin sinirlarlar, böylece de kendilerini baska nesnelerden ayirirlar; bu baska nesnelerin kendileri de yine yakinlarindaki nesnelerle sinirlanirlar ve bu böyle sürüp gider. üçüncü bir kanitta zenon her sey uzaydadir deyince uzayin da bir uzay içinde bulunmasi, uzayin içinde bulundugu bu uzayin da yine bir uzayda bulunmasi gerekir diyor: bu da böylece sonsuzluga kadar gider.
hareketin gerçekligine karsi zenonun ileri sürmüs oldugu kanitlari aristotelesteb ögreniyoruz. bunlarin arasinda en çok bilineni, akhilleus ile kaplumbaga arasindaki yaris kanitidir. bu yarista, kendisinden biraz önce yola çikan kaplumbagaya akhilleus hiçbir zaman yetisemeyecektir, çünkü baslangiçtaki kaplumbaga ile kendi arasindaki mesafeyi kosmak için geçen zaman içinde kaplumbaga, az da olsa, biraz ilerlemis olacaktir. akhilleusun bir de bu araligi kosmasi gerekecektir, ama bu arada kaplumbaga, pek az da olsa, yine biraz ilerlemisti; bu böylece sonsuzluga kadar gider. bu kanitin özünü bir baska kanitta daha iyi görebiliyoruz: bir kosu pistinin sonuna hiçbir zaman ulasamazsin, çünkü pistin önce yarisini geride birakmak zorundasin, bu da böylece sonsuzluga kadar gider. sonlu bir zaman içinde sonsuz sayidaki uzay araliklari nasil geçilebilir? bir baska kanit: uçan ok durmaktadir, çünkü bu ok her anda belli bir noktada bulunacaktir; belli bir noktada bulunmak demek de durmak demektir; ama hareketin her bir aninda duruyorsa, ok , yolunun bütününde de durmaktadir. su son kanit da hareketin göreligine relatifligine dayanmaktadir: belli bir noktalar dizisi, biri durmakta olan, öteki de ters dogrultuda ilerleyen iki dizinin yanindan geçerse, ayni zaman içinde hem büyük, hem de küçük bir mesafeyi geçmis olacaktir, yani bu dizinin ayni zaman içinde çesitli hizlari olacaktir, hareketini duran ya da ters dogrultuda ilerleyen dizi le ölçüstürdügümüze göre.
zenonun bu keskin antinomialari, tabii, yalniz sunu göstermek için: varolani bir çokluk ve hareket diye düsünürsek çelismelere düseriz, öyle ise var olan ancak bir ve hareketsiz olabilir.
çoklugun olamayacagini gösteren kanitlardan birine göre: nesneler bir çokluk iseler, hem sonsuz küçük, hem de sonsuz büyüktürler. çünkü varolani böler de, bu böldügümüz parçalarin artik bölünemez noktalar oldugunu düsünürsek, bunlar büyüklügü olmayan bir hiç olurlar; bir araya getirirsek bunlari, yine olumlu bir büyüklük elde edemeyiz; büyüklügü olmayan bir seyin kendisine eklenmesiyle hiçbir sey, büyüklük bakimindan bir sey kazanmaz. bu parçalari uzamli uzayda yer kapliyorlar diye düsünürsek, çogun bir araya gelmesiyle sonsuz bir büyüklük meydana gelecektir. ikinci bir kanita göre: nesneler çok iseler, sayica hem sonlu, hem de sonsuz olurlar. sayica sonludurlar, çünkü ne kadar iseler o kadar olacaklardir, daha çok ya da daha az olamayacakladir. sayica sonsuzdurlar da nesneler, çünkü boyuna birbirlerinin sinirlarlar, böylece de kendilerini baska nesnelerden ayirirlar; bu baska nesnelerin kendileri de yine yakinlarindaki nesnelerle sinirlanirlar ve bu böyle sürüp gider. üçüncü bir kanitta zenon her sey uzaydadir deyince uzayin da bir uzay içinde bulunmasi, uzayin içinde bulundugu bu uzayin da yine bir uzayda bulunmasi gerekir diyor: bu da böylece sonsuzluga kadar gider.
hareketin gerçekligine karsi zenonun ileri sürmüs oldugu kanitlari aristotelesteb ögreniyoruz. bunlarin arasinda en çok bilineni, akhilleus ile kaplumbaga arasindaki yaris kanitidir. bu yarista, kendisinden biraz önce yola çikan kaplumbagaya akhilleus hiçbir zaman yetisemeyecektir, çünkü baslangiçtaki kaplumbaga ile kendi arasindaki mesafeyi kosmak için geçen zaman içinde kaplumbaga, az da olsa, biraz ilerlemis olacaktir. akhilleusun bir de bu araligi kosmasi gerekecektir, ama bu arada kaplumbaga, pek az da olsa, yine biraz ilerlemisti; bu böylece sonsuzluga kadar gider. bu kanitin özünü bir baska kanitta daha iyi görebiliyoruz: bir kosu pistinin sonuna hiçbir zaman ulasamazsin, çünkü pistin önce yarisini geride birakmak zorundasin, bu da böylece sonsuzluga kadar gider. sonlu bir zaman içinde sonsuz sayidaki uzay araliklari nasil geçilebilir? bir baska kanit: uçan ok durmaktadir, çünkü bu ok her anda belli bir noktada bulunacaktir; belli bir noktada bulunmak demek de durmak demektir; ama hareketin her bir aninda duruyorsa, ok , yolunun bütününde de durmaktadir. su son kanit da hareketin göreligine relatifligine dayanmaktadir: belli bir noktalar dizisi, biri durmakta olan, öteki de ters dogrultuda ilerleyen iki dizinin yanindan geçerse, ayni zaman içinde hem büyük, hem de küçük bir mesafeyi geçmis olacaktir, yani bu dizinin ayni zaman içinde çesitli hizlari olacaktir, hareketini duran ya da ters dogrultuda ilerleyen dizi le ölçüstürdügümüze göre.
zenonun bu keskin antinomialari, tabii, yalniz sunu göstermek için: varolani bir çokluk ve hareket diye düsünürsek çelismelere düseriz, öyle ise var olan ancak bir ve hareketsiz olabilir.
(bkz: zenon paradoksu)
kıbrıslı zenon ile bir akrabalığı/alakası yoktur bildiğim kadarıyla.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar