bugün
- sokakta kavga teknikleri10
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- pişisel gelişim5
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- şampuan8
- pişi yapmasını bilen sözlük kızı5
- tekne turu12
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak10
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri8
- sözlük kızlarının çok sinirli olması3
- true'nin çaylak olması7
- benkimki6
- sözlükte hissedilen femboy yazar eksikliği4
- yeni parti56
- bir yazarın zekasına hayran olmak5
- browni kek3
- pişi vs revani2
- sapık olduğu için çaylak olan insan9
- islam medeniyeti diye bir şey yoktur8
- yazarların okuduğu bölümler2
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- galatasaray3
- yapay zekanın insanları aptallaştırması4
- keki kabarmayan sözlük kızı5
- ismet gurbuz bey ismet beydir2
- nickten isim tahmini yapmak72
- spora yeni başlayacaklara tavsiyeler5
- zaman baba bay bey birader birader beydir2
- takipçi satın almak2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası32
- imam maaşları4
- gammaz çetesi9
- parlak tenli kadın2
- sibel can'a benzeyen yuzır3
- gammazlarla başı belada yazarlar3
- sıcakta bisikletle gezmek2
- t shirtü çıkarıp güneş altında yürümek2
- askeri ücretle evlenebilir mi5
- ağırlık çalışmak2
- çikolata soslu ıslak kek4
- betray me2
- aykirikadin7
- muz yiyen erkek4
- günün şiiri3
- pipizittinoğullarınd anız bilader sıkıntı mı var2
- borsa3
- haldır şaldır2
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması8
- müteahhit erkek2
tünel adıyla ayrıntı yayınları'ndan 2000 yılında yayınlanmış olan ernesto sabato romanı. kitabın arka kapak yazısı:
Yirminci yüzyılın ilk yarısında yazılmış; ama insanlık kadar eski, insanlar yaşadıkça var olacak ruh hallerinin dibine kazılan bir "tünel" bu kitap. Özdeşlik arayışı, aşk, tutku, şüphe ve cinayet... Sıradanlığın ve sanatçı ruhunun, aklın ve içgüdünün birbirine karıştığı girdaplarda soluk soluğa bir yolculuk. Bizi götürdüğü yer ise daha ilk cümleden belli: Ben "Juan Pablo Castel, yani María Iribarne'yi öldüren şu ressam..."Varoluşçu bir anti-kahramanın cinayet itirafnamesidir Tünel. Fransızcaya çevrilmesini Albert Camus'nün önerdiği, Graham Greene'in hayranlıkla karşıladığı bir başyapıt. Ernesto Sàbato'nun felsefi ve edebi evrenindeki yolculuğunun da ilk adımı.Tünel, çağımızın temel entelektüel sorunlarını, toplumların ve ruhlarımızın karanlık, izbe köşelerini didikleyen bir üçlemenin ilk kitabı.Yaratıcılık, dışavurum, istense de istenmese de, sonuçta, en azından tek bir kişiyle duygudaşlık, anlamdaşlık için değil midir?Ya böyle bir kişiye rastlarsa yaratıcı?işte, ressam Castel'in öyküsü böyle bir rastlaşmayla; María'yla başlar. Kurtarıcısını, tüneldaşını bulmuş gibidir. Marazi bir ruh taşkınlığıyla sarılır María'ya...Aşkın, takıntının, kuşkunun, kıskançlığın, sıkıntı ve deliliğin kol gezdiği Castel'in dünyasında gerçeklik duygusu adım adım yitirilir. Geride ne yaratıcı, ne de yaratı kalır. Cinayet de çözümsüzdür, kalıcı olan tek şey sonu gelmeyen kuşku döngüsüdür.iflah olmaz aşkları, ruh tutulmalarını bilenler için.
Yirminci yüzyılın ilk yarısında yazılmış; ama insanlık kadar eski, insanlar yaşadıkça var olacak ruh hallerinin dibine kazılan bir "tünel" bu kitap. Özdeşlik arayışı, aşk, tutku, şüphe ve cinayet... Sıradanlığın ve sanatçı ruhunun, aklın ve içgüdünün birbirine karıştığı girdaplarda soluk soluğa bir yolculuk. Bizi götürdüğü yer ise daha ilk cümleden belli: Ben "Juan Pablo Castel, yani María Iribarne'yi öldüren şu ressam..."Varoluşçu bir anti-kahramanın cinayet itirafnamesidir Tünel. Fransızcaya çevrilmesini Albert Camus'nün önerdiği, Graham Greene'in hayranlıkla karşıladığı bir başyapıt. Ernesto Sàbato'nun felsefi ve edebi evrenindeki yolculuğunun da ilk adımı.Tünel, çağımızın temel entelektüel sorunlarını, toplumların ve ruhlarımızın karanlık, izbe köşelerini didikleyen bir üçlemenin ilk kitabı.Yaratıcılık, dışavurum, istense de istenmese de, sonuçta, en azından tek bir kişiyle duygudaşlık, anlamdaşlık için değil midir?Ya böyle bir kişiye rastlarsa yaratıcı?işte, ressam Castel'in öyküsü böyle bir rastlaşmayla; María'yla başlar. Kurtarıcısını, tüneldaşını bulmuş gibidir. Marazi bir ruh taşkınlığıyla sarılır María'ya...Aşkın, takıntının, kuşkunun, kıskançlığın, sıkıntı ve deliliğin kol gezdiği Castel'in dünyasında gerçeklik duygusu adım adım yitirilir. Geride ne yaratıcı, ne de yaratı kalır. Cinayet de çözümsüzdür, kalıcı olan tek şey sonu gelmeyen kuşku döngüsüdür.iflah olmaz aşkları, ruh tutulmalarını bilenler için.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar