bugün
- bir bela geliyor32
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı25
- gocunun inanılmaz tartışma tekniği9
- özelden yürünen kızın sıranı bekle demesi15
- film önerileri10
- sözlükte herkesin birine yavşıyor olması11
- tai lung'un yakışıklı olma ihtimali9
- sözlüğün çapkın erkekleri14
- damarlı kol kası fetişi11
- artık özlemek istemiyorum6
- hamas6
- laf atan erkeklere tepki göstermeyen kızlar6
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz20
- kolejle devlet okulunun farkı10
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı10
- sözlükte kim kiminle sevgili7
- 14 eylül 2026 saçımı boyamaya karar vermem11
- bugün can sıkan şeyler10
- karması eksi olan bayan yazar6
- depresyondaki bir kızla evlenilir mi7
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- her derdini içine atan insan5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak24
- spor salonundan hiç fotoğraf paylaşmamış kız6
- sözlük yazarlarının ölüm sonrası tahminleri7
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası26
- evliliğin ne mükemmel olduğunu bilmeyen kerizler7
- bekarlık8
- duyusal biri olmak5
- burcunu açıklamayan insan9
- uludağ sözlüğün inci sözlük clonuna dönüşmesi9
- ismail kartal30
- tai lung7
- g i l d e d l i l y4
- atatürkün dirileceğine inanan insan9
- enayimiknatisina turşu kargolamak7
- sonbaharda yapılacak en iyi şey15
- gocu35
- iftira atmak4
- günde 3 litre su içmek3
- matematikten bile espri çıkarmak4
- cenap abi10
- beni seven var mı aranızda5
- emniyet teşkilatı3
- iyi birisi olmak dinle alakalı değildir3
- üzülünce üşümek4
- bara giden erkeğin asıl amacı5
- yeni partiye isim önerileri5
- sözlük yazarlarının yelekleri12
- osmanlının tekrar kurulacağına inanan insan8
tünel adıyla ayrıntı yayınları'ndan 2000 yılında yayınlanmış olan ernesto sabato romanı. kitabın arka kapak yazısı:
Yirminci yüzyılın ilk yarısında yazılmış; ama insanlık kadar eski, insanlar yaşadıkça var olacak ruh hallerinin dibine kazılan bir "tünel" bu kitap. Özdeşlik arayışı, aşk, tutku, şüphe ve cinayet... Sıradanlığın ve sanatçı ruhunun, aklın ve içgüdünün birbirine karıştığı girdaplarda soluk soluğa bir yolculuk. Bizi götürdüğü yer ise daha ilk cümleden belli: Ben "Juan Pablo Castel, yani María Iribarne'yi öldüren şu ressam..."Varoluşçu bir anti-kahramanın cinayet itirafnamesidir Tünel. Fransızcaya çevrilmesini Albert Camus'nün önerdiği, Graham Greene'in hayranlıkla karşıladığı bir başyapıt. Ernesto Sàbato'nun felsefi ve edebi evrenindeki yolculuğunun da ilk adımı.Tünel, çağımızın temel entelektüel sorunlarını, toplumların ve ruhlarımızın karanlık, izbe köşelerini didikleyen bir üçlemenin ilk kitabı.Yaratıcılık, dışavurum, istense de istenmese de, sonuçta, en azından tek bir kişiyle duygudaşlık, anlamdaşlık için değil midir?Ya böyle bir kişiye rastlarsa yaratıcı?işte, ressam Castel'in öyküsü böyle bir rastlaşmayla; María'yla başlar. Kurtarıcısını, tüneldaşını bulmuş gibidir. Marazi bir ruh taşkınlığıyla sarılır María'ya...Aşkın, takıntının, kuşkunun, kıskançlığın, sıkıntı ve deliliğin kol gezdiği Castel'in dünyasında gerçeklik duygusu adım adım yitirilir. Geride ne yaratıcı, ne de yaratı kalır. Cinayet de çözümsüzdür, kalıcı olan tek şey sonu gelmeyen kuşku döngüsüdür.iflah olmaz aşkları, ruh tutulmalarını bilenler için.
Yirminci yüzyılın ilk yarısında yazılmış; ama insanlık kadar eski, insanlar yaşadıkça var olacak ruh hallerinin dibine kazılan bir "tünel" bu kitap. Özdeşlik arayışı, aşk, tutku, şüphe ve cinayet... Sıradanlığın ve sanatçı ruhunun, aklın ve içgüdünün birbirine karıştığı girdaplarda soluk soluğa bir yolculuk. Bizi götürdüğü yer ise daha ilk cümleden belli: Ben "Juan Pablo Castel, yani María Iribarne'yi öldüren şu ressam..."Varoluşçu bir anti-kahramanın cinayet itirafnamesidir Tünel. Fransızcaya çevrilmesini Albert Camus'nün önerdiği, Graham Greene'in hayranlıkla karşıladığı bir başyapıt. Ernesto Sàbato'nun felsefi ve edebi evrenindeki yolculuğunun da ilk adımı.Tünel, çağımızın temel entelektüel sorunlarını, toplumların ve ruhlarımızın karanlık, izbe köşelerini didikleyen bir üçlemenin ilk kitabı.Yaratıcılık, dışavurum, istense de istenmese de, sonuçta, en azından tek bir kişiyle duygudaşlık, anlamdaşlık için değil midir?Ya böyle bir kişiye rastlarsa yaratıcı?işte, ressam Castel'in öyküsü böyle bir rastlaşmayla; María'yla başlar. Kurtarıcısını, tüneldaşını bulmuş gibidir. Marazi bir ruh taşkınlığıyla sarılır María'ya...Aşkın, takıntının, kuşkunun, kıskançlığın, sıkıntı ve deliliğin kol gezdiği Castel'in dünyasında gerçeklik duygusu adım adım yitirilir. Geride ne yaratıcı, ne de yaratı kalır. Cinayet de çözümsüzdür, kalıcı olan tek şey sonu gelmeyen kuşku döngüsüdür.iflah olmaz aşkları, ruh tutulmalarını bilenler için.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar