bugün
- sözlük kızlarının siteye fotoğraf atması9
- bu başlık altında saçmalıyoruz6
- babaların sorduğu ilginç sorular9
- ay takvimine göre konserve yapmak7
- sözlük yazarlarının normal kombinleri11
- sözlüğe çağırdığınız yazarlar5
- true neden sevilmiyor sorunsalı28
- 0 0 724
- hava soğudu ulan11
- orman meyveli içecek içen erkek5
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri20
- ayıküyün mü5
- ailem güvende10
- harp okulu öğrencilerinden korkan padişah5
- evlenmek istememenin garip karşılanması9
- arkadaşlar ben size eziyet mi ediyorum3
- restoran görünce çocuğunun gözlerini kapatan insan6
- viski kola13
- mazotun 100 lira olacağı tarih14
- sosyalleşmenin zorlaşması12
- eskort tutup swinger partisine katılmak4
- soğuk su içme mevsiminin sonuna gelmek8
- yazın otellerdeki cuckold çiftler4
- sözlük yazarlarının kekleri7
- kendi hayatının başrolü olmak3
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz29
- toplu taşımada telefonda böğürerek konuşan insan3
- arkadaşlar sözlük hesabımı siliyorum3
- islamda namaz yoktur23
- sözlüğün çok vefasız olması2
- teomancalmasur7
- çalışmak istememek4
- her akşam kocasına kuruyemiş hazırlayan kadın7
- kot pantolon ve çıplak ayak3
- ılık su içen erkek9
- çin üretimi elektrikli arabalar3
- mazotun litresi 96 lira14
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz2
- nahl suresi 90 ayet3
- kurtlar vadisi senaristlerinin ifadeye çağrılması4
- bugün ne oldu5
- acı kıyaslamak4
- sözlükte 15488 gammaz olması10
- ak partililerin apoya villa yaptırması30
- latte3
- tuzlu kahve dizisi2
- tanışılan kızın isminin melahat çıkması3
- latince sözler3
- yalnızlık2
- güneşlenmek3
tünel adıyla ayrıntı yayınları'ndan 2000 yılında yayınlanmış olan ernesto sabato romanı. kitabın arka kapak yazısı:
Yirminci yüzyılın ilk yarısında yazılmış; ama insanlık kadar eski, insanlar yaşadıkça var olacak ruh hallerinin dibine kazılan bir "tünel" bu kitap. Özdeşlik arayışı, aşk, tutku, şüphe ve cinayet... Sıradanlığın ve sanatçı ruhunun, aklın ve içgüdünün birbirine karıştığı girdaplarda soluk soluğa bir yolculuk. Bizi götürdüğü yer ise daha ilk cümleden belli: Ben "Juan Pablo Castel, yani María Iribarne'yi öldüren şu ressam..."Varoluşçu bir anti-kahramanın cinayet itirafnamesidir Tünel. Fransızcaya çevrilmesini Albert Camus'nün önerdiği, Graham Greene'in hayranlıkla karşıladığı bir başyapıt. Ernesto Sàbato'nun felsefi ve edebi evrenindeki yolculuğunun da ilk adımı.Tünel, çağımızın temel entelektüel sorunlarını, toplumların ve ruhlarımızın karanlık, izbe köşelerini didikleyen bir üçlemenin ilk kitabı.Yaratıcılık, dışavurum, istense de istenmese de, sonuçta, en azından tek bir kişiyle duygudaşlık, anlamdaşlık için değil midir?Ya böyle bir kişiye rastlarsa yaratıcı?işte, ressam Castel'in öyküsü böyle bir rastlaşmayla; María'yla başlar. Kurtarıcısını, tüneldaşını bulmuş gibidir. Marazi bir ruh taşkınlığıyla sarılır María'ya...Aşkın, takıntının, kuşkunun, kıskançlığın, sıkıntı ve deliliğin kol gezdiği Castel'in dünyasında gerçeklik duygusu adım adım yitirilir. Geride ne yaratıcı, ne de yaratı kalır. Cinayet de çözümsüzdür, kalıcı olan tek şey sonu gelmeyen kuşku döngüsüdür.iflah olmaz aşkları, ruh tutulmalarını bilenler için.
Yirminci yüzyılın ilk yarısında yazılmış; ama insanlık kadar eski, insanlar yaşadıkça var olacak ruh hallerinin dibine kazılan bir "tünel" bu kitap. Özdeşlik arayışı, aşk, tutku, şüphe ve cinayet... Sıradanlığın ve sanatçı ruhunun, aklın ve içgüdünün birbirine karıştığı girdaplarda soluk soluğa bir yolculuk. Bizi götürdüğü yer ise daha ilk cümleden belli: Ben "Juan Pablo Castel, yani María Iribarne'yi öldüren şu ressam..."Varoluşçu bir anti-kahramanın cinayet itirafnamesidir Tünel. Fransızcaya çevrilmesini Albert Camus'nün önerdiği, Graham Greene'in hayranlıkla karşıladığı bir başyapıt. Ernesto Sàbato'nun felsefi ve edebi evrenindeki yolculuğunun da ilk adımı.Tünel, çağımızın temel entelektüel sorunlarını, toplumların ve ruhlarımızın karanlık, izbe köşelerini didikleyen bir üçlemenin ilk kitabı.Yaratıcılık, dışavurum, istense de istenmese de, sonuçta, en azından tek bir kişiyle duygudaşlık, anlamdaşlık için değil midir?Ya böyle bir kişiye rastlarsa yaratıcı?işte, ressam Castel'in öyküsü böyle bir rastlaşmayla; María'yla başlar. Kurtarıcısını, tüneldaşını bulmuş gibidir. Marazi bir ruh taşkınlığıyla sarılır María'ya...Aşkın, takıntının, kuşkunun, kıskançlığın, sıkıntı ve deliliğin kol gezdiği Castel'in dünyasında gerçeklik duygusu adım adım yitirilir. Geride ne yaratıcı, ne de yaratı kalır. Cinayet de çözümsüzdür, kalıcı olan tek şey sonu gelmeyen kuşku döngüsüdür.iflah olmaz aşkları, ruh tutulmalarını bilenler için.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar