bugün
- clemence baptista16
- antipanik'in sözlüğe vedası15
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak13
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi11
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası33
- s'i l v'e r m'i s t15
- spor salonu kokusu3
- öğle yemeğinde 3 lahmacun yiyip 2 büyük ayrn içmek3
- kahvaltım güzel mi7
- fake hesaplara göz yuman uludağ sözlük moderasyonu5
- ojeli el fotoğrafı3
- gençlere tavsiyelerim4
- ismet gurbuz 20249
- iltica28
- mermerin edepsiz yarığı3
- refah'ın vakti geldi3
- kale3112 ifşa9
- siz neden böylesiniz2
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker4
- mısır daki haladan miras kalması6
- sinek as5
- arkadaşlar kavga etmeyin3
- sabah kahve demleyip müzik açarak güne başlamak2
- arkadaşlar slm falıma bakın4
- masklavi ile çay içmek5
- yaşar ustanın olayları biraz fazla ajite etmesi4
- 15 yaş altına sosyal ağ yasağı2
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata18
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- eve jobs4
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı20
- kolye140
- zorda kalsanız penguen siker miydiniz3
- cüneyt arkın'ın bizans ta savaş suçu işlemesi3
- felsefe dersinin zorunluluğu2
- cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi4
- trabzonspor4
- kötü adamın kahkaha atarak suçunu itiraf etmesi3
- kötü adamın iyi adamı öldürmek yerine konuşması3
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- fon vurgunu29
- saçını topuz yapan erkek3
- kim jong'un bir türlü ölmemesi4
- fakirliğin kuşaktan kuşağa aktarılması2
- zenginlerin de geçinemiyoruz demeye başlaması2
- bizanslılıktan soğumak2
- ayak3
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- pasifik okyanusuna gay demek2
Duruma göre 5-6 seans süren bir tedavi. Hatta bu sayı 10 seansa bile çıkabiliyor.
Yüzde yüz bir çözüm değil ama yüzde seksenlere kadar başarı oranı sağlayabiliyor. Tabi burada hastanın yemesine, içmesine ve uyku düzenine dikkat etmesi gerekiyor.
yan etkileri : baş dönmesi, şiddetli baş ağrıları, geçici hafıza kaybı vs.
Yüzde yüz bir çözüm değil ama yüzde seksenlere kadar başarı oranı sağlayabiliyor. Tabi burada hastanın yemesine, içmesine ve uyku düzenine dikkat etmesi gerekiyor.
yan etkileri : baş dönmesi, şiddetli baş ağrıları, geçici hafıza kaybı vs.
özellikle ağır depresyon ve bazı bipolar dönemlerinde kullanılan, beynin kontrollü biçimde elektriksel uyarılmasıyla uygulanan bir tedavi yöntemi.
Janet Frame bunun bir üst versiyonu olan lomobotiden son anda yirtmis.
Olmak istediğim tedavi şeklidir. Ağır bir şekilde okb hastalığından muzdaripim ve hastalığım hayatımı ilerletmemi engellediği için bu tedavi şeklini en kısa sürede olmayı planlıyorum.
ekt bir çözüm gibi görünüyor ama Türkiye'de yapılmak istenirse nasıl oluyor bazı sorular sormak istiyorum yardımcı olabilcek birileri varmı tedavaiyi gören kişilerden ..
Bazı psikiyatri hastalarına uygulanan elektroşok tedavisinin tıp literatüründeki adıdır. (bkz: Elektrokonvülsif terapi) (bkz: Önlobu patates etme terapisi)
--spoiler--
EKT hikayemi anlatıyorum.
8 günde, 7 ekt oldum. Sanılanın aksine, beynim patates olmadı yada olduysa da geçmiş olsun ben farkında bile değilim.
24:00'dan sonra birşey yenilmez, içilmez. *
Sabah büyük, küçük tuvalet ihtiyacı giderilir. *
EKT odasına girilir. Varsa gözlükler çıkartılır, cepler boşaltılır, sağ kol yukarı toplanır. *
Ve sedyeye uzanılır. "250'ye 40 de mi hocam?" sesi duyulur. *
"Evet" Cevabıyla birlikte, koldan anestezi yapılır ve herkes gözlerinizin içine bakarak, uyumanızı bekler, odaya 15 saniyelik bir sessizlik çöker. Ses ve görüntü kaybolur, uyursunuz.
Siz anestezi altında mışıl mışıl uyurken, aslında epilepsi nöbeti geçirmişsinizdir. Önlobunuz "ver coşkuyu" diye bağırmış, kimyasallar salgılamış, vücudunuz azer bülbül edasıyla titremiş, dişleriniz varlığından haberiniz bile olmayan yalıtkan bir maddeyi ısırmıştır.
Sağ kolunuzda, küçük bir yara bandıyla uyanırsınız.
Hafif baş dönmesi ve baş ağrılarınız vardır.
Bol bol su içer, anesteziyi idrarla atmaya çalışırsınız.
2 defa idrara çıktıktan sonra, sizi uyutan zehir artık kanınızdan çıkmıştır.
Gece yarısına kadar yemeğin, suyun tadını çıkartabilirsiniz.
Gece yarısından sonra bu döngüyü sil baştan yaşarsınız.
Sağ kolunuzdaki yara bandını söker, ekt odasında sol kolunuzu açarsınız. * *
Gün gelir anesteziye bağışıklık kazanırsınız. Erken uyanırsınız ve yan sedyede baygın halde yatan delikanlıya takılır gözleriniz. Baygın genç, altını ıslatmıştır, karmaşık duygular kaplar bedeninizi...
--spoiler--
--spoiler--
EKT hikayemi anlatıyorum.
8 günde, 7 ekt oldum. Sanılanın aksine, beynim patates olmadı yada olduysa da geçmiş olsun ben farkında bile değilim.
24:00'dan sonra birşey yenilmez, içilmez. *
Sabah büyük, küçük tuvalet ihtiyacı giderilir. *
EKT odasına girilir. Varsa gözlükler çıkartılır, cepler boşaltılır, sağ kol yukarı toplanır. *
Ve sedyeye uzanılır. "250'ye 40 de mi hocam?" sesi duyulur. *
"Evet" Cevabıyla birlikte, koldan anestezi yapılır ve herkes gözlerinizin içine bakarak, uyumanızı bekler, odaya 15 saniyelik bir sessizlik çöker. Ses ve görüntü kaybolur, uyursunuz.
Siz anestezi altında mışıl mışıl uyurken, aslında epilepsi nöbeti geçirmişsinizdir. Önlobunuz "ver coşkuyu" diye bağırmış, kimyasallar salgılamış, vücudunuz azer bülbül edasıyla titremiş, dişleriniz varlığından haberiniz bile olmayan yalıtkan bir maddeyi ısırmıştır.
Sağ kolunuzda, küçük bir yara bandıyla uyanırsınız.
Hafif baş dönmesi ve baş ağrılarınız vardır.
Bol bol su içer, anesteziyi idrarla atmaya çalışırsınız.
2 defa idrara çıktıktan sonra, sizi uyutan zehir artık kanınızdan çıkmıştır.
Gece yarısına kadar yemeğin, suyun tadını çıkartabilirsiniz.
Gece yarısından sonra bu döngüyü sil baştan yaşarsınız.
Sağ kolunuzdaki yara bandını söker, ekt odasında sol kolunuzu açarsınız. * *
Gün gelir anesteziye bağışıklık kazanırsınız. Erken uyanırsınız ve yan sedyede baygın halde yatan delikanlıya takılır gözleriniz. Baygın genç, altını ıslatmıştır, karmaşık duygular kaplar bedeninizi...
--spoiler--
yaklaşık 8 seans oldum. Bana koyulan teşhis psikozdu. ilk kayseri'de Kayseri Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı Merkezine yatırıldım. küçüklükten beri var olan ruh hastalığı bozukluğum sonunda hastahaneye yatacak kadar ilerlemişti. ilk yatarken annem baya ağladı
anne ağlama ben iyiyim desem de bir faydası yoktu ne yazık ki
benim çocuğum böyle mi olacaktı diyordu. sustum.
odalar iki kişilikti benim oda arkadşımda şizofren bir gençti. kafa gidip gelen bir hastaydı her gün birden anne diye bağırarak uyanır benimde korkudan altıma kaçıracak kadar korkmama neden olurdu.
ilk sabah beni sadece iç çamaşırlarıma kadar soydular ve hasta giysisini giydirip serum bağlandı. sırayı beklemeye başladım sıram geldiğimde yatağa uzadım doktor göğsümde ki yaraları sordu
- ameliyat mı oldun
- hayır ben yaptım neşterle
neşterler en büyük dostum olmuştu sürekli kendimi kesiyordum
yüzüme bir maske geçirdiler ve kafama elektrotları bağladılar
- lütfen nefes al ve 10dan geriye doğru say
yarısında uyuya kalmıştım uyandığımda hastahane odamda buldum kendimi yanımda gene annem
- beyrut iyi misin
- başım ağırıyor sadece
annem beni öpüp odadan dışarıya çıktı babam gelmişti
annem babamı hep suçlardı ve hala suçluyordu
- eşref senin suçun hepsi bırakıp gitmeseydin bizi bunlar olmazdı
babam hep susardı gene öyle yaptı
7 seans daha oldum sürekli baş ağırılarım ve hafıza kaybını yaşadım. anılarımın özellikle yakın geçmişte ki anıların çoğunu unutmuştum. oda arkadaşımı dahi unutmuştum.
sadece yaşımı ve yaşadıklarımı unutmadım 2012 şubat soğunu hiç unutmadım.
anne ağlama ben iyiyim desem de bir faydası yoktu ne yazık ki
benim çocuğum böyle mi olacaktı diyordu. sustum.
odalar iki kişilikti benim oda arkadşımda şizofren bir gençti. kafa gidip gelen bir hastaydı her gün birden anne diye bağırarak uyanır benimde korkudan altıma kaçıracak kadar korkmama neden olurdu.
ilk sabah beni sadece iç çamaşırlarıma kadar soydular ve hasta giysisini giydirip serum bağlandı. sırayı beklemeye başladım sıram geldiğimde yatağa uzadım doktor göğsümde ki yaraları sordu
- ameliyat mı oldun
- hayır ben yaptım neşterle
neşterler en büyük dostum olmuştu sürekli kendimi kesiyordum
yüzüme bir maske geçirdiler ve kafama elektrotları bağladılar
- lütfen nefes al ve 10dan geriye doğru say
yarısında uyuya kalmıştım uyandığımda hastahane odamda buldum kendimi yanımda gene annem
- beyrut iyi misin
- başım ağırıyor sadece
annem beni öpüp odadan dışarıya çıktı babam gelmişti
annem babamı hep suçlardı ve hala suçluyordu
- eşref senin suçun hepsi bırakıp gitmeseydin bizi bunlar olmazdı
babam hep susardı gene öyle yaptı
7 seans daha oldum sürekli baş ağırılarım ve hafıza kaybını yaşadım. anılarımın özellikle yakın geçmişte ki anıların çoğunu unutmuştum. oda arkadaşımı dahi unutmuştum.
sadece yaşımı ve yaşadıklarımı unutmadım 2012 şubat soğunu hiç unutmadım.
uzun bir süredir antidepresan kullanmayan bir hastaya yapıldığını görebilirsiniz. son çare olarak düşünülen şey aslında çok da öyle olmayabilir. tabii elektrikler kesik değilse.
anestezi altında beynin elektrik aktivitesini resetlemekle eşdeğer olaydır. bildiğin elektirik akımını adamın kafasına veriyorlar. bu tedaviyi gören mala bağlamasında ne yapsın.
antidepresanların 6 haftada yaptığını bir anda yapan müthiş bir şey.
anestezi altında yapılır ve amacı hastaya nöbet geçirtmektir. mutlaka izlenmelidir, ne güzel len adam önünde canlı canlı nöbet geçiriyor.
anestezi altında yapılır ve amacı hastaya nöbet geçirtmektir. mutlaka izlenmelidir, ne güzel len adam önünde canlı canlı nöbet geçiriyor.
tedavi mi işkence mi olduğu konusu tıp dünyasını ikiye bölmüş, tartışmalı yöntemdir.
kesinlikle narkoz altında yapılmalıdır. yanetki olarak hafıza kaybına yol açar. bir süre sonra herşeyi hatırlayacağınız söylense de garantisi yoktur. zira nöronların ne kadarının kızartıldığından doktorlar da pek emin değildir. girdiğiniz seans sayısı oranında hafıza kaybı derinleşir. bazı anılar tamamen kaybolur. tedavi öncesi yediğiniz haltları başkalarından dinlersiniz. bazen de anıyla ilgili bir nesneyi gördüğünüzde flashback şeklinde hatırlarsınız.*
kesinlikle narkoz altında yapılmalıdır. yanetki olarak hafıza kaybına yol açar. bir süre sonra herşeyi hatırlayacağınız söylense de garantisi yoktur. zira nöronların ne kadarının kızartıldığından doktorlar da pek emin değildir. girdiğiniz seans sayısı oranında hafıza kaybı derinleşir. bazı anılar tamamen kaybolur. tedavi öncesi yediğiniz haltları başkalarından dinlersiniz. bazen de anıyla ilgili bir nesneyi gördüğünüzde flashback şeklinde hatırlarsınız.*
One Flew Over the Cuckoo's Nest adlı filmde de eleştirilen, insanı nefes alan et parçası haline getirmeye yarayan vahşi bir tedavi türüdür.
genel anesteziyle yapılıyor. majör depresyonda en son kullanılan tedavi yöntemiymiş, bundan önce lityum var. nirvana şarkısını bile yapmış bu lityumun.
intahara meyilli,yemek yemeği reddeden psikiyatri hastalarına yapılan,beyinden elektrik akımı geçirme suretiyle nöron deşarjına sebep olan yöntemin adı
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar