bugün

Abdülbâki -babaerenler- (Rahmetullah-i Aleyh)'e avf'u mağfiret, dua ve niyazlarımız ile;
https://youtu.be/ELz513gf5A0?si=-BztOpJeXVoUjwip
"Hüseyn bendendir, ben Hüseyin' den, Allah (Azim eş-Şan) Hüseyni seveni sevsin" buyurdular.
https://youtu.be/i071sPFFAVs?si=yUJAnJIB_022vWwY
"Pir-i mugan" nasıl da halimize tercüman olmuş;

Gurbet ender, gurbet içre olmuşum cânâ garîb
Şimdi âlemde benim ben, bî-emel yektâ garîb

Hânumânım bâde vermiş gird-bâd-ı rûz-gâr
Âşinâ yok derdime, dil gavta-zen, deryâ garîb

Neş'e-i ümmîd nâ-peydâ, şikeste câm-i mey
Kalmamiş yârân bu meclisde bu şeb sahbâ garîb

Hatt-ı nâ-fercâmımı yok bir bakıp fehmeyleyen
Her görüp seyrettiğim sîmây-ı bî-mânâ garîb

Mâ'bedim kâşânelerle sanki gark-âb-ı memât
Kalmamış seng-i mezârım, mevt-i bî-pervâ garîb

Şâhidim, şehdim, şuhûdum, sanki olmuş bir serâb
Düşdüğüm bîgânelik bezmindeki feyfâ garîb

Yok dilimden anlayan bir hemdemim, bir mahremim
Sanki zât-i pâk-i hakk'la olmuşum râ'nâ garîb

Gök o gök amma ne çâre yer değil artık o yer
Ben bu yerde olmuşum bîçâre vü bîcâ garîb

Nağme-i şevk-u tarâb olmuş cünûna müntehî
Beste çılgın, güfte mecnûn, tenni tennennâ garîb

Dilkurum sa'yiyle oldu defter-i dîvân-ı dîl
Nazmı nesrinden beter her sûret-i inşâ garîb

Hâl-i zâr-ı bî-karâr-ı derd-i bî-dermânımı
Sanki vaktiyle demiş bir âşk-ı şeydâ garîb

"Gâh olur gurbet vatan, gâhî vatan gurbetlenir"
işte şimdi oldu bâkıy hâliyâ dünyâ garîb

Gönlüm ister gitmeyi cânâ bu mâtemhâneden
Korkarım ki gittiğim yer de olur ammâ garîb

- Abdülbaki Gölpınarlı(Kaddesallahu Tealâ Esrarahum) -
sözlüğün kadrolu din hocası olan yazarımsı. entarilerini anlamak güç. türkçe konuş çok konuş gardaşşş.
Babaerenler diyor sonra tutturla kazan diyor. Babaerenler görse ne der ne düşünür.
"Artık bu kadar ses ve feryadım, akıllı olana yetmez mi?"
doğru dürüst bir mesajlaşamadık.

hocam yazmaya devam et ,okuyorum.
ekmek dağıtımındayız, arta kalan vakitler kasaya bakıyoruz, artık olduğu kadar ehi. Hendeğe yolun düşse de, misafir etsek he mi?
https://ehlimekke.blogspot.com/2023/11/9.html?m=0
"Yeter artık, bu çığlık yüreğime sığmıyor
Yalvarırım hüznümü şerre değil, hayra yor."

- benim adım Anadolu, benim "ulu"ların yolu!. -

(O. Osman Yazıcı -Rhm.-)
"Kalın Türk Marşı"
görsel
ilber hoca dahi, osmanlıcayı(biz Kur'an tükçesi diyoruz) bilmeyen zır cahildir diyor?
Gazi ise nutuk'da -sivas kongresini anlatırken- "min küllilvucuh(her yönden, her cihetle)" diyerek -tamamen arapça- terkipler kullanıyor?
imdi o da arap-arapçı mı olmuş oluyor?
"igrâ(oku)" vatandaş, turfa müneccimlik etma?

görsel

(bkz: Türk Milliyetçiliğinde, mümtaz turhan - erol güngör çizgisi)
https://youtu.be/cK5phPG-fAY?si=NA-Jdib35lT9Nh9J
(bir hafta-on gündür -14 senelik- gözlüğümü kaybettim -hükümsüzdür?-)
Bu sebeple dardayım? bende prof.dr. ibrahim maraş hocanın -merhum- erol güngör ve musa carullah bigiyev sempozyumlarında yaptığı konuşmaları dinliyorum, müstefid olduk. bir gözlük temin edersem, oradan tesbitler yazacağım (inşaAllah).
taassup ehline başkaca yapacak bir şeyim yok?
Bir zamanlar Medine de -kızıl bir münafığın- gerine gerine (matah bir şeymiş gibi) M.T.T.B.'nin "B Takımı" Türkiyeyi yönetiyor, "A Takımı" ise Medine de ikamet ediyor, martavalını dinlemiş idim (o mttb'liler ki, -zamanında- amerikan 6'cı filo gemilerine secde edip - namaz kılmışlardır?). Fikr etmeyeceği ihtimalinin kaviliğine rağmen bir-kaç şey söyledim geçtim. En son gelişmeler muvacehesinde sözümüzün devamını getirerek diyelim ki; "EMiN OLUN(A)MAYAN iMANSIZ, AHDE VEFASI OLMAYAN DiNSiZ" ve ey kıp-kızıl münafık, şimdi anladın mı -AZiZ MiLLETiMiZiN- sizin gibi menfaatperest - gavurlar sebebiyle maruz kaldığı azim musibeti?
Müşahadelerim;
https://ehlimekke.blogspo...24/01/musahede-2.html?m=0
14 Şubat 2024 - Çarşamba günü itibarı ile;
https://ehlimekke.blogspo...-rasulum-seni-de.html?m=0
dün -cuma çıkışı- zalime karşı "mazluma-kimsesize yoldaş olma - dayanak olma azmimize" binaen bildiri dağıttım? Allah(Azim eş Şan) -zulme karşı- ayaklarımızı sabit - kadem kılsın, mazluma merhamet etsin(ecmain).
evet; "israf en büyük zulümdür"
https://ehlimekke.blogspo...rt-2024-persembe.html?m=0
-imam- Ali'den;
- Dünya inattan sonra yavrusuna şefkatle dönen ısırıcı deve gibi şefkatle bize dönecektir. (Daha sonra şu ayeti okudu:) "Biz yeryüzünde zayıf bırakılanlara ihsanda bulunmak, onları imamlar ve varisçiler kılmak istiyoruz."(Kasas-5)
-imam- Ali'den;
(Allah -Azim eş-Şan-, Rasulü -Aleyh es-Selam'ı-)
"En hayırlı yerde(Mekke), en şerr komşular(müşrikler) arasından gönderdi O'nu, bir haldeydiler ki uykuları uykusuzluktu; sürmeleri göz yaşlarıydı; ilmin ağzına gem vurulmuştu ki bir söz söyleyemezdi; cahil ağırlanırdı, sayılırdı, bir sözü iki edilemezdi?"
-devam ile-
"(Şüphesiz ki) O'nun soyu, sırrına sahiptir. O'nun, buyruğu onlardan öğrenilir. Bilgisinin heybesidir onlar; kitaplarının konduğu, korunduğu yerdir onlar; dinin dağlarıdır onlar; dinin beli bükülürse onlarla doğrulur; eli ayağı titrerse onlarla dincelir, dertten kurtulur."
(Onların düşmanlarıysa,)
Kötülük tohumlarını ektiler; yalanlarla, aldanışlarla suladılar; helâk olup gitmeyi biçtiler, azâba uğramayı derdiler-devşirdiler. Bu ümmetten hiç kimse Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Âlihi ve Sellem)'in soyuyla kıyaslana-maz; 'boyu'na ve onların nimetlerine ulaşan kişiyle(Türk milleti ile) -hiç bir zaman- onlar eşit olamaz. Onlar dînin temelidirler, tam inancın direği; ileri giden döner, onlara katılır da yola girer; geri kalan gelir, onlara uyar da murâda erer. Onlarındır velâyet hakkının özellikleri elbet, onlardadır vasiyet ve verâset.
Şimdi hak ehline döndü; yerine geldi; sâhibini bulmuş oldu ("Veliyy'ül-emr, Mü'minlerin Emir-i" oluşuna atfen).
-Allâme- Neseî, "Hasâis"inde -imam- Ali'nin (a.s);
"Ben Allah'ın kuluyum, Rasûlullah'ın kardeşiyim, 'Sıddıyk-ı Ekber(büyük tasdikci) benim; insanlardan yedi yıl önce îman ettim ben" dediğini kaydeder.
Ebû Eyyub'el- Ansârî'den, Hz. Peygamber(s.a.v)'in, "Melekler bana ve Ali'ye yedi yıl salâvat getirdiler; çünkü benimle ondan başka (Hadice Kübrâ müstesna)
namaz kılan yoktu" buyurduğunu rivâyet eder.
Ve "Gerçekten de Ehli Beytim, Nûh'un gemisine benzer aranızda; kim o gemiye binerse kurtuldu, kim binmezse helâk oldu gitti" hadisine işaret etmiştir.
(Ebû-Zer r.a'den rivayet ile;). "Yıldızlar nasıl 'Gök ehli'nin emniyetine sebepse, Ehli Beytim de yeryüzündekilerin emniyetine-salâhına sebeptir" meâlindeki hadise de işaret eder. (Ve Sallallahü âlâ Seyyidinâ Muhammed)
-imam-Ali'den;
"Biziz Nübüvvet ağacı(Ve en mutenâ "Meyveleri"), vahyin indiği mahal ve meleklerin inip çıktıkları yer. Biziz ilim mâdenleri, hikmetlerin kaynakları. Bize yardım eden, bizi seven, Rahmeti bekler; bize düşman olan, bize buğzeden ise, ancak azâbı bekler."
Kafayı sıyırmış galiba...

Swh...
-bir arkadaş- "Kur'an Türkçesini nasıl öğrenebilirim" deyu sormuş? Bizde; Temel kitap olarak "Türk'ün Dili, Kur'an Sözü" kitabını tavsiye edebilirim. Birde (2-3 sene önce -şaibeli bir ölümle- vefat eden) -üstadımız, merhum- Lütfi Özaydın hocanın (Türkçe Üzerine Mülahazalar) -üst başlığı ile- telif ettiği; "SÖYLEYEN BiLMEZ BiLENLER SÖYLEMEZ" , "iLTiFAT AĞYAREDiR DOST ACI SÖYLER" ve "-Çatallı Dil Yılana Mahsus Değil- YILMAZIN DA DiLi ÇATALLI OLUR" adındaki üç MUHKEM kitaplarıdır ve -her gün (en az) 3-5 sahife- "Kur'an okunmalıdır" dedik!.
-Üstâdın kitapları- (i.m.d. kuruluşu) tiyo yayınevinde çıkmış idi, hâlâ baskısı var mı, bilemiyorum?

görsel
-bu Cuma- Yeni mahalle - merkez Camiin de broşür dağıttım, -broşürü alan- (malûm partinin emmilerinden biri) "- seçilirsen sen de bir partiye yanlarsın artık?" deyu "abes" bir laf etti!.
Dedim -emmi- "- senin okur-yazarlığın varmı, (olmasa bile) torununa -broşür de yazan- "ehli mekke" sahifesini açtır ve baş taraftan (fazla değil) 3-4 yazı sana okusun, dinle? (anlar isen, ancak öyle anlarsın?) bizim "parti-pürtü" ile bir alâkamızın olamayacağını?" diyerek, gönderi-verdim.
görsel
© copyright 2005 - 2026