bugün
- silinen hesap 0145677
- sözlük kızı ile kavga etmek11
- uludağ sözlük te kaç hesabınız var4
- fake yazarların sanki biraz daha iyi yazması4
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı8
- arabada sigara içilir mi7
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması3
- altındaki 45 tl zararımı kim ödeyecek sorunsalı8
- hiçbir servet zamanı satın alamaz18
- yazarların en sevdiği başlıklar2
- kaçan kovalanır mı sizce3
- hoşlanılan kızla soğuk hava deposunda buluşmak5
- iş yerinde dikkat edilmesi gereken tipler4
- eline krem süren erkek6
- yapay zekadan akıl almak6
- ebbırı top gibi sektirme yarışması2
- çerçeve yasa24
- atatürk ün gençliğe hitabesi3
- yani kısaca deriz ki5
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek10
- ciddi ilişki yaşayamamak5
- renault 96
- dindar nesil5
- kas yapayım derken göz çıkarmak3
- g o k'u sana sarılmak istiyorum2
- aç karnına kahve içmek4
- g o k'u gel bak ağzına layık2
- toprağı bol olsun4
- çarşaf peçe türbanın hıristiyan kıyafeti olması5
- sebahattin şirin16
- tai lung12
- pop dinleyen erkek2
- ne kardeşi lan kaç yaşındasın sen2
- cin4
- yatırım fonu2
- 73 yıllık sigara3
- puro içen kıro2
- suhoy su 352
- günaydın şarkısı2
- irak başbakanı zeydi den silah yasası talimatı2
- g o k u6
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle15
- o senden daha çok korkuyor2
- whatsapp ta profil fotoğrafı koymayan insan2
- uzmanı olunmayan konuda susmamak2
- zorunlu eğitim12
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz6
- ortanca çocuk günü2
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması2
- beşer esad kardeşi ve kuzeninin ölüm cezası4
"ve kenti bir ölüm derinliğine salan
yani bir gül solarken bir gülün açma korkusu."
yani bir gül solarken bir gülün açma korkusu."
uzak yakinlik
soruyordun
ilkyaz işte...
uyanıp bir bahçeyi dinliyoruz,
tenhalık böyle.
dallar mı kırılmış, sarmaşıklar mı toz içinde
beklesem hemen gelecek olduğun,
tam öyle olduğun...
oysa hep yanımdasın, seninle her şey yanımda,
kırıp dökük de olsa, yanımda,
mesela çok sevdiğin bir deniz bile yanımda.
o deniz ki, aramızda hiç kımıldamadan
erkeğini iyi tanıyan bir kadın gibi yorgun.
yarısı yenmiş bir elmaydık bana sorarsan
ikimizdik, iki kişi değildik.
bakıyorsak birlikte bakıyorduk gözlerimin içine,
birlikte gözlerinin içine bakıyorduk senin.
yanlıştı, doğruydu, hiç bilmiyorum.
sanki bir bakıma ayrılık böyle...
karşılıklı otursak da ne zaman,
masa örtüsünü ikiye bölen ellerimizdi.
bir tırnak yeşilinden gerisin geriye
ayak bileklerimizden gerisin geriye
bütün bunlar gereksiz, bilmiyorum sanma
gereksiz ama yalnızlık böyle...
soruyordun
ilkyaz işte...
uyanıp bir bahçeyi dinliyoruz,
tenhalık böyle.
dallar mı kırılmış, sarmaşıklar mı toz içinde
beklesem hemen gelecek olduğun,
tam öyle olduğun...
oysa hep yanımdasın, seninle her şey yanımda,
kırıp dökük de olsa, yanımda,
mesela çok sevdiğin bir deniz bile yanımda.
o deniz ki, aramızda hiç kımıldamadan
erkeğini iyi tanıyan bir kadın gibi yorgun.
yarısı yenmiş bir elmaydık bana sorarsan
ikimizdik, iki kişi değildik.
bakıyorsak birlikte bakıyorduk gözlerimin içine,
birlikte gözlerinin içine bakıyorduk senin.
yanlıştı, doğruydu, hiç bilmiyorum.
sanki bir bakıma ayrılık böyle...
karşılıklı otursak da ne zaman,
masa örtüsünü ikiye bölen ellerimizdi.
bir tırnak yeşilinden gerisin geriye
ayak bileklerimizden gerisin geriye
bütün bunlar gereksiz, bilmiyorum sanma
gereksiz ama yalnızlık böyle...
"bazan da bir yerde kuşlar vardır
ne uçmak, ne görünmek için
bir karanfil pencereyi deler
bir kapı kendiliğinden kapanır
istesek sevişirdik, ama olmadı
biz değil yaşayan acılardır."
ne uçmak, ne görünmek için
bir karanfil pencereyi deler
bir kapı kendiliğinden kapanır
istesek sevişirdik, ama olmadı
biz değil yaşayan acılardır."
Adam yaşama sevinci içinde
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kaseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
Adam masaya
Aklında olup bitenleri koydu
Ne yapmak istiyordu hayatta
işte onu koydu
Kimi seviyordu kimi sevmiyordu
Adam masaya onları da koydu
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu
Pencere yanındaydı gökyüzü yanında
Uzandı masaya sonsuzu koydu
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür
Masaya biranın dökülüşünü koydu
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu
Tokluğunu açlığını koydu.
Masa da masaymış ha
Bana mısın demedi bu kadar yüke
Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu.
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kaseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
Adam masaya
Aklında olup bitenleri koydu
Ne yapmak istiyordu hayatta
işte onu koydu
Kimi seviyordu kimi sevmiyordu
Adam masaya onları da koydu
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu
Pencere yanındaydı gökyüzü yanında
Uzandı masaya sonsuzu koydu
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür
Masaya biranın dökülüşünü koydu
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu
Tokluğunu açlığını koydu.
Masa da masaymış ha
Bana mısın demedi bu kadar yüke
Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu.
en iyi şairdir. fazla şiirden ölen adam en iyi şair olmayacak da kim olacak.
(bkz: yerçekimli karanfil)
(bkz: yerçekimli karanfil)
o kadar çok şey yazmıştır ki anlamlı, derin... herkes bilsin de kirlensin istemem aslında. kıskanırım.
"gene soyluyorum, degilim 'bir ask kirgini' ben
yuzume sindi coktan gozlerinin rengi
bir gunes yanigi gibi yuzume
denizlerdir simdi gozyaslari, iccekmeleri de
saclari uzanip yattigim cimenlerdir.."
yuzume sindi coktan gozlerinin rengi
bir gunes yanigi gibi yuzume
denizlerdir simdi gozyaslari, iccekmeleri de
saclari uzanip yattigim cimenlerdir.."
"yok, sirasi degil daha
ogleye cok var, aksamin gozyasimsi bulanikligina da
simdi imgelerdir artik bulusup buyuten bizi.."
ogleye cok var, aksamin gozyasimsi bulanikligina da
simdi imgelerdir artik bulusup buyuten bizi.."
"yüzüm dünyanın ilk şairinin yüzü gibi
ve hiç öfkelenmeden söylüyorum
arayan sularda arasın beni"
ve hiç öfkelenmeden söylüyorum
arayan sularda arasın beni"
" Bateri çalıyor havuzun dibindeki kadın
Belirsiz bir güne yaslanmış
Mağaralarından geçiyor balık sürüleri
Yetmiyor mu ki
Düşlerine ödünç veriyor kendini üstelik."
Belirsiz bir güne yaslanmış
Mağaralarından geçiyor balık sürüleri
Yetmiyor mu ki
Düşlerine ödünç veriyor kendini üstelik."
"ben buyum, dersin, arkadaş
sevgilim ben buyum
yüreğim vurgun, dişlerim altın
ceketim sol omsuzumda
vakit vakit incelen vakit. "
sevgilim ben buyum
yüreğim vurgun, dişlerim altın
ceketim sol omsuzumda
vakit vakit incelen vakit. "
"'Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz"
ne zaman okusan edip cansever'i toprak kokar.
"yaz geçti, sözgelimi midyelerden yorulduk
eni boyu belirsiz bir ıslaklıktan
upuzun gündüzlerden, sevimsiz otellerden
eylül ki, sorabilir mi
hüzünler iç kamaştırıyor, aşklarsa niye yoksul
bir asfaltın kuru sıcak soğuğundayız
oysa bir deniz feneri mevsimsiz ölür baylar."
eni boyu belirsiz bir ıslaklıktan
upuzun gündüzlerden, sevimsiz otellerden
eylül ki, sorabilir mi
hüzünler iç kamaştırıyor, aşklarsa niye yoksul
bir asfaltın kuru sıcak soğuğundayız
oysa bir deniz feneri mevsimsiz ölür baylar."
"...kim demiş tabiatta düzen var diye
aç bir kedi duvara sürtünüyor onu da görün."
dizelerinin sahibi şair.
"bir gelin böceği gibi sessizsem
ve eğilimliysem üstümdeki gökle oranlı
yemin ederim bir aşk kırgını değilim
yeni diller, yeni anlamlar öğrenmeye çıktım ben."
dörtlüğü de en sevdiğim dörtlüğüdür.
aç bir kedi duvara sürtünüyor onu da görün."
dizelerinin sahibi şair.
"bir gelin böceği gibi sessizsem
ve eğilimliysem üstümdeki gökle oranlı
yemin ederim bir aşk kırgını değilim
yeni diller, yeni anlamlar öğrenmeye çıktım ben."
dörtlüğü de en sevdiğim dörtlüğüdür.
bu dumanların hepsi gibi varsın şimdi de
acele etme yoksun belki
ben her şeyin bir bir yok olmasına o kadar alıştım ki
ve her şeyin bir bir varolmasına o kadar alışacağım ki
bilirsin neler için çarpmıyor bir yürek.
acele etme yoksun belki
ben her şeyin bir bir yok olmasına o kadar alıştım ki
ve her şeyin bir bir varolmasına o kadar alışacağım ki
bilirsin neler için çarpmıyor bir yürek.
"belli ki susmak yaratılmamış şekliydi dünyanın."
"gül kokuyorsun, amansız kokuyorsun
ve acı ve yiğit ve nasıl gerekiyorsa öyle.."
ve acı ve yiğit ve nasıl gerekiyorsa öyle.."
"Yağar ki sokaklarda bir uzun yağmur
ıslanırım ıslanırım anlamam
Sanki nedir bir yağmurun güzel olması
Sahi bir yağmurun güzel olması
Yağarken kendine severek bakmasından."
ıslanırım ıslanırım anlamam
Sanki nedir bir yağmurun güzel olması
Sahi bir yağmurun güzel olması
Yağarken kendine severek bakmasından."
"ah nasıl noel çanları da çalmakta dışarda
titrek kış ikindisinde ve yalnızlıklarda"
nice yılların olsun a usta;
bir de: ah güzel votka!
titrek kış ikindisinde ve yalnızlıklarda"
nice yılların olsun a usta;
bir de: ah güzel votka!
Sesli harfler başlıklı şiirini severim...
sen, o benim, daha ne duruyorsun aşk kelimesi
burası ben, gene bir sevdaya çağrıldı o yer
inanma ellerimi deniz, ağzımı bulut ettiğime
ağzım da, ellerim de dünyaya göre
günüm aydınlıkla biter.
tut ki ben her türlü görünmenin apayrısı
gün günden sevdaya benzer
bir adam düşünürsem şapkası maviyle gelen
bir ekmek koparılsam işte o sıra
benzer mi benzer sevdaya
bir duruşum var çevresi gözlerinden.
sanki yanımda gezdiriyorum aşk kelimesi
uyanık, duygulu, her günkü yanımda
bilmem ki ne yapsam, ne etsem bu sevinirliği
kendimi görmeye parklara gidiyorum
kiminin bana kiminin çaresizliğe elleri.
kaçsam da bir türlü karanlık şimdi
ne kadar aynı bir dünyadayız seninle
aşka, dövüşe, maviye yetmek için
biriyim, cesurum, var mısın ellerime
bir başka sabaha kadar içelim.
sen, o benim, daha ne duruyorsun aşk kelimesi
burası ben, gene bir sevdaya çağrıldı o yer
inanma ellerimi deniz, ağzımı bulut ettiğime
ağzım da, ellerim de dünyaya göre
günüm aydınlıkla biter.
tut ki ben her türlü görünmenin apayrısı
gün günden sevdaya benzer
bir adam düşünürsem şapkası maviyle gelen
bir ekmek koparılsam işte o sıra
benzer mi benzer sevdaya
bir duruşum var çevresi gözlerinden.
sanki yanımda gezdiriyorum aşk kelimesi
uyanık, duygulu, her günkü yanımda
bilmem ki ne yapsam, ne etsem bu sevinirliği
kendimi görmeye parklara gidiyorum
kiminin bana kiminin çaresizliğe elleri.
kaçsam da bir türlü karanlık şimdi
ne kadar aynı bir dünyadayız seninle
aşka, dövüşe, maviye yetmek için
biriyim, cesurum, var mısın ellerime
bir başka sabaha kadar içelim.
içinden doğru sevdim seni
bakışlarından doğru sevdim de
ağzındaki ıslaklığın buğusundan
sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de
beni sevdiğin gibi sevdim seni
kar bırakılmış karanlığından.
yerleştir bu sevdayı her yerine
yüzünde ter olan su damlacıklarının
kaynağına yerleştir...
ben şimdi bir yabancı gibi gülümseyen
tanımadığın bir ülke gibi
içinde yaşamadığın bir zaman gibi
tam kendisi gibi mutluluğun
beni bekliyorsun
ve onu bekliyorsun beni beklerken.
bakışlarından doğru sevdim de
ağzındaki ıslaklığın buğusundan
sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de
beni sevdiğin gibi sevdim seni
kar bırakılmış karanlığından.
yerleştir bu sevdayı her yerine
yüzünde ter olan su damlacıklarının
kaynağına yerleştir...
ben şimdi bir yabancı gibi gülümseyen
tanımadığın bir ülke gibi
içinde yaşamadığın bir zaman gibi
tam kendisi gibi mutluluğun
beni bekliyorsun
ve onu bekliyorsun beni beklerken.
''güç iştir çünkü bir tarihi insan gibi yaşamak
bir hayatı insan gibi tamamlamak güç iştir
birazdan akşam olacak sevgilim
bütün heybetiyle akşam olacak
sevgilim, diyorum, oysa kimsecikler yok yanımda
bilmiyorum kime sevgilim dediğimi
bildiğim bir şey varsa
o kadar yeni bir anlamda söylüyorum ki bu kelimeyi
unutup birden zamanı ve yeri
onunla bir günü kutluyorum coşarak
onunla bir günü kutluyoruz sanki.''
bir hayatı insan gibi tamamlamak güç iştir
birazdan akşam olacak sevgilim
bütün heybetiyle akşam olacak
sevgilim, diyorum, oysa kimsecikler yok yanımda
bilmiyorum kime sevgilim dediğimi
bildiğim bir şey varsa
o kadar yeni bir anlamda söylüyorum ki bu kelimeyi
unutup birden zamanı ve yeri
onunla bir günü kutluyorum coşarak
onunla bir günü kutluyoruz sanki.''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar