/37
Güz ve kış ve ilkbahar geçti
Yaz çarçabuk geçti
Hepsi tekrar tekrar geçtiler
Bu bana uzun geldi

Gecem avurtlarım gibi çöktü
Ve çoktum
Sabahım, sabahlarım
Kabından taşan sütler gibi büyüdü
Ve taştım
Gün güne taşındı, yıl yıla
Gitmedim, gidemedim..
`Dizlerinde kalırsın bir akşam vakti
Soluklarına uğrarsın, kısılmış gözlerine
Geçersin geçersin geçersin
Gökteki tek yıldızdan üşüyerek.

Görüyorsun değil mi
Ne kadar inceldi kent
Ansızın bir kent daha görünecek.

Bak işte, duyuyor musun
Öpüldün bırakıldın sanki
Bir değil iki tülü senin de soluğun.`
Hafifçe ısırılmış bir elmanın dilindeyim
Elmanın kokusundayım
Anısındayım -kimbilir kimin- .
Bir gün akıp gitmeye her yerim
Suyundan içmeyle alışık
Gitmek! yazmışım defterime çoktan
Rıhtımlar,güz halatları,daha bir sürü şey
Şuramda darmadağınık.
Benim yüzümde her şeyler var
Üç dilim ekmek bunlardan biri
Annem bir taşa oturmuş bunlardan biri
Sur dışlarında hafif bir eskici olur
Olur ya bir kendil olur biraz da elleri
insan yalnız mı buna bir çare düşünmeli.

Dün biraz ağlamıştım bunlardan biridir şimdi
Çok gülünç bir şekilde kahveye giriyorum
Sorsam ya kapıdayken gözyaşı girilir mi
Girilmez, girilmez, bunu her mahmut biraz anlatır
Korkuyla anlatır, yüzünü baygın tutar anlatır
Kahveci, seni sevmiyorum bunlardan biri.

Bir deniz yandı gene, yansın ne çıkar sanki
işte horoz öttü yüzümün yarısında
Yüzümde bir horoz var dünyanın biri
Seni sevmek neden mi, acı ve güzel
Geldikçe geliyorlar ellerinin elleri
Odalar! çıplak masalar! buna bir çare düşünmeli.

Bu da bir şarap olmalı şimdi boşluğu dolduracak
içince bir korsan ağzıyla içmeli
Eskidir, yorgundur, akyıptır diye yüzler
Bir sinek sinek mi vurunca öldürmeli
Ve sinek oldu muydu hafif bir uzaklık olur
Olur ya, hem biraz dargındır hem biraz evli
insan sevdi miydi buna bir çare düşünmeli.
"gökyüzü gibi şu çocukluk,
hiçbir yere gitmiyor"
"ne gelir elimizden insan olmaktan başka"
Hey gidi duyumuna yandığımın dünyası
Alıp vereceğin olacak ille
Aşk maşk buz gibi yaşayacaksın.
gördün mü hiç suyun yanmasını tuzda
gördüm ben bu yaşam boyu iniltiyi...
Devrinde birçok iyi şair mevcuttur. Ama kendisi bir yana devrinin diğer büyükleri bir yana.

Gittiği yeri bilmeyen böcekler gibiyim, ne peki, yere dökülen un sessizliği mi? gibi okunduğunda hassiktir doğru lan dedirten imgelerin efendisidir.
ikinci yeninin imge ustası hayran bıraktırır kendisini imgeleriyle. Varoluşçuluğun dibine vurur şiirlerinde. Felsefeyi şiire en fazla katan ikinci yeni şairidir.
Akşama Lusin şiiriyle eşlik eden şair ama insan...

"Anlıyorum Stepan, ne var ki, ben de
Çıkmalı diyorum bu boğuntudan
Bu yanlış orospuluktan, bilmiyorum
Bana yardım edebilir misin? Daha doğrusu
Bir yol gösteren değil, bir uğrak
Olabilir misin bana?"
bir çiçek sergicisi der ki, isimli şiiri kaleme alan şair ama insan... Ve o güzelim şiirin en vurucu dizelerinden biri;

"Anlaşılmak! -değil mi ama- sanki kimsenin olamaz.."
yıkansam, yıkansam, hep o güneşlerle yıkansam
dişleri tenime geçse yaz rüzgârlarının
izine pek rastlamasam
ama kalbini sert ve serin tutan bir denizciye
bunu bir daha sorsam
ne çıkar bir daha sorsam
sonra hiç konuşmasam, sonra hiç konuşmasam
ve bu yorgun, bu üzünçlü yüreği
benim değilmiş gibi, benim değilmiş gibi
kimse görmeden şöyle bir yol kenarına bıraksam.
ne gelir elimizden insan olmaktan başka şiirini kaleme alan şair ama insan. zikrettiğim şiirindeki ümitsizlik veya insan ve oluş kavramlarını bir başkalaşım gibi ele alışı etkileyicidir. defalarca okunması gereken şair.
Gün günden odamın şeklini alıyorum
işliyorum bu iniltili varlığı yeniden
Kimbilir, duyuyorum yazgısını belki de
Kuru bir dal parçasını içinden yiye yiye
Dal olan bir böceğin
O garip yazgısını

Ne ölüme benzer ne ölümsüzlüğe.
--spoiler--
''kalbim, sersemliğim benim.''
--spoiler--
Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar
Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
Mendilimde kan sesleri.

dizelerini sahibi, ikinci yeninin en güçlü şairi midir bilemem rağmen türk edebiyatının en güçlü şairlerinden biri olduğu kesin.
“Beni ara, beni bul, elbette sarıl bana.”
Edip Cansever
--spoiler--
''ne çıkar siz bizi anlamasanız da
evet, siz bizi anlamasanız da ne çıkar
eh, yani ne çıkar siz bizi anlamasanız da...''
--spoiler--
Hicbirseye yetisilmez
hicbirseye gec kalinmaz ama
cocugum beni bagisla
ahmet abi sen de bagisla

Gelmiyor icimden huzunlenmek bile
gelse de o kadar az
iste o kadar

Ahmet abi beni bagisla
Bugün pazar kendimi selamlıyorum,
Ve sanki kendimi tekrarlıyorum durmadan...
"ne kalır benden geriye, benden sonrası kalır
asıl bu kalır.
on yerde adım geçse geçmese
dağlardan tepelerden inen bir düzlüktüm, anlaşılır."

dizeleriyle hafızama kazınmıştır. türkçe'nin en büyük şairlerindendir.
Seni günlere böldüm, seni aylara
Daha yıllara, yüzyıllara böleceğim
Ve her zaman söyleyeceğim ki beni anla
Böyle eskitilmiş de olsa bu kalbi
Minesi çatlamış bir diş gibi durduracağım karşında.

Şiirler söylenir, şiirler biter
Biz bu sevdayı neresine sakladıktı sen ona bak da
Kahverengi avuçlarına mı gözlerinin
Tam oradan mı kahverengi yağan bir aydınlığa.

Bütün günler yenileşir her bekleyişte
Ve bütün dünler, bütün geçmişler
Kapını açarsın ki bir de, hiç kimseler yok
Çaresiz, benim sana gelişim de hep böyle.

Dün akşama doğru turuncu bir bulut geçti
Sonra bütün bulutlar hep birden geçti
Anılar, anılar, belki hepsi bir kelime.
Sevgiyi bilmezdin de sevismeyi bilirdin yalnizca. Birtakim sozler de bilirdin niye saklanmali, en ustalikli sozlerdi onlar, ama bak kaybolup giderdi her biri karsilastilar mi bir yerde siirle. Aslina bakarsan en guzel aldanmalari yasadik senle biz.hatirliyorum da oyle.
© copyright 2005 - 2026