bugün
- lahmacunu elle yiyen kız8
- yazarların en sevdiği meyve7
- ciddi ilişki istemiyorum takılalım diyen kadın9
- soğuk duş almak5
- fakirlik belirten hareketler3
- yaşlılığınız için insan biriktirin4
- milli takıma isim koyalım kampanyası9
- kas krampı4
- özel okul öğretmenleri açlık grevinde3
- 26 haziran 2026 türkiye'nin abd'ye döşeyeceği boru4
- insanlara güvenin azalması4
- seni hayata bağlayan şey11
- türk kızlarına yürüyen turistin dayak yemesi7
- başına belayı satın almak3
- içilen en lezzetli çorba2
- hawking'in uzaylılarla konuşmayın uyarısı3
- çipli kimlik kartları2
- baba denince akla gelenler4
- nolcak bu ulkenin hali3
- zincir marketlere kısıtlama çağrısı4
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi3
- kimseyle tanışamamak8
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı52
- peki yazan kıza espri yapmaya devam etmek3
- asosyal olmanın sebepleri3
- milli takımın gruptan 3 çıkması senaryosu4
- 5 litrelik suyla sınava giren öğrenci5
- yüzde 80 kakao içeren bitter çikolata2
- ankara sokaklarında yürümek2
- nasılsınız3
- 20 haziran 2026 hollanda isveç maçı5
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı16
- okulda felsefe dersinin kaldırılması7
- arda güler egosu7
- anne ve babayı çocukları önünde vuran maganda3
- bir insana sonradan öğretilebilecek en zor şey3
- başkan2
- fazla açıklama yapan insan2
- yuzırların süper güçleri11
- kanyon starbucks2
- bizim çocuklar'a alternatif slogan önerileri3
- hiç götü öpülmemiş kız siniri2
- enteresan beddualar9
- vincenzo montella'nın halen istifa etmemiş olması10
- türkiye a milli futbol takımı14
- telegram vs whatsapp4
- güzellik merkezi2
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi12
- 33 yaşında emekli hayatı yaşamak5
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri10
ecclesiastes kral Süleyman'ın yazdığına inanılan eski ahit kitabıdır.
1:9
"önce ne olduysa, yine olacak.
önce ne yapıldıysa, yine yapılacak.
güneşin altında yeni bir şey yok."
1:18
… “çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.”
1:14
"güneş altında yapılan her işi gördüm, işte, hepsi boş, rüzgârı kovalamaktan farksız."
2:14-16
"hikmetli kişi nereye gittiğini görür; akılsız ise kör karanlıkta yürür. ve ben şunu anladım: hepsini bekleyen son aynı. ve kendi kendime dedim ki, “akılsızın başına gelen son benim de başıma gelecek.” peki o zaman ben neden bu kadar hikmetli oldum? kendi kendime, “bu da boş” dedim. çünkü hikmetli kişi de, akılsız da çağlar boyu anılmayacak. gelecek günlerde her biri unutulacak. hikmetli nasıl ölür? akılsızın öldüğü gibi."
2:24-25
"insan için yiyip içmekten ve emeğinin keyfini çıkarmaktan daha güzel bir şey yok. bu tanrı’dandır, bunu da gördüm. çünkü kim benden iyi yiyip içebilir?"
3:19-22
"çünkü insan için de hayvan için de bir son var, ikisinin de sonu aynı. biri nasıl ölüyorsa, öbürü de öyle ölüyor; hepsinde aynı ruh var, dolayısıyla insanın hayvana üstünlüğü yok, her şey boş. hepsi aynı yere gidiyor. hepsi topraktan geldi ve toprağa dönüyor. insanın ruhunun yukarıya çıktığını, hayvanın ruhunun aşağıya, yere indiğini kim biliyor? gördüm ki, insanın yaptığı işten sevinç duymasından daha güzel bir şey yok, onun payı budur; çünkü kendisinden sonra olacakları görmesi için kim onu geri getirebilir?"
4:2-3
"ve şu anda hayatta olanlardansa, ölmüş olanlara ne mutlu, dedim. hiç doğmamış, güneş altında yapılan korkunç işleri hiç görmemiş olanlar ise her ikisinden de iyi durumdadır."
4:6
" biraz dinlenmek, çok emek harcayıp rüzgârı kovalamaktan iyidir."
5:15
"insan annesinin karnından nasıl çıktıysa öyle, tıpkı geldiği gibi çıplak gider; uğrunda emek çektiği hiçbir şeyi yanında götürmez."
6:11-12
" boşluğa yol açan onca şey varken insana neyin yararı olur? çünkü gölge gibi geçen boş yaşamının sayılı günlerinde nasıl bir mutluluk tadacak, kim bilebilir? insana kendisinden sonra güneş altında neler olacağını kim söyleyebilir?"
7:10
" neden eski günler daha iyiydi?” deme; çünkü böyle bir soru akıllıca değil."
7:16-17
" ne çok fazla doğruluk peşine düş, ne de aşırı hikmetli görün. neden kendi yıkımına yol açasın? ne çok kötü ol, ne de akılsız. neden vakitsiz ölesin?"
7:24
"geçmişte olanlar çok uzak ve çok derin. kim onları öğrenebilir?"
8:11
"kötü işin cezası hemen verilmiyor, bu yüzden de insanların yüreği kötülük yapmaya daha da kararlı oluyor."
9:12
"insan da başına ne zaman ne geleceğini bilmez. balıklar amansız bir ağa nasıl yakalanırsa, kuşlar tuzağa nasıl yakalanırsa, insanoğlu da felaket günü gelip çatınca öyle yakalanır."
"güneşin altında bir şey daha gördüm:
yarışı hızlı koşanlar,
savaşı yiğitler,
ekmeği bilgeler,
serveti akıllılar,
beğeniyi bilgililer kazanmaz.
zaman ve şans hepsinin önüne geçer.
dahası insan kendi vaktini bilmez:
balığın acımasız ağa, kuşun kapana düştüğü gibi,
insanlar da üzerlerine ansızın çöken kötü zamana yakalanırlar.."
1:9
"önce ne olduysa, yine olacak.
önce ne yapıldıysa, yine yapılacak.
güneşin altında yeni bir şey yok."
1:18
… “çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.”
1:14
"güneş altında yapılan her işi gördüm, işte, hepsi boş, rüzgârı kovalamaktan farksız."
2:14-16
"hikmetli kişi nereye gittiğini görür; akılsız ise kör karanlıkta yürür. ve ben şunu anladım: hepsini bekleyen son aynı. ve kendi kendime dedim ki, “akılsızın başına gelen son benim de başıma gelecek.” peki o zaman ben neden bu kadar hikmetli oldum? kendi kendime, “bu da boş” dedim. çünkü hikmetli kişi de, akılsız da çağlar boyu anılmayacak. gelecek günlerde her biri unutulacak. hikmetli nasıl ölür? akılsızın öldüğü gibi."
2:24-25
"insan için yiyip içmekten ve emeğinin keyfini çıkarmaktan daha güzel bir şey yok. bu tanrı’dandır, bunu da gördüm. çünkü kim benden iyi yiyip içebilir?"
3:19-22
"çünkü insan için de hayvan için de bir son var, ikisinin de sonu aynı. biri nasıl ölüyorsa, öbürü de öyle ölüyor; hepsinde aynı ruh var, dolayısıyla insanın hayvana üstünlüğü yok, her şey boş. hepsi aynı yere gidiyor. hepsi topraktan geldi ve toprağa dönüyor. insanın ruhunun yukarıya çıktığını, hayvanın ruhunun aşağıya, yere indiğini kim biliyor? gördüm ki, insanın yaptığı işten sevinç duymasından daha güzel bir şey yok, onun payı budur; çünkü kendisinden sonra olacakları görmesi için kim onu geri getirebilir?"
4:2-3
"ve şu anda hayatta olanlardansa, ölmüş olanlara ne mutlu, dedim. hiç doğmamış, güneş altında yapılan korkunç işleri hiç görmemiş olanlar ise her ikisinden de iyi durumdadır."
4:6
" biraz dinlenmek, çok emek harcayıp rüzgârı kovalamaktan iyidir."
5:15
"insan annesinin karnından nasıl çıktıysa öyle, tıpkı geldiği gibi çıplak gider; uğrunda emek çektiği hiçbir şeyi yanında götürmez."
6:11-12
" boşluğa yol açan onca şey varken insana neyin yararı olur? çünkü gölge gibi geçen boş yaşamının sayılı günlerinde nasıl bir mutluluk tadacak, kim bilebilir? insana kendisinden sonra güneş altında neler olacağını kim söyleyebilir?"
7:10
" neden eski günler daha iyiydi?” deme; çünkü böyle bir soru akıllıca değil."
7:16-17
" ne çok fazla doğruluk peşine düş, ne de aşırı hikmetli görün. neden kendi yıkımına yol açasın? ne çok kötü ol, ne de akılsız. neden vakitsiz ölesin?"
7:24
"geçmişte olanlar çok uzak ve çok derin. kim onları öğrenebilir?"
8:11
"kötü işin cezası hemen verilmiyor, bu yüzden de insanların yüreği kötülük yapmaya daha da kararlı oluyor."
9:12
"insan da başına ne zaman ne geleceğini bilmez. balıklar amansız bir ağa nasıl yakalanırsa, kuşlar tuzağa nasıl yakalanırsa, insanoğlu da felaket günü gelip çatınca öyle yakalanır."
"güneşin altında bir şey daha gördüm:
yarışı hızlı koşanlar,
savaşı yiğitler,
ekmeği bilgeler,
serveti akıllılar,
beğeniyi bilgililer kazanmaz.
zaman ve şans hepsinin önüne geçer.
dahası insan kendi vaktini bilmez:
balığın acımasız ağa, kuşun kapana düştüğü gibi,
insanlar da üzerlerine ansızın çöken kötü zamana yakalanırlar.."
"her şey boş, bomboş, bomboş!
ne kazancı var insanın
güneşin altında harcadığı onca emekten?
kuşaklar gelir, kuşaklar geçer,
ama dünya sonsuza dek kalır.
güneş doğar, güneş batar,
hep doğduğu yere koşar.
rüzgar güneye gider, kuzeye döner,
döne döne eserek
hep aynı yolu izler.
bütün ırmaklar denize akar,
yine de deniz dolmaz.
ırmaklar hep çıktıkları yere döner.
her şey yorucu,
sözcüklerle anlatılamayacak kadar.
göz görmekle doymuyor,
kulak işitmekle dolmuyor.
önce ne olduysa, yine olacak.
önce ne yapıldıysa, yine yapılacak.
güneşin altında yeni bir şey yok.
var mı kimsenin, bak bu yeni! diyebileceği bir şey?"
ne kazancı var insanın
güneşin altında harcadığı onca emekten?
kuşaklar gelir, kuşaklar geçer,
ama dünya sonsuza dek kalır.
güneş doğar, güneş batar,
hep doğduğu yere koşar.
rüzgar güneye gider, kuzeye döner,
döne döne eserek
hep aynı yolu izler.
bütün ırmaklar denize akar,
yine de deniz dolmaz.
ırmaklar hep çıktıkları yere döner.
her şey yorucu,
sözcüklerle anlatılamayacak kadar.
göz görmekle doymuyor,
kulak işitmekle dolmuyor.
önce ne olduysa, yine olacak.
önce ne yapıldıysa, yine yapılacak.
güneşin altında yeni bir şey yok.
var mı kimsenin, bak bu yeni! diyebileceği bir şey?"
"bütün nehirler denize dökülür,
yine de denizler dolmaz."
4:12
"yalnız biri, yenik düşer.
ama iki kişi direnebilir.
üç kat iplik, kolay kolay kopmaz."
yine de denizler dolmaz."
4:12
"yalnız biri, yenik düşer.
ama iki kişi direnebilir.
üç kat iplik, kolay kolay kopmaz."
Kur'an-ı Kerim dışında okumaktan zevk aldığım tek dini motifli kitap olabilir.
Eski ahit içerisinde adeta çöldeki vaha gibi yer alır.
Tanrıdan gelen sözleri emir ve yasakları anlatmaz.
Süleyman'ın ağzından, Süleyman'ın hayatı sorgulamasını ele alır.
Güneş altında yeni bir şey yok diyerek; binlerce senedir insanların fıtratının, hayatın düzeninin aynı olduğundan bahseder.
Eski ahit içerisinde adeta çöldeki vaha gibi yer alır.
Tanrıdan gelen sözleri emir ve yasakları anlatmaz.
Süleyman'ın ağzından, Süleyman'ın hayatı sorgulamasını ele alır.
Güneş altında yeni bir şey yok diyerek; binlerce senedir insanların fıtratının, hayatın düzeninin aynı olduğundan bahseder.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar