bugün
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- akşama kadar entry giren torpilli memur10
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu20
- fatma betül sayan kaya29
- sözlük açacak olsanız6
- münafık6
- hiçbir şeyden haberi olmayan tek adam8
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek8
- camilerdeki ayak kokusu7
- yapay zekanın çok yapay olması8
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- asansörde yukarı bakma refleksi3
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek11
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- son 3 ayın en başarılı gammazları8
- seri katilin özellikleri3
- damla sakızlı muhallebi9
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş11
- dolar 50 13 liraya çakılınca sus pus olan muhalif2
- alexander nübel14
- terhis oluyorum sözlük3
- ciddiye alınmamak3
- kezoyu neyzen bakışıyla iskandil etmek4
- kız kankanın ehonomi çoh eyi demesi3
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü9
- daha 17 dizisi4
- sicilya kizlari4
- iş görüşmesinde para vermiyoruz demek2
- iş görüşmesinde para vermiyoruz denilmesi2
- erecto birader ciguli mi2
- her şeyi bilen halk4
- henüz yolun başında olan yazarlar5
- eteği açan kadına bakmayan erkek2
- 2017 orta paket passat vs 2024 full paket megane5
- allah ne muradın varsa versin2
- fatma betülüm yapmaz9
- iyi menemenin sırrı22
- yaprak dökümü sonrası türkiye3
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi9
- yarinin ayaklarını avuçlarında ısıtan sığır4
- musiker2
- ocean vitamind32
- masklavi felsefesi5
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması5
- boşanmak2
- kahve içerken piyasa yapmak3
- gece gece bir sözlük kızıyla nutella kaşıklamak3
- avrupa5
- sinirlenen dilenci kadın6
- negatif insanları hayatına almamak2
ecclesiastes kral Süleyman'ın yazdığına inanılan eski ahit kitabıdır.
1:9
"önce ne olduysa, yine olacak.
önce ne yapıldıysa, yine yapılacak.
güneşin altında yeni bir şey yok."
1:18
… “çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.”
1:14
"güneş altında yapılan her işi gördüm, işte, hepsi boş, rüzgârı kovalamaktan farksız."
2:14-16
"hikmetli kişi nereye gittiğini görür; akılsız ise kör karanlıkta yürür. ve ben şunu anladım: hepsini bekleyen son aynı. ve kendi kendime dedim ki, “akılsızın başına gelen son benim de başıma gelecek.” peki o zaman ben neden bu kadar hikmetli oldum? kendi kendime, “bu da boş” dedim. çünkü hikmetli kişi de, akılsız da çağlar boyu anılmayacak. gelecek günlerde her biri unutulacak. hikmetli nasıl ölür? akılsızın öldüğü gibi."
2:24-25
"insan için yiyip içmekten ve emeğinin keyfini çıkarmaktan daha güzel bir şey yok. bu tanrı’dandır, bunu da gördüm. çünkü kim benden iyi yiyip içebilir?"
3:19-22
"çünkü insan için de hayvan için de bir son var, ikisinin de sonu aynı. biri nasıl ölüyorsa, öbürü de öyle ölüyor; hepsinde aynı ruh var, dolayısıyla insanın hayvana üstünlüğü yok, her şey boş. hepsi aynı yere gidiyor. hepsi topraktan geldi ve toprağa dönüyor. insanın ruhunun yukarıya çıktığını, hayvanın ruhunun aşağıya, yere indiğini kim biliyor? gördüm ki, insanın yaptığı işten sevinç duymasından daha güzel bir şey yok, onun payı budur; çünkü kendisinden sonra olacakları görmesi için kim onu geri getirebilir?"
4:2-3
"ve şu anda hayatta olanlardansa, ölmüş olanlara ne mutlu, dedim. hiç doğmamış, güneş altında yapılan korkunç işleri hiç görmemiş olanlar ise her ikisinden de iyi durumdadır."
4:6
" biraz dinlenmek, çok emek harcayıp rüzgârı kovalamaktan iyidir."
5:15
"insan annesinin karnından nasıl çıktıysa öyle, tıpkı geldiği gibi çıplak gider; uğrunda emek çektiği hiçbir şeyi yanında götürmez."
6:11-12
" boşluğa yol açan onca şey varken insana neyin yararı olur? çünkü gölge gibi geçen boş yaşamının sayılı günlerinde nasıl bir mutluluk tadacak, kim bilebilir? insana kendisinden sonra güneş altında neler olacağını kim söyleyebilir?"
7:10
" neden eski günler daha iyiydi?” deme; çünkü böyle bir soru akıllıca değil."
7:16-17
" ne çok fazla doğruluk peşine düş, ne de aşırı hikmetli görün. neden kendi yıkımına yol açasın? ne çok kötü ol, ne de akılsız. neden vakitsiz ölesin?"
7:24
"geçmişte olanlar çok uzak ve çok derin. kim onları öğrenebilir?"
8:11
"kötü işin cezası hemen verilmiyor, bu yüzden de insanların yüreği kötülük yapmaya daha da kararlı oluyor."
9:12
"insan da başına ne zaman ne geleceğini bilmez. balıklar amansız bir ağa nasıl yakalanırsa, kuşlar tuzağa nasıl yakalanırsa, insanoğlu da felaket günü gelip çatınca öyle yakalanır."
"güneşin altında bir şey daha gördüm:
yarışı hızlı koşanlar,
savaşı yiğitler,
ekmeği bilgeler,
serveti akıllılar,
beğeniyi bilgililer kazanmaz.
zaman ve şans hepsinin önüne geçer.
dahası insan kendi vaktini bilmez:
balığın acımasız ağa, kuşun kapana düştüğü gibi,
insanlar da üzerlerine ansızın çöken kötü zamana yakalanırlar.."
1:9
"önce ne olduysa, yine olacak.
önce ne yapıldıysa, yine yapılacak.
güneşin altında yeni bir şey yok."
1:18
… “çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.”
1:14
"güneş altında yapılan her işi gördüm, işte, hepsi boş, rüzgârı kovalamaktan farksız."
2:14-16
"hikmetli kişi nereye gittiğini görür; akılsız ise kör karanlıkta yürür. ve ben şunu anladım: hepsini bekleyen son aynı. ve kendi kendime dedim ki, “akılsızın başına gelen son benim de başıma gelecek.” peki o zaman ben neden bu kadar hikmetli oldum? kendi kendime, “bu da boş” dedim. çünkü hikmetli kişi de, akılsız da çağlar boyu anılmayacak. gelecek günlerde her biri unutulacak. hikmetli nasıl ölür? akılsızın öldüğü gibi."
2:24-25
"insan için yiyip içmekten ve emeğinin keyfini çıkarmaktan daha güzel bir şey yok. bu tanrı’dandır, bunu da gördüm. çünkü kim benden iyi yiyip içebilir?"
3:19-22
"çünkü insan için de hayvan için de bir son var, ikisinin de sonu aynı. biri nasıl ölüyorsa, öbürü de öyle ölüyor; hepsinde aynı ruh var, dolayısıyla insanın hayvana üstünlüğü yok, her şey boş. hepsi aynı yere gidiyor. hepsi topraktan geldi ve toprağa dönüyor. insanın ruhunun yukarıya çıktığını, hayvanın ruhunun aşağıya, yere indiğini kim biliyor? gördüm ki, insanın yaptığı işten sevinç duymasından daha güzel bir şey yok, onun payı budur; çünkü kendisinden sonra olacakları görmesi için kim onu geri getirebilir?"
4:2-3
"ve şu anda hayatta olanlardansa, ölmüş olanlara ne mutlu, dedim. hiç doğmamış, güneş altında yapılan korkunç işleri hiç görmemiş olanlar ise her ikisinden de iyi durumdadır."
4:6
" biraz dinlenmek, çok emek harcayıp rüzgârı kovalamaktan iyidir."
5:15
"insan annesinin karnından nasıl çıktıysa öyle, tıpkı geldiği gibi çıplak gider; uğrunda emek çektiği hiçbir şeyi yanında götürmez."
6:11-12
" boşluğa yol açan onca şey varken insana neyin yararı olur? çünkü gölge gibi geçen boş yaşamının sayılı günlerinde nasıl bir mutluluk tadacak, kim bilebilir? insana kendisinden sonra güneş altında neler olacağını kim söyleyebilir?"
7:10
" neden eski günler daha iyiydi?” deme; çünkü böyle bir soru akıllıca değil."
7:16-17
" ne çok fazla doğruluk peşine düş, ne de aşırı hikmetli görün. neden kendi yıkımına yol açasın? ne çok kötü ol, ne de akılsız. neden vakitsiz ölesin?"
7:24
"geçmişte olanlar çok uzak ve çok derin. kim onları öğrenebilir?"
8:11
"kötü işin cezası hemen verilmiyor, bu yüzden de insanların yüreği kötülük yapmaya daha da kararlı oluyor."
9:12
"insan da başına ne zaman ne geleceğini bilmez. balıklar amansız bir ağa nasıl yakalanırsa, kuşlar tuzağa nasıl yakalanırsa, insanoğlu da felaket günü gelip çatınca öyle yakalanır."
"güneşin altında bir şey daha gördüm:
yarışı hızlı koşanlar,
savaşı yiğitler,
ekmeği bilgeler,
serveti akıllılar,
beğeniyi bilgililer kazanmaz.
zaman ve şans hepsinin önüne geçer.
dahası insan kendi vaktini bilmez:
balığın acımasız ağa, kuşun kapana düştüğü gibi,
insanlar da üzerlerine ansızın çöken kötü zamana yakalanırlar.."
"her şey boş, bomboş, bomboş!
ne kazancı var insanın
güneşin altında harcadığı onca emekten?
kuşaklar gelir, kuşaklar geçer,
ama dünya sonsuza dek kalır.
güneş doğar, güneş batar,
hep doğduğu yere koşar.
rüzgar güneye gider, kuzeye döner,
döne döne eserek
hep aynı yolu izler.
bütün ırmaklar denize akar,
yine de deniz dolmaz.
ırmaklar hep çıktıkları yere döner.
her şey yorucu,
sözcüklerle anlatılamayacak kadar.
göz görmekle doymuyor,
kulak işitmekle dolmuyor.
önce ne olduysa, yine olacak.
önce ne yapıldıysa, yine yapılacak.
güneşin altında yeni bir şey yok.
var mı kimsenin, bak bu yeni! diyebileceği bir şey?"
ne kazancı var insanın
güneşin altında harcadığı onca emekten?
kuşaklar gelir, kuşaklar geçer,
ama dünya sonsuza dek kalır.
güneş doğar, güneş batar,
hep doğduğu yere koşar.
rüzgar güneye gider, kuzeye döner,
döne döne eserek
hep aynı yolu izler.
bütün ırmaklar denize akar,
yine de deniz dolmaz.
ırmaklar hep çıktıkları yere döner.
her şey yorucu,
sözcüklerle anlatılamayacak kadar.
göz görmekle doymuyor,
kulak işitmekle dolmuyor.
önce ne olduysa, yine olacak.
önce ne yapıldıysa, yine yapılacak.
güneşin altında yeni bir şey yok.
var mı kimsenin, bak bu yeni! diyebileceği bir şey?"
"bütün nehirler denize dökülür,
yine de denizler dolmaz."
4:12
"yalnız biri, yenik düşer.
ama iki kişi direnebilir.
üç kat iplik, kolay kolay kopmaz."
yine de denizler dolmaz."
4:12
"yalnız biri, yenik düşer.
ama iki kişi direnebilir.
üç kat iplik, kolay kolay kopmaz."
Kur'an-ı Kerim dışında okumaktan zevk aldığım tek dini motifli kitap olabilir.
Eski ahit içerisinde adeta çöldeki vaha gibi yer alır.
Tanrıdan gelen sözleri emir ve yasakları anlatmaz.
Süleyman'ın ağzından, Süleyman'ın hayatı sorgulamasını ele alır.
Güneş altında yeni bir şey yok diyerek; binlerce senedir insanların fıtratının, hayatın düzeninin aynı olduğundan bahseder.
Eski ahit içerisinde adeta çöldeki vaha gibi yer alır.
Tanrıdan gelen sözleri emir ve yasakları anlatmaz.
Süleyman'ın ağzından, Süleyman'ın hayatı sorgulamasını ele alır.
Güneş altında yeni bir şey yok diyerek; binlerce senedir insanların fıtratının, hayatın düzeninin aynı olduğundan bahseder.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com