bugün
- geri zekalı demek hakaret mi3
- sözlükte sizi kim tanıyor21
- kadınların bir erkekte aradığı kriterler18
- karşı cinste hayran olunan özellik4
- aylık 422 bin tl iyi para mıdır sorunsalı5
- hiç fuhuş yaptınız mı9
- bulgur pilavının kötü bir yemek olması10
- melkor4
- şimdiki aklım olsa4
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız21
- kiraz cicegi kolonyasi45
- kar fırtınasında kış gecesi at arabasında uyumak2
- 35 yaşına gelip evlenmemiş erkeğin asıl amacı8
- 34 yaşına dek sevişmemiş erkek3
- trakyalı kadın isimleri4
- fıstık gibi kızın ter kokması4
- karadedeler olayı5
- yazarların hayatlarının 1 yılını satacakları fiyat12
- meyveli soda içen erkek7
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi17
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi3
- göksel ve teoman evlenseydi ne olurdu5
- tencent hy33
- ateist6
- mezun olunan okula yıllar sonra tekrar gitmek10
- geceye bir şarkı bırak3
- barok kız2
- moskova da robot kuryeye hallenen türkler3
- messi vs maradona7
- hayatından 1 yılı kaça satarsın9
- örgüt mensubu5
- türk kızlarının keko adam sevmesi4
- 2026 dünya kupası30
- sözlükçülerin en iyi 5 roman listesi15
- ahmet telli6
- amedspor forması hediye eden sevgili3
- anın görüntüsü11
- allah olsanız yazacağınız kitabın ismi ne olurdu10
- chp de 7 il başkanının görevden alınması4
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı24
- arkadaşlar ben hapise giriyorum3
- ışık hızı2
- mehmet okuyan12
- kim kimin fakesi10
- y kuşağı3
- askeri ücretle erdoğanı savunan tip11
- lens takacaklara tavsiyeler2
- ayna4
- evlenmek için para biriktirmek2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
ingilizlerin hoşlanmadığı kelimedir.
zamanında ingilizin teki kendisine "dude" dedim diye "neden amerikalılar gibi konuşuyorsun?" demiş, daha sonra da ağzıma sıçmıştı (tabii laflarıyla).
amerikanya'da deyin siz bunu en iyisi. geri kalan yerlerde "mate" falan deyin. ne bileyim. *
zamanında ingilizin teki kendisine "dude" dedim diye "neden amerikalılar gibi konuşuyorsun?" demiş, daha sonra da ağzıma sıçmıştı (tabii laflarıyla).
amerikanya'da deyin siz bunu en iyisi. geri kalan yerlerde "mate" falan deyin. ne bileyim. *
ingilizcede panpa.
ingilizce kurulan her cümleye eklenesi sıfat.
10 yıllık bir araştırma sonunda 'dude' kelimesinin nerden geldiği tespit edilmiş
http://amerikabulteni.com...-ingilizceye-nasil-girdi/
http://amerikabulteni.com...-ingilizceye-nasil-girdi/
(bkz: dostum)
what's up dude - hacı nabıyon la ?
lost'ta hurley karakterinin dilinden düşmeyen söz.
https://www.youtube.com/watch?v=uAPKB6-DYOY&feature=share
https://www.youtube.com/watch?v=uAPKB6-DYOY&feature=share
(bkz: tenacious d)
aerosmith'in en gaz şarkılarındandır. solosuyla ritmiyle mümkenmeldir. *
big lebowski filminde en sık geçen kelimelerden biridir.
(bkz: the big leobwski)
south park'ta en çok kullanılan kelimedir.
osmanlıcada kurtcağız, küçük solucan, böcek anlamlarına gelmektedir.
"ahbap" diye çevrilen fakat esas Türkçe karşılığı "hacı" olan amerikanca* sözcük.
adanalı'ların kirve tabiri * neyse amerikalıların dude'u aynıdır.
(bkz: the big lebowski)
düüd diye telafuz edildiğinden bir türk için kullanılması tuhaf gelebilir.
(bkz: bisiklet kornası)
(bkz: bisiklet kornası)
"olm" manasına gelir.
rumuzumun atası olan the big lebowski filminde, lebowski karakterinin lakabıdır.
oxford dictionary for learners of english adındaki sözlük der ki dude = a man. yani dude tanımadığımız birine ya da kankamıza da söylenilebilecek kadar geniş bir yelpazeye hitap eden bir hitap biçim olduğundan sadece ''adamım'' şeklinde sınırlandırmak doğru değildir.
(bkz: hurley)
birkaç sözcüktü
boyunları büküktü
bir de melodi tavlamışlar
epey hüzünlüydü.
durdum. dinledim. durdum. dinledim.
hep sustum.
bir ses duydum:
"hey dude, take a sad song and make it better"
en sevdiğim deniz kıyısı samimiyetinde
bir güneş vardı dışarıda.
durdum. tam karşısına geçtim.
selam verdim. oturdum.
ıslıkla çaldım bizimkileri,
gökyüzüne savurdum.
demlensinler diye
dinlensinler diye...
aradan epey bir rüzgar,
biraz şehir gürültüsü
kafi miktarda hayal geçti...
sonuç?
başaramadım.
güneş bazen
üşütürmüş anladım.
dalga geçmeye çalıştım
tüm beceriksizliklerimle.
onu da beceremedim.
birkaç sözcüktü
boyunları artık daha büküktü
bir de melodi...
hüzünsüzlük kadar hüzünlüydü.
durdum. oturdum. durdum. oturdum.
hep sustum.
bir ses duydum (yine mi?):
"hey dude, take a sad song and make it sadder."
tamamdır ahbap
tamamdır...
işte bu,
evet bu,
malesef bu,
tam bana göre.
tam...
boyunları büküktü
bir de melodi tavlamışlar
epey hüzünlüydü.
durdum. dinledim. durdum. dinledim.
hep sustum.
bir ses duydum:
"hey dude, take a sad song and make it better"
en sevdiğim deniz kıyısı samimiyetinde
bir güneş vardı dışarıda.
durdum. tam karşısına geçtim.
selam verdim. oturdum.
ıslıkla çaldım bizimkileri,
gökyüzüne savurdum.
demlensinler diye
dinlensinler diye...
aradan epey bir rüzgar,
biraz şehir gürültüsü
kafi miktarda hayal geçti...
sonuç?
başaramadım.
güneş bazen
üşütürmüş anladım.
dalga geçmeye çalıştım
tüm beceriksizliklerimle.
onu da beceremedim.
birkaç sözcüktü
boyunları artık daha büküktü
bir de melodi...
hüzünsüzlük kadar hüzünlüydü.
durdum. oturdum. durdum. oturdum.
hep sustum.
bir ses duydum (yine mi?):
"hey dude, take a sad song and make it sadder."
tamamdır ahbap
tamamdır...
işte bu,
evet bu,
malesef bu,
tam bana göre.
tam...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar