bugün
- kabak tatlısını sevenler14
- taksim delisi cenk7
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- anın görüntüsü25
- pazar akşamları3
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom6
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- pirizade ismed molla balizade kafadumanevi5
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- elmas bey birader'in online olmaması2
- göksel'in memeleri4
- nat rothschild4
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- kafanın çok büyük olması8
- gazze de evlenen çiftin düğün fotoğrafı3
- 8 kasım 2026 alanyaspor trabzonspor maçı3
- ismet gurbuz 20244
- erecto kral reyiz3
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- bir sözlük yazarını kerhaneye götürmek3
- 20043
- 1 doların 50 tl olması3
- nervio'nun gerçek yüzü4
- fenerbahçe11
- boyun ağrısı2
- oğuz tezmen2
- nervio34
- ismed ibni semiz cincihocaevi efendi2
- hoca4
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- android için televizyon uygulaması yapılmalı2
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- barış alper yılmaz4
- kimse beslenmesine dikkat etmiyor2
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü6
- 8 kasım 2026 rizespor erzurumspor maçı4
- allah vardır diyenlerin kanıtları2
- elektrik2
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- yalnız çirkin asosyal erkek5
- elmas bey birader dönsün2
- bafra pidesi3
- bırak kolumu acıtıyorsun4
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- duygu özaslan6
- 2019 tasarımı4
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam6
- halef dizisinin final yapması2
- birçok kadın evliliğini eskort hizmeti gibi yapıyo3
çok radikal bir karar vererek, arkaya bakmadan yapılması gereken eylemdir.
can yücelin bu şiiriyle herkesin hayatını özetlediği durum
Gitmek
Bugünlerde herkes gitmek istiyor.
Küçük bir sahil kasabasına,
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara...
Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey...
Herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.
Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok.
Bir kendisi.
Bu yeter zaten.
Herşeyi, herkesi götürdün demektir.
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.
Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
Yani herşeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.
Böyle gidiyoruz işte.
Bir yanımız "kalk gidelim",
öbür yanımız "otur" diyor.
"Otur" diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira...
iş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma duygusu...
En kötüsü alışkanlık.
Alışkanlığın verdiği rahatlık,
Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz...
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.
Evlenmeler...
Bir çocuk daha doğurmalar...
Borçlara girmeler...
işi büyütmeler...
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.
Misal ben...
Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
iki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki...
Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında,
Herkes onu, o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?
"Sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardır;
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin,
Kendi imalatımız küfeler.
Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım,
inadına kök salmak lazım.
Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabii yapanlar, ama az.
Sadece kaymak tabakası.
Hepimiz kaçabilsek...
Bütçe, zaman, keyif... Denk olsa.
Gün içinde mesela...
Küçücük gitmeler yapabilsek.
Ne mümkün.
Sabah 9, akşam 18
Sonra başka mecburiyetler
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
Bu kadar ağır olmamalı.
Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
Ne saçma...
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.
Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç,
Ama olsun... istemek de güzel.
Gitmek
Bugünlerde herkes gitmek istiyor.
Küçük bir sahil kasabasına,
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara...
Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey...
Herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.
Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok.
Bir kendisi.
Bu yeter zaten.
Herşeyi, herkesi götürdün demektir.
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.
Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
Yani herşeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.
Böyle gidiyoruz işte.
Bir yanımız "kalk gidelim",
öbür yanımız "otur" diyor.
"Otur" diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira...
iş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma duygusu...
En kötüsü alışkanlık.
Alışkanlığın verdiği rahatlık,
Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz...
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.
Evlenmeler...
Bir çocuk daha doğurmalar...
Borçlara girmeler...
işi büyütmeler...
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.
Misal ben...
Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
iki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki...
Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında,
Herkes onu, o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?
"Sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardır;
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin,
Kendi imalatımız küfeler.
Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım,
inadına kök salmak lazım.
Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabii yapanlar, ama az.
Sadece kaymak tabakası.
Hepimiz kaçabilsek...
Bütçe, zaman, keyif... Denk olsa.
Gün içinde mesela...
Küçücük gitmeler yapabilsek.
Ne mümkün.
Sabah 9, akşam 18
Sonra başka mecburiyetler
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
Bu kadar ağır olmamalı.
Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
Ne saçma...
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.
Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç,
Ama olsun... istemek de güzel.
(bkz: one way ticket)
insanın, canını yakmış olan her şeyi, kesin bir kararla ardında bırakmasıdır. belki uzun bir süre cesaret edilememiştir. kesin gidişi göze alacak kadar, göz kararmıştır artık. tuhaftır ama, hiç içiniz acımaz. çünkü o gidişi hazırlayan, koskoca bir bitiştir.
dünyayı değiştiremiyorsan, dünyanı değiştirmektir.
arkana bakmadan gidersen gittin durumudur. yoksa yapamazsın, bir kez tereddüt ettin mi gitmek artık çok zordur..
her ne kadar duygusallıkta tavan yapılmıs olsa da "duygusallıga gerek yok" anıdır. basarılı eylem haline gelebilmesi için sasmaz kuraldır.
gitmek eyleminin hakkını vermek.
konstantinos kavafis'in aşağıdaki * dizelerini okumadan gitmeye karar veren insan eylemi.
"Yeni ülkeler bulamayacaksın, bulamayacaksın yeni denizler.
Hep peşinde, izleyecek durmadan seni kent.
Dolaşacaksın aynı sokaklarda.
Ve aynı mahallede yaşlanacaksın
ve burada,
bu aynı evde ağaracak aklaşacak saçların.
Hep aynı kente varacaksın.
Bir başka kent bekleme sakın,
ne bir gemi var, ne de bir yol sana.
Nasıl heder ettiysen hayatını bu köşecikte,
yıktın onu, işte yok ettin onu tüm yeryüzünde."
"Yeni ülkeler bulamayacaksın, bulamayacaksın yeni denizler.
Hep peşinde, izleyecek durmadan seni kent.
Dolaşacaksın aynı sokaklarda.
Ve aynı mahallede yaşlanacaksın
ve burada,
bu aynı evde ağaracak aklaşacak saçların.
Hep aynı kente varacaksın.
Bir başka kent bekleme sakın,
ne bir gemi var, ne de bir yol sana.
Nasıl heder ettiysen hayatını bu köşecikte,
yıktın onu, işte yok ettin onu tüm yeryüzünde."
ruhunu geride bırakarak başka diyarlara gitmektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com