Evet arkadaşlar benim dilenci bir arkadaşım var. Tanışmamız çok eskiye dayanıyor.
Anlatıyorum.
Biz esnaf bir aileyiz. Ispartanın merkezinde annemin iş yeri var o zamanlar. Bozuk para bize çok lazım oluyor. Bütün dilencileri bize bağlamışım. Hepsini tanıyorum. Gün içinde üç beş kez gelirler para bütünlerim onlara.
Aralarında biri var.. mavi gözlü güzel bir kız.
Aynı yaştayız.. ara ara sohbet muhabbet biz baya takılıyoruz akşam iş bitimine doğru geliyor dükkan da boş müşteri yok öyle muhabbet akıyor.
Roman bunlar. Yılın belli bir dönemi bir türbe var doğudaydı sanırım oraya gidiyorlarmış vs anlatıyor ama korkuyor da bunların başında bir adam var genelde onun kontrolünde hareket ediyorlar.
Neyse evliydi bu kız. O zamanlar ilkine hamileydi. Şimdi üçledi belki dört. Yılın belirli dönemleri çıkar. Diğerleri gibi her gün çıkmıyor artık.
Neyse biz de karşılaşınca konuşuyoruz.

Bu başta role o kadar giriyor ki beni fark etmiyor böyle Allah rızası için diye acıklı halde geliyor sonra ben olduğumu fark edince napıyon kız diyor. Nasıl zayıf kalıyon spor mu diyet mi falan biz ayaküstü konuşuyoruz tabi diğer insanlar onun beni rahatsız ettiğini de düşünüyor. Ah ulan hayat..

Neyse geçen dişçiden çıktım yüzümü kapatıyorum. Bu yine geldi yanıma o ifadeyle. Babannem de yanımda. Beni tanıyınca Noldu kız yüzüne dedi. ben konuşamıyorum Babannem de uzun uzun anlatıyo dişi çekildi de öyle de böyle de diye.
Sonra diyo kızım sen kimlerle takılıyorsun. Dedim arkadaşım ya.
Dilenci arkadaşın mı var diyo. He var.
Bazen kafede oturuyorum diğer dilenciler camdan yanaşıyo tanıyınca beni sohbet muhabbet konuşuyoruz. masadaki arkadaşlarım bana kitleniyosjznznsjs.
her birinin garip hayat hikayeleri vardı.... hepsi ihtiyarlıktan öldü.
3ü tüm yakınlarını yitirmiş roman...
1 i torun torba sahibi mübarek bir teyzeydi, alır giderdi.
üçüde mutlaka oturur bir sigara içer uzarlardı...
geçmişe takılıp kalmaları ve sahipsizliğe yakınmaları ortak özellikleriydi.
© copyright 2005 - 2026