bugün
- aynaya bakıp kendine sen çok güzelsin diyen kadın6
- balıkesir denince akla ilk gelenler10
- ısparta6
- yalnız yaşamak isteyenlere tavsiyeler3
- güvenilir erkek3
- kayahan'ın en güzel şarkısı2
- tbmm de akp tarafından 76 sahte oy kullanılması4
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı19
- pişmanlık duygusu yaşanılan anlar2
- sosyal medya2
- haşemayla site havuzuna alınmayan kadının isyanı6
- ruh halini tek cümlede anlatmak9
- en son aldığınız iltifat7
- çay koymak mı katmak mı8
- teen slasher film klişeleri5
- sudekiray hariç sözlükte güzel kız olmaması3
- istanbul'dan tersine göçün başlaması2
- baklavanın hiçbir içeceğe uyum sağlamaması4
- karımla evlendiğime bin pişmanım6
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması8
- gogol bordello2
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız6
- irmik helvası6
- kemal kılıçdaroğlu15
- öbür sözlükten hep erkek yazar gelmesi7
- peugeot 4052
- barış manço2
- antalya yolu üzerindeki dandik şehirler2
- sevgilinin film izlerken kucağınızda uyuyakalması3
- sersem herif2
- mony tontana4
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi7
- havalı2
- i know what you did last summer3
- evde tekken yan odadan gelen kılıçdaroğlu sesi3
- evcil robot için isim önerileri2
- arkadaşlar ben saksı değilim5
- egay sucukcu9
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak11
- cehaletln cazibesi11
- en köylü özelliğiniz3
- arkadaşlar beni özlediniz mi5
- 35d2
- erkeklerin 35 yaşından sonra dedeye dönüşmesi2
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması10
- imama geçen yaz ne yaptığını biliyorum demek3
- milli maç izlemekten keyif almamak2
- antik mezar kazıp kötü güçleri uyandırmak3
- sedat pekmez bey birader2
tdk'ye göre "dil bilgisi" iken, dil derneği'ne göre dilbilgisi olan sözcüktür.
(bkz: dil bilgisi)
Dilbilgisi yerleşiktir ve yerliyurtlulaştırır,kişiyi tüm yeğinliklerinden, olumsallıklarından ve akışından kopararak, ben denilen özneye sıkıştırır. Dilbilgisinde ve kurallı anlatımlarda bozuk ve devrik yapıların kullanımı, dili yersizyurtsuzlaştırır; deleuze de bunu yapar. Bir edebiyat eserini ortasından okur ve Kafka gibi çok değerli yazarlardan kavramlar "kaçırır", onları başka bir içkinlik düzleminde kullanır alet çantası gibi.Efe Baştürk içkinlik Demokrasisi adlı kitabında dilbilgisinin, yerleşik ve yerliyurtlu kılan bir polis olduğunu şöyle açıklar:
"Bir emir cümlesi veya kurallı bir anlatım, yalnızca dilbilimsel bir ifade değildir. Zamanı kendi ifadesi içerisinde durdurarak anlamı ve ona iliştirilmiş edimleri sabitleyen bir kıskaçtır. Basitçe bir kural değildir bu, ilgili an ve eyleme ilişkin olarak sınırlı ve dar kapsamda işleyen bir mantığı yoktur. Özneyi, edimseli ve zaman mefhumlarını katederek kurallı cümleye sızan ve buradan anlamı doğrudan emir niteliğindeki dizgeye bağlayan şey toplumsal gramer olarak işler. Toplumsal gramer, yalnızca yasanın veya kuralların koyutlandığı düzlem değildir; görünmeksizin 'orada olduğu bilinen' bir aşkınlığın dile-getirilişidir. Cümleye önsel anlam rejimi olarak gramer, cümlenin organizasyonu ile anlamını önceden-üretir. Gramerin imlediği anlam dizgeleri daima cümleye dışarıdan müdahalede bulunan aşkın imgelere göndermede bulunur- çünkü cümleye anlamını katan şey, imgenin işaretlediği düzlemin cümle organizasyonunu olanaklı kılmasıdır. Gramer, anlamı bağlamından koparır ve onu zamansal bir öteleme ya da kökenleştirme ile zamansal kiplere bağlar. Emir, gramere uygunluk derecesini almış ifadedir. Emredilmenin koşulu doğrudan hiyerarşik ilişkiye bağlanmak zorunda değildir, zira gramerin kendisi örtük bir hiyerarşiye işaret eder. Köy filmindeki öteki olanı resmeden 'adı konuşulmayanlar' böylesi bir gramerin ağında kurulmuş birimler olarak, anlamını öğelerin mantıksal diziliminden alır. Kendileri görünmese de 'vardırlar'; çünkü 'konuşulmakta', ancak konuşulurken belli bir imge aracılığıyla konuşmanın içerisinde temsil edilmektedirler. Bu nedenle her tür vahşet, korku, düşmanlık, vb durumlarla ilişkilendirilebilir boş-gösterene dönüşürler. Gramer, onların bu yersizyurtsuz kalışını cümle içersinde yeniden-yerliyurtlu kılan pratiktir."
"Bir emir cümlesi veya kurallı bir anlatım, yalnızca dilbilimsel bir ifade değildir. Zamanı kendi ifadesi içerisinde durdurarak anlamı ve ona iliştirilmiş edimleri sabitleyen bir kıskaçtır. Basitçe bir kural değildir bu, ilgili an ve eyleme ilişkin olarak sınırlı ve dar kapsamda işleyen bir mantığı yoktur. Özneyi, edimseli ve zaman mefhumlarını katederek kurallı cümleye sızan ve buradan anlamı doğrudan emir niteliğindeki dizgeye bağlayan şey toplumsal gramer olarak işler. Toplumsal gramer, yalnızca yasanın veya kuralların koyutlandığı düzlem değildir; görünmeksizin 'orada olduğu bilinen' bir aşkınlığın dile-getirilişidir. Cümleye önsel anlam rejimi olarak gramer, cümlenin organizasyonu ile anlamını önceden-üretir. Gramerin imlediği anlam dizgeleri daima cümleye dışarıdan müdahalede bulunan aşkın imgelere göndermede bulunur- çünkü cümleye anlamını katan şey, imgenin işaretlediği düzlemin cümle organizasyonunu olanaklı kılmasıdır. Gramer, anlamı bağlamından koparır ve onu zamansal bir öteleme ya da kökenleştirme ile zamansal kiplere bağlar. Emir, gramere uygunluk derecesini almış ifadedir. Emredilmenin koşulu doğrudan hiyerarşik ilişkiye bağlanmak zorunda değildir, zira gramerin kendisi örtük bir hiyerarşiye işaret eder. Köy filmindeki öteki olanı resmeden 'adı konuşulmayanlar' böylesi bir gramerin ağında kurulmuş birimler olarak, anlamını öğelerin mantıksal diziliminden alır. Kendileri görünmese de 'vardırlar'; çünkü 'konuşulmakta', ancak konuşulurken belli bir imge aracılığıyla konuşmanın içerisinde temsil edilmektedirler. Bu nedenle her tür vahşet, korku, düşmanlık, vb durumlarla ilişkilendirilebilir boş-gösterene dönüşürler. Gramer, onların bu yersizyurtsuz kalışını cümle içersinde yeniden-yerliyurtlu kılan pratiktir."
Asla yapamıyorum . büyük eksikliğim mevcut .
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar