bugün
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları8
- filtreli fotoğraf paylaşan erkek6
- burunla blok flüt çalabilmek6
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim4
- kadın yazar çekme başlıkları6
- efesle tuborgu karıştırıp içmek5
- mesajlara hızlı cevap vermek9
- tai lung12
- geldimgittim5
- çaylaktan dönüp geri çaylak olmak2
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron5
- kiraz vs vişne4
- sözlüğü anı defteri gibi kullanmak6
- sinek sokması3
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor10
- dünyada her saniye iki kişinin ölmesi3
- sineklik olmasına rağmen giren sinek2
- hegelci giremez2
- trafikte hanımının yanında artistlik yapsalar6
- kafaya kuş sıçması5
- ortega sedat2
- sözlükte kavga oluyor hissi3
- tak tak sedat2
- kısa aralıklarla kaka yapmak2
- üniversitede kızlara para yedirmek6
- yazın çorap giyen insan3
- yeşil nohut3
- sporcu motorcu müzisyen ve uzun boylu olmak3
- seri gizli artı oy veren melek5
- şenay gürler2
- çarşının orta yerine sıçmak2
- semih saygıner'in yaşlanması2
- her sabah mutlu uyanan insan2
- kadınların çok tacizci olması2
- hiçbir erkek için çabalamayan erkek2
- ışın kılıcı ile döner kesmek2
- sınıfın en uzun boylusu olmak2
- hiçbir kız için çabalamayan erkek2
- taşak sütyeni3
- kulaklarından tavana çivilemek2
- elektronik devre elemanları2
- gece çiğ köfteci aramak2
- 40 hadis4
- galatasaray8
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- sabah kahvesi2
- velvet'in elleri nimettir3
- esnerken çene altındaki damarların üstüste binmesi2
- işerken hapşırmak2
- manifest dinleyen erkek11
Dilbilgisi yerleşiktir ve yerliyurtlulaştırır,kişiyi tüm yeğinliklerinden, olumsallıklarından ve akışından kopararak, ben denilen özneye sıkıştırır. Dilbilgisinde ve kurallı anlatımlarda bozuk ve devrik yapıların kullanımı, dili yersizyurtsuzlaştırır; deleuze de bunu yapar. Bir edebiyat eserini ortasından okur ve Kafka gibi çok değerli yazarlardan kavramlar "kaçırır", onları başka bir içkinlik düzleminde kullanır alet çantası gibi.Efe Baştürk içkinlik Demokrasisi adlı kitabında dilbilgisinin, yerleşik ve yerliyurtlu kılan bir polis olduğunu şöyle açıklar:
"Bir emir cümlesi veya kurallı bir anlatım, yalnızca dilbilimsel bir ifade değildir. Zamanı kendi ifadesi içerisinde durdurarak anlamı ve ona iliştirilmiş edimleri sabitleyen bir kıskaçtır. Basitçe bir kural değildir bu, ilgili an ve eyleme ilişkin olarak sınırlı ve dar kapsamda işleyen bir mantığı yoktur. Özneyi, edimseli ve zaman mefhumlarını katederek kurallı cümleye sızan ve buradan anlamı doğrudan emir niteliğindeki dizgeye bağlayan şey toplumsal gramer olarak işler. Toplumsal gramer, yalnızca yasanın veya kuralların koyutlandığı düzlem değildir; görünmeksizin 'orada olduğu bilinen' bir aşkınlığın dile-getirilişidir. Cümleye önsel anlam rejimi olarak gramer, cümlenin organizasyonu ile anlamını önceden-üretir. Gramerin imlediği anlam dizgeleri daima cümleye dışarıdan müdahalede bulunan aşkın imgelere göndermede bulunur- çünkü cümleye anlamını katan şey, imgenin işaretlediği düzlemin cümle organizasyonunu olanaklı kılmasıdır. Gramer, anlamı bağlamından koparır ve onu zamansal bir öteleme ya da kökenleştirme ile zamansal kiplere bağlar. Emir, gramere uygunluk derecesini almış ifadedir. Emredilmenin koşulu doğrudan hiyerarşik ilişkiye bağlanmak zorunda değildir, zira gramerin kendisi örtük bir hiyerarşiye işaret eder. Köy filmindeki öteki olanı resmeden 'adı konuşulmayanlar' böylesi bir gramerin ağında kurulmuş birimler olarak, anlamını öğelerin mantıksal diziliminden alır. Kendileri görünmese de 'vardırlar'; çünkü 'konuşulmakta', ancak konuşulurken belli bir imge aracılığıyla konuşmanın içerisinde temsil edilmektedirler. Bu nedenle her tür vahşet, korku, düşmanlık, vb durumlarla ilişkilendirilebilir boş-gösterene dönüşürler. Gramer, onların bu yersizyurtsuz kalışını cümle içersinde yeniden-yerliyurtlu kılan pratiktir."
"Bir emir cümlesi veya kurallı bir anlatım, yalnızca dilbilimsel bir ifade değildir. Zamanı kendi ifadesi içerisinde durdurarak anlamı ve ona iliştirilmiş edimleri sabitleyen bir kıskaçtır. Basitçe bir kural değildir bu, ilgili an ve eyleme ilişkin olarak sınırlı ve dar kapsamda işleyen bir mantığı yoktur. Özneyi, edimseli ve zaman mefhumlarını katederek kurallı cümleye sızan ve buradan anlamı doğrudan emir niteliğindeki dizgeye bağlayan şey toplumsal gramer olarak işler. Toplumsal gramer, yalnızca yasanın veya kuralların koyutlandığı düzlem değildir; görünmeksizin 'orada olduğu bilinen' bir aşkınlığın dile-getirilişidir. Cümleye önsel anlam rejimi olarak gramer, cümlenin organizasyonu ile anlamını önceden-üretir. Gramerin imlediği anlam dizgeleri daima cümleye dışarıdan müdahalede bulunan aşkın imgelere göndermede bulunur- çünkü cümleye anlamını katan şey, imgenin işaretlediği düzlemin cümle organizasyonunu olanaklı kılmasıdır. Gramer, anlamı bağlamından koparır ve onu zamansal bir öteleme ya da kökenleştirme ile zamansal kiplere bağlar. Emir, gramere uygunluk derecesini almış ifadedir. Emredilmenin koşulu doğrudan hiyerarşik ilişkiye bağlanmak zorunda değildir, zira gramerin kendisi örtük bir hiyerarşiye işaret eder. Köy filmindeki öteki olanı resmeden 'adı konuşulmayanlar' böylesi bir gramerin ağında kurulmuş birimler olarak, anlamını öğelerin mantıksal diziliminden alır. Kendileri görünmese de 'vardırlar'; çünkü 'konuşulmakta', ancak konuşulurken belli bir imge aracılığıyla konuşmanın içerisinde temsil edilmektedirler. Bu nedenle her tür vahşet, korku, düşmanlık, vb durumlarla ilişkilendirilebilir boş-gösterene dönüşürler. Gramer, onların bu yersizyurtsuz kalışını cümle içersinde yeniden-yerliyurtlu kılan pratiktir."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar