bugün
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- tai lung vs gocu22
- kullanıcı adı değişmiyor2
- true nickli yazar18
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- kürtler asimile edilmelidir11
- habire1227
- asrın soygunu5
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor20
- teslimiyet4
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- bu ne soğuk amk5
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- sözlükte kavga olacak hissi4
- tuvaletin evin dışında olması6
- kadınların reddedemediği teklifler6
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip4
- manisada okul saldırısı17
- et döner dürüm9
- gocusuz bir sözlük5
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- sarı poşet kudurtması13
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- evliliği ayakta tutan güçler13
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- özel den turgutlu saldırısı öğrencilerine telefon2
- ecevit döneminin kepazeliği5
- krt tv4
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- sözlükten soğumak için fırsat gözleyen yazarlar3
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek9
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması6
- ikizler burcu kadını olmak7
- türkiye de muhalefet var mı9
- 22 eylül istanbul gecesi2
- kendinden bile sakladığın şey5
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- götünden tanırım seni7
- sözlüğe renk katan yazarlar7
- botswana2
- gocu'nun çaylak olması3
- introsuyla bizi bizden alan şarkılar5
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- çok hastayım sözlük6
Dilbilgisi yerleşiktir ve yerliyurtlulaştırır,kişiyi tüm yeğinliklerinden, olumsallıklarından ve akışından kopararak, ben denilen özneye sıkıştırır. Dilbilgisinde ve kurallı anlatımlarda bozuk ve devrik yapıların kullanımı, dili yersizyurtsuzlaştırır; deleuze de bunu yapar. Bir edebiyat eserini ortasından okur ve Kafka gibi çok değerli yazarlardan kavramlar "kaçırır", onları başka bir içkinlik düzleminde kullanır alet çantası gibi.Efe Baştürk içkinlik Demokrasisi adlı kitabında dilbilgisinin, yerleşik ve yerliyurtlu kılan bir polis olduğunu şöyle açıklar:
"Bir emir cümlesi veya kurallı bir anlatım, yalnızca dilbilimsel bir ifade değildir. Zamanı kendi ifadesi içerisinde durdurarak anlamı ve ona iliştirilmiş edimleri sabitleyen bir kıskaçtır. Basitçe bir kural değildir bu, ilgili an ve eyleme ilişkin olarak sınırlı ve dar kapsamda işleyen bir mantığı yoktur. Özneyi, edimseli ve zaman mefhumlarını katederek kurallı cümleye sızan ve buradan anlamı doğrudan emir niteliğindeki dizgeye bağlayan şey toplumsal gramer olarak işler. Toplumsal gramer, yalnızca yasanın veya kuralların koyutlandığı düzlem değildir; görünmeksizin 'orada olduğu bilinen' bir aşkınlığın dile-getirilişidir. Cümleye önsel anlam rejimi olarak gramer, cümlenin organizasyonu ile anlamını önceden-üretir. Gramerin imlediği anlam dizgeleri daima cümleye dışarıdan müdahalede bulunan aşkın imgelere göndermede bulunur- çünkü cümleye anlamını katan şey, imgenin işaretlediği düzlemin cümle organizasyonunu olanaklı kılmasıdır. Gramer, anlamı bağlamından koparır ve onu zamansal bir öteleme ya da kökenleştirme ile zamansal kiplere bağlar. Emir, gramere uygunluk derecesini almış ifadedir. Emredilmenin koşulu doğrudan hiyerarşik ilişkiye bağlanmak zorunda değildir, zira gramerin kendisi örtük bir hiyerarşiye işaret eder. Köy filmindeki öteki olanı resmeden 'adı konuşulmayanlar' böylesi bir gramerin ağında kurulmuş birimler olarak, anlamını öğelerin mantıksal diziliminden alır. Kendileri görünmese de 'vardırlar'; çünkü 'konuşulmakta', ancak konuşulurken belli bir imge aracılığıyla konuşmanın içerisinde temsil edilmektedirler. Bu nedenle her tür vahşet, korku, düşmanlık, vb durumlarla ilişkilendirilebilir boş-gösterene dönüşürler. Gramer, onların bu yersizyurtsuz kalışını cümle içersinde yeniden-yerliyurtlu kılan pratiktir."
"Bir emir cümlesi veya kurallı bir anlatım, yalnızca dilbilimsel bir ifade değildir. Zamanı kendi ifadesi içerisinde durdurarak anlamı ve ona iliştirilmiş edimleri sabitleyen bir kıskaçtır. Basitçe bir kural değildir bu, ilgili an ve eyleme ilişkin olarak sınırlı ve dar kapsamda işleyen bir mantığı yoktur. Özneyi, edimseli ve zaman mefhumlarını katederek kurallı cümleye sızan ve buradan anlamı doğrudan emir niteliğindeki dizgeye bağlayan şey toplumsal gramer olarak işler. Toplumsal gramer, yalnızca yasanın veya kuralların koyutlandığı düzlem değildir; görünmeksizin 'orada olduğu bilinen' bir aşkınlığın dile-getirilişidir. Cümleye önsel anlam rejimi olarak gramer, cümlenin organizasyonu ile anlamını önceden-üretir. Gramerin imlediği anlam dizgeleri daima cümleye dışarıdan müdahalede bulunan aşkın imgelere göndermede bulunur- çünkü cümleye anlamını katan şey, imgenin işaretlediği düzlemin cümle organizasyonunu olanaklı kılmasıdır. Gramer, anlamı bağlamından koparır ve onu zamansal bir öteleme ya da kökenleştirme ile zamansal kiplere bağlar. Emir, gramere uygunluk derecesini almış ifadedir. Emredilmenin koşulu doğrudan hiyerarşik ilişkiye bağlanmak zorunda değildir, zira gramerin kendisi örtük bir hiyerarşiye işaret eder. Köy filmindeki öteki olanı resmeden 'adı konuşulmayanlar' böylesi bir gramerin ağında kurulmuş birimler olarak, anlamını öğelerin mantıksal diziliminden alır. Kendileri görünmese de 'vardırlar'; çünkü 'konuşulmakta', ancak konuşulurken belli bir imge aracılığıyla konuşmanın içerisinde temsil edilmektedirler. Bu nedenle her tür vahşet, korku, düşmanlık, vb durumlarla ilişkilendirilebilir boş-gösterene dönüşürler. Gramer, onların bu yersizyurtsuz kalışını cümle içersinde yeniden-yerliyurtlu kılan pratiktir."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar