bugün
- ısparta4
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı19
- peugeot 4052
- barış manço2
- antalya yolu üzerindeki dandik şehirler2
- haşemayla site havuzuna alınmayan kadının isyanı6
- sersem herif2
- teen slasher film klişeleri5
- havalı2
- baklavanın hiçbir içeceğe uyum sağlamaması4
- balıkesir denince akla ilk gelenler9
- en son aldığınız iltifat7
- evcil robot için isim önerileri2
- evde tekken yan odadan gelen kılıçdaroğlu sesi4
- çay koymak mı katmak mı8
- kemal kılıçdaroğlu15
- ruh halini tek cümlede anlatmak9
- karımla evlendiğime bin pişmanım6
- sevgilinin film izlerken kucağınızda uyuyakalması3
- 35d2
- egay sucukcu9
- sudekiray hariç sözlükte güzel kız olmaması2
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız6
- i know what you did last summer3
- erkeklerin 35 yaşından sonra dedeye dönüşmesi2
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması8
- irmik helvası6
- öbür sözlükten hep erkek yazar gelmesi7
- en köylü özelliğiniz3
- milli maç izlemekten keyif almamak2
- sedat pekmez bey birader2
- 19 haziran 2026 istanbul da metro kazası2
- via port2
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi7
- tbmm de akp tarafından 76 sahte oy kullanılması2
- arkadaşlar ben saksı değilim5
- imama geçen yaz ne yaptığını biliyorum demek3
- yippee ki yay motherfucker2
- arkadaşlar beni özlediniz mi5
- antik mezar kazıp kötü güçleri uyandırmak3
- hangi sözlük yazarı hangi the boyz karakteri olur3
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak11
- freddy krueger2
- cehaletln cazibesi11
- süper kahramanların şehri korurken yıkması2
- karton toplayan gocu3
- amfetamin3
- orhun yazıtları2
- firefox2
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması10
Dilbilgisi yerleşiktir ve yerliyurtlulaştırır,kişiyi tüm yeğinliklerinden, olumsallıklarından ve akışından kopararak, ben denilen özneye sıkıştırır. Dilbilgisinde ve kurallı anlatımlarda bozuk ve devrik yapıların kullanımı, dili yersizyurtsuzlaştırır; deleuze de bunu yapar. Bir edebiyat eserini ortasından okur ve Kafka gibi çok değerli yazarlardan kavramlar "kaçırır", onları başka bir içkinlik düzleminde kullanır alet çantası gibi.Efe Baştürk içkinlik Demokrasisi adlı kitabında dilbilgisinin, yerleşik ve yerliyurtlu kılan bir polis olduğunu şöyle açıklar:
"Bir emir cümlesi veya kurallı bir anlatım, yalnızca dilbilimsel bir ifade değildir. Zamanı kendi ifadesi içerisinde durdurarak anlamı ve ona iliştirilmiş edimleri sabitleyen bir kıskaçtır. Basitçe bir kural değildir bu, ilgili an ve eyleme ilişkin olarak sınırlı ve dar kapsamda işleyen bir mantığı yoktur. Özneyi, edimseli ve zaman mefhumlarını katederek kurallı cümleye sızan ve buradan anlamı doğrudan emir niteliğindeki dizgeye bağlayan şey toplumsal gramer olarak işler. Toplumsal gramer, yalnızca yasanın veya kuralların koyutlandığı düzlem değildir; görünmeksizin 'orada olduğu bilinen' bir aşkınlığın dile-getirilişidir. Cümleye önsel anlam rejimi olarak gramer, cümlenin organizasyonu ile anlamını önceden-üretir. Gramerin imlediği anlam dizgeleri daima cümleye dışarıdan müdahalede bulunan aşkın imgelere göndermede bulunur- çünkü cümleye anlamını katan şey, imgenin işaretlediği düzlemin cümle organizasyonunu olanaklı kılmasıdır. Gramer, anlamı bağlamından koparır ve onu zamansal bir öteleme ya da kökenleştirme ile zamansal kiplere bağlar. Emir, gramere uygunluk derecesini almış ifadedir. Emredilmenin koşulu doğrudan hiyerarşik ilişkiye bağlanmak zorunda değildir, zira gramerin kendisi örtük bir hiyerarşiye işaret eder. Köy filmindeki öteki olanı resmeden 'adı konuşulmayanlar' böylesi bir gramerin ağında kurulmuş birimler olarak, anlamını öğelerin mantıksal diziliminden alır. Kendileri görünmese de 'vardırlar'; çünkü 'konuşulmakta', ancak konuşulurken belli bir imge aracılığıyla konuşmanın içerisinde temsil edilmektedirler. Bu nedenle her tür vahşet, korku, düşmanlık, vb durumlarla ilişkilendirilebilir boş-gösterene dönüşürler. Gramer, onların bu yersizyurtsuz kalışını cümle içersinde yeniden-yerliyurtlu kılan pratiktir."
"Bir emir cümlesi veya kurallı bir anlatım, yalnızca dilbilimsel bir ifade değildir. Zamanı kendi ifadesi içerisinde durdurarak anlamı ve ona iliştirilmiş edimleri sabitleyen bir kıskaçtır. Basitçe bir kural değildir bu, ilgili an ve eyleme ilişkin olarak sınırlı ve dar kapsamda işleyen bir mantığı yoktur. Özneyi, edimseli ve zaman mefhumlarını katederek kurallı cümleye sızan ve buradan anlamı doğrudan emir niteliğindeki dizgeye bağlayan şey toplumsal gramer olarak işler. Toplumsal gramer, yalnızca yasanın veya kuralların koyutlandığı düzlem değildir; görünmeksizin 'orada olduğu bilinen' bir aşkınlığın dile-getirilişidir. Cümleye önsel anlam rejimi olarak gramer, cümlenin organizasyonu ile anlamını önceden-üretir. Gramerin imlediği anlam dizgeleri daima cümleye dışarıdan müdahalede bulunan aşkın imgelere göndermede bulunur- çünkü cümleye anlamını katan şey, imgenin işaretlediği düzlemin cümle organizasyonunu olanaklı kılmasıdır. Gramer, anlamı bağlamından koparır ve onu zamansal bir öteleme ya da kökenleştirme ile zamansal kiplere bağlar. Emir, gramere uygunluk derecesini almış ifadedir. Emredilmenin koşulu doğrudan hiyerarşik ilişkiye bağlanmak zorunda değildir, zira gramerin kendisi örtük bir hiyerarşiye işaret eder. Köy filmindeki öteki olanı resmeden 'adı konuşulmayanlar' böylesi bir gramerin ağında kurulmuş birimler olarak, anlamını öğelerin mantıksal diziliminden alır. Kendileri görünmese de 'vardırlar'; çünkü 'konuşulmakta', ancak konuşulurken belli bir imge aracılığıyla konuşmanın içerisinde temsil edilmektedirler. Bu nedenle her tür vahşet, korku, düşmanlık, vb durumlarla ilişkilendirilebilir boş-gösterene dönüşürler. Gramer, onların bu yersizyurtsuz kalışını cümle içersinde yeniden-yerliyurtlu kılan pratiktir."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar