bugün
- japonya17
- klima çarpması3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin13
- ağlamamak için kendini tutmak12
- prensesler gibi uyanmak2
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması3
- gürcistan25
- kırgızistan8
- en iyi simit hangi şehirdedir21
- ctrlx22
- alison blaire2
- çin8
- latin atasözleri6
- geceniz nasıl geçiyor7
- geceye bir şarkı bırak17
- yeni yazarlara öneriler3
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- hewal ebo18
- kuran da namaz yok21
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- erkeklerden hayır gelmeyeceğinin anlaşıldığı an4
- antalya şu an 28 derece4
- lahmacunu elle yiyen kız14
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- tez yazmak4
- cep telefonu4
- ilgi isteyen kız16
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- sözlük sağ baştan saysın2
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- birader yazarlar birader bay beylerdir3
- içim yanıyor be sözlük7
- isveç3
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- yalnız yaşamak5
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- on ikinci neslin ezik olması2
- almanya10
- sinem dedetaş'ın gözaltına alınması2
- ispanya3
- asla yapmam denilen şeyler4
- yıllar sonra sözlüğe dönen yazar4
- hikayeyi devam ettir52
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- asansörde kalmak7
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- nickten isim tahmini yapmak71
"35 senedir çalışıyoruz ve sokakta kalıp kalmamamız, mal sahibinin iki dudağının arasında!
iki hece yav, herif 'çıkın' dese dışardayız. bitti. olur mu böyle şey aynur? bu senin içine siniyor mu ya?"
iki hece yav, herif 'çıkın' dese dışardayız. bitti. olur mu böyle şey aynur? bu senin içine siniyor mu ya?"
Sanırım ''size de elektrik faturası gelmiyor mu?'' diyen bir nine vardı fragmanda. işte o çok güzeldi insanı gerçekten duygulandırıyor.
Sosyalizm'le Komunizm'i aynı şey olarak göstermeye çalışacak Filmdir.
Komunizm'le bir edilen sosyalizm gözden düşecektir.
Komunizm'le bir edilen sosyalizm gözden düşecektir.
birgün gazetesinden sevgili süha alparslan'ın güzel bir yazısıyla izlemeye çağırdığı film:
Devrimden sonra
"Daha önceki iktidarlar tarafından emperyalist ülkelere söz verilen 120 milyar dolar, halkımızın eğitim ve sağlık gereksinimlerine ayrılacaktır.
iç borçlar silinmiştir. Sosyalist iktidarımız 130 katrilyon TL'lik bir borç devralmıştır. Bu miktarın büyük bir bölümü devletin büyük sermaye sahiplerinden aldığı yüksek faizli borçlardan oluşmaktadır. Yıllarca devlet, patronlara parayı kredi olarak ucuza vermiş ama aynı patronlardan yüksek faizli borç almıştır. Bu borçların geri ödemesi kesin olarak durdurulmuştur.
Kamuda ya da özel sektörde ücretli olarak çalışan vatandaşların bankalara ya da başka kuruluşlara olan her tür borçları faizi ile birlikte silinmiştir"
işte bu...
Hayal etsenize, memleket nasıl rahat bir oh çeker
Sosyalist iktidardan önceki "Bir avuç zorba, oligarşi" dışındaki hemen herkes...
isteyen namazını kılar, isteyen Cemevi'ne gider, isteyen 'bana ne ahiret işleri' der, isteyen kapanır, isteyen açılır...
Her milliyetten, her etnik kökenden bütün halklar, topluluklar kendi kültürünü geliştirir, anadilini geliştirir, farklılıklar zenginliğimiz olur.
Yukarıda alınan acil ekonomik tedbirlerle milli gelir dağılımındaki muazzam eşitsizlik süratli bir şekilde normale döneceği için halkın alım gücü artar, üretim artar, üreticinin ürünü gerçek mali karşılığına kavuşur.
GDO'lu ürünlerin ülkeye girişi yasaklanır, nişastadan şeker üreten Amerikalı firmalar olanca hızlarıyla ülkeyi terk eder.
Şeker fabrikalarının paletleri çalışmaya başlar, emperyalistlerin kota koyduğu, ekilmesini yasakladığı tütünü üreticiler yüzyıllardan beri bildikleri şekliyle ekmeye devam ederler.
Fındık üreticileri, Fatsa örneğinde olduğu gibi tefecilerden kurtularak kendileri için üretim yaparlar.
Topraksız köylüler, marabalar kendi topraklarına kavuşur.
Devlet Planlama Teşkilatı üretimi, teşvik edilecek sektörleri laf olsun diye değil ülkenin gereksinmelerine göre planlar.
ithalata dayalı ihracat ekonomisinden vazgeçilir.
Üretim ilk önce ülke içinde paylaşıldıktan sonra, kalanı ihracata gider.
Ülke yenilenebilir yeşil enerji kaynaklarına yönelir.
Taşımacılıkta demiryolları, hızlı trenler, metrolar ön plana çıkar.
Eski iktidarların silahlanma politikaları terk edildiği, NATO vs gibi paktlardan çıkıldığı için savunma, saldırı harcamaları düşer, ordu sadece dış güvenlikten sorumlu olacağı için, ülke komşularıyla barış içinde bir arada yaşama felsefesini benimsediği için, ordu birkaç yüz binlik nüfusa düşer. Emniyet teşkilatı baştan aşağı tamamen değiştirilir, düzenin polisinin yerini halkın polisi alır.
Oksijeni artan insanların ülkesi Türkiye her türlü şovenizmden uzak, barışçı, paylaşımcı politikalarıyla eski iktidardaki ";Bir avuç zorba, oligarşi" dışında bütün sosyal sınıfları, her milliyetten halklarıyla mutlu, müreffeh, ilelebet payidar olur.
"Devrimden Sonra" Nazım Hikmet Kültür Merkezinin yapımını üstlendiği bir film.
6 Mayıs'ta bütün ülkede aynı anda sinemalarda.
Bir de kendi filmimizi izleyelim.
Ne dersiniz?
Gerçeğe dönüşmesi umuduyla...
Bu sevda bizim..."
Devrimden sonra
"Daha önceki iktidarlar tarafından emperyalist ülkelere söz verilen 120 milyar dolar, halkımızın eğitim ve sağlık gereksinimlerine ayrılacaktır.
iç borçlar silinmiştir. Sosyalist iktidarımız 130 katrilyon TL'lik bir borç devralmıştır. Bu miktarın büyük bir bölümü devletin büyük sermaye sahiplerinden aldığı yüksek faizli borçlardan oluşmaktadır. Yıllarca devlet, patronlara parayı kredi olarak ucuza vermiş ama aynı patronlardan yüksek faizli borç almıştır. Bu borçların geri ödemesi kesin olarak durdurulmuştur.
Kamuda ya da özel sektörde ücretli olarak çalışan vatandaşların bankalara ya da başka kuruluşlara olan her tür borçları faizi ile birlikte silinmiştir"
işte bu...
Hayal etsenize, memleket nasıl rahat bir oh çeker
Sosyalist iktidardan önceki "Bir avuç zorba, oligarşi" dışındaki hemen herkes...
isteyen namazını kılar, isteyen Cemevi'ne gider, isteyen 'bana ne ahiret işleri' der, isteyen kapanır, isteyen açılır...
Her milliyetten, her etnik kökenden bütün halklar, topluluklar kendi kültürünü geliştirir, anadilini geliştirir, farklılıklar zenginliğimiz olur.
Yukarıda alınan acil ekonomik tedbirlerle milli gelir dağılımındaki muazzam eşitsizlik süratli bir şekilde normale döneceği için halkın alım gücü artar, üretim artar, üreticinin ürünü gerçek mali karşılığına kavuşur.
GDO'lu ürünlerin ülkeye girişi yasaklanır, nişastadan şeker üreten Amerikalı firmalar olanca hızlarıyla ülkeyi terk eder.
Şeker fabrikalarının paletleri çalışmaya başlar, emperyalistlerin kota koyduğu, ekilmesini yasakladığı tütünü üreticiler yüzyıllardan beri bildikleri şekliyle ekmeye devam ederler.
Fındık üreticileri, Fatsa örneğinde olduğu gibi tefecilerden kurtularak kendileri için üretim yaparlar.
Topraksız köylüler, marabalar kendi topraklarına kavuşur.
Devlet Planlama Teşkilatı üretimi, teşvik edilecek sektörleri laf olsun diye değil ülkenin gereksinmelerine göre planlar.
ithalata dayalı ihracat ekonomisinden vazgeçilir.
Üretim ilk önce ülke içinde paylaşıldıktan sonra, kalanı ihracata gider.
Ülke yenilenebilir yeşil enerji kaynaklarına yönelir.
Taşımacılıkta demiryolları, hızlı trenler, metrolar ön plana çıkar.
Eski iktidarların silahlanma politikaları terk edildiği, NATO vs gibi paktlardan çıkıldığı için savunma, saldırı harcamaları düşer, ordu sadece dış güvenlikten sorumlu olacağı için, ülke komşularıyla barış içinde bir arada yaşama felsefesini benimsediği için, ordu birkaç yüz binlik nüfusa düşer. Emniyet teşkilatı baştan aşağı tamamen değiştirilir, düzenin polisinin yerini halkın polisi alır.
Oksijeni artan insanların ülkesi Türkiye her türlü şovenizmden uzak, barışçı, paylaşımcı politikalarıyla eski iktidardaki ";Bir avuç zorba, oligarşi" dışında bütün sosyal sınıfları, her milliyetten halklarıyla mutlu, müreffeh, ilelebet payidar olur.
"Devrimden Sonra" Nazım Hikmet Kültür Merkezinin yapımını üstlendiği bir film.
6 Mayıs'ta bütün ülkede aynı anda sinemalarda.
Bir de kendi filmimizi izleyelim.
Ne dersiniz?
Gerçeğe dönüşmesi umuduyla...
Bu sevda bizim..."
kimi filmler cumadan evvel de giriyor vizyona. 1 mayısta vizyona girseydi eğer gündem konusu olacaktı. şimdi insanların kafasını başka işlerle doldurdular ki 1 mayıs unutulsun. lakin unutulmadı, unutulmayacak! neyse, film gerçekten merakla beklenenler arasında. fragmanı gerçekten güzel olmuş. eminim ki filmi de çok güzel olmuştur.
yarın mustafa kenan aybastı, levent ülgen, fırat tanış ve timur acar'dan oluşan bir parçası 00.30'da disko kralı'nda (kanal d'de) olacak film.
bu ülkenin gelecek güzel günlerinin filmlerine bile tahammülü olmayanlarca eksilenmiş film.
ah canım, merak etme korkma bir filmle sosyalizm gelmez türkiye'ye.
ah canım, merak etme korkma bir filmle sosyalizm gelmez türkiye'ye.
sonunda sokaklarda protesto yapmak yerine, görsel medyayla sosyalizmi anlatma yoluna girilen filmdir...artık bu dava daha iyi anlaşılacaktır...
yönetmeninin bu gece ki duruşu nedeniyle yarın ilk iş olarak izlemeyi planladığım film.*
filmle ilgili ayrıntıları http://www.devrimdensonra.com'dan öğrenebiliyoruz.
biraz da tayyeap'e salladık mı, ohooo tadundan yenmez ağbiii... işte gerçek "solculuk" (!). kahroallsunnn emperyalizm yeahhh !!
bu tipler sonra gider referandum'da "hayır" basar, "kürt kökenli türk" kavramı kullanırlar, sandıkta da "ileri" demokrasiyle "chp"ye basar !
bu tipler sonra gider referandum'da "hayır" basar, "kürt kökenli türk" kavramı kullanırlar, sandıkta da "ileri" demokrasiyle "chp"ye basar !
tayyip'e sallamayacak da kime sallayacak dedirten komünist yönetmenin filmidir.
ayrıca bu yönetmen, referandumda hayır demiş, kürt ve türk halklarının eşit kurucu unsur olduğu bir ülke kurmak için mücadele eden bir komünist partinin üyesidir.
ayrıca bu yönetmen, referandumda hayır demiş, kürt ve türk halklarının eşit kurucu unsur olduğu bir ülke kurmak için mücadele eden bir komünist partinin üyesidir.
yönetmeninin o kadar konuşmasından anlaya anlaya gider chp'ye oyunu basar anlamını çıkaran zihniyetin izlememesi gereken filmdir.
Bi solukta izlenesi bi filmdir.
6 mayısı iple çekmeme neden olan film...
Filmin yönetmeni olan Mustafa Kenan Aybastı önümüzdeki genel seçimlerde TKP Eskişehir milletvekili adayıdır. "Tahmin edeceğiniz üzere tarafımı belli etmek için aday oldum" demiştir. Kendisi aynı zamanda imam hatip mezunudur.
Muhafazakar ve dindar bir çevrede büyümüş, komünist fikri benimsemiş birinin elinden çıkan bu filmin ilginç ve de ilgi çekici olacağını düşünmekteyim.
edit: Komünist (ya da sosyalist) fikri benimsememekle beraber, birkaç çürük elma haricinde sosyalistlerin samimi insanlar olduğuna inananlardanım. Bu yüzden filmi merakla bekliyorum. Ama kati kanaatimi söylemek gerekirse, Türkiye'de hiçbir zaman devrim olmayacağına, olamayacağına inanıyorum. Sebebi mi? Ona da şu an adını hatırlayamadığım ünlü bir sosyalist cevap versin:
--spoiler--
"Bütün dünya sosyalist olmadan, tam bir sosyalizm mümkün değildir."
--spoiler--
Muhafazakar ve dindar bir çevrede büyümüş, komünist fikri benimsemiş birinin elinden çıkan bu filmin ilginç ve de ilgi çekici olacağını düşünmekteyim.
edit: Komünist (ya da sosyalist) fikri benimsememekle beraber, birkaç çürük elma haricinde sosyalistlerin samimi insanlar olduğuna inananlardanım. Bu yüzden filmi merakla bekliyorum. Ama kati kanaatimi söylemek gerekirse, Türkiye'de hiçbir zaman devrim olmayacağına, olamayacağına inanıyorum. Sebebi mi? Ona da şu an adını hatırlayamadığım ünlü bir sosyalist cevap versin:
--spoiler--
"Bütün dünya sosyalist olmadan, tam bir sosyalizm mümkün değildir."
--spoiler--
bu entry'i bütün içtenliğimle giriyorum.
ben 18 yaşında bir gencim ve sinemaya aşığım.
hayatı günübirlik yaşamayı felsefe edinmiş biriyim. bunu abartmıyorum ve ayarında tutacağımdan eminim.
bu hayat felsefesi beni sürekli hedefsizliğe itti fakat tek hedefim vardı bir film çekmek. filmin konusu sosyalist devrim sonrası türkiye olacaktı. aklımda ufak hikayeler yaratıyordum. nasıl daha kolay anlatılır hale getiririm diye düşünüyorum.
ve bugün bu filmi gördüm. şevkim kırılmadı değil. ama gurur duydum. çok sevindim. belki geçkalmışlığımın ezikliği vuruyor şu an yüzüme aslında yetişememezliğim biraz. ama tatlı bir gülümse var yine de. keşke sadece filmi izlemek ile kalamasam bir kaç yardımım daha dokunabilse.
ben 18 yaşında bir gencim ve sinemaya aşığım.
hayatı günübirlik yaşamayı felsefe edinmiş biriyim. bunu abartmıyorum ve ayarında tutacağımdan eminim.
bu hayat felsefesi beni sürekli hedefsizliğe itti fakat tek hedefim vardı bir film çekmek. filmin konusu sosyalist devrim sonrası türkiye olacaktı. aklımda ufak hikayeler yaratıyordum. nasıl daha kolay anlatılır hale getiririm diye düşünüyorum.
ve bugün bu filmi gördüm. şevkim kırılmadı değil. ama gurur duydum. çok sevindim. belki geçkalmışlığımın ezikliği vuruyor şu an yüzüme aslında yetişememezliğim biraz. ama tatlı bir gülümse var yine de. keşke sadece filmi izlemek ile kalamasam bir kaç yardımım daha dokunabilse.
izlemeden ezbere konuşmak pek yerinde olmaz ama çıkış yaptığı nokta itibariyle "hoşcakal yarın" misyonunda olacağı yani çok ses getirmesine rağmen izleyen herkesin aslında eleştirmek için bakacağı ve büyük ihtimalle amatör bulacağı bir sinema denemesi.
şimdilik şu salonlarda vizyona girecek filmdir:
Adana Arıplex Cemalpaşa
Adana C.Bonus (M1 Merkez)
Ankara AFM Cepa
Ankara Armada
Ankara Büyülüfener Bahçelievler
Ankara Büyülüfener Kızılay
Ankara Kentpark Prestige
Ankara Kızılırmak
Ankara Metropol
Bursa Setbaşı Prestige
Diyarbakır Avrupa Sin.
Diyarbakır Babil Avşar
Eskişehir Cinema Pink (Kanatlı)
içel Mersin C.Bonus Forum
ist. Altunizade Capitol
ist. Ataköy Galleria Prestige
ist. Avcılar Cinema Pink Pelican Mall
ist. B.Evler Cinevip (Kadir Has / Metroport)
ist. Bayrampaşa Forum istabul
ist. Beyoğlu Beyoğlu
ist. Kadıköy Atlantis / Moda
ist. Kadıköy Rexx
ist. Pendik AFM Pendorya
ist. Sefaköy Armonipark Prestige
ist. Ümraniye AFM
izmir Alsancak izmir
izmir Balçova Agora
izmir Karaca
Sakarya Adapazarı C.Bonus Ada
Tekirdağ Çorlu Prestige
Adana Arıplex Cemalpaşa
Adana C.Bonus (M1 Merkez)
Ankara AFM Cepa
Ankara Armada
Ankara Büyülüfener Bahçelievler
Ankara Büyülüfener Kızılay
Ankara Kentpark Prestige
Ankara Kızılırmak
Ankara Metropol
Bursa Setbaşı Prestige
Diyarbakır Avrupa Sin.
Diyarbakır Babil Avşar
Eskişehir Cinema Pink (Kanatlı)
içel Mersin C.Bonus Forum
ist. Altunizade Capitol
ist. Ataköy Galleria Prestige
ist. Avcılar Cinema Pink Pelican Mall
ist. B.Evler Cinevip (Kadir Has / Metroport)
ist. Bayrampaşa Forum istabul
ist. Beyoğlu Beyoğlu
ist. Kadıköy Atlantis / Moda
ist. Kadıköy Rexx
ist. Pendik AFM Pendorya
ist. Sefaköy Armonipark Prestige
ist. Ümraniye AFM
izmir Alsancak izmir
izmir Balçova Agora
izmir Karaca
Sakarya Adapazarı C.Bonus Ada
Tekirdağ Çorlu Prestige
fragmanları beni benden almıştır..
izlemek için sabırsızlanıyorum.
izlemek için sabırsızlanıyorum.
istanbulda bazi bolgelerde daha vizyona girmesini umdugum filmdir. yarini sabirsizlikla bekliyor olacagim.
türkiye'nin pek çok şehrinde onlarca sinema salonunda gösterime girmesine saatler kalmış filmdir.
1 mayıs' ta yapılan galanın röportajına buradan ulaşılabilir.
http://www.facebook.com/v...930253730165&comments
http://www.facebook.com/v...930253730165&comments
işte büyük gün bugün çok büyük merakla saat 22.00 olmasını bekliyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar