bugün
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz9
- sözlüğün en yakışıklı erkek listesi6
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım9
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri23
- sinirlenince yaptığınız şeyler9
- kendin gibi biriyle olmak5
- yaşar dinleyen erkek8
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri10
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- ak partililerin apoya villa yaptırması3
- sevilmek3
- avm gezme kültürü7
- 2 maça evi arabayı basmak2
- göbeklitepe de dikilen ilk sütunlar4
- gocu28
- ince belli kızlar bakar mısınız6
- yaşlandıkça ölüme yaklaşmak5
- gocu kaç yaşında7
- seyyid kutub3
- günün en güzel kızı2
- güne bir şarkı bırak5
- nakit para taşımamak4
- moğol cb'nın 100 kg ağırlıkla 20 tekrar yapması3
- tabağındaki yemeği bitiremeyen erkek5
- ezginin günlüğü açıp tek başına uzun yola çıkmak6
- öcalan için imralı da ev inşa edilmesi10
- atatürk diyor ki3
- tavuk döner sırasında hayatının aşkına rastlamak6
- masterchef türkiye2
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu27
- kahvaltı9
- yeni parti tüzüğü5
- güne bir tespit bırak3
- yaprak sarması seven insan2
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- balık etli kızlar bakar mısınız3
- claude'un savaş ve casuslukta kullanılması5
- muhafazakar eşcinsel4
- her şeyin mizahı yapılmalı mı18
- öcalan için bahçeli ve konforlu bir ev yapılması6
- çirkin insanlara acımasızca davranmak2
- tissot la loche4
- boyumun 2 cm kısalması22
- çocuğunu bir proje olarak gören ebeveyn2
- şu an dinlenen şarkıdan bir cümle3
- küpe takan adama kız vermem diyen baba10
- pizzanın kenarlarını yemeyen erkek4
- nakit para akışı2
- nişantaşı nda 36 lı tuvalet kağıdıyla yürümek4
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar12
kaan arslanoğlu romanı. usançtan olsa gerek, yakın zamanlarda 'devrim için evrimsel bir sıçrama gerekir' diyen psikiyatrist arslanoğlu'nun sanırım en başarılı işi. türkiye'deki devrimci harekete özgü zaaflar, açmazlar, sekterlikle nihayetlenen marjinal tutumlar, örgütün ortalama profili dışına taşanların birey olma sancıları, geleneği sahiplenme adına türetilen dogmalar vs. vs. romanın omurgası.
yine türk edebiyatında işkenceyi bu denli iyi anlatan roman sayısı bir elin parmağını geçmez; sayfalarca süren yoğun anlatım sahiciliği koyultuyor. bunda mesleki kavrayışı da etkilidir sanırım arslanoğlu'nun. keşkelerimi çoğaltan bir yazar olmasıyla kaan beyin edebi üretimini daha çok önemsemekteyim.
yine türk edebiyatında işkenceyi bu denli iyi anlatan roman sayısı bir elin parmağını geçmez; sayfalarca süren yoğun anlatım sahiciliği koyultuyor. bunda mesleki kavrayışı da etkilidir sanırım arslanoğlu'nun. keşkelerimi çoğaltan bir yazar olmasıyla kaan beyin edebi üretimini daha çok önemsemekteyim.
her zaman için başarılı olduklarında haklı, başarısız olduklarında ise haksız olan, kahraman olmakla ölmek arasında gidip gelen, ve her zaman için birilerinin kalbinde ulaşılmaz bir yere sahipken birileri tarafından nefret edilen insanlardır...
hayatlarını belli bir ülküye adamış olmanın mutluluğunu yaşayarak ölen insanlardır.
hayatlarını belli bir ülküye adamış olmanın mutluluğunu yaşayarak ölen insanlardır.
"...........
dünyanın cesur ulusları yoktu, cesur insanları vardı.
onlar, aşkın ve hayatın havarileri, büyük serüvencilerdi.
onlar, bu ihtiyar cadının maskesini parçalamak ve yeryüzü denilen cenneti bize sunmak istediler. bütün ömürleri bu kavgayla geçti. ne adları vardı onların, ne ulusları, ne dinleri ne de anıtları
ama biz onlar için ölüm fermanları hazırlayıp görkemli mangalar kurduk. savaşlar açtık peşpeşe. kentleri ele geçirip vahşi birer hayvan gibi avladık onları. nerde görülseler kurşuna dizdik ve süslü kemerler yaptık onların kafa derilerinden. biz cellattık ve tarih suratımıza tükürürken, bir kez bile bağışlanmayı istemedi onlar...
derler ki, son büyük servüvenci yaralıdır hala..."
ahmet telli
(cesaretten çok cüretle anlaşılabilirler diyorum ben ahmet abi.)
dünyanın cesur ulusları yoktu, cesur insanları vardı.
onlar, aşkın ve hayatın havarileri, büyük serüvencilerdi.
onlar, bu ihtiyar cadının maskesini parçalamak ve yeryüzü denilen cenneti bize sunmak istediler. bütün ömürleri bu kavgayla geçti. ne adları vardı onların, ne ulusları, ne dinleri ne de anıtları
ama biz onlar için ölüm fermanları hazırlayıp görkemli mangalar kurduk. savaşlar açtık peşpeşe. kentleri ele geçirip vahşi birer hayvan gibi avladık onları. nerde görülseler kurşuna dizdik ve süslü kemerler yaptık onların kafa derilerinden. biz cellattık ve tarih suratımıza tükürürken, bir kez bile bağışlanmayı istemedi onlar...
derler ki, son büyük servüvenci yaralıdır hala..."
ahmet telli
(cesaretten çok cüretle anlaşılabilirler diyorum ben ahmet abi.)
"1969 istanbul Beyazıt Meydanı'nda 21 yasında insan güzeli Odtü'lü bir devrimciyken 2 metre 95 santim mesafeden arkadan vurularak katledildi. '68 Hareketi'nin ilk faili mechulü olarak tarihe gecti ismi yüzü anısı devrimciligi sembol oldu. dogan cocuklara ismi verildi. ne cok TAYLAN ÖZGÜR vardır aramızda....."
leman
leman
(bkz: eşkiyalar)
benzerleri için:
(bkz: bir peygamberin son beş günü)
(bkz: tahsin yücel)
(bkz: tol)
(bkz: murat uyurkulak)
(bkz: bir peygamberin son beş günü)
(bkz: tahsin yücel)
(bkz: tol)
(bkz: murat uyurkulak)
#23694460
hoşgelmiş kim bilir kimin feyki.
hoşgelmiş kim bilir kimin feyki.
sistemleri deviririrler, aslında devrim sınıf geçişidir. mesela burjuvazi devrimi feodalizmi nasıl çökertiyse burjuvaziyi de proletarya çökertmiştir.
marx ın düşünce mantığı da aslında budur. tüm sınıfların git gide en alt kesiminin güçlenip toplumu eşitleyeceği ve sınıfsız toplum fikri yaratacağı düşüncesidir.
mesela monarşi vardı, sonra oligarşi oldu, ardından demokrasi geldi bu sürece bakarsanız yönetime her daim daha fazla sınıfın katılımı olmuştur ve şu an demorasi revaçta, onun da bir yığın eksiliği var tabi fakat evrimsel sürecine bakarsanız toplumlar git gide halkın tüm kesimini içine katacak bir yönetim anlayışı benimsediğini görürsünüz çünkü katmadığı sürece alt sınıflar her daim örgütlenip isyan edecek ve yönetimi devralacaktır.
burjuva devriminde de olan budur, proletarya devriminde olan da budur.
yani devrim toplumların kaderidir, her daim de gerçekleşecektir. buna direnmek çok saçma.
marx ın düşünce mantığı da aslında budur. tüm sınıfların git gide en alt kesiminin güçlenip toplumu eşitleyeceği ve sınıfsız toplum fikri yaratacağı düşüncesidir.
mesela monarşi vardı, sonra oligarşi oldu, ardından demokrasi geldi bu sürece bakarsanız yönetime her daim daha fazla sınıfın katılımı olmuştur ve şu an demorasi revaçta, onun da bir yığın eksiliği var tabi fakat evrimsel sürecine bakarsanız toplumlar git gide halkın tüm kesimini içine katacak bir yönetim anlayışı benimsediğini görürsünüz çünkü katmadığı sürece alt sınıflar her daim örgütlenip isyan edecek ve yönetimi devralacaktır.
burjuva devriminde de olan budur, proletarya devriminde olan da budur.
yani devrim toplumların kaderidir, her daim de gerçekleşecektir. buna direnmek çok saçma.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar