bugün
- toplum içinde sözlüğe girmekten utanmak5
- havaların ısınmasıyla çok fena azmak4
- pikniğe gitmek4
- genç yaşta ölen ünlüler9
- sevgilinin göbeğine yoğurt döküp yalamak4
- hakan çalhanoğlu3
- süresiz nafaka kararına isyan eden kadın2
- doğukan manço2
- vurduruyorum4
- türkiye de ırkçılık2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- neden intihar etmiyorsun8
- sudekiray sözlüğün en güzel kızıdır2
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası6
- hani chp atatürk'ün partisiydi3
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- narin güran'ın mahallesinde muhtarlık seçimi2
- escort tarafından sevişirken öldürülmek2
- hande erçel2
- hayatının hangi dönemindesin2
- uludağ sözlük ten biriyle evlenmek2
- kezoyu güzel sıfatlarla şişirmek3
- shell vs liqui moly vs motul vs mobil1 vs castrol2
- sigarayla denize girmek2
- yazarların özlediği şeyler10
- hayri2
- türk pornoları18
- arda güler6
- şınav çekmek2
- kiliseye doğru telaşlı adımlarla gitmek3
- ilgisizin aşağılaması2
- bunaltı içinde taklalar atıp yuvarlanmak3
- beyazsemsiyeliyabanci12
- penis yüzüğü9
- türk bayrağın aslında konstantino bayrağı olması3
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması11
- buddy dude18
- tüm erkekleri toplayıp ıssız bir adaya kapatmak3
- sonsuza kadar devam edecekmiş hissi veren şey2
- gocu40
- melek mi şeytan mı2
- sözlüğün en kötü yazarları13
- bir kadının ayaklarına yükselmek2
- tütüncüde 40 tl'ye satılan 20 lik sigara8
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- uysaljakoben28
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- iyi ki sivaslı olmamak5
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- kadınları itici yapan detaylar12
kaan arslanoğlu romanı. usançtan olsa gerek, yakın zamanlarda 'devrim için evrimsel bir sıçrama gerekir' diyen psikiyatrist arslanoğlu'nun sanırım en başarılı işi. türkiye'deki devrimci harekete özgü zaaflar, açmazlar, sekterlikle nihayetlenen marjinal tutumlar, örgütün ortalama profili dışına taşanların birey olma sancıları, geleneği sahiplenme adına türetilen dogmalar vs. vs. romanın omurgası.
yine türk edebiyatında işkenceyi bu denli iyi anlatan roman sayısı bir elin parmağını geçmez; sayfalarca süren yoğun anlatım sahiciliği koyultuyor. bunda mesleki kavrayışı da etkilidir sanırım arslanoğlu'nun. keşkelerimi çoğaltan bir yazar olmasıyla kaan beyin edebi üretimini daha çok önemsemekteyim.
yine türk edebiyatında işkenceyi bu denli iyi anlatan roman sayısı bir elin parmağını geçmez; sayfalarca süren yoğun anlatım sahiciliği koyultuyor. bunda mesleki kavrayışı da etkilidir sanırım arslanoğlu'nun. keşkelerimi çoğaltan bir yazar olmasıyla kaan beyin edebi üretimini daha çok önemsemekteyim.
her zaman için başarılı olduklarında haklı, başarısız olduklarında ise haksız olan, kahraman olmakla ölmek arasında gidip gelen, ve her zaman için birilerinin kalbinde ulaşılmaz bir yere sahipken birileri tarafından nefret edilen insanlardır...
hayatlarını belli bir ülküye adamış olmanın mutluluğunu yaşayarak ölen insanlardır.
hayatlarını belli bir ülküye adamış olmanın mutluluğunu yaşayarak ölen insanlardır.
"...........
dünyanın cesur ulusları yoktu, cesur insanları vardı.
onlar, aşkın ve hayatın havarileri, büyük serüvencilerdi.
onlar, bu ihtiyar cadının maskesini parçalamak ve yeryüzü denilen cenneti bize sunmak istediler. bütün ömürleri bu kavgayla geçti. ne adları vardı onların, ne ulusları, ne dinleri ne de anıtları
ama biz onlar için ölüm fermanları hazırlayıp görkemli mangalar kurduk. savaşlar açtık peşpeşe. kentleri ele geçirip vahşi birer hayvan gibi avladık onları. nerde görülseler kurşuna dizdik ve süslü kemerler yaptık onların kafa derilerinden. biz cellattık ve tarih suratımıza tükürürken, bir kez bile bağışlanmayı istemedi onlar...
derler ki, son büyük servüvenci yaralıdır hala..."
ahmet telli
(cesaretten çok cüretle anlaşılabilirler diyorum ben ahmet abi.)
dünyanın cesur ulusları yoktu, cesur insanları vardı.
onlar, aşkın ve hayatın havarileri, büyük serüvencilerdi.
onlar, bu ihtiyar cadının maskesini parçalamak ve yeryüzü denilen cenneti bize sunmak istediler. bütün ömürleri bu kavgayla geçti. ne adları vardı onların, ne ulusları, ne dinleri ne de anıtları
ama biz onlar için ölüm fermanları hazırlayıp görkemli mangalar kurduk. savaşlar açtık peşpeşe. kentleri ele geçirip vahşi birer hayvan gibi avladık onları. nerde görülseler kurşuna dizdik ve süslü kemerler yaptık onların kafa derilerinden. biz cellattık ve tarih suratımıza tükürürken, bir kez bile bağışlanmayı istemedi onlar...
derler ki, son büyük servüvenci yaralıdır hala..."
ahmet telli
(cesaretten çok cüretle anlaşılabilirler diyorum ben ahmet abi.)
"1969 istanbul Beyazıt Meydanı'nda 21 yasında insan güzeli Odtü'lü bir devrimciyken 2 metre 95 santim mesafeden arkadan vurularak katledildi. '68 Hareketi'nin ilk faili mechulü olarak tarihe gecti ismi yüzü anısı devrimciligi sembol oldu. dogan cocuklara ismi verildi. ne cok TAYLAN ÖZGÜR vardır aramızda....."
leman
leman
(bkz: eşkiyalar)
benzerleri için:
(bkz: bir peygamberin son beş günü)
(bkz: tahsin yücel)
(bkz: tol)
(bkz: murat uyurkulak)
(bkz: bir peygamberin son beş günü)
(bkz: tahsin yücel)
(bkz: tol)
(bkz: murat uyurkulak)
#23694460
hoşgelmiş kim bilir kimin feyki.
hoşgelmiş kim bilir kimin feyki.
sistemleri deviririrler, aslında devrim sınıf geçişidir. mesela burjuvazi devrimi feodalizmi nasıl çökertiyse burjuvaziyi de proletarya çökertmiştir.
marx ın düşünce mantığı da aslında budur. tüm sınıfların git gide en alt kesiminin güçlenip toplumu eşitleyeceği ve sınıfsız toplum fikri yaratacağı düşüncesidir.
mesela monarşi vardı, sonra oligarşi oldu, ardından demokrasi geldi bu sürece bakarsanız yönetime her daim daha fazla sınıfın katılımı olmuştur ve şu an demorasi revaçta, onun da bir yığın eksiliği var tabi fakat evrimsel sürecine bakarsanız toplumlar git gide halkın tüm kesimini içine katacak bir yönetim anlayışı benimsediğini görürsünüz çünkü katmadığı sürece alt sınıflar her daim örgütlenip isyan edecek ve yönetimi devralacaktır.
burjuva devriminde de olan budur, proletarya devriminde olan da budur.
yani devrim toplumların kaderidir, her daim de gerçekleşecektir. buna direnmek çok saçma.
marx ın düşünce mantığı da aslında budur. tüm sınıfların git gide en alt kesiminin güçlenip toplumu eşitleyeceği ve sınıfsız toplum fikri yaratacağı düşüncesidir.
mesela monarşi vardı, sonra oligarşi oldu, ardından demokrasi geldi bu sürece bakarsanız yönetime her daim daha fazla sınıfın katılımı olmuştur ve şu an demorasi revaçta, onun da bir yığın eksiliği var tabi fakat evrimsel sürecine bakarsanız toplumlar git gide halkın tüm kesimini içine katacak bir yönetim anlayışı benimsediğini görürsünüz çünkü katmadığı sürece alt sınıflar her daim örgütlenip isyan edecek ve yönetimi devralacaktır.
burjuva devriminde de olan budur, proletarya devriminde olan da budur.
yani devrim toplumların kaderidir, her daim de gerçekleşecektir. buna direnmek çok saçma.
güncel Önemli Başlıklar
