bugün
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı16
- dil dalak beyin böbrek yiyen kız3
- okan buruk13
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması11
- g i l d e d l i l y19
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey13
- hayatın kuralları9
- kadın olmanın avantajları16
- askerde 200 metre atışı yapmak15
- yaşamak istenilen şeyler10
- nervio23
- sözlükteki fenerbahçeliler8
- fotoğraflarda bir türlü gülemeyen insan6
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler15
- fenerbahçe7
- kadın sürücü görünce yapılması gerekenler11
- geceye bir şarkı bırak10
- penisi seks objesi olarak görmek7
- türkiye'ye geldim11
- fırçaya takılıp gelen tuvalet deliği kapağı4
- hiçbir hobisi olmayan düz insan5
- kankadan sevgili olur mu5
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- ismail kartal4
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi10
- kurtar bizi müsavat16
- her şeyi açıklayan en kısa cümle8
- friedrich hegel la bi cay icek7
- zengin olunca yapacaklarınız3
- bir yazar entry ni beğenmedi4
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- kürtsüz türkiye4
- hangi manifest kızı ile sevişmek isterdin5
- gençlerbirliği4
- alkolsüz sosyalleşmede zorlanmak4
- galatasaray'ın fenerbahçe'yi yine altına alması3
- sözlükteki fanatik fenerlilere giren kazık3
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- aldığınız en büyük risk3
- düşük zeka belirtisi2
- yaşamak istenilen şehir2
- alevi kızların alev alev yanması13
- trans kadın çekiciliği5
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- arkadaşlar ben drama queen miyim4
- yazarların bu seneki tatil yeri tercihi2
- anın görüntüsü30
- sevişirken mastürbasyon yaptığını hayal etmek4
- sevgiliyle sabaha kadar çığlık serisini izlemek3
- devran dönecek8
Deniz Baykal CHP'yi %20 bandı üzerine çıkardı ama bu kadar yapabildi. Kemal Kılıçdaroğlu'da % 25 bandı üzerine çıkardı %30'u zorluyor(3 büyükşehirde bazı emanet MHP oylarıyla %27,8 aldı.)
Devlet bahçeli de partisini her şekil baraj üstünde tutuyor.2011'de bile onca olumsuzluğsa rağmen başardı ama bu kadar yapabiliyor. Yerini başkasına bıraksın MHP %20'yi hedef koysun.
Devlet bahçeli de partisini her şekil baraj üstünde tutuyor.2011'de bile onca olumsuzluğsa rağmen başardı ama bu kadar yapabiliyor. Yerini başkasına bıraksın MHP %20'yi hedef koysun.
temiz adam, iyi adam. ama o kadar işte.
mhp bir fikir partisi. amaç, sahip olduğun fikirleri iktidara taşımak.
bunun iki yolu var;
1.si fikirlerine sıkıca bağlı, ideolojik çizginin dışına çıkmayan bir siyaset anlayışı.
bu şekilde iktidar olacak oya ulaşabilmek zor. devletin tüm kurumlarına yerleşebilecek donanımlı kadrolar yetiştirebilmek gerek.
2.si ise, daha geniş kitlelere ulaşabilmek adına kırmızı çizgilerden taviz vermek. (bkz: başbakanın milli görüş gömleğini çıkarması)
şimdi devlet bey kırmızı çizgileri silmiş atmış durumda. eyvallah, 2. yolu seçmiş demekki. ama bu durum bizi iktidara da taşımıyor.
yani gereksiz yere fikirlerimizden taviz veriyoruz.
fikirlerimizden feragat ediyorsak iktidar olalım. iktidar olamıyorsak böyle bir feragatta bulunmayalım.
sıkıntı şurda ortaya çıkıyor. mevcut durum devlet beye göre bir siyasi başarıdır. tamam da, bize göre değil.
ya birincisindir yada hiç.
devlet bey çıksa dese ki, "nerde hata yapmışız, eksiklerimiz neler bakıcaz." o zaman ben canı gönülden desteklerim kendisini. ama o, mevcut durumu yeterli görüyor.
bir genel başkan beni iktidara taşıyamayabilir. ama bu durumu yeterli göremez. yeterli gördüğü anda, verebileceği hizmette sınıra ulaşmış demektir. bu da artık koltuk değişimi gerektirir.
mhp bir fikir partisi. amaç, sahip olduğun fikirleri iktidara taşımak.
bunun iki yolu var;
1.si fikirlerine sıkıca bağlı, ideolojik çizginin dışına çıkmayan bir siyaset anlayışı.
bu şekilde iktidar olacak oya ulaşabilmek zor. devletin tüm kurumlarına yerleşebilecek donanımlı kadrolar yetiştirebilmek gerek.
2.si ise, daha geniş kitlelere ulaşabilmek adına kırmızı çizgilerden taviz vermek. (bkz: başbakanın milli görüş gömleğini çıkarması)
şimdi devlet bey kırmızı çizgileri silmiş atmış durumda. eyvallah, 2. yolu seçmiş demekki. ama bu durum bizi iktidara da taşımıyor.
yani gereksiz yere fikirlerimizden taviz veriyoruz.
fikirlerimizden feragat ediyorsak iktidar olalım. iktidar olamıyorsak böyle bir feragatta bulunmayalım.
sıkıntı şurda ortaya çıkıyor. mevcut durum devlet beye göre bir siyasi başarıdır. tamam da, bize göre değil.
ya birincisindir yada hiç.
devlet bey çıksa dese ki, "nerde hata yapmışız, eksiklerimiz neler bakıcaz." o zaman ben canı gönülden desteklerim kendisini. ama o, mevcut durumu yeterli görüyor.
bir genel başkan beni iktidara taşıyamayabilir. ama bu durumu yeterli göremez. yeterli gördüğü anda, verebileceği hizmette sınıra ulaşmış demektir. bu da artık koltuk değişimi gerektirir.
Ülkücüleri sokağa dökmüyor diye eleştirilen devlet adamı.
Bu sokağa dökülmek nedir ya hakikaten biri tam olarak açıklasın. Ülkücüler üniversite'de çeşitli sosyal çevrelerde gerektiği yerde inisiyatif kullanıyor ve tepkisini gösteriyor. Hatta bu tepkiler basında "karşıt görüşlü öğrencilerin kavgası" olarak aktarılıyor. 2008 Marmara Üniversitesi olaylarında bizzat bulundum karşı taraftan kesici aletle yaralanan 8-9 kişi vardı. Birkaçı satırla biri neşterle sırtından yaralanmıştı. Tabi olaylar mahkemeye taşındı ülkücü öğrencileri ve gençleri ülkücü olan mhp'ye üye olan hiçbir avukat savunamadı genel merkezin talimatıyla. Birçok ülkücünün de kalbi kırıldı bu davranışla. Ancak bir kıvılcım birçok Ülkücü gencin ölümüne sebebiyet verebilir. Ülkü ocakları dinamik bir yapıdır her yaş grubundan üyesi sevdalısı vardır ama irtibatı yüksek yoğunlukta tutanlar genellikle 17-28 yaş aralığında olanlardır. Evlenen işini kuran artık yoğun şekilde ocak faaliyetlerine vakit ayıramıyor.
Ülkücüler terminatör, rambo, robocop, komando vesaire değil. Ülkücülerin %80'inin belinde silahları da yok... Bizim silahlarımız kütüphaneler kalemler defterler. Devlet devlet olsun vatandaşın verdiği yetkiyi kullanarak terörle/teröristle her alanda mücadele etsin. Ülkücülerin haybeye sokağa atacak kurban verecek tek bir canı yok şu saatten sonra.
işinize geldiği zaman "ülkücüler mafya kaka çocuklar cahiller" işinize gelmediği zaman "nerede bunlar niye sokağa inmiyorlar"... Ülkücüler üniversite de pkk lılarla ve yardakçıları sosyalistlerle mücadele ederken çatışırken kendine "kemalist, ulusalcı" diyenler a dan z ye çekiliyordu köşesine. hatta onlarla bir olup "foşistler" diye yırtınanları da vardı.
Ülkücülere yetkiyi devlet ve millet verecek öyle ineceğiz sokaklara!
Bu sokağa dökülmek nedir ya hakikaten biri tam olarak açıklasın. Ülkücüler üniversite'de çeşitli sosyal çevrelerde gerektiği yerde inisiyatif kullanıyor ve tepkisini gösteriyor. Hatta bu tepkiler basında "karşıt görüşlü öğrencilerin kavgası" olarak aktarılıyor. 2008 Marmara Üniversitesi olaylarında bizzat bulundum karşı taraftan kesici aletle yaralanan 8-9 kişi vardı. Birkaçı satırla biri neşterle sırtından yaralanmıştı. Tabi olaylar mahkemeye taşındı ülkücü öğrencileri ve gençleri ülkücü olan mhp'ye üye olan hiçbir avukat savunamadı genel merkezin talimatıyla. Birçok ülkücünün de kalbi kırıldı bu davranışla. Ancak bir kıvılcım birçok Ülkücü gencin ölümüne sebebiyet verebilir. Ülkü ocakları dinamik bir yapıdır her yaş grubundan üyesi sevdalısı vardır ama irtibatı yüksek yoğunlukta tutanlar genellikle 17-28 yaş aralığında olanlardır. Evlenen işini kuran artık yoğun şekilde ocak faaliyetlerine vakit ayıramıyor.
Ülkücüler terminatör, rambo, robocop, komando vesaire değil. Ülkücülerin %80'inin belinde silahları da yok... Bizim silahlarımız kütüphaneler kalemler defterler. Devlet devlet olsun vatandaşın verdiği yetkiyi kullanarak terörle/teröristle her alanda mücadele etsin. Ülkücülerin haybeye sokağa atacak kurban verecek tek bir canı yok şu saatten sonra.
işinize geldiği zaman "ülkücüler mafya kaka çocuklar cahiller" işinize gelmediği zaman "nerede bunlar niye sokağa inmiyorlar"... Ülkücüler üniversite de pkk lılarla ve yardakçıları sosyalistlerle mücadele ederken çatışırken kendine "kemalist, ulusalcı" diyenler a dan z ye çekiliyordu köşesine. hatta onlarla bir olup "foşistler" diye yırtınanları da vardı.
Ülkücülere yetkiyi devlet ve millet verecek öyle ineceğiz sokaklara!
klasik mi diyeyim nostaljik mi diyeyim araba koleksiyoncusu siyasetçi . 4 tane eski model arabası vardır . sonuncusunu miting için gittiği antalyada almıştır . 71 model for taunus idi yanlış değilsem .
edit : 71miş . teşekkürler baytaraflı
edit : 71miş . teşekkürler baytaraflı
Var mı yok mu belli olmayan lider.
an itibariyle tbmm'de konuşmasını yapmaktadır.
ekleme: eline bıçak versen tavuk kesemeyecek adamlar "ülkücüleri sokağa dökmüyor yeaaa" diye eleştiriyor.
çok istiyorsan in sokağa kardeşim seni tutan mı var?
ekleme: eline bıçak versen tavuk kesemeyecek adamlar "ülkücüleri sokağa dökmüyor yeaaa" diye eleştiriyor.
çok istiyorsan in sokağa kardeşim seni tutan mı var?
reis suan tbmm de konusma yapiyor acip izleyiniz.
--alıntı--
Diyebiliriz ki, ilk Meclis Türk milliyetçiliğinin Cumhuriyetten önceki en önemli başarısıdır.
ilk Meclisin saygın yapısında bölücülük için bahane arayan Başbakan önce millet nedir, milliyet ne anlama gelir, vatan, bayrak ve bağımsızlık neyi gerektirir sorularına cevap aramalıdır.
Devlet kuran, vatan kurtaran iradeye saygı duymadan Türkiye Cumhuriyetinin esaslarına ve ilkelerine nankörlük yapmak birinci dereceden suç ve ihanettir.
Başbakan Erdoğan yeni bir şey arıyorsa, yeni düşü kuruyorsa önce eskimiş, pörsümüş, tavsamış, kararmış, suyu çıkmış vicdanını ve anlayışını gözden geçirmelidir.
Bizim eski diyerek vazgeçeceğimiz bir şey yoktur.
Bizim yeni diye maceraya atılıp geçmişin üzerine sünger çekecek halimiz, düşüncemiz ve vaktimiz de yoktur.
Türkiye Cumhuriyeti hem yenidir, hem de tarih kadar eskidir.
Türkiye Cumhuriyeti hem körpedir, hem de nesiller arasındaki en sağlam köprüdür.
Hunlardan Selçuklulara kadar bir cevher gibi asırları süsleyen, bir yıldız gibi insanlığa ışık saçan Türk-islam devletleri bizim şanlı sayfalarımızın yüz aklarıdır.
Osmanlıdan Cumhuriyete kadar tüm yaşanmışlıklar bize aittir ve bizi yansıtmaktadır.
Üç Hilal ve Ay Yıldızlı Al Bayrak tamir edilemez bir tezadın değil aynı kader yolculuğunun birbirini takip eden iki şeref ve bağımsızlık sembolüdür.
Erdoğan bilmelidir ki, ne dünümüzden taviz veririz, ne bugünümüze yeni kavramının içine tuzaklanmış parçalanma ve yok oluş tezgahına aldanarak sırt döneriz.
Ne Ötükeni bırakırız, ne Ahlattan vazgeçeriz, ne Malazgirti unuturuz, ne Söğütü kenara iteriz, ne de Ankaraya yüz çeviririz.
Biz insanlığa zafer nasıl kazanılır, hükümran nasıl olunur öğretmiş bir milletiz.
Biz yeryüzüne adalet ve iyi yönetim getirmiş bir kudretiz.
Biz yenilgilerin külünden Anka Kuşu gibi doğan, Recep Tayyip Erdoğan gibilerini elinin tersiyle itmeyi başarmış, başarmaya azmetmiş büyük Türk milletiyiz.
Mazisini tersleyerek, yeni sakızı çiğneyerek, dileklerinden ve derinlere tutunmuş kültürünü kötüleyerek var olmuş bir milleti bize kimse gösteremeyecektir.
Yeni Türkiye diyenler önce kendi kirlerini temizlemelidir.
Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlıdan bir kopuş veya makas değişikliği değil, bilakis dünü tamamlayan, zorunluluktan mecra değiştirmiş, yeniliği asla geçmeyecek, hukukun üstünlüğüne göre teşkilatlanmış milli ve üniter bir devlet modelidir.
istiklal mücadelesi veriyorum, Yeni Türkiyeyi kuruyorum sözleri hem tarihe, hem millete, hem de geleceğimize en acımasız saldırı ve hazımsızlıktır.
Buna da bizim izin vermemiz mümkün değildir.
Milletin istiklali karşısında en vahim engel, en ciddi duvar kendi ikballerinin peşi sıra gidenlerdir.
Türk milleti bunları görmektedir.
--alıntı--
Diyebiliriz ki, ilk Meclis Türk milliyetçiliğinin Cumhuriyetten önceki en önemli başarısıdır.
ilk Meclisin saygın yapısında bölücülük için bahane arayan Başbakan önce millet nedir, milliyet ne anlama gelir, vatan, bayrak ve bağımsızlık neyi gerektirir sorularına cevap aramalıdır.
Devlet kuran, vatan kurtaran iradeye saygı duymadan Türkiye Cumhuriyetinin esaslarına ve ilkelerine nankörlük yapmak birinci dereceden suç ve ihanettir.
Başbakan Erdoğan yeni bir şey arıyorsa, yeni düşü kuruyorsa önce eskimiş, pörsümüş, tavsamış, kararmış, suyu çıkmış vicdanını ve anlayışını gözden geçirmelidir.
Bizim eski diyerek vazgeçeceğimiz bir şey yoktur.
Bizim yeni diye maceraya atılıp geçmişin üzerine sünger çekecek halimiz, düşüncemiz ve vaktimiz de yoktur.
Türkiye Cumhuriyeti hem yenidir, hem de tarih kadar eskidir.
Türkiye Cumhuriyeti hem körpedir, hem de nesiller arasındaki en sağlam köprüdür.
Hunlardan Selçuklulara kadar bir cevher gibi asırları süsleyen, bir yıldız gibi insanlığa ışık saçan Türk-islam devletleri bizim şanlı sayfalarımızın yüz aklarıdır.
Osmanlıdan Cumhuriyete kadar tüm yaşanmışlıklar bize aittir ve bizi yansıtmaktadır.
Üç Hilal ve Ay Yıldızlı Al Bayrak tamir edilemez bir tezadın değil aynı kader yolculuğunun birbirini takip eden iki şeref ve bağımsızlık sembolüdür.
Erdoğan bilmelidir ki, ne dünümüzden taviz veririz, ne bugünümüze yeni kavramının içine tuzaklanmış parçalanma ve yok oluş tezgahına aldanarak sırt döneriz.
Ne Ötükeni bırakırız, ne Ahlattan vazgeçeriz, ne Malazgirti unuturuz, ne Söğütü kenara iteriz, ne de Ankaraya yüz çeviririz.
Biz insanlığa zafer nasıl kazanılır, hükümran nasıl olunur öğretmiş bir milletiz.
Biz yeryüzüne adalet ve iyi yönetim getirmiş bir kudretiz.
Biz yenilgilerin külünden Anka Kuşu gibi doğan, Recep Tayyip Erdoğan gibilerini elinin tersiyle itmeyi başarmış, başarmaya azmetmiş büyük Türk milletiyiz.
Mazisini tersleyerek, yeni sakızı çiğneyerek, dileklerinden ve derinlere tutunmuş kültürünü kötüleyerek var olmuş bir milleti bize kimse gösteremeyecektir.
Yeni Türkiye diyenler önce kendi kirlerini temizlemelidir.
Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlıdan bir kopuş veya makas değişikliği değil, bilakis dünü tamamlayan, zorunluluktan mecra değiştirmiş, yeniliği asla geçmeyecek, hukukun üstünlüğüne göre teşkilatlanmış milli ve üniter bir devlet modelidir.
istiklal mücadelesi veriyorum, Yeni Türkiyeyi kuruyorum sözleri hem tarihe, hem millete, hem de geleceğimize en acımasız saldırı ve hazımsızlıktır.
Buna da bizim izin vermemiz mümkün değildir.
Milletin istiklali karşısında en vahim engel, en ciddi duvar kendi ikballerinin peşi sıra gidenlerdir.
Türk milleti bunları görmektedir.
--alıntı--
ilerlemiş yaşına rağmen (yavru)muhalefet partisinin genel başkanı olan kişi.
sempatik adam.
siyasetin orospusu olmamıştır hiç bir zaman. beceremiyor yapamıyor diye bu adamları atacak değiliz. yetim hakkı yemeyen, pislik yapmadan siyaset yapmak isteyen adamdır.
söğüt ziyaretinde sanatçı bahattin atak'tan ferdi tayfur'un merak etme sen şarkısını istemiş siyasi lider.
http://www.59saniye.com/d...tek-sarki-merak-etme-sen/
böyle halkla yan yana, iç içe. yanındaki ihtiyarla baş örtülü hanım korumaları mı acaba ? yok canım.
http://www.59saniye.com/d...tek-sarki-merak-etme-sen/
böyle halkla yan yana, iç içe. yanındaki ihtiyarla baş örtülü hanım korumaları mı acaba ? yok canım.
Reza Zarrab tarafından dava açılmış bilge lider.
it ürür kervan yürür.
yarınki grup toplantısını bekliyoruz.
it ürür kervan yürür.
yarınki grup toplantısını bekliyoruz.
ülkeyi dolaşarak iktidar olunmayacağını bilmesi gereken genel başkandır.
mühim olan halka yakın olmaktır, yani gittiğin yerde köylüleri selamlamakla ülke dolaşılmaz, bir samimiyetin olması lazım, bunu kazanmak için önce yanına el öpmeye gelen aynı tipteki adamları tokatlaması gerekir, sırf o pozla milyonları kaybediyor benden söylemesi.
sokaktaki insanlarla diyaloğu çok zayıf, onu eleştirmiyorum, yapı meselesi, ben de öyle biriyimdir, fakat erdoğan ve geçmişteki bazı siyasiler gibi halkın arasına karışabilecek bir tip değil. halkın gözünde simgesel bir yeri yok, heyecan yaratmıyor, misal bir karaoğlan değil, ne biliyim demirel gibi toplumda fanatikleri yok, hele erdoğan gibi hiç değil. yeni bir şey söylemiyor, yaptığı tek şey karşı çıkmak. bişeye karşı çıkıyorsan onun yerine yeni bir şey söylemen gerekir, öyle yuvarlak laflarla "hallederiz" tripleriyle olmaz o iş..
mhpnin ekonomik politikası nasıl olacak bilen beri gelsin. işçiye memura maaş yapcam gibi klasik tezleri kastetmiyorum, zira onlar ekonomik politika değildir. özelleştirmeye nasıl bakıyor, abd ile ilişkilere nasıl bakıyor, doğu ve güneydoğuda neredeyse yüzde 1 oranlara düşmüş bir parti olarak iktidara gelse oraları nasıl yönetecek, nasıl hitap edecek hiç bişey belli değil..
böyle tiplerin derdi sadece gemiyi yürütmektir, yeni bir hayali yoktur, bir projesi yoktur, az olsun benim olsun kafası işte bu. ki bunu uygulamalı olarak geçmişte gördük. hem bahçeli hem de kılıçdaroğlu, erdoğanın paçasını çekiştirerek iktidara gelme hastalığından kurtulmalıdırlar, yeni bir şey söylemeliler, yoksa biz her seçim böyle şeyler yazarız.
gelecek seçimde mhp ikinci parti olur diye hayal bile kurmayan bir taban ve seçmen kitlesine sahip olmanın da avantajları yok değil. düşünsene türkiyede iki tur at, üçüncülük garanti, meclis garanti, çorba kaynıyor. hala bahçeli geldi mhp oyları arttı diyen andavallar var. şu çözüm süreci olmasa o oyu da alamayacak, oy aldığı kesimin genelde 25 yaş ve altı olması da düşündürücü tabi.
mühim olan halka yakın olmaktır, yani gittiğin yerde köylüleri selamlamakla ülke dolaşılmaz, bir samimiyetin olması lazım, bunu kazanmak için önce yanına el öpmeye gelen aynı tipteki adamları tokatlaması gerekir, sırf o pozla milyonları kaybediyor benden söylemesi.
sokaktaki insanlarla diyaloğu çok zayıf, onu eleştirmiyorum, yapı meselesi, ben de öyle biriyimdir, fakat erdoğan ve geçmişteki bazı siyasiler gibi halkın arasına karışabilecek bir tip değil. halkın gözünde simgesel bir yeri yok, heyecan yaratmıyor, misal bir karaoğlan değil, ne biliyim demirel gibi toplumda fanatikleri yok, hele erdoğan gibi hiç değil. yeni bir şey söylemiyor, yaptığı tek şey karşı çıkmak. bişeye karşı çıkıyorsan onun yerine yeni bir şey söylemen gerekir, öyle yuvarlak laflarla "hallederiz" tripleriyle olmaz o iş..
mhpnin ekonomik politikası nasıl olacak bilen beri gelsin. işçiye memura maaş yapcam gibi klasik tezleri kastetmiyorum, zira onlar ekonomik politika değildir. özelleştirmeye nasıl bakıyor, abd ile ilişkilere nasıl bakıyor, doğu ve güneydoğuda neredeyse yüzde 1 oranlara düşmüş bir parti olarak iktidara gelse oraları nasıl yönetecek, nasıl hitap edecek hiç bişey belli değil..
böyle tiplerin derdi sadece gemiyi yürütmektir, yeni bir hayali yoktur, bir projesi yoktur, az olsun benim olsun kafası işte bu. ki bunu uygulamalı olarak geçmişte gördük. hem bahçeli hem de kılıçdaroğlu, erdoğanın paçasını çekiştirerek iktidara gelme hastalığından kurtulmalıdırlar, yeni bir şey söylemeliler, yoksa biz her seçim böyle şeyler yazarız.
gelecek seçimde mhp ikinci parti olur diye hayal bile kurmayan bir taban ve seçmen kitlesine sahip olmanın da avantajları yok değil. düşünsene türkiyede iki tur at, üçüncülük garanti, meclis garanti, çorba kaynıyor. hala bahçeli geldi mhp oyları arttı diyen andavallar var. şu çözüm süreci olmasa o oyu da alamayacak, oy aldığı kesimin genelde 25 yaş ve altı olması da düşündürücü tabi.
bu sabah itibariyle söğüt domaniç ve dumlupınar ziyaretleriyle ülkeyi tekrar karış karış karış dolaşmaya başlayacak olan genel başkan.
20-25 yaşındaki( buna dahilim) veletler de genel başkan eleştirmek yerine aynı heyecan ile çalışmalara başlarsa bu dava muvaffak olur.
20-25 yaşındaki( buna dahilim) veletler de genel başkan eleştirmek yerine aynı heyecan ile çalışmalara başlarsa bu dava muvaffak olur.
kendisini insan olarak severim ama bir partide genel başkanlık yapacak veya bir ülkeye başbakan olacak seviyede olduğunu düşünmüyorum.
tanım: coğrafyada arjantin'in yerini arasan bulamazsın görüşünü dile getiren lider.
tanım: coğrafyada arjantin'in yerini arasan bulamazsın görüşünü dile getiren lider.
matematik hocamızdır. o olmasa 39 u bulur 40 ı bulamazdık.
Son konusmasinda; "bunlar yakinda istanbuldaki susuzluk icin de 'sulari buyukbaslar icti' ondan susuz kaldik derler" gondermesiyle "trafoya kedi girdi" diyen bakana ve iktidara verdigi ayar muthisti..
başarısız olduğu ve kötü muhalefet yaptığı iddia olunan siyasetçi.
Bunu iddia edenlerde üstün siyasi bilgileri ile süper tespitler yapıyorlar saygı duyuyorum. Ancak MHP Devlet bey sayesinde tarihinde hiçbir zaman alamadığı oyu almıştır. tam 5.585.513 kişi mhp'ye oy vermiştir siyaseti sayesinde.
ilkeli ve onurlu duruşu biz ülkücülere yeter! Sırf oy almak için çeşitli entrikalara giren bir siyasi lideri MHP kabul edemez.
Ayrıca mhp nin başına kim gelirse mhp daha yüksek oy alır biri bunu yazsın bende faydalanayım.
Devlet bey gayet düzgün bir dille ilerleyen yaşına rağmen şehir şehir ilçe ilçe gezerek derdini anlattı dinlemek isteyenlere. Anlamayanlar anlamıyor devlet bey ne yapsın?
Bunca rezilliğe rağmen gidip akp ye oy verdi birçok kişi. Bahçeli değil başkası da olsaydı aynı olacaktı.
Bunu iddia edenlerde üstün siyasi bilgileri ile süper tespitler yapıyorlar saygı duyuyorum. Ancak MHP Devlet bey sayesinde tarihinde hiçbir zaman alamadığı oyu almıştır. tam 5.585.513 kişi mhp'ye oy vermiştir siyaseti sayesinde.
ilkeli ve onurlu duruşu biz ülkücülere yeter! Sırf oy almak için çeşitli entrikalara giren bir siyasi lideri MHP kabul edemez.
Ayrıca mhp nin başına kim gelirse mhp daha yüksek oy alır biri bunu yazsın bende faydalanayım.
Devlet bey gayet düzgün bir dille ilerleyen yaşına rağmen şehir şehir ilçe ilçe gezerek derdini anlattı dinlemek isteyenlere. Anlamayanlar anlamıyor devlet bey ne yapsın?
Bunca rezilliğe rağmen gidip akp ye oy verdi birçok kişi. Bahçeli değil başkası da olsaydı aynı olacaktı.
1923 plakalı arabası ile hafızalarda kalan kişi.
önüne geleni ocak dışı edip, partiye küstüren tip.
mathematic dehası olan bir başkandır, şarkılara bile konu olmuştur.
başarısız genel başkandır.
bir parti düşünün ki, sözcülerine baksan mangalda kül bırakmazlar, 40 yıllık dava filan derler, ama bu partinin bırakın birinciliği, ikincilik gibi bir hedefi dahi yok, iddiası yok, böyle bir beklentisi de yok, çantada keklik gördüğü yaklaşık yüzde 10-15'lik bir kitle sayesinde meclise girip vekil maaşlarını kapan vekillerle dolu bir parti. bu partinin mensuplarına da şaşıyorum, benim partim iki seçim üçüncü olsa, o genel başkanı orada oturtmam, daha iyisi gelsin isterim, ama hiç böyle bir endişe de yok, beyimizin keyfi yerinde.
ayrıca nasıl bir milliyetçilikse, türkiyenin dörtte üçünde yok, çoğu şehirde ilk üçte bile değil, istanbulda bdp mi hdp midir nedir, böyle bir partinin bile gerisinde kalması ayrı bir trajedidir, ankara da ha keza aynı. istanbulla ankaranın oy toplamına bakarak, milyonlarca nüfusu olan iki şehirde toplamda yüzde 15 bile oy alamamış ve hala bu genel başkanın sözlerine itibar ediliyor, başarılı olduğu filan söyleniyor, sonra da avrupada şöyle oluyor böyle oluyor diye hariçten gazel okuyorlar, devlet bahçeli ancak türkiyede iş yapar, çünkü batıda başarısızlığa tahammül yoktur.
edit: koca türkiyedeki 81 vilayetin 8 tanesini filan aldı diye kendisini başarılı görecek kadar geri zekalı değilim. iç anadolu, karadeniz, ege gibi yerlerde bile fiyasko yaşamıştır.
bir parti düşünün ki, sözcülerine baksan mangalda kül bırakmazlar, 40 yıllık dava filan derler, ama bu partinin bırakın birinciliği, ikincilik gibi bir hedefi dahi yok, iddiası yok, böyle bir beklentisi de yok, çantada keklik gördüğü yaklaşık yüzde 10-15'lik bir kitle sayesinde meclise girip vekil maaşlarını kapan vekillerle dolu bir parti. bu partinin mensuplarına da şaşıyorum, benim partim iki seçim üçüncü olsa, o genel başkanı orada oturtmam, daha iyisi gelsin isterim, ama hiç böyle bir endişe de yok, beyimizin keyfi yerinde.
ayrıca nasıl bir milliyetçilikse, türkiyenin dörtte üçünde yok, çoğu şehirde ilk üçte bile değil, istanbulda bdp mi hdp midir nedir, böyle bir partinin bile gerisinde kalması ayrı bir trajedidir, ankara da ha keza aynı. istanbulla ankaranın oy toplamına bakarak, milyonlarca nüfusu olan iki şehirde toplamda yüzde 15 bile oy alamamış ve hala bu genel başkanın sözlerine itibar ediliyor, başarılı olduğu filan söyleniyor, sonra da avrupada şöyle oluyor böyle oluyor diye hariçten gazel okuyorlar, devlet bahçeli ancak türkiyede iş yapar, çünkü batıda başarısızlığa tahammül yoktur.
edit: koca türkiyedeki 81 vilayetin 8 tanesini filan aldı diye kendisini başarılı görecek kadar geri zekalı değilim. iç anadolu, karadeniz, ege gibi yerlerde bile fiyasko yaşamıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar