bugün
- falıma bakmak isteyen var mı19
- chp'li 17 belediye başkanının akp'ye geçmesi8
- göğüs dekoltesi olan erkek7
- paraya ip bağlayıp komşu fakir ülkeye atıp çekmek4
- erkek erkeğe açık oylaşmak11
- ofis masasında pörsüyen mandalina3
- düşünürken tavana bakmak4
- kalamar ızgara3
- herbokolog4
- beyler gammazlandım3
- müşriklerin esasında putlara tapmaması7
- bu saatte teyzesinde olduğunu söyleyen kız5
- iş flörtü4
- özel okul öğretmenleri açlık grevinde7
- chp izmir il örgütünü basan hırsızlık hükümlüsü3
- pelin gümüşdağ2
- chp den akp'ye jet geçiş5
- yastığın soğuk tarafı2
- kemal kılıçdaroğlu9
- ibrahim hacıosmanoğlu6
- tembellik hakkı4
- arkadaş kafayı mı yedin sen2
- yaz aşkı bulamamak4
- sokak köpekleri sorununun çözümü2
- iran la ilgili endişe ortaya çıktı2
- ayrılığın 7 aşaması4
- meme mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı15
- midenin tencere olması3
- ibrahim hacıosmanoğlu'nun dünya kupası açıklaması3
- para mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı16
- gece 23'ten sonra sözlüğe giren erkek10
- kadınlar neden aldatır17
- çita leopar jaguar farkı2
- erkek aldatabilir ama kadın aldatamaz14
- bir şeyler söyle3
- 23 haziran 2026 portekiz özbekistan maçı12
- özgür irade yanılsaması ve günlük hayat2
- klimasız arabayla uzun yol gitmek7
- her entryde artılama ve kalp isaretleme2
- su içmekten göbeğin çıkması3
- vivaldi'ye gıygıy diyen kezo3
- sedat pekmez18
- eski uludağ sözlük ortamı7
- devşirmelik makamı13
- online yazarlar8
- 1 euro 52 93 tl3
- çifte memiş2
- rize de zincirleme kaza 3 ölü 5 yaralı2
- manipülasyon nasil önlenir5
- sözlükteki üstü kapalı erkek nefreti11
Bir asker torunuysanız şanslı mı diyim şanssız mı diyim bilemedim. Çok disiplinlidirler. Asker anılarını sürekli anlatırlar. Ama iyidir. Kendimden biliyorum.
ben onu aramayı unuttuğumda kendini hatırlatmasını bilendir. aslında çok konuşmaz, telefonu hemen babaanneye paslar ama yine de gülümsemeye sebeptir.
bugün, senin, belki de hayatımda en çok sevdiğim insanın ölümünün üzerinden 6 ay geçti..
koca çınar , bir anda hiç beklenmedik şekilde çıktın hayatımdan.
haklı üzüntüm ve kızgınlığım var sana. sen ölmeden 2 gün önce bir kandildi, arayıp ellerinden öpemiyorum dedeciğim, kandilin mübarek olsun demiştim.. gelişime 2 hafta kaldığına çok sevinmiştin. ben de çok özlemiştim söyleyemedim.
çok vakit geçiremedim seninle, varlığın yetti bana çoğu zaman. ama öğütlerini hatta yeri geldiğinde yaptığın soğuk esprileri o kadar özlüyorum ki. seni canlı kanlı bir şekilde, son kez göremedim ya. ona kızıyorum.
isyan değil bu...
o konuşmadan 2 gün sonra vefat etti dedem.. ben trabzon da üniversite okurken, bir gece vakti geldi haberi.
ölümün ne kadar acı, ne kadar üzücü olduğunu seninle öğrendim.
22 yaşında bir insanın ölümünü duyunca aklımı kaybettim. ağladım, durduramadım kendimi.
bir insanın yıkanması bu kadar hüzünlü olurdu, senin yıkanışını izlerken, yaptığın tüm fedakarlıklar geldi gözümün önüme. verdiğin öğütler, yaptığın soğuk espriler. sen yıkanırken bi ara çıkıp güldüm. sonra hüngür hüngür tekrar ağladım. inandıramadım kendimi, kandırdım sürekli. size gitmeye korktum, gelmeyeceğini bildiğim için orda kalmaya gönlüm razı olmadı..
hakkını helal et dedeceğim. ben senin kıymetini çok fazla bilemedim kabulum. ama sen herşeyden ders çıkarmamızı isteyen, öğütleyen insandın. senin ölümün beni, bıraktığın mirasa daha değerli bakmamı sağladı. her işte bir hayır vardır derler ya, ben de buna yoruyorum kendi kendime..
anneannem..
evet, her gün gidip ellerini ayaklarını öpüyorum. sarılıp, kokluyorum...
sana gösteremediğim sevgiyi göstermeye çalışıyor, şu fani hayatta kalan zamanı güzel değerlendirmeye çalışıyorum...
hakkını helal et dedem...
seni hep güler yüzlü hatırlayacağım.
allah gani gani rahmet eylesin, ruhun şâd olsun güzel insan.
koca çınar , bir anda hiç beklenmedik şekilde çıktın hayatımdan.
haklı üzüntüm ve kızgınlığım var sana. sen ölmeden 2 gün önce bir kandildi, arayıp ellerinden öpemiyorum dedeciğim, kandilin mübarek olsun demiştim.. gelişime 2 hafta kaldığına çok sevinmiştin. ben de çok özlemiştim söyleyemedim.
çok vakit geçiremedim seninle, varlığın yetti bana çoğu zaman. ama öğütlerini hatta yeri geldiğinde yaptığın soğuk esprileri o kadar özlüyorum ki. seni canlı kanlı bir şekilde, son kez göremedim ya. ona kızıyorum.
isyan değil bu...
o konuşmadan 2 gün sonra vefat etti dedem.. ben trabzon da üniversite okurken, bir gece vakti geldi haberi.
ölümün ne kadar acı, ne kadar üzücü olduğunu seninle öğrendim.
22 yaşında bir insanın ölümünü duyunca aklımı kaybettim. ağladım, durduramadım kendimi.
bir insanın yıkanması bu kadar hüzünlü olurdu, senin yıkanışını izlerken, yaptığın tüm fedakarlıklar geldi gözümün önüme. verdiğin öğütler, yaptığın soğuk espriler. sen yıkanırken bi ara çıkıp güldüm. sonra hüngür hüngür tekrar ağladım. inandıramadım kendimi, kandırdım sürekli. size gitmeye korktum, gelmeyeceğini bildiğim için orda kalmaya gönlüm razı olmadı..
hakkını helal et dedeceğim. ben senin kıymetini çok fazla bilemedim kabulum. ama sen herşeyden ders çıkarmamızı isteyen, öğütleyen insandın. senin ölümün beni, bıraktığın mirasa daha değerli bakmamı sağladı. her işte bir hayır vardır derler ya, ben de buna yoruyorum kendi kendime..
anneannem..
evet, her gün gidip ellerini ayaklarını öpüyorum. sarılıp, kokluyorum...
sana gösteremediğim sevgiyi göstermeye çalışıyor, şu fani hayatta kalan zamanı güzel değerlendirmeye çalışıyorum...
hakkını helal et dedem...
seni hep güler yüzlü hatırlayacağım.
allah gani gani rahmet eylesin, ruhun şâd olsun güzel insan.
şu an en çok ihtiyacım olan. keşke yine başımda olsan da dertlerimi anlatsam dedem. kimseye söyleyemediklerimi sana söylesem...
annenin babası ve babanın babası olarak ikiye ayrılırlar.
emre nalbantoğlunun ısparta'da edindiği bir lakaptır.
canımdır.
ve aynı zamanda seksen küsur yaşında olmasına rağmen mükemmel espriler yapabilen çınar ağacıdır.
bu gün gelip, "şu pantalonumu ütüleyiversen" diye elime tutuşturduğu pantolona bir baktım ki ne göreyim, mavi markalı.
vay dedem maviden giyiniyorsun, dedim. mavi siyah bilmem ben abin aldı giyiyorum işte, dedi. mavi'de tarzı bulunabilen bir adam işte, öyle bir adam.
ve aynı zamanda seksen küsur yaşında olmasına rağmen mükemmel espriler yapabilen çınar ağacıdır.
bu gün gelip, "şu pantalonumu ütüleyiversen" diye elime tutuşturduğu pantolona bir baktım ki ne göreyim, mavi markalı.
vay dedem maviden giyiniyorsun, dedim. mavi siyah bilmem ben abin aldı giyiyorum işte, dedi. mavi'de tarzı bulunabilen bir adam işte, öyle bir adam.
(bkz: dede efendi)
insanın yaşlı olması ölmeyi hak etmesi anlamına gelmez !
edit: bugün ellerimle yatırdım ebedi istirahatgahına..çektiğim acının tarifi yok..
edit: bugün ellerimle yatırdım ebedi istirahatgahına..çektiğim acının tarifi yok..
asabidir...
kısaca buruşuk bir çocuk gibi.
Masallarımız ve asıl kahramanlarımız diyerbileceğimiz kişilerden sadece bir tanesi.
büyük bir çınar ağacı, bir dağ gibidir.
var olduğunu bilmek ayrı bir güven verir adama. veriyormuş daha doğrusu.
ne kadar yaşlı olursa olsun, hasta bile olsa, insan kendi dedesine ölümü yakıştıramıyor. daha doğrusu ölümün hayatın bir gerçeği olduğunu bilsekte, insan sevdiği kimseye konduramıyor ölümü.
ev içinde ağlayanları görsede, kefeninin biçilmesine şahit olsanda, o soğuk taş üstünde yıkandığını izlesen de, o dört kollu geminin içinde omuzlarda götürülüşüne baka kalsanda inanamıyormuşsun.
hele birde insanın dedesi tam bir dedeyse. hani o televizyonlarda izledğimiz her durumda söleyeceği bir özlü sözü olan adamlar varya.
sen gittin ya, benim gözüm o yolda kaldı. gittiğin yerden geleceksin gibi.
birde ne var biliyor musun dede. insanın acısını yaşatmıyorlar. ben bu yazdıklarımı kime söylemeye kalksam üzülme sakın diyorlar. deden azap çeker diyorlar.
ben isyan etmiyorumki. senin gitmene üzülüyorum sadece. üzülmeyim mi yani.
rahat uyu dedemm.alışmak zor olacak gitmene.
var olduğunu bilmek ayrı bir güven verir adama. veriyormuş daha doğrusu.
ne kadar yaşlı olursa olsun, hasta bile olsa, insan kendi dedesine ölümü yakıştıramıyor. daha doğrusu ölümün hayatın bir gerçeği olduğunu bilsekte, insan sevdiği kimseye konduramıyor ölümü.
ev içinde ağlayanları görsede, kefeninin biçilmesine şahit olsanda, o soğuk taş üstünde yıkandığını izlesen de, o dört kollu geminin içinde omuzlarda götürülüşüne baka kalsanda inanamıyormuşsun.
hele birde insanın dedesi tam bir dedeyse. hani o televizyonlarda izledğimiz her durumda söleyeceği bir özlü sözü olan adamlar varya.
sen gittin ya, benim gözüm o yolda kaldı. gittiğin yerden geleceksin gibi.
birde ne var biliyor musun dede. insanın acısını yaşatmıyorlar. ben bu yazdıklarımı kime söylemeye kalksam üzülme sakın diyorlar. deden azap çeker diyorlar.
ben isyan etmiyorumki. senin gitmene üzülüyorum sadece. üzülmeyim mi yani.
rahat uyu dedemm.alışmak zor olacak gitmene.
golün tekrarına da sevinen rahmetlidir.
insanın hayatındaki en önemli insanlardan biridir, gerçekten sevendir. dört senedir, eve her gittiğimde* bana gözleri dolarak bakan, telefonda konuşurken sesi titreyen tontonum, iyiki vardır.
anne'nin veyahutta baba'nın babası'dır. büyükbaba veya dede diye hitap edilir.
anne'nin annesine anneanne dersin baba'nın annesi'ne babaanne dersin böylece kimin annesi olduğu anlaşılır, ancak dede kavramında böyle bir lüks yoktur.
anne'nin annesine anneanne dersin baba'nın annesi'ne babaanne dersin böylece kimin annesi olduğu anlaşılır, ancak dede kavramında böyle bir lüks yoktur.
dedeler önemlidir.
bayramlarda-seranalarda bol harçlık veren, annemin ya da babamın babası.
dedeye sahip çıkalım, dede bizim gomşumuz.
az önce tanıştığım kişi.
evet yirmi yaşındayım ve dedemi ilk defa gördüm. bizi pek sevmezdi. koca bir ömrü meyhanelerde, pavyonlarda harcadı. onun bunun peşine takıldı. ailenin servetini tüketti. bizi sevmedi, oğlunu görmek istemedi. buna rağmen, hacca gidiyorum diye helallik almaya gelmiş.
ah be dedem, ne kafa adammışsın sende kantarın topuzunu biraz, hatta çok, kaçırmışsın.
evet yirmi yaşındayım ve dedemi ilk defa gördüm. bizi pek sevmezdi. koca bir ömrü meyhanelerde, pavyonlarda harcadı. onun bunun peşine takıldı. ailenin servetini tüketti. bizi sevmedi, oğlunu görmek istemedi. buna rağmen, hacca gidiyorum diye helallik almaya gelmiş.
ah be dedem, ne kafa adammışsın sende kantarın topuzunu biraz, hatta çok, kaçırmışsın.
(bkz: Anderson Vital da Silva)
bilge kişi.
küçükken kıymetini bilemediğimdir dede. öldükten sonra rüyalarıma girsin diye her gece Allah'a yalvardığım insandır. ama hiç göremediğimdir. kardeimle çekildiğin ve ona sımsıkı sarıldığın fotoğrafı gördükçe sevgini tatmak ne kadar güzel dediğimdir. karnelerimden sonra bana hep övgü dolu sözlerini söyleyen en çok harçlığı bana verendir. okumamazı isteyendir. aklımda kalan en son görüntüsü acılar içinde kıvranırken olandır. özlediğimdir. bir gün buluşmak istediğimdir.
elinden tutup gezmesi en çok zevk veren,
genellikle sıpa diye hitap eden,
tespihi ile türlü türlü oyunlar oynanan,
düşüp yaralandığınızda dizleri kanayan,
kahvehaneye yanına uğrandığında paşa çayı ısmarlayan,
uyanmanız gerektiğini bilen, uyandıramayan, kıyamayan,
leb deseniz cebinden leblebi çıkaran,
yaşlılıktan sertleşmiş elleri pamuk gibi gelen,
gözlerine bakınca gözleri içi parlayan,
fakat en çok özlenenlerden biri olan büyük bir adamdır.
genellikle sıpa diye hitap eden,
tespihi ile türlü türlü oyunlar oynanan,
düşüp yaralandığınızda dizleri kanayan,
kahvehaneye yanına uğrandığında paşa çayı ısmarlayan,
uyanmanız gerektiğini bilen, uyandıramayan, kıyamayan,
leb deseniz cebinden leblebi çıkaran,
yaşlılıktan sertleşmiş elleri pamuk gibi gelen,
gözlerine bakınca gözleri içi parlayan,
fakat en çok özlenenlerden biri olan büyük bir adamdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar