bugün
- herzevekil11
- ismetin ciddi sıkıntıları olması9
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi8
- teomancalmasur23
- üstad kadir mısıroğlu5
- türk solu16
- jeffrey epstein12
- flört etmeme ilkesi6
- simko38
- kocayı apartmandaki boşanmış kadına emanet etmek2
- adana ayazı dizisi2
- ukrayna rusya belarus kadınları6
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- ekşi sözlük toplu alım bitti4
- alparslan türkeş atatürk'ü sevmezdi3
- halloween kutlamayı yasaklamak6
- zsa zsa zsu3
- fes takıp kemalist hoplatmak3
- gecenin şarkısı13
- atam tayyip erdoğan'ı eleştirip prim kasmak6
- true mi döver gocu mu5
- yeni parti7
- kim cha eon6
- sözlükçü erkeklerin zevksiz olması4
- ekrem imamoğlu'nun istanbul'a 10 metro yapması5
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı3
- gram altın3
- ak partiyi savunan dayılar10
- kudüs üç semavi din için önemlidir11
- sözlükte aksiyon ve sataşma6
- istanbul10
- nervio12
- şeker bey birader dönsün kampanyası3
- mhp'nin necip fazıl sevgisi2
- tek türkçe padişah adı4
- köy kahvesi3
- nevşehir2
- tarih dizileri6
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız14
- hangi hogwartz binasını temsil ediyorsunuz3
- şili2
- kel ve at kuyruklu kötü adam6
- kanunla adam korumak2
- mevsim değişmesinin kombinlere etkisi5
- aliyev'in türk devletleri zirvesi ne katılmaması6
- fenerbahçe göztepe2
- zamanın ruhu2
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- üçler yediler kırklar11
büyük besteci gustav mahler'in tamamladığı son eserdir. numarası konulmamış bir senfoni olarak, her zamanki gibi büyük kadrolu orkestranın alto ve tenor solo gerektirir. ancak, orkestranın kullanımı artık uç noktada soyut ve ustalıklıdır. mahler, orkestranın tını renkleriyle oynamaktadır, insan sesi ise havada süzülen sözlerle dinleyenin yüreğine dokunmaktadır. eserin adı türkçeye "toprağın şarkısı" diye çevrilir. buradan da anlaşılacağı gibi, mahler, toprağa kavuşmak istemektedir artık.
1. bölüm: Yeryüzünün içki Şarkısı: müzik tarihinde yazılmış en acıklı içki şarkısı budur. hani hayatınızın öyle bir dönemli gelir ki, herşey berbattır, iğrençtir ve daha kötüsü olamaz, böyle bir durumda içip sarhoş olmak istersiniz, işte mahler'in şu an durumu aynen böyledir. "hayat karanlıktır, ölüm karanlıktır" sözlerinin takıntı halinde duyulduğu bölüm, umutsuzluğun son haddindedir.
2. bölüm: Sonbaharda bir Yalnız: eserin en melankolik bölümü budur. bir ormanda, kurumuş yaprakların üzerinde ağır ağır, düşüncelere dalmış nereye gideceğimizi bilmeden tek başımıza yürüdüğümüzü hissettirir bize. bir göl görmekteyiz sanki, üzerini sis kaplamış, tüm renkler soluk...
3. bölüm: Gençlik Üzerine: muhtemelen şu an dünya üzerinde gençlik kimse tarafından böyle saf ve güzel yaşanmamaktadır! yaşlılığın henüz bizi rahatsız etmediği, yaşamdan alınabilecek tüm tatları içimize sindirmenin verdiği mutluluk ve hafiflik vardır bu bölümde.
4. bölüm: Güzellik Üzerine: çiçekçi bir kızın saf mutluluğunu ve sahip olduğu güzelliği iyimser ve hayat dolu bir enerjiyle yansıtan bu müzik, pastoral bir havadadır, ilk bölümlerin karamsarlığını üzerimizden (geçici bir süre için) alır.
5. bölüm: Baharda bir Sarhoş: bu sefer mutluluktan sarhoşuz! hayatta kötü bir şeyler varsa bile kimin umurundadır ki? hayata bir defa geliyoruz, bunu da acı çekerek mi yaşamak gerekir?!? elbette hayır! orkestranın havai fişek parıldamalarını andıran eşliği üstüne tenor solonun mutluluk dolu bir coşkuyla söylediği sözler, yüzümüzde bir gülümsemeye neden olur.
6. bölüm: Veda: eserin kalbi bu bölümdedir. veda teması, insanlık tarihinde hiç kimse tarafından böyle işlenmemiştir. artık dünyaya verilebilir hiç bir şeyin, yaşanacak hiç bir duygunun kalmadığı, herşeyin gerçekten de bittiği an... alto solonun monologları, arada orkestranın tamamlayıcı unsur olarak duyurdukları bir cenaze müziği; eserin en uzun süreli bölümü olarak geçen 29 dakika içerisinde, dinleyeni kendi benliğinden koparır. alto solonun söylediği son sözler "ewig..." (sonsuza kadar) havada eriyip giderken, tüm acıların sonsuza kadar son bulduğunu deneyimleriz... mahler, bu bölüm hakkında şu sözleri söylemiştir yakın dostu ve ünlü şef bruno walter'e: "ya insanlar bu müziği dinledikten sonra silahlarını ellerine alıp intihar etmeye karar verirlerse?"...
(not: "veda" başlıklı son bölümü bir kaç gündür takıntılı bir şekilde dinlemekteyim, eğer ki depresif bir döneme girerseniz, bu müziği dinlemeye karar vermeden önce, yeteri kadar güçlü müsünüz değil misiniz, onun ayırdına kesinlikle varın, çünkü ciddi anlamda bırakacağı etki konusunda uyarı yukarıda yer almaktadır.)
1. bölüm: Yeryüzünün içki Şarkısı: müzik tarihinde yazılmış en acıklı içki şarkısı budur. hani hayatınızın öyle bir dönemli gelir ki, herşey berbattır, iğrençtir ve daha kötüsü olamaz, böyle bir durumda içip sarhoş olmak istersiniz, işte mahler'in şu an durumu aynen böyledir. "hayat karanlıktır, ölüm karanlıktır" sözlerinin takıntı halinde duyulduğu bölüm, umutsuzluğun son haddindedir.
2. bölüm: Sonbaharda bir Yalnız: eserin en melankolik bölümü budur. bir ormanda, kurumuş yaprakların üzerinde ağır ağır, düşüncelere dalmış nereye gideceğimizi bilmeden tek başımıza yürüdüğümüzü hissettirir bize. bir göl görmekteyiz sanki, üzerini sis kaplamış, tüm renkler soluk...
3. bölüm: Gençlik Üzerine: muhtemelen şu an dünya üzerinde gençlik kimse tarafından böyle saf ve güzel yaşanmamaktadır! yaşlılığın henüz bizi rahatsız etmediği, yaşamdan alınabilecek tüm tatları içimize sindirmenin verdiği mutluluk ve hafiflik vardır bu bölümde.
4. bölüm: Güzellik Üzerine: çiçekçi bir kızın saf mutluluğunu ve sahip olduğu güzelliği iyimser ve hayat dolu bir enerjiyle yansıtan bu müzik, pastoral bir havadadır, ilk bölümlerin karamsarlığını üzerimizden (geçici bir süre için) alır.
5. bölüm: Baharda bir Sarhoş: bu sefer mutluluktan sarhoşuz! hayatta kötü bir şeyler varsa bile kimin umurundadır ki? hayata bir defa geliyoruz, bunu da acı çekerek mi yaşamak gerekir?!? elbette hayır! orkestranın havai fişek parıldamalarını andıran eşliği üstüne tenor solonun mutluluk dolu bir coşkuyla söylediği sözler, yüzümüzde bir gülümsemeye neden olur.
6. bölüm: Veda: eserin kalbi bu bölümdedir. veda teması, insanlık tarihinde hiç kimse tarafından böyle işlenmemiştir. artık dünyaya verilebilir hiç bir şeyin, yaşanacak hiç bir duygunun kalmadığı, herşeyin gerçekten de bittiği an... alto solonun monologları, arada orkestranın tamamlayıcı unsur olarak duyurdukları bir cenaze müziği; eserin en uzun süreli bölümü olarak geçen 29 dakika içerisinde, dinleyeni kendi benliğinden koparır. alto solonun söylediği son sözler "ewig..." (sonsuza kadar) havada eriyip giderken, tüm acıların sonsuza kadar son bulduğunu deneyimleriz... mahler, bu bölüm hakkında şu sözleri söylemiştir yakın dostu ve ünlü şef bruno walter'e: "ya insanlar bu müziği dinledikten sonra silahlarını ellerine alıp intihar etmeye karar verirlerse?"...
(not: "veda" başlıklı son bölümü bir kaç gündür takıntılı bir şekilde dinlemekteyim, eğer ki depresif bir döneme girerseniz, bu müziği dinlemeye karar vermeden önce, yeteri kadar güçlü müsünüz değil misiniz, onun ayırdına kesinlikle varın, çünkü ciddi anlamda bırakacağı etki konusunda uyarı yukarıda yer almaktadır.)
das lied von der erde ("earth song") avusturyalı besteci gustav mahler tarafından iki vokal ve orkestra için yazılmış eseridir. altı bağımsız şarkıdan oluşur. metin 1907 sonbaharında yayımlandı.müzik yapısı içinde ' çinli ' motiflerin kullanımı benzersizdir. diğer senfonilerin aksine numara verilmemesi büyük bestecilerin 10. senfoniyi yazamadan ödüğü kehanetini, batıl inancını destekler niteliktedir. hayatının en acı döneminin (1907) ardından, mahler bu çalışma ile yaşam, ayrılık ve kurtuluş konularına değinir. performans yaklaşık 65 dakika sürer.
royal concertgebouw orkestrası haitink şefliğinde das lied von erde yi icra ediyor;
https://www.youtube.com/watch?v=spsBF5_CDfI
mahler, 1908 yılında plan aşamasında olan ilgili besteyi her bölümü birbirinden farklı eserleri temel alarak bestelemiştir. mahler bu eser için " muhtemelen şimdiye kadar yarattığım en kişisel kompozisyon olduğunu düşünüyorum" demiştir. bruno walter ise "mahler'in eserleri arasında kişisel bir söyleyiş ve belki de müziğin kendisi tümüyle bu" demiştir.
theodor w. adorno , o eski alman halk şarkısında arananın ne olduğunun bulunduğunu açıklamıştır: bir yahudi olarak kimliğinin getirdiği köksüzlük duygusu ya da "öteki" olmayı gizlemek için bir maske ya da kostüm. ayrıca mahler bu şiirlerde ölümlü olmanın artan farkındalığını ortaya koymuştur.
mahler esere ikinci, üçüncü, dördüncü ve sekizinci senfoni ses ve orkestra için hareketleri dahil etmişti. ancak, das lied von der erde şarkı döngüsü ve senfonisi tam bir entegrasyon içeren ilk eseridir. formu daha sonra özellikle şostakoviç ve zemlinsky ve diğer besteciler tarafından taklit edildi. bu yeni form "şarkı-senfoni" dir. mahler in yaratıcı döneminde ağırlık taşıyan biçim; bu melez, hybrid stilidir.
mahler bestecilerin " dokuzuncu olanın laneti " ne uğradığına inanıyor, hiçbir büyük besteci ölmeden önce 10. senfonisini yazamadığı gerçeğini batıl inanca dönüştürüyordu.gerçekten mahler de 10. senfoniyi tam olarak tamamlayamadı ve 9 no' lu senfonisi resmi kayıtlarda sonuncusu oldu. ( eğer das lied von erde ye numara verilmiş olsa bu kehanet çökecektir. )
viyana symphoniker calos kleiber eşliğinde dolgun bir yorumla das lied von erde yi icra ediyor.
http://youtu.be/m_Qg7g3ehY8
royal concertgebouw orkestrası haitink şefliğinde das lied von erde yi icra ediyor;
https://www.youtube.com/watch?v=spsBF5_CDfI
mahler, 1908 yılında plan aşamasında olan ilgili besteyi her bölümü birbirinden farklı eserleri temel alarak bestelemiştir. mahler bu eser için " muhtemelen şimdiye kadar yarattığım en kişisel kompozisyon olduğunu düşünüyorum" demiştir. bruno walter ise "mahler'in eserleri arasında kişisel bir söyleyiş ve belki de müziğin kendisi tümüyle bu" demiştir.
theodor w. adorno , o eski alman halk şarkısında arananın ne olduğunun bulunduğunu açıklamıştır: bir yahudi olarak kimliğinin getirdiği köksüzlük duygusu ya da "öteki" olmayı gizlemek için bir maske ya da kostüm. ayrıca mahler bu şiirlerde ölümlü olmanın artan farkındalığını ortaya koymuştur.
mahler esere ikinci, üçüncü, dördüncü ve sekizinci senfoni ses ve orkestra için hareketleri dahil etmişti. ancak, das lied von der erde şarkı döngüsü ve senfonisi tam bir entegrasyon içeren ilk eseridir. formu daha sonra özellikle şostakoviç ve zemlinsky ve diğer besteciler tarafından taklit edildi. bu yeni form "şarkı-senfoni" dir. mahler in yaratıcı döneminde ağırlık taşıyan biçim; bu melez, hybrid stilidir.
mahler bestecilerin " dokuzuncu olanın laneti " ne uğradığına inanıyor, hiçbir büyük besteci ölmeden önce 10. senfonisini yazamadığı gerçeğini batıl inanca dönüştürüyordu.gerçekten mahler de 10. senfoniyi tam olarak tamamlayamadı ve 9 no' lu senfonisi resmi kayıtlarda sonuncusu oldu. ( eğer das lied von erde ye numara verilmiş olsa bu kehanet çökecektir. )
viyana symphoniker calos kleiber eşliğinde dolgun bir yorumla das lied von erde yi icra ediyor.
http://youtu.be/m_Qg7g3ehY8
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar