bugün
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı11
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi7
- mason greenwood10
- akrabalarla ilişkiyi kes14
- öğretmenlerin nöbeti3
- koli bandına saddam bandı demek3
- kırmızı kaka7
- velvet hanım ile kahve içmek6
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı6
- kola neden koşer3
- güzel kızların dün sözlüğe uğramaması4
- sözlükten yükselen şakşakşak sesleri2
- süreç bittiğinde olacak 10 şey5
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı8
- özge özpirinçci2
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı17
- sözlükte sürekli güzel vadilerin yaylak olması4
- trabzon büyükşehir belediyesi2
- kasetçalar dinlemiş efsanevi nesil2
- ali vefa10
- renault 9 broadway9
- futbol4
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay6
- erdogan'a suikast timi itirafı5
- mikrodalgaya sucuk koymak6
- sturm graz5
- pişman olacağını bile bile yapma2
- fenerbahçe5
- erkekte bıyık çok önemli4
- yan yana susabilen arkadaşlar3
- ölünce tekrar deneyin yazısı görmek2
- evde tek başınayken sessiz konuşmak3
- çocuklar duymasın zero tuna'nın tersi2
- akasya durağı sinan2
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- erdoğan ın dünya lideri olması4
- babanın ford escort parasını escortla yemek2
- nihoşun ölümü15
- memduh bashgan14
- yazarların bildiği en kötü küfür5
- 5 ağustos 2026 mallorca paris saint germain maçı2
- sözlük yazarlarının tatlıları8
- meal kuran değildir26
- clemence baptista4
- sözlükte sürekli güzel kızların çaylak olması6
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- kezoların burada kibirlenmesi5
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru6
- penise dövme yaptırmak3
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı7
uzun süredir sonucuna ulaşılamamış bir problemi çözmek için çözüm yolu araştırmak.
dedektiflerin ve bilim adamlarının varoluş gayesidir.
Uzun süredir sanırım içi de olduğum durum. Kafamdaki sesler susmuyor.
Düşüncelerimi umursamamaya çalışıyorum.
Bi aklınıza getirsenize iç sesinizle tamamen zıt olduğunuzu ve dediğini hiçbir şeye katlanamadığınızı. O sesin dediği hiçbir şeyi başaramadım çünkü ben.
Hepsini kaybettim.
Ha ne diyosun sen ya diyenler için; defol git okuma, umrumda bile değilsin. Neyse devam etmeliyim.
hayal kurmaya korkar oldum. Elimdeki dikenin acısıyla, bir gül bahçesinde dolaşıyor gibiyim. Nereye başımı çevirsem iç sesim kahkahalar atıyor.
Yoluma devam etmeliyim.
Ama bazen kimse görmeden, bir taşa oturup ağlıyorum.
Eskiden güzeldi buralar. Neden değiştim. Ne oldu?
Şimdi de kendime sövdüm ve bakış açımı eğip bükersem;
işte insan oğlunun en büyük sorunlarından biri; Sorgulamak.
Öyle tanrı inancını veya evren görüşlerinden bahsetmiyorum. Hepimiz ister istemez yapıyoruz bunu. AcılArımızı tanımlamaya çalışıyoruz. Çünkü insanoğlu bilinmeyenden korkar. Gözle görülemeyen, tanımlanamayan ve sonsuzluk duygusunun dibidir. Bu da bizi dehşete düşürür. Aciz kalırız. işte burda bu çıldırışı dindirmek için tanımlamalar getiririz. Mesela tanrı. Affeden diyerek de içimizi rahatlatıyoruz. Bizden biri olmazsa gene korkacağız çünkü. Günahlarımızı affetmesi için birine ihtiyaç vardı.
insanoğlunun sorunu demiştik; sorgulamak. Acılarımıza mana bulmak. Gene tanrının üstüne bindiriyoruz bu yükü. Diğer türlü yani allah olmadığını düşünürsek, olasılıklara kalacak işimiz. Bu da berbattır. insan yüreğinin işi değil. Düşünsenize; aniden baban öldü Ve bu sadece iğrenç bir olasılık senin başına geldi. Bedeni soğuk toğrağa gömdüler. O artık yerin altında.
Ne sen onu, ne de o seni bir daha hiç göremeyecek. Duyamayacaksınız. Ağlayarak ettiğin dualar da boşa. Sıçarım ben böyle işe. Bir yaradan olmak zorunda!
işte bunları da örtüyor. Daha az korkuyoruz. Dualarla, cennete uğurluyoruz. Ruhunu şadediyoruz.
Gene;
"neden" diyoruz. "Olmak zorunda mıydı?"
işte bunun bi cevabı yok, küçük dostum.
Sadece kafandaki bulutlardan bir karadelik yapmana yarayan sikimsonik bir soru. Kurtulmanın yollarından biri de allah a inanmak çünkü Genelde şöyle derler
"hayırlısı değilmiş" evet içinizi rahatlatır ama bundan saçma şey görmedim. işe yarıyor belki ki çoğu insan bu yolda ister istemez. işin içinden çıkamadığımızda, küçük çocuk gibi ailemize koşarız bazen ya. işte tam da bu yüzden. annemizin bunu söyleyip bizi sarıp sarmalamasına onun masumluğuna ihtiyacımız vardır çünkü. kısa süreli de olsa iyi hissederiz ama kendimizi kandırıyoruz. Acılara dik durmayı öğrenmemiz gerek bu hayatta. Acıyı da mutluluğu da dibine kadar yaşamalıyım demişti eski bir dost.
Çünkü buna ihtiyacı vardı. insan değildi, acıma ve üzülme duygukarını hatırlatıyordu kendine. Hala insan olduğundan emin olmak için.
Acılara geri dönersek;
O okula girebilseydik,
Hayatının aşkı terk etmeseydi,
Yanlış kararlar vermeseydik,
Yanlış kişilerden vazgeçmeseydik,
Derinlerde bir yerde, her ne kadar kendimize de itiraf edemesekte, bunun bizi mutlu edeceğini biliyoruz. Hayırlısı değilmiş diyerek unutmaya çalışıyoruz.
O zaman umursama. vazgeç.
Ama bu da uyuşturucu ve aşk gibidir. Yapalamayanın cazibesi işte kendine çeker.
Unutulmamalıdır ki
Her aşk kavuşunca biter.
insan oğlu gerçekten çok aptal.
Acıya hasretiz. Olmayana koşar, olunca vazgeçeriz.
Ha derseniz; insanın isteğinde değil bunlar.
Aşık olmayı ben mi istedim?
Ya da Hatalarımın her an karşıma çıkmasını?
Şartlanmayacaksın.
Olmadı.
Aş bunu artık.
Gün gelecek bu haline güleceksin derim. Bak yazını başında nasıldım, şimdi nasılım?
Yanlış kararlar verdiysen de baştan başla! Kimse sikinde olmasın. Akrabaymış ne derlermiş. Zaten bunu düşünüyosan senden adam olmaz.
işin gücün yok mu niye saçmaladın bu kadar derseniz de;
Siktir git derim ama demicem. Çok fena yağmur bastırdı. Otel odasında mahsur kaldım derim.
Derdim.
Düşüncelerimi umursamamaya çalışıyorum.
Bi aklınıza getirsenize iç sesinizle tamamen zıt olduğunuzu ve dediğini hiçbir şeye katlanamadığınızı. O sesin dediği hiçbir şeyi başaramadım çünkü ben.
Hepsini kaybettim.
Ha ne diyosun sen ya diyenler için; defol git okuma, umrumda bile değilsin. Neyse devam etmeliyim.
hayal kurmaya korkar oldum. Elimdeki dikenin acısıyla, bir gül bahçesinde dolaşıyor gibiyim. Nereye başımı çevirsem iç sesim kahkahalar atıyor.
Yoluma devam etmeliyim.
Ama bazen kimse görmeden, bir taşa oturup ağlıyorum.
Eskiden güzeldi buralar. Neden değiştim. Ne oldu?
Şimdi de kendime sövdüm ve bakış açımı eğip bükersem;
işte insan oğlunun en büyük sorunlarından biri; Sorgulamak.
Öyle tanrı inancını veya evren görüşlerinden bahsetmiyorum. Hepimiz ister istemez yapıyoruz bunu. AcılArımızı tanımlamaya çalışıyoruz. Çünkü insanoğlu bilinmeyenden korkar. Gözle görülemeyen, tanımlanamayan ve sonsuzluk duygusunun dibidir. Bu da bizi dehşete düşürür. Aciz kalırız. işte burda bu çıldırışı dindirmek için tanımlamalar getiririz. Mesela tanrı. Affeden diyerek de içimizi rahatlatıyoruz. Bizden biri olmazsa gene korkacağız çünkü. Günahlarımızı affetmesi için birine ihtiyaç vardı.
insanoğlunun sorunu demiştik; sorgulamak. Acılarımıza mana bulmak. Gene tanrının üstüne bindiriyoruz bu yükü. Diğer türlü yani allah olmadığını düşünürsek, olasılıklara kalacak işimiz. Bu da berbattır. insan yüreğinin işi değil. Düşünsenize; aniden baban öldü Ve bu sadece iğrenç bir olasılık senin başına geldi. Bedeni soğuk toğrağa gömdüler. O artık yerin altında.
Ne sen onu, ne de o seni bir daha hiç göremeyecek. Duyamayacaksınız. Ağlayarak ettiğin dualar da boşa. Sıçarım ben böyle işe. Bir yaradan olmak zorunda!
işte bunları da örtüyor. Daha az korkuyoruz. Dualarla, cennete uğurluyoruz. Ruhunu şadediyoruz.
Gene;
"neden" diyoruz. "Olmak zorunda mıydı?"
işte bunun bi cevabı yok, küçük dostum.
Sadece kafandaki bulutlardan bir karadelik yapmana yarayan sikimsonik bir soru. Kurtulmanın yollarından biri de allah a inanmak çünkü Genelde şöyle derler
"hayırlısı değilmiş" evet içinizi rahatlatır ama bundan saçma şey görmedim. işe yarıyor belki ki çoğu insan bu yolda ister istemez. işin içinden çıkamadığımızda, küçük çocuk gibi ailemize koşarız bazen ya. işte tam da bu yüzden. annemizin bunu söyleyip bizi sarıp sarmalamasına onun masumluğuna ihtiyacımız vardır çünkü. kısa süreli de olsa iyi hissederiz ama kendimizi kandırıyoruz. Acılara dik durmayı öğrenmemiz gerek bu hayatta. Acıyı da mutluluğu da dibine kadar yaşamalıyım demişti eski bir dost.
Çünkü buna ihtiyacı vardı. insan değildi, acıma ve üzülme duygukarını hatırlatıyordu kendine. Hala insan olduğundan emin olmak için.
Acılara geri dönersek;
O okula girebilseydik,
Hayatının aşkı terk etmeseydi,
Yanlış kararlar vermeseydik,
Yanlış kişilerden vazgeçmeseydik,
Derinlerde bir yerde, her ne kadar kendimize de itiraf edemesekte, bunun bizi mutlu edeceğini biliyoruz. Hayırlısı değilmiş diyerek unutmaya çalışıyoruz.
O zaman umursama. vazgeç.
Ama bu da uyuşturucu ve aşk gibidir. Yapalamayanın cazibesi işte kendine çeker.
Unutulmamalıdır ki
Her aşk kavuşunca biter.
insan oğlu gerçekten çok aptal.
Acıya hasretiz. Olmayana koşar, olunca vazgeçeriz.
Ha derseniz; insanın isteğinde değil bunlar.
Aşık olmayı ben mi istedim?
Ya da Hatalarımın her an karşıma çıkmasını?
Şartlanmayacaksın.
Olmadı.
Aş bunu artık.
Gün gelecek bu haline güleceksin derim. Bak yazını başında nasıldım, şimdi nasılım?
Yanlış kararlar verdiysen de baştan başla! Kimse sikinde olmasın. Akrabaymış ne derlermiş. Zaten bunu düşünüyosan senden adam olmaz.
işin gücün yok mu niye saçmaladın bu kadar derseniz de;
Siktir git derim ama demicem. Çok fena yağmur bastırdı. Otel odasında mahsur kaldım derim.
Derdim.
çoğu soru'nun ya da sorun'un cevabı ya da çözümü soru ya da sorun'un içinde gizli aslında..bazen sadece korkudan ya da endişeden soru ya da soruna odaklanmıyoruz ve sorun devam ediyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar