bugün
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği12
- trabzon büyükşehir belediyesi17
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek6
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- ciddi düşünülen kızın dünya düz demesi4
- sozlüğün en yakışıklı erkeği olmam5
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi4
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı9
- yapmak istenip de yapılamayan şeyler3
- yeni parti'ye bağış yapanların yüzde 50'yi geçmesi4
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı4
- fetoyla barışılsa alkışlayacak kitle2
- emret komutanım albayın kızı suzi4
- batıl inançlar5
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum6
- devlet aklı2
- sevgiliye hitap şekilleri6
- yediniz kendinizi masklaviyle be2
- 3 şubat 2026 masklavi'nin şahsıma dana demesi2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı11
- dört elle piyano çalmak2
- renault 9 broadway12
- 6 ağustos 2026 sigara zammı3
- erdogan'a suikast timi itirafı6
- piyanoya başlama yaşı2
- öğretmenlerin nöbeti5
- kasetçalar dinlemiş efsanevi nesil4
- mason greenwood10
- zara2
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak2
- kırmızı kaka7
- kola neden koşer4
- 15 temmuz tiyatro mu2
- dopamin eksikliği2
- kelebek dövmesi yaptıran kız2
- erkek ve çocuk reyonundan giyinmek2
- velvet hanım ile kahve içmek6
- günaydın büyük uludağ sözlük ailesi2
- kısa boylu olmak2
- mikrodalgaya sucuk koymak7
- fahri trafik müfettişi2
- çayı şekersiz içip 10 adet baklava gömen tip2
- süreç bittiğinde olacak 10 şey5
- seksenler2
- şerif hüseyin2
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı17
- clemence baptista5
- güzel kızların dün sözlüğe uğramaması4
Uzun süredir sanırım içi de olduğum durum. Kafamdaki sesler susmuyor.
Düşüncelerimi umursamamaya çalışıyorum.
Bi aklınıza getirsenize iç sesinizle tamamen zıt olduğunuzu ve dediğini hiçbir şeye katlanamadığınızı. O sesin dediği hiçbir şeyi başaramadım çünkü ben.
Hepsini kaybettim.
Ha ne diyosun sen ya diyenler için; defol git okuma, umrumda bile değilsin. Neyse devam etmeliyim.
hayal kurmaya korkar oldum. Elimdeki dikenin acısıyla, bir gül bahçesinde dolaşıyor gibiyim. Nereye başımı çevirsem iç sesim kahkahalar atıyor.
Yoluma devam etmeliyim.
Ama bazen kimse görmeden, bir taşa oturup ağlıyorum.
Eskiden güzeldi buralar. Neden değiştim. Ne oldu?
Şimdi de kendime sövdüm ve bakış açımı eğip bükersem;
işte insan oğlunun en büyük sorunlarından biri; Sorgulamak.
Öyle tanrı inancını veya evren görüşlerinden bahsetmiyorum. Hepimiz ister istemez yapıyoruz bunu. AcılArımızı tanımlamaya çalışıyoruz. Çünkü insanoğlu bilinmeyenden korkar. Gözle görülemeyen, tanımlanamayan ve sonsuzluk duygusunun dibidir. Bu da bizi dehşete düşürür. Aciz kalırız. işte burda bu çıldırışı dindirmek için tanımlamalar getiririz. Mesela tanrı. Affeden diyerek de içimizi rahatlatıyoruz. Bizden biri olmazsa gene korkacağız çünkü. Günahlarımızı affetmesi için birine ihtiyaç vardı.
insanoğlunun sorunu demiştik; sorgulamak. Acılarımıza mana bulmak. Gene tanrının üstüne bindiriyoruz bu yükü. Diğer türlü yani allah olmadığını düşünürsek, olasılıklara kalacak işimiz. Bu da berbattır. insan yüreğinin işi değil. Düşünsenize; aniden baban öldü Ve bu sadece iğrenç bir olasılık senin başına geldi. Bedeni soğuk toğrağa gömdüler. O artık yerin altında.
Ne sen onu, ne de o seni bir daha hiç göremeyecek. Duyamayacaksınız. Ağlayarak ettiğin dualar da boşa. Sıçarım ben böyle işe. Bir yaradan olmak zorunda!
işte bunları da örtüyor. Daha az korkuyoruz. Dualarla, cennete uğurluyoruz. Ruhunu şadediyoruz.
Gene;
"neden" diyoruz. "Olmak zorunda mıydı?"
işte bunun bi cevabı yok, küçük dostum.
Sadece kafandaki bulutlardan bir karadelik yapmana yarayan sikimsonik bir soru. Kurtulmanın yollarından biri de allah a inanmak çünkü Genelde şöyle derler
"hayırlısı değilmiş" evet içinizi rahatlatır ama bundan saçma şey görmedim. işe yarıyor belki ki çoğu insan bu yolda ister istemez. işin içinden çıkamadığımızda, küçük çocuk gibi ailemize koşarız bazen ya. işte tam da bu yüzden. annemizin bunu söyleyip bizi sarıp sarmalamasına onun masumluğuna ihtiyacımız vardır çünkü. kısa süreli de olsa iyi hissederiz ama kendimizi kandırıyoruz. Acılara dik durmayı öğrenmemiz gerek bu hayatta. Acıyı da mutluluğu da dibine kadar yaşamalıyım demişti eski bir dost.
Çünkü buna ihtiyacı vardı. insan değildi, acıma ve üzülme duygukarını hatırlatıyordu kendine. Hala insan olduğundan emin olmak için.
Acılara geri dönersek;
O okula girebilseydik,
Hayatının aşkı terk etmeseydi,
Yanlış kararlar vermeseydik,
Yanlış kişilerden vazgeçmeseydik,
Derinlerde bir yerde, her ne kadar kendimize de itiraf edemesekte, bunun bizi mutlu edeceğini biliyoruz. Hayırlısı değilmiş diyerek unutmaya çalışıyoruz.
O zaman umursama. vazgeç.
Ama bu da uyuşturucu ve aşk gibidir. Yapalamayanın cazibesi işte kendine çeker.
Unutulmamalıdır ki
Her aşk kavuşunca biter.
insan oğlu gerçekten çok aptal.
Acıya hasretiz. Olmayana koşar, olunca vazgeçeriz.
Ha derseniz; insanın isteğinde değil bunlar.
Aşık olmayı ben mi istedim?
Ya da Hatalarımın her an karşıma çıkmasını?
Şartlanmayacaksın.
Olmadı.
Aş bunu artık.
Gün gelecek bu haline güleceksin derim. Bak yazını başında nasıldım, şimdi nasılım?
Yanlış kararlar verdiysen de baştan başla! Kimse sikinde olmasın. Akrabaymış ne derlermiş. Zaten bunu düşünüyosan senden adam olmaz.
işin gücün yok mu niye saçmaladın bu kadar derseniz de;
Siktir git derim ama demicem. Çok fena yağmur bastırdı. Otel odasında mahsur kaldım derim.
Derdim.
Düşüncelerimi umursamamaya çalışıyorum.
Bi aklınıza getirsenize iç sesinizle tamamen zıt olduğunuzu ve dediğini hiçbir şeye katlanamadığınızı. O sesin dediği hiçbir şeyi başaramadım çünkü ben.
Hepsini kaybettim.
Ha ne diyosun sen ya diyenler için; defol git okuma, umrumda bile değilsin. Neyse devam etmeliyim.
hayal kurmaya korkar oldum. Elimdeki dikenin acısıyla, bir gül bahçesinde dolaşıyor gibiyim. Nereye başımı çevirsem iç sesim kahkahalar atıyor.
Yoluma devam etmeliyim.
Ama bazen kimse görmeden, bir taşa oturup ağlıyorum.
Eskiden güzeldi buralar. Neden değiştim. Ne oldu?
Şimdi de kendime sövdüm ve bakış açımı eğip bükersem;
işte insan oğlunun en büyük sorunlarından biri; Sorgulamak.
Öyle tanrı inancını veya evren görüşlerinden bahsetmiyorum. Hepimiz ister istemez yapıyoruz bunu. AcılArımızı tanımlamaya çalışıyoruz. Çünkü insanoğlu bilinmeyenden korkar. Gözle görülemeyen, tanımlanamayan ve sonsuzluk duygusunun dibidir. Bu da bizi dehşete düşürür. Aciz kalırız. işte burda bu çıldırışı dindirmek için tanımlamalar getiririz. Mesela tanrı. Affeden diyerek de içimizi rahatlatıyoruz. Bizden biri olmazsa gene korkacağız çünkü. Günahlarımızı affetmesi için birine ihtiyaç vardı.
insanoğlunun sorunu demiştik; sorgulamak. Acılarımıza mana bulmak. Gene tanrının üstüne bindiriyoruz bu yükü. Diğer türlü yani allah olmadığını düşünürsek, olasılıklara kalacak işimiz. Bu da berbattır. insan yüreğinin işi değil. Düşünsenize; aniden baban öldü Ve bu sadece iğrenç bir olasılık senin başına geldi. Bedeni soğuk toğrağa gömdüler. O artık yerin altında.
Ne sen onu, ne de o seni bir daha hiç göremeyecek. Duyamayacaksınız. Ağlayarak ettiğin dualar da boşa. Sıçarım ben böyle işe. Bir yaradan olmak zorunda!
işte bunları da örtüyor. Daha az korkuyoruz. Dualarla, cennete uğurluyoruz. Ruhunu şadediyoruz.
Gene;
"neden" diyoruz. "Olmak zorunda mıydı?"
işte bunun bi cevabı yok, küçük dostum.
Sadece kafandaki bulutlardan bir karadelik yapmana yarayan sikimsonik bir soru. Kurtulmanın yollarından biri de allah a inanmak çünkü Genelde şöyle derler
"hayırlısı değilmiş" evet içinizi rahatlatır ama bundan saçma şey görmedim. işe yarıyor belki ki çoğu insan bu yolda ister istemez. işin içinden çıkamadığımızda, küçük çocuk gibi ailemize koşarız bazen ya. işte tam da bu yüzden. annemizin bunu söyleyip bizi sarıp sarmalamasına onun masumluğuna ihtiyacımız vardır çünkü. kısa süreli de olsa iyi hissederiz ama kendimizi kandırıyoruz. Acılara dik durmayı öğrenmemiz gerek bu hayatta. Acıyı da mutluluğu da dibine kadar yaşamalıyım demişti eski bir dost.
Çünkü buna ihtiyacı vardı. insan değildi, acıma ve üzülme duygukarını hatırlatıyordu kendine. Hala insan olduğundan emin olmak için.
Acılara geri dönersek;
O okula girebilseydik,
Hayatının aşkı terk etmeseydi,
Yanlış kararlar vermeseydik,
Yanlış kişilerden vazgeçmeseydik,
Derinlerde bir yerde, her ne kadar kendimize de itiraf edemesekte, bunun bizi mutlu edeceğini biliyoruz. Hayırlısı değilmiş diyerek unutmaya çalışıyoruz.
O zaman umursama. vazgeç.
Ama bu da uyuşturucu ve aşk gibidir. Yapalamayanın cazibesi işte kendine çeker.
Unutulmamalıdır ki
Her aşk kavuşunca biter.
insan oğlu gerçekten çok aptal.
Acıya hasretiz. Olmayana koşar, olunca vazgeçeriz.
Ha derseniz; insanın isteğinde değil bunlar.
Aşık olmayı ben mi istedim?
Ya da Hatalarımın her an karşıma çıkmasını?
Şartlanmayacaksın.
Olmadı.
Aş bunu artık.
Gün gelecek bu haline güleceksin derim. Bak yazını başında nasıldım, şimdi nasılım?
Yanlış kararlar verdiysen de baştan başla! Kimse sikinde olmasın. Akrabaymış ne derlermiş. Zaten bunu düşünüyosan senden adam olmaz.
işin gücün yok mu niye saçmaladın bu kadar derseniz de;
Siktir git derim ama demicem. Çok fena yağmur bastırdı. Otel odasında mahsur kaldım derim.
Derdim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar