bugün
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı14
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi14
- kafanın çok büyük olması8
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- 2019 tasarımı4
- yalnız çirkin asosyal erkek6
- anın görüntüsü24
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü6
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- ismet gurbuz 20242
- sokak ortasında durduk yere yarrak diye bağırmak3
- ibrahim tatlısesin peygamber olma ihtimali5
- bırak kolumu acıtıyorsun3
- barış alper yılmaz2
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı24
- duygu özaslan6
- kahtalı mıçı hayranı kız4
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- zorunlu askerliğin ahlaki sorunu3
- timsah yürüyüşü4
- beni benden alırsan seni sana bırakmam3
- özel ders vermek4
- ya şeytan haklıysa5
- hoşlanılan kızın şarz aletin var mı diye sorması2
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- iş arıyorum sözlük2
- beni benden alırsan bene nolur3
- yoktan var etmek boş kağıda nokta koymak gibidir3
- sollen wir'in die disco gehen2
- trabzonspor'un evinde 90 maçtır yenilmemesi rekoru4
- hasslich2
- siirtte starbucks olması sorunsalı2
- 2008 09 süper lig3
- askerde özlenen şeyler9
- bir ara mutlaka görüşelim2
- 2026 2027 sezonu şampiyonu fenerbahçe3
- bazlama heykeli2
- 90lar türkçe pop5
- fenerbahçenin keşkeleri3
- helin kandemir4
- 6 kasım 2002 fenerbahçe galatasaray maçı4
- kulağıma ayıp şeyler söyle diyen kız2
- 15 kasım 20264
- almanca bir not bırak2
- verrückt2
- başkalarının hayatı dizisi4
- izmir de poposundan bıçaklanan trans birey7
Uzun süredir sanırım içi de olduğum durum. Kafamdaki sesler susmuyor.
Düşüncelerimi umursamamaya çalışıyorum.
Bi aklınıza getirsenize iç sesinizle tamamen zıt olduğunuzu ve dediğini hiçbir şeye katlanamadığınızı. O sesin dediği hiçbir şeyi başaramadım çünkü ben.
Hepsini kaybettim.
Ha ne diyosun sen ya diyenler için; defol git okuma, umrumda bile değilsin. Neyse devam etmeliyim.
hayal kurmaya korkar oldum. Elimdeki dikenin acısıyla, bir gül bahçesinde dolaşıyor gibiyim. Nereye başımı çevirsem iç sesim kahkahalar atıyor.
Yoluma devam etmeliyim.
Ama bazen kimse görmeden, bir taşa oturup ağlıyorum.
Eskiden güzeldi buralar. Neden değiştim. Ne oldu?
Şimdi de kendime sövdüm ve bakış açımı eğip bükersem;
işte insan oğlunun en büyük sorunlarından biri; Sorgulamak.
Öyle tanrı inancını veya evren görüşlerinden bahsetmiyorum. Hepimiz ister istemez yapıyoruz bunu. AcılArımızı tanımlamaya çalışıyoruz. Çünkü insanoğlu bilinmeyenden korkar. Gözle görülemeyen, tanımlanamayan ve sonsuzluk duygusunun dibidir. Bu da bizi dehşete düşürür. Aciz kalırız. işte burda bu çıldırışı dindirmek için tanımlamalar getiririz. Mesela tanrı. Affeden diyerek de içimizi rahatlatıyoruz. Bizden biri olmazsa gene korkacağız çünkü. Günahlarımızı affetmesi için birine ihtiyaç vardı.
insanoğlunun sorunu demiştik; sorgulamak. Acılarımıza mana bulmak. Gene tanrının üstüne bindiriyoruz bu yükü. Diğer türlü yani allah olmadığını düşünürsek, olasılıklara kalacak işimiz. Bu da berbattır. insan yüreğinin işi değil. Düşünsenize; aniden baban öldü Ve bu sadece iğrenç bir olasılık senin başına geldi. Bedeni soğuk toğrağa gömdüler. O artık yerin altında.
Ne sen onu, ne de o seni bir daha hiç göremeyecek. Duyamayacaksınız. Ağlayarak ettiğin dualar da boşa. Sıçarım ben böyle işe. Bir yaradan olmak zorunda!
işte bunları da örtüyor. Daha az korkuyoruz. Dualarla, cennete uğurluyoruz. Ruhunu şadediyoruz.
Gene;
"neden" diyoruz. "Olmak zorunda mıydı?"
işte bunun bi cevabı yok, küçük dostum.
Sadece kafandaki bulutlardan bir karadelik yapmana yarayan sikimsonik bir soru. Kurtulmanın yollarından biri de allah a inanmak çünkü Genelde şöyle derler
"hayırlısı değilmiş" evet içinizi rahatlatır ama bundan saçma şey görmedim. işe yarıyor belki ki çoğu insan bu yolda ister istemez. işin içinden çıkamadığımızda, küçük çocuk gibi ailemize koşarız bazen ya. işte tam da bu yüzden. annemizin bunu söyleyip bizi sarıp sarmalamasına onun masumluğuna ihtiyacımız vardır çünkü. kısa süreli de olsa iyi hissederiz ama kendimizi kandırıyoruz. Acılara dik durmayı öğrenmemiz gerek bu hayatta. Acıyı da mutluluğu da dibine kadar yaşamalıyım demişti eski bir dost.
Çünkü buna ihtiyacı vardı. insan değildi, acıma ve üzülme duygukarını hatırlatıyordu kendine. Hala insan olduğundan emin olmak için.
Acılara geri dönersek;
O okula girebilseydik,
Hayatının aşkı terk etmeseydi,
Yanlış kararlar vermeseydik,
Yanlış kişilerden vazgeçmeseydik,
Derinlerde bir yerde, her ne kadar kendimize de itiraf edemesekte, bunun bizi mutlu edeceğini biliyoruz. Hayırlısı değilmiş diyerek unutmaya çalışıyoruz.
O zaman umursama. vazgeç.
Ama bu da uyuşturucu ve aşk gibidir. Yapalamayanın cazibesi işte kendine çeker.
Unutulmamalıdır ki
Her aşk kavuşunca biter.
insan oğlu gerçekten çok aptal.
Acıya hasretiz. Olmayana koşar, olunca vazgeçeriz.
Ha derseniz; insanın isteğinde değil bunlar.
Aşık olmayı ben mi istedim?
Ya da Hatalarımın her an karşıma çıkmasını?
Şartlanmayacaksın.
Olmadı.
Aş bunu artık.
Gün gelecek bu haline güleceksin derim. Bak yazını başında nasıldım, şimdi nasılım?
Yanlış kararlar verdiysen de baştan başla! Kimse sikinde olmasın. Akrabaymış ne derlermiş. Zaten bunu düşünüyosan senden adam olmaz.
işin gücün yok mu niye saçmaladın bu kadar derseniz de;
Siktir git derim ama demicem. Çok fena yağmur bastırdı. Otel odasında mahsur kaldım derim.
Derdim.
Düşüncelerimi umursamamaya çalışıyorum.
Bi aklınıza getirsenize iç sesinizle tamamen zıt olduğunuzu ve dediğini hiçbir şeye katlanamadığınızı. O sesin dediği hiçbir şeyi başaramadım çünkü ben.
Hepsini kaybettim.
Ha ne diyosun sen ya diyenler için; defol git okuma, umrumda bile değilsin. Neyse devam etmeliyim.
hayal kurmaya korkar oldum. Elimdeki dikenin acısıyla, bir gül bahçesinde dolaşıyor gibiyim. Nereye başımı çevirsem iç sesim kahkahalar atıyor.
Yoluma devam etmeliyim.
Ama bazen kimse görmeden, bir taşa oturup ağlıyorum.
Eskiden güzeldi buralar. Neden değiştim. Ne oldu?
Şimdi de kendime sövdüm ve bakış açımı eğip bükersem;
işte insan oğlunun en büyük sorunlarından biri; Sorgulamak.
Öyle tanrı inancını veya evren görüşlerinden bahsetmiyorum. Hepimiz ister istemez yapıyoruz bunu. AcılArımızı tanımlamaya çalışıyoruz. Çünkü insanoğlu bilinmeyenden korkar. Gözle görülemeyen, tanımlanamayan ve sonsuzluk duygusunun dibidir. Bu da bizi dehşete düşürür. Aciz kalırız. işte burda bu çıldırışı dindirmek için tanımlamalar getiririz. Mesela tanrı. Affeden diyerek de içimizi rahatlatıyoruz. Bizden biri olmazsa gene korkacağız çünkü. Günahlarımızı affetmesi için birine ihtiyaç vardı.
insanoğlunun sorunu demiştik; sorgulamak. Acılarımıza mana bulmak. Gene tanrının üstüne bindiriyoruz bu yükü. Diğer türlü yani allah olmadığını düşünürsek, olasılıklara kalacak işimiz. Bu da berbattır. insan yüreğinin işi değil. Düşünsenize; aniden baban öldü Ve bu sadece iğrenç bir olasılık senin başına geldi. Bedeni soğuk toğrağa gömdüler. O artık yerin altında.
Ne sen onu, ne de o seni bir daha hiç göremeyecek. Duyamayacaksınız. Ağlayarak ettiğin dualar da boşa. Sıçarım ben böyle işe. Bir yaradan olmak zorunda!
işte bunları da örtüyor. Daha az korkuyoruz. Dualarla, cennete uğurluyoruz. Ruhunu şadediyoruz.
Gene;
"neden" diyoruz. "Olmak zorunda mıydı?"
işte bunun bi cevabı yok, küçük dostum.
Sadece kafandaki bulutlardan bir karadelik yapmana yarayan sikimsonik bir soru. Kurtulmanın yollarından biri de allah a inanmak çünkü Genelde şöyle derler
"hayırlısı değilmiş" evet içinizi rahatlatır ama bundan saçma şey görmedim. işe yarıyor belki ki çoğu insan bu yolda ister istemez. işin içinden çıkamadığımızda, küçük çocuk gibi ailemize koşarız bazen ya. işte tam da bu yüzden. annemizin bunu söyleyip bizi sarıp sarmalamasına onun masumluğuna ihtiyacımız vardır çünkü. kısa süreli de olsa iyi hissederiz ama kendimizi kandırıyoruz. Acılara dik durmayı öğrenmemiz gerek bu hayatta. Acıyı da mutluluğu da dibine kadar yaşamalıyım demişti eski bir dost.
Çünkü buna ihtiyacı vardı. insan değildi, acıma ve üzülme duygukarını hatırlatıyordu kendine. Hala insan olduğundan emin olmak için.
Acılara geri dönersek;
O okula girebilseydik,
Hayatının aşkı terk etmeseydi,
Yanlış kararlar vermeseydik,
Yanlış kişilerden vazgeçmeseydik,
Derinlerde bir yerde, her ne kadar kendimize de itiraf edemesekte, bunun bizi mutlu edeceğini biliyoruz. Hayırlısı değilmiş diyerek unutmaya çalışıyoruz.
O zaman umursama. vazgeç.
Ama bu da uyuşturucu ve aşk gibidir. Yapalamayanın cazibesi işte kendine çeker.
Unutulmamalıdır ki
Her aşk kavuşunca biter.
insan oğlu gerçekten çok aptal.
Acıya hasretiz. Olmayana koşar, olunca vazgeçeriz.
Ha derseniz; insanın isteğinde değil bunlar.
Aşık olmayı ben mi istedim?
Ya da Hatalarımın her an karşıma çıkmasını?
Şartlanmayacaksın.
Olmadı.
Aş bunu artık.
Gün gelecek bu haline güleceksin derim. Bak yazını başında nasıldım, şimdi nasılım?
Yanlış kararlar verdiysen de baştan başla! Kimse sikinde olmasın. Akrabaymış ne derlermiş. Zaten bunu düşünüyosan senden adam olmaz.
işin gücün yok mu niye saçmaladın bu kadar derseniz de;
Siktir git derim ama demicem. Çok fena yağmur bastırdı. Otel odasında mahsur kaldım derim.
Derdim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com