bugün
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi7
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı9
- akrabalarla ilişkiyi kes14
- kırmızı kaka7
- velvet hanım ile kahve içmek6
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı6
- kola neden koşer3
- sözlükten yükselen şakşakşak sesleri2
- güzel kızların dün sözlüğe uğramaması4
- süreç bittiğinde olacak 10 şey5
- mason greenwood8
- özge özpirinçci2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı8
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı17
- sözlükte sürekli güzel vadilerin yaylak olması4
- trabzon büyükşehir belediyesi2
- kasetçalar dinlemiş efsanevi nesil2
- renault 9 broadway9
- futbol4
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay6
- sturm graz5
- fenerbahçe5
- mikrodalgaya sucuk koymak6
- pişman olacağını bile bile yapma2
- erdogan'a suikast timi itirafı5
- erkekte bıyık çok önemli4
- yan yana susabilen arkadaşlar3
- ölünce tekrar deneyin yazısı görmek2
- çocuklar duymasın zero tuna'nın tersi2
- evde tek başınayken sessiz konuşmak3
- akasya durağı sinan2
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- erdoğan ın dünya lideri olması4
- babanın ford escort parasını escortla yemek2
- nihoşun ölümü15
- memduh bashgan14
- yazarların bildiği en kötü küfür5
- 5 ağustos 2026 mallorca paris saint germain maçı2
- sözlük yazarlarının tatlıları8
- meal kuran değildir26
- clemence baptista4
- sözlükte sürekli güzel kızların çaylak olması6
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- kezoların burada kibirlenmesi5
- penise dövme yaptırmak3
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru6
- saç dökülmesi5
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı7
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması11
- arkadaşlar bugün kavga yok mu5
o ne öyle garip garip şeyler yazıyor. donsuz'lara ekliyorum kendisini.
birinin durdurması gereken yazar.
ustam senin işin gücün yok mu lan 3 gündür ?
edit: ulan bana da edit yaptırdınız amk. eleştirmiyorum istiyorsa yazsın bana ne. elbet okuyanı vardır. Ben de kendi düşüncelerimi dile getiriyorum, aldığı en küçük eleştiride hakaret edecek kadar küçülmemeli ve egoist olmamalı. Biz ona küfür etmiyoruz sonuçta, 3 gündür durmadan yazıyor ve şaşkınlığımızı dile getiriyoruz, ne var bunda. Evet lan bilgi içerikli entry girmeyi severim ayrıca.
ustam senin işin gücün yok mu lan 3 gündür ?
edit: ulan bana da edit yaptırdınız amk. eleştirmiyorum istiyorsa yazsın bana ne. elbet okuyanı vardır. Ben de kendi düşüncelerimi dile getiriyorum, aldığı en küçük eleştiride hakaret edecek kadar küçülmemeli ve egoist olmamalı. Biz ona küfür etmiyoruz sonuçta, 3 gündür durmadan yazıyor ve şaşkınlığımızı dile getiriyoruz, ne var bunda. Evet lan bilgi içerikli entry girmeyi severim ayrıca.
Kral olarak nitelendirilenecek bir yazardır.Güzel güzel hikayeler yazması dileğiyle klavyesine kuvvet.
(bkz: ben salakken çok küçüktüm)
(bkz: ben salakken çok küçüktüm)
hep bunlar bonzainin etkisi hep.
(bkz: yazık la kimin çocuğuysa)
diyemedim ya la.
şaka lan şaka adam yazmış işte ibneler ne istiyorsunuz okumuyorsanız geçin gitsin.
2 entrysinden biri sinan akçıl yaaaa olanlar hiç eleştirmesin.
diyemedim ya la.
şaka lan şaka adam yazmış işte ibneler ne istiyorsunuz okumuyorsanız geçin gitsin.
2 entrysinden biri sinan akçıl yaaaa olanlar hiç eleştirmesin.
yüreği temiz bileği kuvvetli bir yazardır. kendini bozmasın, uymasın kimselere. biz onu yazdıklarıyla seviyoruz, ailecek beğeniyoruz.
Yeniyetme yazar müsveddelerine dert olmuş yazar.
Kaldı ki, %80'i temel dilbilgisi ve imlâ kurallarından bihaber, "sözlük yazarlarının cartları", "sözlük yazarlarının nicklerinin 2. Harfinden en sevdikleri yemeği tahmin etmek" minvalli başlıklar açmaktan başka vasıfları olmayan tiplerin, 8 yıla yakın süredir yazarlık yapan bu adama laf etmeleri trajikomik.
Gidin bakın lan işinize. Önce elinize alın bi ilkokul Türkçe kitabı, onu kurcalayın biraz.
Kaldı ki, %80'i temel dilbilgisi ve imlâ kurallarından bihaber, "sözlük yazarlarının cartları", "sözlük yazarlarının nicklerinin 2. Harfinden en sevdikleri yemeği tahmin etmek" minvalli başlıklar açmaktan başka vasıfları olmayan tiplerin, 8 yıla yakın süredir yazarlık yapan bu adama laf etmeleri trajikomik.
Gidin bakın lan işinize. Önce elinize alın bi ilkokul Türkçe kitabı, onu kurcalayın biraz.
yazdıkları silinmeseydi de devam etseydi ne güzel olurdu.
Yazın hayatına diğer platformlarda devam edip etmediği hakkında bir fikrim olmayan Sığır. Edebiliyorsa etsin. Ne yapıcan lan burayı?
Her biji eğitim-sen.
Yalarım.
Her biji eğitim-sen.
Yalarım.
yıllar önce bu sözlük sayesinde yaptığımız "nolcak bu beşiktaş'ın hali?" muhabbetiyle başlayan bir arkadaşlığımız vardı. sonra gözlerini gördüm. istedim ki bana baksın o gözler. çok güzeldi çünkü. gözler kalbin aynasıdır diyolar ya, öyle aslında. aradaki, yaklaşık 700 km mesafeye rağmen gördüm ben kalbinin güzelliğini.
yıl 2008... 8 aralığı 9 aralığa bağlayan gece... kurban bayramının 1. günü bitmiş, etler doğranmış, paylar yapılmış, konu komşuya dağıtılmış... yorgunum, hem de çok... ama sadece beden yorgunluğu değil bu... yılgınlık var üstümde.
msn var daha. o derece eski bi tarih. akşam saat 11 mi 12 mi bilmiyorum. daha erken de olabilir. anlattım da anlattım. titreyerek, buz gibi terleyerek, ağlayarak, gülerek... koşar gibiydim sanki. yıllardır içimde biriktirdiğim ve hâlâ ergenlik döneminde olduğum bir dönemdi bu. sanki bir ışık belirmişti o karanlık tünelin ucunda. sonuna bakmadan koştum. nereye çıktığımı bilmeden koştum.
nefesim kesilmişti sanki.
tünelin ucunda aşk varmış. bana ellerini uzattı.
hiç görmediğim bir adam. sesini bile duymadım. ama biliyorum okuyor yazdıklarımı. sesini ilk kez o akşam duydum.
allahım ne büyük heyecan. bilmiyorum ki ne yapsam? "evet" dedim, biraz cesaretle. halbuki ne zor çıkmıştı o "evet" kelimesi dudaklarımdan. ne kadar ürkek, ne kadar cesur, ne kadar umutsuz, ne kadar güçlü...
ilk buluşma...
1 şubat 2009'du sanırım. kaçtım evden. istanbul'da buluşacağız. tamam, iki aydır birini seviyorum ama görmeden. görmem lazım. yalan olmadığını bilmem lazım. şimdiki aklım olsa gider miydim bilmiyorum. deli cesareti işte.
onu ilk gördüğüm, ona ilk dokunduğum anı anlatamam. dünyanın tüm dillerinin en güzel kelimeleri bir araya gelse yetersiz kalır yaşadığım heyecanı anlatmaya. aklımdan geçen tek bir cümle var: "gerçek bu."
gözlerindeki mahcubiyeti hala unutamıyorum. unutamam da. unutmam.
o zaman daha bir sarıldım ben bu adama. "tamam" dedik ikimizde. "bizim evlenmemiz lazım."
yıllar geçti. ben okudum, o atanamadı. ben okudum, o zihinsel engelli öğretmeni oldu. ben okudum, o batman'a atandı. ben mezun oldum, o karda kışta batman'ın ücra yerlerinde tek başına kaldı, karda mahsur kaldı.
tek başına...
ne çok korkmuştum ona bir şey olacak diye. ah o saatler nasıl geçmedi. o telefonlar nasıl beklendi. herhalde allah'a en yakın olduğum, en çok dua ettiğim zamanlardı o 1 aylık süreç.
ben işe girdim. o alan değişikliğinden edirne'ye ailesinin yanına atandı. ne büyük mutluluk!
bilmezdim ki beni daha da mutlu edeceğini...
dün, hayatımın aşkından, en yakın dostumdan, gözümün nuru, nefesimden hayatımın en önemli sorusu geldi.
tüm yaşadıklarımız, 7 sene, o sıkıntılar, o gözyaşları, özlemekten uyuyamadığım gecelerim geldi gözümün önüne.
heyecanımdan "evet" bile diyemedim. tek istediğim ona sımsıkı sarılmaktı.
şimdi sağ yüzük parmağıma bakıyorum. baktığım gibi gözlerim yine doluveriyor gülümseyerek.
yıllar önce yine buraya haykırmıştım.
yine haykırıyorum:
seni mutlu etmek için elimden gelenin fazlasını yapacağım. seni çok seviyorum.
edit: 16 temmuz 2016'da ankarada, 23 temmuz 2016'da edirnede düğünümüz var. aranızda para toplayıp bi trabzon burması takarsınız artık:)
yıl 2008... 8 aralığı 9 aralığa bağlayan gece... kurban bayramının 1. günü bitmiş, etler doğranmış, paylar yapılmış, konu komşuya dağıtılmış... yorgunum, hem de çok... ama sadece beden yorgunluğu değil bu... yılgınlık var üstümde.
msn var daha. o derece eski bi tarih. akşam saat 11 mi 12 mi bilmiyorum. daha erken de olabilir. anlattım da anlattım. titreyerek, buz gibi terleyerek, ağlayarak, gülerek... koşar gibiydim sanki. yıllardır içimde biriktirdiğim ve hâlâ ergenlik döneminde olduğum bir dönemdi bu. sanki bir ışık belirmişti o karanlık tünelin ucunda. sonuna bakmadan koştum. nereye çıktığımı bilmeden koştum.
nefesim kesilmişti sanki.
tünelin ucunda aşk varmış. bana ellerini uzattı.
hiç görmediğim bir adam. sesini bile duymadım. ama biliyorum okuyor yazdıklarımı. sesini ilk kez o akşam duydum.
allahım ne büyük heyecan. bilmiyorum ki ne yapsam? "evet" dedim, biraz cesaretle. halbuki ne zor çıkmıştı o "evet" kelimesi dudaklarımdan. ne kadar ürkek, ne kadar cesur, ne kadar umutsuz, ne kadar güçlü...
ilk buluşma...
1 şubat 2009'du sanırım. kaçtım evden. istanbul'da buluşacağız. tamam, iki aydır birini seviyorum ama görmeden. görmem lazım. yalan olmadığını bilmem lazım. şimdiki aklım olsa gider miydim bilmiyorum. deli cesareti işte.
onu ilk gördüğüm, ona ilk dokunduğum anı anlatamam. dünyanın tüm dillerinin en güzel kelimeleri bir araya gelse yetersiz kalır yaşadığım heyecanı anlatmaya. aklımdan geçen tek bir cümle var: "gerçek bu."
gözlerindeki mahcubiyeti hala unutamıyorum. unutamam da. unutmam.
o zaman daha bir sarıldım ben bu adama. "tamam" dedik ikimizde. "bizim evlenmemiz lazım."
yıllar geçti. ben okudum, o atanamadı. ben okudum, o zihinsel engelli öğretmeni oldu. ben okudum, o batman'a atandı. ben mezun oldum, o karda kışta batman'ın ücra yerlerinde tek başına kaldı, karda mahsur kaldı.
tek başına...
ne çok korkmuştum ona bir şey olacak diye. ah o saatler nasıl geçmedi. o telefonlar nasıl beklendi. herhalde allah'a en yakın olduğum, en çok dua ettiğim zamanlardı o 1 aylık süreç.
ben işe girdim. o alan değişikliğinden edirne'ye ailesinin yanına atandı. ne büyük mutluluk!
bilmezdim ki beni daha da mutlu edeceğini...
dün, hayatımın aşkından, en yakın dostumdan, gözümün nuru, nefesimden hayatımın en önemli sorusu geldi.
tüm yaşadıklarımız, 7 sene, o sıkıntılar, o gözyaşları, özlemekten uyuyamadığım gecelerim geldi gözümün önüne.
heyecanımdan "evet" bile diyemedim. tek istediğim ona sımsıkı sarılmaktı.
şimdi sağ yüzük parmağıma bakıyorum. baktığım gibi gözlerim yine doluveriyor gülümseyerek.
yıllar önce yine buraya haykırmıştım.
yine haykırıyorum:
seni mutlu etmek için elimden gelenin fazlasını yapacağım. seni çok seviyorum.
edit: 16 temmuz 2016'da ankarada, 23 temmuz 2016'da edirnede düğünümüz var. aranızda para toplayıp bi trabzon burması takarsınız artık:)
18 Mayıs 2016 tarihi itibariyle medeni kanunun evlendirme memuruna verdiği bitkiye dayanarak eşim olan kişidir. Sözlüğün yapımında emeği geçen herkese burdan mutlu sevimli kalpler gönderiyorum. Burası olmasaydı ankaradan ebesi uzaklıktaki edirnede yaşayan zat ı şahanelerini bulamayacaktım. işler nasıl bu hale geldi biz de pek anlamadık. sözün özü, yuvamın kurulmasına sebep oldu burası.yatıp kalkıp dua etsem yeridir.
tanım: sözlük sayesinde tanıyıp 8 yıl sonunda resmen evlendiğim önemli şahsiyetim benim.
tanım: sözlük sayesinde tanıyıp 8 yıl sonunda resmen evlendiğim önemli şahsiyetim benim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar