bugün
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması18
- yağmurcu neden akpli10
- şükürcülük5
- call of duty black ops3
- velvet hanım aşk kadınıdır3
- üniversitelerdeki siber güvenlik programları2
- pazartesi diyete başlamak4
- seda akman2
- kızlar naber10
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- eli olmayanlar nasıl 31 çekiyor4
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız7
- nervio hanım ile birlikte kahve içmek2
- g3 ile intihar etmek3
- yeni gelin instagramı2
- öğrencilik halleri3
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- komşuya kahveye gitmek8
- çok sıcak olması4
- aykolik bey birader2
- manifest5
- asgari ücretle çalışan yazarlar4
- erdal beşikçioğlu16
- aslan gibi adam3
- mürted öldürmek2
- hamama gitmek4
- parmak kılları4
- arkadaşlar kahve içiyorum5
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- tüik'in temmuz enflasyonu6
- en tehlikeli insan tipleri6
- ömer çelik'in ertuğrul özkök'e franco tepkisi4
- nervio hamferdi10
- askeri ücretle evlenebilir mi12
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- çay içen kız13
- bacınızı üniversiteye gönderir miydiniz2
- yar2
- rak2
- 3 ağustos 20263
- mod geldi mod geldi4
- trivagoya bakmadın mı2
- aile hekimi2
- sinem dedetaş10
- smallville'deki konuk oyuncular6
- galatasaray10
- iş ilanı2
- arıların biraz mallaşmış olması4
- yanlış ata oynamak3
- ütü13
Alışıldık küresel salgın hastalık filmlerinden bu sefer zombi olmuyorlar ve işlenişi iyi o kadar. izleyecek olanlar fazla bir şey beklemeden izlesinler zira klasik bir hikaye üzerinde gidiyor ilk 15dakikadan sonra sonunu tahmin bile edebiliyorsunuz. Benzer bir film olarak The Crazies çok daha iyi bir film.
Başrollerini Chris Pine, Piper Perabo, Emily VanCamp ve Lou Taylor Pucci paylaşır.
yer yer müthiş dram sahneleri barındıran vasatın üstünde bir salgın filmi.
herkese göre olmayan konusuyla ilginç ve zevkle seyredilecek bir film olabilecekken, senarist acemiliğine kurban gitmiş yapım.
carriers, insanın kendisini ve sevdiklerini korumak için, diğer sevdiklerine neler yapabileceğine dair yeterli bir fikir veriyor.
yakın bir gelecekte geçiyor ama post apokaliptik demek ne kadar doğru olur bilemiyorum. herşeye rağmen izlemeye değer bir film bence.
carriers, insanın kendisini ve sevdiklerini korumak için, diğer sevdiklerine neler yapabileceğine dair yeterli bir fikir veriyor.
yakın bir gelecekte geçiyor ama post apokaliptik demek ne kadar doğru olur bilemiyorum. herşeye rağmen izlemeye değer bir film bence.
uzak durun diyebileceğim, hiçbir atraksiyonu olmayan, , bir grup sadece kendini düşünen dallamanın mide bulandırıcı öyküsünü anlatan boş bir film. tek doluluk tarafı sayabilirim belki. o da sinir bozucu olması. sinir bozucu kısmını sonra söylerim. konusunu kısaca anlatayım. 4 tane arkadaş arabayla yolculuk etmektedir. yol'da bir baba ve küçük kızla karşılaşmışlardır. burada kızın hasta olduğunu ve ortada bir virüs olayının olduğunu anlarız. olaylar gelişir ve küçük grup baba ile küçük hasta kızı yanlarına alırlar. bundan sonrası hastalıktan dolayı ıssızlaşmış yerleri görmekle geçer. işin siniri bozucu kısmı ise yaşamak için bu grubun sınır tanımaması ama herşeye rağmen iyi gibi gösterilmeleri.
mesela karakter karakter anlatırsak brian karakteri bu grubun en kötü gibi görünen karakteri. danny'nin abisi. kız arkadaşını satacak kadar kaypak biri ama benim için en sinir bozucu karakter değildi. bobby karakteri ise brian'ın kız arkadaşı rolünde. salak malak (salak çünkü küçük kıza yardım etmek için bağırarak babasını çağırabilirdi kendi müdehale edeceği yerde) ama iyi bir karakter sayılırdı. en sinir bozucu karaktere gelir isek bu da kate olmakta. film boyunca mızmızlanıp duran hiçbir iş yapmayın grubun diğer elemanlarının fişini am salak danny'i kullanarak çekmeye çalışan, bunları yaparken acımasız olan ama zora gelince (golf sahasındaki elemanlar virüs kapmış mı diye striptiz yapmasını söyleyince!) küçük bir kız gibi ağlayan bir karakterdi. danny gibi amsalak bir karakterin de bu kız ne derse yapması ve süs köpeği gibi peşinde dolaşması filmi daha da sinir bozucu hale getiriyordu. bu sinir bozulmasının finali ise film'de en sona bu ikisinin sağ salim kalması sonucu ulaşılıyordu. böye senaryoya sokayım diyorum yani.
diyebilirsiniz ki grup elemanları başkalarını umursamamakta haklı. yoksa ölürler. iyi de yaşayacaklar da ne yapacaklar. demek ki yaşamayı ya da güzel kıçlı kızı elde etmeyi kardeşinden, sevgilisinden ya da küçücük bir kızın hayatından daha çok önem veriyorlar (onlar öldükten sonra siz yaşasanız ne olur!?). bu da bu senaryoyu ve karakterleri çok rahatsız edici ve midde bulandırıcı hale getiriyor. ama amerikan filmlerinde normalde kötü olanların iyi olarak gösterildiği ya da yaşamak için ne olursa olsun öldür temalı filmler de az değil. bu amerikan filmlerinin iliklerine işlemiş.
uzun lafın kısası sinirinizi bozmak veya 2 saatinizi boşa harcamak istyorsanız izleyin diyorum!
mesela karakter karakter anlatırsak brian karakteri bu grubun en kötü gibi görünen karakteri. danny'nin abisi. kız arkadaşını satacak kadar kaypak biri ama benim için en sinir bozucu karakter değildi. bobby karakteri ise brian'ın kız arkadaşı rolünde. salak malak (salak çünkü küçük kıza yardım etmek için bağırarak babasını çağırabilirdi kendi müdehale edeceği yerde) ama iyi bir karakter sayılırdı. en sinir bozucu karaktere gelir isek bu da kate olmakta. film boyunca mızmızlanıp duran hiçbir iş yapmayın grubun diğer elemanlarının fişini am salak danny'i kullanarak çekmeye çalışan, bunları yaparken acımasız olan ama zora gelince (golf sahasındaki elemanlar virüs kapmış mı diye striptiz yapmasını söyleyince!) küçük bir kız gibi ağlayan bir karakterdi. danny gibi amsalak bir karakterin de bu kız ne derse yapması ve süs köpeği gibi peşinde dolaşması filmi daha da sinir bozucu hale getiriyordu. bu sinir bozulmasının finali ise film'de en sona bu ikisinin sağ salim kalması sonucu ulaşılıyordu. böye senaryoya sokayım diyorum yani.
diyebilirsiniz ki grup elemanları başkalarını umursamamakta haklı. yoksa ölürler. iyi de yaşayacaklar da ne yapacaklar. demek ki yaşamayı ya da güzel kıçlı kızı elde etmeyi kardeşinden, sevgilisinden ya da küçücük bir kızın hayatından daha çok önem veriyorlar (onlar öldükten sonra siz yaşasanız ne olur!?). bu da bu senaryoyu ve karakterleri çok rahatsız edici ve midde bulandırıcı hale getiriyor. ama amerikan filmlerinde normalde kötü olanların iyi olarak gösterildiği ya da yaşamak için ne olursa olsun öldür temalı filmler de az değil. bu amerikan filmlerinin iliklerine işlemiş.
uzun lafın kısası sinirinizi bozmak veya 2 saatinizi boşa harcamak istyorsanız izleyin diyorum!
siktiri boktanlık ve tekdüzelikte çığır açan bir film. itiraf ediyorum izleme gafletinde bulundum.
http://beyazperde.mynet.com/film/4896/arama/Veba
http://beyazperde.mynet.com/film/4896/arama/Veba
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar