bugün
- işiniz gücünüz yok mu10
- gocu43
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler5
- bir bela geliyor29
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek4
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- fusya semsiyeli yabanci20
- dizi izlemek4
- halil güneşli karizması4
- ilk kez böyle hissediyorum3
- gecenin şarkısı14
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- kimseyle dertleşememek4
- uludağ itiraf13
- heyt bea gocu mu5
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- uludağ sözlük evreni8
- ölümden korkuyor musunuz2
- ametist moru2
- sözlüğün en bebiş yazarı2
- bak seri eksicim sana iki çift lafım var2
- özlenen kişiyi rüyada görmek4
- ben sana ne yaptım2
- geceleri gelen acaba mal mıyım hissi4
- aşkın metafiziğinde toki kurasının önemi2
- bir erkeği kibarca reddetmenin yolları2
- bebişim diye hitap eden erkek2
- sözlüğün kırbacı5
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- 195 kaslı pilot14
- kendin hakkında bir entry bırak9
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- başlık silebilme yetkisi3
- apo'nun villası11
- hasan atilla uğur14
- ayakları üşüyen erkek2
- bugün sizi en mutlu eden an2
- ktç'nin şemsiyeli olması4
- gocu'nun şemsiyeli olması4
- borsa istanbul daki fon krizi5
- gammazların sanki biraz şey olması3
- arkadaşlar ben diablo oynamaya gidiyorum2
- göte giren şemsiye açılmaz3
- yahudiler vs çinliler3
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- queen feristah2
- şemşiye ne demek2
- erkekler neden evlenmek ister15
siktiri boktanlık ve tekdüzelikte çığır açan bir film. itiraf ediyorum izleme gafletinde bulundum.
http://beyazperde.mynet.com/film/4896/arama/Veba
http://beyazperde.mynet.com/film/4896/arama/Veba
uzak durun diyebileceğim, hiçbir atraksiyonu olmayan, , bir grup sadece kendini düşünen dallamanın mide bulandırıcı öyküsünü anlatan boş bir film. tek doluluk tarafı sayabilirim belki. o da sinir bozucu olması. sinir bozucu kısmını sonra söylerim. konusunu kısaca anlatayım. 4 tane arkadaş arabayla yolculuk etmektedir. yol'da bir baba ve küçük kızla karşılaşmışlardır. burada kızın hasta olduğunu ve ortada bir virüs olayının olduğunu anlarız. olaylar gelişir ve küçük grup baba ile küçük hasta kızı yanlarına alırlar. bundan sonrası hastalıktan dolayı ıssızlaşmış yerleri görmekle geçer. işin siniri bozucu kısmı ise yaşamak için bu grubun sınır tanımaması ama herşeye rağmen iyi gibi gösterilmeleri.
mesela karakter karakter anlatırsak brian karakteri bu grubun en kötü gibi görünen karakteri. danny'nin abisi. kız arkadaşını satacak kadar kaypak biri ama benim için en sinir bozucu karakter değildi. bobby karakteri ise brian'ın kız arkadaşı rolünde. salak malak (salak çünkü küçük kıza yardım etmek için bağırarak babasını çağırabilirdi kendi müdehale edeceği yerde) ama iyi bir karakter sayılırdı. en sinir bozucu karaktere gelir isek bu da kate olmakta. film boyunca mızmızlanıp duran hiçbir iş yapmayın grubun diğer elemanlarının fişini am salak danny'i kullanarak çekmeye çalışan, bunları yaparken acımasız olan ama zora gelince (golf sahasındaki elemanlar virüs kapmış mı diye striptiz yapmasını söyleyince!) küçük bir kız gibi ağlayan bir karakterdi. danny gibi amsalak bir karakterin de bu kız ne derse yapması ve süs köpeği gibi peşinde dolaşması filmi daha da sinir bozucu hale getiriyordu. bu sinir bozulmasının finali ise film'de en sona bu ikisinin sağ salim kalması sonucu ulaşılıyordu. böye senaryoya sokayım diyorum yani.
diyebilirsiniz ki grup elemanları başkalarını umursamamakta haklı. yoksa ölürler. iyi de yaşayacaklar da ne yapacaklar. demek ki yaşamayı ya da güzel kıçlı kızı elde etmeyi kardeşinden, sevgilisinden ya da küçücük bir kızın hayatından daha çok önem veriyorlar (onlar öldükten sonra siz yaşasanız ne olur!?). bu da bu senaryoyu ve karakterleri çok rahatsız edici ve midde bulandırıcı hale getiriyor. ama amerikan filmlerinde normalde kötü olanların iyi olarak gösterildiği ya da yaşamak için ne olursa olsun öldür temalı filmler de az değil. bu amerikan filmlerinin iliklerine işlemiş.
uzun lafın kısası sinirinizi bozmak veya 2 saatinizi boşa harcamak istyorsanız izleyin diyorum!
mesela karakter karakter anlatırsak brian karakteri bu grubun en kötü gibi görünen karakteri. danny'nin abisi. kız arkadaşını satacak kadar kaypak biri ama benim için en sinir bozucu karakter değildi. bobby karakteri ise brian'ın kız arkadaşı rolünde. salak malak (salak çünkü küçük kıza yardım etmek için bağırarak babasını çağırabilirdi kendi müdehale edeceği yerde) ama iyi bir karakter sayılırdı. en sinir bozucu karaktere gelir isek bu da kate olmakta. film boyunca mızmızlanıp duran hiçbir iş yapmayın grubun diğer elemanlarının fişini am salak danny'i kullanarak çekmeye çalışan, bunları yaparken acımasız olan ama zora gelince (golf sahasındaki elemanlar virüs kapmış mı diye striptiz yapmasını söyleyince!) küçük bir kız gibi ağlayan bir karakterdi. danny gibi amsalak bir karakterin de bu kız ne derse yapması ve süs köpeği gibi peşinde dolaşması filmi daha da sinir bozucu hale getiriyordu. bu sinir bozulmasının finali ise film'de en sona bu ikisinin sağ salim kalması sonucu ulaşılıyordu. böye senaryoya sokayım diyorum yani.
diyebilirsiniz ki grup elemanları başkalarını umursamamakta haklı. yoksa ölürler. iyi de yaşayacaklar da ne yapacaklar. demek ki yaşamayı ya da güzel kıçlı kızı elde etmeyi kardeşinden, sevgilisinden ya da küçücük bir kızın hayatından daha çok önem veriyorlar (onlar öldükten sonra siz yaşasanız ne olur!?). bu da bu senaryoyu ve karakterleri çok rahatsız edici ve midde bulandırıcı hale getiriyor. ama amerikan filmlerinde normalde kötü olanların iyi olarak gösterildiği ya da yaşamak için ne olursa olsun öldür temalı filmler de az değil. bu amerikan filmlerinin iliklerine işlemiş.
uzun lafın kısası sinirinizi bozmak veya 2 saatinizi boşa harcamak istyorsanız izleyin diyorum!
herkese göre olmayan konusuyla ilginç ve zevkle seyredilecek bir film olabilecekken, senarist acemiliğine kurban gitmiş yapım.
carriers, insanın kendisini ve sevdiklerini korumak için, diğer sevdiklerine neler yapabileceğine dair yeterli bir fikir veriyor.
yakın bir gelecekte geçiyor ama post apokaliptik demek ne kadar doğru olur bilemiyorum. herşeye rağmen izlemeye değer bir film bence.
carriers, insanın kendisini ve sevdiklerini korumak için, diğer sevdiklerine neler yapabileceğine dair yeterli bir fikir veriyor.
yakın bir gelecekte geçiyor ama post apokaliptik demek ne kadar doğru olur bilemiyorum. herşeye rağmen izlemeye değer bir film bence.
yer yer müthiş dram sahneleri barındıran vasatın üstünde bir salgın filmi.
Başrollerini Chris Pine, Piper Perabo, Emily VanCamp ve Lou Taylor Pucci paylaşır.
Alışıldık küresel salgın hastalık filmlerinden bu sefer zombi olmuyorlar ve işlenişi iyi o kadar. izleyecek olanlar fazla bir şey beklemeden izlesinler zira klasik bir hikaye üzerinde gidiyor ilk 15dakikadan sonra sonunu tahmin bile edebiliyorsunuz. Benzer bir film olarak The Crazies çok daha iyi bir film.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar