bugün
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı21
- aleksey batrakov21
- queen ravennanın aşırı güzel olması15
- sözlükteki galatasaraylı yazarlar4
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar3
- nükleer bomba4
- tanımadığı kadına tokat atan adam15
- seni içinin demir parmaklıklarından azat edeceğim3
- the elder scrolls vi3
- yagmurcu çık açıkla10
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak3
- son talika2
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- dedenize sahip çıkar mısınız5
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir8
- atatürk düşmanı5
- durkheimın intihar teorisi6
- değişik meslekler2
- sözlük dedeleri6
- uefa şampiyonlar ligi4
- vfb stuttgart2
- galatasaray3
- kablosuz mouse13
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı2
- arap götü9
- ismet gürbüz'ün almanyada doğması2
- öylesine bir şeyler yaz4
- cevheri güven4
- gördüğü rüyayı anlatan mezhebi geniş erkek3
- melis babadağ'ın ayakları2
- arda güler'in ankara da doğması2
- iskilipli atıf hoca20
- ormanda orman kebabı yemek2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı23
- belözoğlu'nun fenerbahçe teknik direktörü olması2
- takımınızın maçını izlemek istediğiniz yazarlar3
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- fenerbahçe11
- susualsuspects4
- yazarların akşama dair planları7
- kale3112 tarzı entry girmek8
- otistik bir insanla sohbet etmek4
- sözlük kürdü55
- favlayan yazarın asıl amacı12
- doların 50 tl olması7
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- kadınlar3
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- camgöz balık ekmek4
siktiri boktanlık ve tekdüzelikte çığır açan bir film. itiraf ediyorum izleme gafletinde bulundum.
http://beyazperde.mynet.com/film/4896/arama/Veba
http://beyazperde.mynet.com/film/4896/arama/Veba
uzak durun diyebileceğim, hiçbir atraksiyonu olmayan, , bir grup sadece kendini düşünen dallamanın mide bulandırıcı öyküsünü anlatan boş bir film. tek doluluk tarafı sayabilirim belki. o da sinir bozucu olması. sinir bozucu kısmını sonra söylerim. konusunu kısaca anlatayım. 4 tane arkadaş arabayla yolculuk etmektedir. yol'da bir baba ve küçük kızla karşılaşmışlardır. burada kızın hasta olduğunu ve ortada bir virüs olayının olduğunu anlarız. olaylar gelişir ve küçük grup baba ile küçük hasta kızı yanlarına alırlar. bundan sonrası hastalıktan dolayı ıssızlaşmış yerleri görmekle geçer. işin siniri bozucu kısmı ise yaşamak için bu grubun sınır tanımaması ama herşeye rağmen iyi gibi gösterilmeleri.
mesela karakter karakter anlatırsak brian karakteri bu grubun en kötü gibi görünen karakteri. danny'nin abisi. kız arkadaşını satacak kadar kaypak biri ama benim için en sinir bozucu karakter değildi. bobby karakteri ise brian'ın kız arkadaşı rolünde. salak malak (salak çünkü küçük kıza yardım etmek için bağırarak babasını çağırabilirdi kendi müdehale edeceği yerde) ama iyi bir karakter sayılırdı. en sinir bozucu karaktere gelir isek bu da kate olmakta. film boyunca mızmızlanıp duran hiçbir iş yapmayın grubun diğer elemanlarının fişini am salak danny'i kullanarak çekmeye çalışan, bunları yaparken acımasız olan ama zora gelince (golf sahasındaki elemanlar virüs kapmış mı diye striptiz yapmasını söyleyince!) küçük bir kız gibi ağlayan bir karakterdi. danny gibi amsalak bir karakterin de bu kız ne derse yapması ve süs köpeği gibi peşinde dolaşması filmi daha da sinir bozucu hale getiriyordu. bu sinir bozulmasının finali ise film'de en sona bu ikisinin sağ salim kalması sonucu ulaşılıyordu. böye senaryoya sokayım diyorum yani.
diyebilirsiniz ki grup elemanları başkalarını umursamamakta haklı. yoksa ölürler. iyi de yaşayacaklar da ne yapacaklar. demek ki yaşamayı ya da güzel kıçlı kızı elde etmeyi kardeşinden, sevgilisinden ya da küçücük bir kızın hayatından daha çok önem veriyorlar (onlar öldükten sonra siz yaşasanız ne olur!?). bu da bu senaryoyu ve karakterleri çok rahatsız edici ve midde bulandırıcı hale getiriyor. ama amerikan filmlerinde normalde kötü olanların iyi olarak gösterildiği ya da yaşamak için ne olursa olsun öldür temalı filmler de az değil. bu amerikan filmlerinin iliklerine işlemiş.
uzun lafın kısası sinirinizi bozmak veya 2 saatinizi boşa harcamak istyorsanız izleyin diyorum!
mesela karakter karakter anlatırsak brian karakteri bu grubun en kötü gibi görünen karakteri. danny'nin abisi. kız arkadaşını satacak kadar kaypak biri ama benim için en sinir bozucu karakter değildi. bobby karakteri ise brian'ın kız arkadaşı rolünde. salak malak (salak çünkü küçük kıza yardım etmek için bağırarak babasını çağırabilirdi kendi müdehale edeceği yerde) ama iyi bir karakter sayılırdı. en sinir bozucu karaktere gelir isek bu da kate olmakta. film boyunca mızmızlanıp duran hiçbir iş yapmayın grubun diğer elemanlarının fişini am salak danny'i kullanarak çekmeye çalışan, bunları yaparken acımasız olan ama zora gelince (golf sahasındaki elemanlar virüs kapmış mı diye striptiz yapmasını söyleyince!) küçük bir kız gibi ağlayan bir karakterdi. danny gibi amsalak bir karakterin de bu kız ne derse yapması ve süs köpeği gibi peşinde dolaşması filmi daha da sinir bozucu hale getiriyordu. bu sinir bozulmasının finali ise film'de en sona bu ikisinin sağ salim kalması sonucu ulaşılıyordu. böye senaryoya sokayım diyorum yani.
diyebilirsiniz ki grup elemanları başkalarını umursamamakta haklı. yoksa ölürler. iyi de yaşayacaklar da ne yapacaklar. demek ki yaşamayı ya da güzel kıçlı kızı elde etmeyi kardeşinden, sevgilisinden ya da küçücük bir kızın hayatından daha çok önem veriyorlar (onlar öldükten sonra siz yaşasanız ne olur!?). bu da bu senaryoyu ve karakterleri çok rahatsız edici ve midde bulandırıcı hale getiriyor. ama amerikan filmlerinde normalde kötü olanların iyi olarak gösterildiği ya da yaşamak için ne olursa olsun öldür temalı filmler de az değil. bu amerikan filmlerinin iliklerine işlemiş.
uzun lafın kısası sinirinizi bozmak veya 2 saatinizi boşa harcamak istyorsanız izleyin diyorum!
herkese göre olmayan konusuyla ilginç ve zevkle seyredilecek bir film olabilecekken, senarist acemiliğine kurban gitmiş yapım.
carriers, insanın kendisini ve sevdiklerini korumak için, diğer sevdiklerine neler yapabileceğine dair yeterli bir fikir veriyor.
yakın bir gelecekte geçiyor ama post apokaliptik demek ne kadar doğru olur bilemiyorum. herşeye rağmen izlemeye değer bir film bence.
carriers, insanın kendisini ve sevdiklerini korumak için, diğer sevdiklerine neler yapabileceğine dair yeterli bir fikir veriyor.
yakın bir gelecekte geçiyor ama post apokaliptik demek ne kadar doğru olur bilemiyorum. herşeye rağmen izlemeye değer bir film bence.
yer yer müthiş dram sahneleri barındıran vasatın üstünde bir salgın filmi.
Başrollerini Chris Pine, Piper Perabo, Emily VanCamp ve Lou Taylor Pucci paylaşır.
Alışıldık küresel salgın hastalık filmlerinden bu sefer zombi olmuyorlar ve işlenişi iyi o kadar. izleyecek olanlar fazla bir şey beklemeden izlesinler zira klasik bir hikaye üzerinde gidiyor ilk 15dakikadan sonra sonunu tahmin bile edebiliyorsunuz. Benzer bir film olarak The Crazies çok daha iyi bir film.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar