bugün
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak4
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek6
- matrix te yaşadığımız gerçeği7
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı5
- zalbert ramstein8
- aşk6
- intihar düşüncesi6
- cumartesi günü sözlükte takılan asosyaller4
- cumartesi kahvaltısı5
- ölümden korkuyor musunuz13
- bara giden erkeğin asıl amacı9
- evliliği zorlaştırmak3
- sözlükte ne değişti5
- hava su ateş toprak3
- sözlüğe resim yüklenememesi2
- idealizm vs materyalizm2
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- anneanne3
- ben basit bir insanım3
- at eti yiyen gay2
- insan olmaya ceyrek kala11
- uludağ itiraf17
- bir kadından hoşlanmak4
- queen feristah15
- yazarların cuma akşamı planları4
- yahudi düşmanlığı2
- sevgiliyle kavga etmeyi özlemek2
- hafızayı sildirmek7
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- seninleyken kendim olabiliyorum4
- bir bela geliyor28
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu41
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- işiniz gücünüz yok mu11
- türkşad kunthan uçuk2
- hoşlanılan kızın küçük erkek kardeşi2
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- gecenin şarkısı18
- ayıyla güreşmek7
- twitter hassasiyetçisi kadıköy feministi2
- melatonin3
- erkekler neden evlenmek ister15
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- kürdü sevin21
siktiri boktanlık ve tekdüzelikte çığır açan bir film. itiraf ediyorum izleme gafletinde bulundum.
http://beyazperde.mynet.com/film/4896/arama/Veba
http://beyazperde.mynet.com/film/4896/arama/Veba
uzak durun diyebileceğim, hiçbir atraksiyonu olmayan, , bir grup sadece kendini düşünen dallamanın mide bulandırıcı öyküsünü anlatan boş bir film. tek doluluk tarafı sayabilirim belki. o da sinir bozucu olması. sinir bozucu kısmını sonra söylerim. konusunu kısaca anlatayım. 4 tane arkadaş arabayla yolculuk etmektedir. yol'da bir baba ve küçük kızla karşılaşmışlardır. burada kızın hasta olduğunu ve ortada bir virüs olayının olduğunu anlarız. olaylar gelişir ve küçük grup baba ile küçük hasta kızı yanlarına alırlar. bundan sonrası hastalıktan dolayı ıssızlaşmış yerleri görmekle geçer. işin siniri bozucu kısmı ise yaşamak için bu grubun sınır tanımaması ama herşeye rağmen iyi gibi gösterilmeleri.
mesela karakter karakter anlatırsak brian karakteri bu grubun en kötü gibi görünen karakteri. danny'nin abisi. kız arkadaşını satacak kadar kaypak biri ama benim için en sinir bozucu karakter değildi. bobby karakteri ise brian'ın kız arkadaşı rolünde. salak malak (salak çünkü küçük kıza yardım etmek için bağırarak babasını çağırabilirdi kendi müdehale edeceği yerde) ama iyi bir karakter sayılırdı. en sinir bozucu karaktere gelir isek bu da kate olmakta. film boyunca mızmızlanıp duran hiçbir iş yapmayın grubun diğer elemanlarının fişini am salak danny'i kullanarak çekmeye çalışan, bunları yaparken acımasız olan ama zora gelince (golf sahasındaki elemanlar virüs kapmış mı diye striptiz yapmasını söyleyince!) küçük bir kız gibi ağlayan bir karakterdi. danny gibi amsalak bir karakterin de bu kız ne derse yapması ve süs köpeği gibi peşinde dolaşması filmi daha da sinir bozucu hale getiriyordu. bu sinir bozulmasının finali ise film'de en sona bu ikisinin sağ salim kalması sonucu ulaşılıyordu. böye senaryoya sokayım diyorum yani.
diyebilirsiniz ki grup elemanları başkalarını umursamamakta haklı. yoksa ölürler. iyi de yaşayacaklar da ne yapacaklar. demek ki yaşamayı ya da güzel kıçlı kızı elde etmeyi kardeşinden, sevgilisinden ya da küçücük bir kızın hayatından daha çok önem veriyorlar (onlar öldükten sonra siz yaşasanız ne olur!?). bu da bu senaryoyu ve karakterleri çok rahatsız edici ve midde bulandırıcı hale getiriyor. ama amerikan filmlerinde normalde kötü olanların iyi olarak gösterildiği ya da yaşamak için ne olursa olsun öldür temalı filmler de az değil. bu amerikan filmlerinin iliklerine işlemiş.
uzun lafın kısası sinirinizi bozmak veya 2 saatinizi boşa harcamak istyorsanız izleyin diyorum!
mesela karakter karakter anlatırsak brian karakteri bu grubun en kötü gibi görünen karakteri. danny'nin abisi. kız arkadaşını satacak kadar kaypak biri ama benim için en sinir bozucu karakter değildi. bobby karakteri ise brian'ın kız arkadaşı rolünde. salak malak (salak çünkü küçük kıza yardım etmek için bağırarak babasını çağırabilirdi kendi müdehale edeceği yerde) ama iyi bir karakter sayılırdı. en sinir bozucu karaktere gelir isek bu da kate olmakta. film boyunca mızmızlanıp duran hiçbir iş yapmayın grubun diğer elemanlarının fişini am salak danny'i kullanarak çekmeye çalışan, bunları yaparken acımasız olan ama zora gelince (golf sahasındaki elemanlar virüs kapmış mı diye striptiz yapmasını söyleyince!) küçük bir kız gibi ağlayan bir karakterdi. danny gibi amsalak bir karakterin de bu kız ne derse yapması ve süs köpeği gibi peşinde dolaşması filmi daha da sinir bozucu hale getiriyordu. bu sinir bozulmasının finali ise film'de en sona bu ikisinin sağ salim kalması sonucu ulaşılıyordu. böye senaryoya sokayım diyorum yani.
diyebilirsiniz ki grup elemanları başkalarını umursamamakta haklı. yoksa ölürler. iyi de yaşayacaklar da ne yapacaklar. demek ki yaşamayı ya da güzel kıçlı kızı elde etmeyi kardeşinden, sevgilisinden ya da küçücük bir kızın hayatından daha çok önem veriyorlar (onlar öldükten sonra siz yaşasanız ne olur!?). bu da bu senaryoyu ve karakterleri çok rahatsız edici ve midde bulandırıcı hale getiriyor. ama amerikan filmlerinde normalde kötü olanların iyi olarak gösterildiği ya da yaşamak için ne olursa olsun öldür temalı filmler de az değil. bu amerikan filmlerinin iliklerine işlemiş.
uzun lafın kısası sinirinizi bozmak veya 2 saatinizi boşa harcamak istyorsanız izleyin diyorum!
herkese göre olmayan konusuyla ilginç ve zevkle seyredilecek bir film olabilecekken, senarist acemiliğine kurban gitmiş yapım.
carriers, insanın kendisini ve sevdiklerini korumak için, diğer sevdiklerine neler yapabileceğine dair yeterli bir fikir veriyor.
yakın bir gelecekte geçiyor ama post apokaliptik demek ne kadar doğru olur bilemiyorum. herşeye rağmen izlemeye değer bir film bence.
carriers, insanın kendisini ve sevdiklerini korumak için, diğer sevdiklerine neler yapabileceğine dair yeterli bir fikir veriyor.
yakın bir gelecekte geçiyor ama post apokaliptik demek ne kadar doğru olur bilemiyorum. herşeye rağmen izlemeye değer bir film bence.
yer yer müthiş dram sahneleri barındıran vasatın üstünde bir salgın filmi.
Başrollerini Chris Pine, Piper Perabo, Emily VanCamp ve Lou Taylor Pucci paylaşır.
Alışıldık küresel salgın hastalık filmlerinden bu sefer zombi olmuyorlar ve işlenişi iyi o kadar. izleyecek olanlar fazla bir şey beklemeden izlesinler zira klasik bir hikaye üzerinde gidiyor ilk 15dakikadan sonra sonunu tahmin bile edebiliyorsunuz. Benzer bir film olarak The Crazies çok daha iyi bir film.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar