bugün
- aslan burcu6
- sabahları nefret edilen şeyler20
- bal tereyağ kaşar peynir ve çay4
- mazotun yarım litresi 50 tl4
- hava muhalefeti3
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması7
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı15
- kanadalı ünlüler10
- gagavuzları çok seviyorum ne yapmalıyım4
- sevilen hitap şekilleri5
- sözlüğün kalitesinin bu aralar düşmesi4
- alarmı kapatıp beş dakika daha uyuma3
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- çizgi filmleri en iyi yapan ülkeler3
- türkiye'ye gelip türk erkeklerini yolmak2
- herkese garip size normal gelen şeyler4
- gecenin korkunç yaratıkları4
- pipinin ortasında kıllar çıkması4
- saddam hüseyin4
- reddedilince brad pitt ten neyim eksik diyen erkek4
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- güne almanca bir cümle bırak4
- sabahları sevilen şeyler8
- beni kaybettin diyen erkek14
- mazotun litresi 101 lira35
- durduk yere bir yere rezervasyon yaptırmak2
- gülsen tuncer2
- vardiyalı çalışmak2
- arkadaşlar yeni işe başladım16
- ikinci abdülhamid abartılmış bir balondur2
- iç sıkıntısı7
- bin entry girmek2
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı15
- tecrübe edilen en korkunç şey7
- anın görüntüsü24
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler26
- bir sevgiliden beklenen şeyler11
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- sadece filistin'i önemsemek15
- ekşiye gidiyorum ben10
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz16
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek21
- arkadaşlar bir şey danışacağım10
- vermio4
- felsefe mezunu öğretmen olmak4
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları34
- gocu38
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz45
- trabzonspor'un thomas reis ile anlaşması2
- g i l d e d l i l y27
insanı ruh hastası yapan bir şarkı. acayip acayip düşünceler geliyorsa aklınıza bu şarkıyı dinlerken, bilin ki psychedelicliğidir nedeni.
roger waters'ın çığlığıyla, isminin yaratıcılığıyla darmadağın eden bir pink floyd parçası.
aslında Point Me at the Sky single'ının b side'ında yer alan şarkı. ummagumma'da bir canlı versiyonu vardır, ikinci sırada.
zabriskie point'de "Come In Number 51, Your Time Is Up" adı ile bulunan, roger waters'ın ilk dönem sanatının doruk noktası.
çığlıklı kısmını alıp, günlük hayatımda bir yerlerde kullanmak istediğim eser-ül san'at. mesela nerede kullanabilirim; yolun karşısından bana doğru bir araç gelirken, herhangi bir derse girerken, battlefield oynarken uçağımdayken vurulup atlamamın gerekmesinin ardından ıssız bir yere inip, takım skorunun içine etmemek için intihar etmeyip, uzun uzun yürüyüp bir kontrol noktasına ulaşınca sniper ile vurulunca, şut kaçırdığım zaman, blok yediğim zaman -çok olmuyor bu, vallaha bak- falan-filan.
müthiş bir şey.
müthiş bir şey.
ritmik seslerden oluşan bir hazırlık safhasından* sonra careful with that axe eugene diyerek o meşhur çığlığa geçen şarkıdır. tek kelimeyle psychedelictir.
pompeii kaydı dinlenmesi gereken muhteşem eser.
http://www.youtube.com/watch?v=lqv_exwj-bw
http://www.youtube.com/watch?v=lqv_exwj-bw
eugene kimdir? kafasına yiyeceği balta darbesine dikkat etmesi gereken kişi mi? yoksa elinde olan baltaya dikkat etmesi gereken kişi mi? eugene kimdir bilinmez ama waters'ın çığlıkları üzerine çok hayal kurdurur, çok hikaye yazdırır gibime geliyor... sen yine de; careful with that axe eugene, careful!!
şarkıyı kendimce yorumlarsam; gilmour'un ilk mırıldanışları, sakin vokalleri sözkonusu psikopat kızımız eugene'den gelmektedir. roger'sa kusur işlemiş (muthemelen eugene'i aldatmış) sevgiliyi yani kurbanı temsil eder.
melodi gerginleşir ve eugene baltayı kaptığı gibi adamın üzerine yürür yavaşça. yavaşça gelen katile yaklaşım elbette yine yavaşça, sakince olacaktır ki kurbanımız, "elindeki baltaya dikkat eugene.. elbette onu yere koyacaksın değil mi?" gibisinden kıçı terleye terleye kanal kontrolü yapar. tıpkı bir film sahnesi gibi.
sonrası malum. roger kaç kez çığlık atıyorsa (şu anda pek cesaret edemiyorum dinlemeye, siz sayın), o kadar balta yiyor kafasına. ardından gilmour tekrar giriyor. eugene yine mırıldanıyor. öldürmüş. ifadesizce orayı terkediyor.
tanım: o yıllar için gerçek bir deneysellik barındıran pink floyd şarkısıdır.
melodi gerginleşir ve eugene baltayı kaptığı gibi adamın üzerine yürür yavaşça. yavaşça gelen katile yaklaşım elbette yine yavaşça, sakince olacaktır ki kurbanımız, "elindeki baltaya dikkat eugene.. elbette onu yere koyacaksın değil mi?" gibisinden kıçı terleye terleye kanal kontrolü yapar. tıpkı bir film sahnesi gibi.
sonrası malum. roger kaç kez çığlık atıyorsa (şu anda pek cesaret edemiyorum dinlemeye, siz sayın), o kadar balta yiyor kafasına. ardından gilmour tekrar giriyor. eugene yine mırıldanıyor. öldürmüş. ifadesizce orayı terkediyor.
tanım: o yıllar için gerçek bir deneysellik barındıran pink floyd şarkısıdır.
zabriskie point güzelliği. o malum çığlık bence kaybolan insanın ruhunu aradığı sıralarda melodilerin ruha dokunmasıyla oluşan sanrıdır. aynı duygu yoğunluğu fingal cave, echoes ve set the controls for heart of the sun da da gözlemlenebiliyor çünkü.
live at pompeii versiyonu tüyler ürpertici derecede güzeldir.
dinlerken karın kasılmaları ile başlayan orgazmlar ile sonuçlanacak duygulara sokan pink floyd şarkısı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar