bugün
- mazotun yarım litresi 50 tl17
- erkekler neden evlenmek ister8
- araba alınca yapılacak şımarıklıklar8
- kürdü sevin21
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya10
- boyun tutulması4
- güne almanca bir cümle bırak11
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez2
- saddam hüseyin8
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı11
- fren kaliperlerine baktır araçta ses var diyen kız3
- reddedilince brad pitt ten neyim eksik diyen erkek6
- yazarların öğle yemekleri3
- eksi karmalara meslek isimleri verilmesi4
- çakmak hırsızlığı2
- seri eksi veren ibne ye açık mektup3
- hava muhalefeti6
- karmamın bir gecede 15 puan birden düşmesi4
- çocukken en sevilen çizgi film2
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- hangi sözlük kızısın2
- vermio vs nervio3
- grup yorum uğurlama3
- gecenin korkunç yaratıkları7
- bakan gürlek borsa soruşturmasında dört tutuklama4
- ezik erkek psikolojisi2
- iblis'in sesini duymak14
- 28 bine çalışmak9
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması8
- kanadalı ünlüler10
- bik bik reis3
- mazotun litresi 101 lira35
- çağla idi22
- amerika5
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- borsa faciasının ertesi günü ünlüler operasyonu3
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı15
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz46
- noldu bize sözlük2
- sabahları nefret edilen şeyler20
- aslan burcu6
- beni kaybettin diyen erkek14
- pipinin ortasında kıllar çıkması5
- arkadaşlar yeni işe başladım16
- arkadaşlar bir şey danışacağım11
- arkadaşlar nasılsınız3
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler26
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı15
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- bal tereyağ kaşar peynir ve çay4
insanı ruh hastası yapan bir şarkı. acayip acayip düşünceler geliyorsa aklınıza bu şarkıyı dinlerken, bilin ki psychedelicliğidir nedeni.
roger waters'ın çığlığıyla, isminin yaratıcılığıyla darmadağın eden bir pink floyd parçası.
aslında Point Me at the Sky single'ının b side'ında yer alan şarkı. ummagumma'da bir canlı versiyonu vardır, ikinci sırada.
zabriskie point'de "Come In Number 51, Your Time Is Up" adı ile bulunan, roger waters'ın ilk dönem sanatının doruk noktası.
çığlıklı kısmını alıp, günlük hayatımda bir yerlerde kullanmak istediğim eser-ül san'at. mesela nerede kullanabilirim; yolun karşısından bana doğru bir araç gelirken, herhangi bir derse girerken, battlefield oynarken uçağımdayken vurulup atlamamın gerekmesinin ardından ıssız bir yere inip, takım skorunun içine etmemek için intihar etmeyip, uzun uzun yürüyüp bir kontrol noktasına ulaşınca sniper ile vurulunca, şut kaçırdığım zaman, blok yediğim zaman -çok olmuyor bu, vallaha bak- falan-filan.
müthiş bir şey.
müthiş bir şey.
ritmik seslerden oluşan bir hazırlık safhasından* sonra careful with that axe eugene diyerek o meşhur çığlığa geçen şarkıdır. tek kelimeyle psychedelictir.
pompeii kaydı dinlenmesi gereken muhteşem eser.
http://www.youtube.com/watch?v=lqv_exwj-bw
http://www.youtube.com/watch?v=lqv_exwj-bw
eugene kimdir? kafasına yiyeceği balta darbesine dikkat etmesi gereken kişi mi? yoksa elinde olan baltaya dikkat etmesi gereken kişi mi? eugene kimdir bilinmez ama waters'ın çığlıkları üzerine çok hayal kurdurur, çok hikaye yazdırır gibime geliyor... sen yine de; careful with that axe eugene, careful!!
şarkıyı kendimce yorumlarsam; gilmour'un ilk mırıldanışları, sakin vokalleri sözkonusu psikopat kızımız eugene'den gelmektedir. roger'sa kusur işlemiş (muthemelen eugene'i aldatmış) sevgiliyi yani kurbanı temsil eder.
melodi gerginleşir ve eugene baltayı kaptığı gibi adamın üzerine yürür yavaşça. yavaşça gelen katile yaklaşım elbette yine yavaşça, sakince olacaktır ki kurbanımız, "elindeki baltaya dikkat eugene.. elbette onu yere koyacaksın değil mi?" gibisinden kıçı terleye terleye kanal kontrolü yapar. tıpkı bir film sahnesi gibi.
sonrası malum. roger kaç kez çığlık atıyorsa (şu anda pek cesaret edemiyorum dinlemeye, siz sayın), o kadar balta yiyor kafasına. ardından gilmour tekrar giriyor. eugene yine mırıldanıyor. öldürmüş. ifadesizce orayı terkediyor.
tanım: o yıllar için gerçek bir deneysellik barındıran pink floyd şarkısıdır.
melodi gerginleşir ve eugene baltayı kaptığı gibi adamın üzerine yürür yavaşça. yavaşça gelen katile yaklaşım elbette yine yavaşça, sakince olacaktır ki kurbanımız, "elindeki baltaya dikkat eugene.. elbette onu yere koyacaksın değil mi?" gibisinden kıçı terleye terleye kanal kontrolü yapar. tıpkı bir film sahnesi gibi.
sonrası malum. roger kaç kez çığlık atıyorsa (şu anda pek cesaret edemiyorum dinlemeye, siz sayın), o kadar balta yiyor kafasına. ardından gilmour tekrar giriyor. eugene yine mırıldanıyor. öldürmüş. ifadesizce orayı terkediyor.
tanım: o yıllar için gerçek bir deneysellik barındıran pink floyd şarkısıdır.
zabriskie point güzelliği. o malum çığlık bence kaybolan insanın ruhunu aradığı sıralarda melodilerin ruha dokunmasıyla oluşan sanrıdır. aynı duygu yoğunluğu fingal cave, echoes ve set the controls for heart of the sun da da gözlemlenebiliyor çünkü.
live at pompeii versiyonu tüyler ürpertici derecede güzeldir.
dinlerken karın kasılmaları ile başlayan orgazmlar ile sonuçlanacak duygulara sokan pink floyd şarkısı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar