bugün
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı14
- yaşamak istenilen şeyler10
- g i l d e d l i l y17
- askerde 200 metre atışı yapmak15
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey11
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması10
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler15
- kadın olmanın avantajları16
- penisi seks objesi olarak görmek5
- hayatın kuralları6
- geceye bir şarkı bırak9
- türkiye'ye geldim11
- nervio23
- alkolsüz sosyalleşmede zorlanmak4
- gençlerbirliği4
- sözlükteki fenerbahçeliler4
- kürtsüz türkiye2
- kadın sürücü görünce yapılması gerekenler10
- galatasaray'ın fenerbahçe'yi yine altına alması2
- her şeyi açıklayan en kısa cümle8
- sevgiliyle sabaha kadar çığlık serisini izlemek3
- sözlükteki fanatik fenerlilere giren kazık2
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi10
- ismail kartal3
- pkklı mezarları tahrip edildi diyen mv3
- arkadaşlar ben drama queen miyim4
- monica bellucci bakışı5
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- nervio hamferdi6
- hangi manifest kızı ile sevişmek isterdin4
- anka 32
- kurtar bizi müsavat16
- uyanıp giyinip gece sokaklarda turlamak3
- trans kadın çekiciliği5
- sevişirken mastürbasyon yaptığını hayal etmek4
- la taverne des yeux4
- kadıköy solcusu4
- kadınları anlamak4
- anın görüntüsü30
- tanrı vs şeytan4
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- fenerbahçe5
- kedi sidiği kokmak5
- alevi kızların alev alev yanması13
- cin soda2
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- gece sokakta dolanan kara çarşaflı2
- her kıza yazan erkek3
- aleksey batrakov5
insanı ruh hastası yapan bir şarkı. acayip acayip düşünceler geliyorsa aklınıza bu şarkıyı dinlerken, bilin ki psychedelicliğidir nedeni.
roger waters'ın çığlığıyla, isminin yaratıcılığıyla darmadağın eden bir pink floyd parçası.
aslında Point Me at the Sky single'ının b side'ında yer alan şarkı. ummagumma'da bir canlı versiyonu vardır, ikinci sırada.
zabriskie point'de "Come In Number 51, Your Time Is Up" adı ile bulunan, roger waters'ın ilk dönem sanatının doruk noktası.
çığlıklı kısmını alıp, günlük hayatımda bir yerlerde kullanmak istediğim eser-ül san'at. mesela nerede kullanabilirim; yolun karşısından bana doğru bir araç gelirken, herhangi bir derse girerken, battlefield oynarken uçağımdayken vurulup atlamamın gerekmesinin ardından ıssız bir yere inip, takım skorunun içine etmemek için intihar etmeyip, uzun uzun yürüyüp bir kontrol noktasına ulaşınca sniper ile vurulunca, şut kaçırdığım zaman, blok yediğim zaman -çok olmuyor bu, vallaha bak- falan-filan.
müthiş bir şey.
müthiş bir şey.
ritmik seslerden oluşan bir hazırlık safhasından* sonra careful with that axe eugene diyerek o meşhur çığlığa geçen şarkıdır. tek kelimeyle psychedelictir.
pompeii kaydı dinlenmesi gereken muhteşem eser.
http://www.youtube.com/watch?v=lqv_exwj-bw
http://www.youtube.com/watch?v=lqv_exwj-bw
eugene kimdir? kafasına yiyeceği balta darbesine dikkat etmesi gereken kişi mi? yoksa elinde olan baltaya dikkat etmesi gereken kişi mi? eugene kimdir bilinmez ama waters'ın çığlıkları üzerine çok hayal kurdurur, çok hikaye yazdırır gibime geliyor... sen yine de; careful with that axe eugene, careful!!
şarkıyı kendimce yorumlarsam; gilmour'un ilk mırıldanışları, sakin vokalleri sözkonusu psikopat kızımız eugene'den gelmektedir. roger'sa kusur işlemiş (muthemelen eugene'i aldatmış) sevgiliyi yani kurbanı temsil eder.
melodi gerginleşir ve eugene baltayı kaptığı gibi adamın üzerine yürür yavaşça. yavaşça gelen katile yaklaşım elbette yine yavaşça, sakince olacaktır ki kurbanımız, "elindeki baltaya dikkat eugene.. elbette onu yere koyacaksın değil mi?" gibisinden kıçı terleye terleye kanal kontrolü yapar. tıpkı bir film sahnesi gibi.
sonrası malum. roger kaç kez çığlık atıyorsa (şu anda pek cesaret edemiyorum dinlemeye, siz sayın), o kadar balta yiyor kafasına. ardından gilmour tekrar giriyor. eugene yine mırıldanıyor. öldürmüş. ifadesizce orayı terkediyor.
tanım: o yıllar için gerçek bir deneysellik barındıran pink floyd şarkısıdır.
melodi gerginleşir ve eugene baltayı kaptığı gibi adamın üzerine yürür yavaşça. yavaşça gelen katile yaklaşım elbette yine yavaşça, sakince olacaktır ki kurbanımız, "elindeki baltaya dikkat eugene.. elbette onu yere koyacaksın değil mi?" gibisinden kıçı terleye terleye kanal kontrolü yapar. tıpkı bir film sahnesi gibi.
sonrası malum. roger kaç kez çığlık atıyorsa (şu anda pek cesaret edemiyorum dinlemeye, siz sayın), o kadar balta yiyor kafasına. ardından gilmour tekrar giriyor. eugene yine mırıldanıyor. öldürmüş. ifadesizce orayı terkediyor.
tanım: o yıllar için gerçek bir deneysellik barındıran pink floyd şarkısıdır.
zabriskie point güzelliği. o malum çığlık bence kaybolan insanın ruhunu aradığı sıralarda melodilerin ruha dokunmasıyla oluşan sanrıdır. aynı duygu yoğunluğu fingal cave, echoes ve set the controls for heart of the sun da da gözlemlenebiliyor çünkü.
live at pompeii versiyonu tüyler ürpertici derecede güzeldir.
dinlerken karın kasılmaları ile başlayan orgazmlar ile sonuçlanacak duygulara sokan pink floyd şarkısı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar