bugün
- aptal insan tarifi3
- hiçbir işin rast gitmemesi4
- sözlükte yalnız bir hayat sürmek3
- erkekte fizik mi giyim mi daha önemli8
- grok vs gemini vs chatgpt6
- teklif edip asla ısrar etmeyen insan9
- nervio abla22
- türkiye de yaşanacak tek yerin izmir olması3
- izmir2
- feministlerin sınırsız nafaka iptaline kızmaları14
- eşiyle kavga eden goril2
- sedat pekmez43
- hoşlanan erkeğin adım atmama sebebi6
- gavurlar niye müslüman olmuyor3
- 30 yaşından sonra ne yapacağız hissi5
- aykut kocaman4
- kepaze bir hayat sürmek2
- her günün aynı rutinlikte geçmesi2
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron16
- sözlükte içinden geçeni özgürce yazamama2
- yaşamak3
- türkiye de yaşanabilir en ideal şehir2
- satrançta at mı daha değerlidir fil mi5
- köşe başı dükkanlar erotik shop olsun11
- sözlükteki arkadaş çevresi6
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması19
- türkiye'de iyi bir insan olmak11
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük19
- aşka inanmayan insan4
- 25 yıllık akp iktidarından çıkarılacak ders12
- haklı olduğu halde susan insan7
- chp'nin hali ne olacak34
- adalet var mı2
- ömürlük arabalar3
- uyku bozuldu iyice2
- ıslak kek bile yapamayan kız5
- fatoş pınar türker4
- yuvarlak popolu kadın3
- ten uyumu vs kafa uyumu2
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- 6'ncı nesil uçakta dünyada söz sahibi olmamız11
- toy story 53
- hiç gelmeyecek birini beklemek9
- sömürge valisi3
- astrolojiye inanan insanlara yapılan zorbalık3
- seküler erkek muhafazakar kız birlikteliği7
- sözlük kadınlarının bugünkü kombini17
- m r e r e c t o21
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- evli insanların bekarlara sen de evlen baskısı5
Hoş gelmiş yeni yazar. Nickaltını ilk ben yazmasaydım hayal kırıklığına uğrardım sanırım. Ne demiştik; müzik. Evet burayı bile müzikle açmak isteyişimin tek sebebi bu.
Bunu birkaç kere dinlemen dileğiyle ( eminim ki içerisinde güzel anlamlar bulacaksın );
https://youtu.be/EmTBKbyaEjU
Bunu birkaç kere dinlemen dileğiyle ( eminim ki içerisinde güzel anlamlar bulacaksın );
https://youtu.be/EmTBKbyaEjU
Nerelerdersin inan hiç bilmiyorum. Yaklaşık 2 aydır ne sesini duydum ne yüzünü gördüm. Sana anlatmak istediğim o kadar çok şey birikti ki.. bu yazıyı bile ne zaman okuyacağını bilmiyorum.
Şu an istanbul yolundayım. Sana geldiğimi bile haber veremiyorum. Bakırköy’e gelsem seni bulur muyum onu da bilmiyorum. Ne kadar çok bilmiyorum kelimesi geçirdiğimin ben de farkındayım. Gözlerin kanayacak bu bilmiyorum çoğunluğunu görünce.
Sana hep söylemiştim belirsizlikten hoşlanmam diye. Bilmiyorum da o belirsizliğin esaslı kelimelerinden olsa gerek tınısında beni rahatsız edici bir havası var.
Bu yukarıda yazdığım yazılar sana dün yazıp yayınlamaktan vazgeçtiğim yazı. Şükür ki özlemin sebep olduğu kramplar bugün dindi.
Bugün konuşurken sesini salak salak dinlediğimi fark ettin mi? Dikkatimi toplayamayıp seni sadece seni konuşturmaya çalıştığımı? Ya da her ayrıntıyı yakalamaya çalıştığımı? Şu an gülümsüyorum, eminim ki anlamışsındır. Beni, benden iyi anlarsın sen. O mâlum şarkıda olduğu gibi “ ben anlarım çünkü en iyi ben tanırım seni”
Yine paragraflara bölüp tamamlayamama ve dikkat dağınıklığı hasıl oldu bende. Eminim ki bunu da fark edeceksin. Ruhumda yeni yeşeren çiçekleri fark edeceğin gibi. Çoook uzun zaman önce benim çok sonra fark ettiğim bir yazı yazmıştın nickimin altına. O yazıyı okuyunca ben çok üzülmüştüm biliyor musun? Çiçeklerden yoksun, sararmaya yüz tutmuştum. Sonra tekrar geldin bana özlemini çektiğim gökyüzünü gösterdin bana kahve eşliğinde. Sanırım hep bu olacak, bana geleceksin ve bir şeyleri fark etmemi sağlayacaksın. Tam olarak adının anlamı gibi; sen benim müjdecimsin. Hem de öyle ehliyetsiz müjdecilerden değil, ehli olanlardan, dostane bir rüzgar savrukluğu eşliğinde bir müjdeci.
Sana en başta dediğim gibi; ulaştırsın rüzgar bunları dostane bir buse mahiyetinde konsun yanağına.
Bunu hiç unutma olur mu? Ben hiçbir zaman unutmuyorum çünkü.
Geçenlerde tam bize uyacak bir şiir yazdım. Efruz sevdam parmaklarımı kamçılarken aklıma sen geldin. Bu efruz yakamızı bırakacak değil. Olur şey de değil. Olur olmadık anlarda zihnimden peyda oluyor ve bana sadece onu ifade etmek düşüyor. Her zaman dediğimiz gibi işte “ ben efruz’um” o vakit ki yanmayı da bildik harmanlanmayı da, o vakit ki sevdalanmak nedir öğrendik, o vakit ki yanık kokusunun dünyanın en acı kokusu olduğunu öğrendik.
Böyle böyle efruz olduk işte.
Sanırım tam şu an yazımı sonlandıracağım. Neler karaladım yine, inan bilmiyorum. Sadece özlemden oluşan kramplar dindi, ben ona seviniyorum.
Şu an istanbul yolundayım. Sana geldiğimi bile haber veremiyorum. Bakırköy’e gelsem seni bulur muyum onu da bilmiyorum. Ne kadar çok bilmiyorum kelimesi geçirdiğimin ben de farkındayım. Gözlerin kanayacak bu bilmiyorum çoğunluğunu görünce.
Sana hep söylemiştim belirsizlikten hoşlanmam diye. Bilmiyorum da o belirsizliğin esaslı kelimelerinden olsa gerek tınısında beni rahatsız edici bir havası var.
Bu yukarıda yazdığım yazılar sana dün yazıp yayınlamaktan vazgeçtiğim yazı. Şükür ki özlemin sebep olduğu kramplar bugün dindi.
Bugün konuşurken sesini salak salak dinlediğimi fark ettin mi? Dikkatimi toplayamayıp seni sadece seni konuşturmaya çalıştığımı? Ya da her ayrıntıyı yakalamaya çalıştığımı? Şu an gülümsüyorum, eminim ki anlamışsındır. Beni, benden iyi anlarsın sen. O mâlum şarkıda olduğu gibi “ ben anlarım çünkü en iyi ben tanırım seni”
Yine paragraflara bölüp tamamlayamama ve dikkat dağınıklığı hasıl oldu bende. Eminim ki bunu da fark edeceksin. Ruhumda yeni yeşeren çiçekleri fark edeceğin gibi. Çoook uzun zaman önce benim çok sonra fark ettiğim bir yazı yazmıştın nickimin altına. O yazıyı okuyunca ben çok üzülmüştüm biliyor musun? Çiçeklerden yoksun, sararmaya yüz tutmuştum. Sonra tekrar geldin bana özlemini çektiğim gökyüzünü gösterdin bana kahve eşliğinde. Sanırım hep bu olacak, bana geleceksin ve bir şeyleri fark etmemi sağlayacaksın. Tam olarak adının anlamı gibi; sen benim müjdecimsin. Hem de öyle ehliyetsiz müjdecilerden değil, ehli olanlardan, dostane bir rüzgar savrukluğu eşliğinde bir müjdeci.
Sana en başta dediğim gibi; ulaştırsın rüzgar bunları dostane bir buse mahiyetinde konsun yanağına.
Bunu hiç unutma olur mu? Ben hiçbir zaman unutmuyorum çünkü.
Geçenlerde tam bize uyacak bir şiir yazdım. Efruz sevdam parmaklarımı kamçılarken aklıma sen geldin. Bu efruz yakamızı bırakacak değil. Olur şey de değil. Olur olmadık anlarda zihnimden peyda oluyor ve bana sadece onu ifade etmek düşüyor. Her zaman dediğimiz gibi işte “ ben efruz’um” o vakit ki yanmayı da bildik harmanlanmayı da, o vakit ki sevdalanmak nedir öğrendik, o vakit ki yanık kokusunun dünyanın en acı kokusu olduğunu öğrendik.
Böyle böyle efruz olduk işte.
Sanırım tam şu an yazımı sonlandıracağım. Neler karaladım yine, inan bilmiyorum. Sadece özlemden oluşan kramplar dindi, ben ona seviniyorum.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
