bugün
- ilk buluşmada ne getirilmeli6
- ahmet sezer bey11
- gemici çakmağı3
- kabak yemeği vs hamburger11
- topçu miralay ahmet sezer bey2
- çocukların şımarık olması2
- kemaliste dokundum ne yapmalıyım3
- diktatörlükle yönetilen ülkeler2
- norveç futbolu3
- 186 boyundaki erkek19
- solculuğun bir virüs olması2
- sabahın 6 sında uyanmak4
- ahmet sezer bey köprü üstüne tamam2
- velvet hanım günaydın2
- alevi erkek8
- bursalı erkekler9
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır10
- rest apilerde state yönetimi sorunsalı2
- 32 yaşına girmek12
- nervionun merak ettiği yazar19
- erzincanlı erkekler6
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- tavuk döner ısmarlayan erkek6
- istanbullu erkekler5
- sivaslı yiğidolar6
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- g'i l d'e d l'i l y20
- zengin olsanız ne yapardınız9
- yalnizca deli yalnizca sair21
- din tartışması7
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak19
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- antalyalı erkekler5
- kürt erkek5
- adıyamanlı erkekler5
- norveçte bok olsam9
- habire1240
- bugün açılacağım sözlük kızı12
- bir meyve olsanız ne olurdunuz3
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- cezayir erkekği4
- arkadaşlar bakar mısınız21
- katatespizartmasi17
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım15
- kürtler 5 yıl icerisinde türkiye yi ele gecirirler13
- velvet47
- gün içinde uyuduğu için gece uykusu gelmeyen insan3
- nervio'ya aşık olmak5
eğlenceli güzel bir film. neden doğru aşkı bulamıyorum diyen her kadının kendinden bir şey bulabileceği bir film.
(bkz: tarzanca)
1979'da yayınlanmış mükemmel bir marianne faithfull albümü. 37-38 dakikalık bir albüm olması tadı damakta bırakıyor. zaten kendisi de * albümün " kusursuz " olduğunda hemfikir. broken english'in, daha önceki marianne faithfull albümlerine göre " radikal " bir çizgide olduğu aşikar. önceleri folk, country ve western üçgeninde dolaşan tarzının dışına çıkıp, rock, punk ve new wave semalarında dolaştığını görmekteyiz. bu tarz, kötü alışkanlıklarının yol açtığı hafif kısık ama olgun ses tonuyla birleşince kendisinin de dediği gibi " kusursuz " bir albüm ortaya çıkıyor. faithfull'un meşhur olmuş iki parçasını** da barındıran broken english, aynı zamanda adıyla aynı olan albümün ilk kaydı.
album tracklist :
1.broken english
2.witches song
3.brain drain
4.guilt
5.the ballad of lucy jordan
6.what's the horry
7.working class hero
8.why d'ya do it?
album tracklist :
1.broken english
2.witches song
3.brain drain
4.guilt
5.the ballad of lucy jordan
6.what's the horry
7.working class hero
8.why d'ya do it?
biraz mecburiyet dolayısıyla girdiğim ve beklediğimden çok çok daha iyi olan ilk perdesiyle beni mutlu eden, ancak aranın ardından başlayan ikinci perdeyle artan beklentilerimi karşılayamamış romantik film.
--spoiler--
ilşkilerinde hep hüsrana uğrayan bir bayan var ve film o bayanı model olarak seçip belirli bir yaşa gelmiş, işinde başarılı olan ama aşk hayatında mutluluğu yakalayamamış bayanları irdeliyor.
ilk perde oldukça iyiydi, yer yer beklediğimden çok daha romantikti. dolayısıyla ben aradan sonra daha duygusal bir film bekledim. ama tam tersi oldu. film romantizm çizgisindne iyice uzaklaştı ve başroldeki bayanımızın* her girdiği ortamda alkol alıp farklı farklı insanlarla diyaloglarından ibaret bir hale geldi.
beni asıl hayal kırıklığına uğratan ise filmin ortasından itibaren beklenen o büyük buluşmanın çok yavan kalması oldu. zaten orada da film bitti. yönetmen sanki ''ulan işler sarpa sardı, uzadıkça uzuyor bitirelim artık'' demiş gibi geldi bana.
filmin müziklerini ise genelde iyiydi ama özellikle sonlara doğru duyulan müzik baş döndüren bir gürültüydü benim için hepsi o.
--spoiler--
--spoiler--
ilşkilerinde hep hüsrana uğrayan bir bayan var ve film o bayanı model olarak seçip belirli bir yaşa gelmiş, işinde başarılı olan ama aşk hayatında mutluluğu yakalayamamış bayanları irdeliyor.
ilk perde oldukça iyiydi, yer yer beklediğimden çok daha romantikti. dolayısıyla ben aradan sonra daha duygusal bir film bekledim. ama tam tersi oldu. film romantizm çizgisindne iyice uzaklaştı ve başroldeki bayanımızın* her girdiği ortamda alkol alıp farklı farklı insanlarla diyaloglarından ibaret bir hale geldi.
beni asıl hayal kırıklığına uğratan ise filmin ortasından itibaren beklenen o büyük buluşmanın çok yavan kalması oldu. zaten orada da film bitti. yönetmen sanki ''ulan işler sarpa sardı, uzadıkça uzuyor bitirelim artık'' demiş gibi geldi bana.
filmin müziklerini ise genelde iyiydi ama özellikle sonlara doğru duyulan müzik baş döndüren bir gürültüydü benim için hepsi o.
--spoiler--
sonu hariç iyi bir film; daha duygusal ve beklenilen bir son yazabilselerdi...
"30 yaşıma geldiğimde evlenmiş ve çocuğum olmuş diye hayal ederdim"
keşke herkes sevdiğinin peşinden gidebilse...
özgüven hayatın her aşamasında karşınızda ve ne denli önemli...
yakın arkadaşın desteği şüpesiz ilaç gibi...
aşkı bulmak aramakla olmuyor; aşk bir tesadüf...
subjectif düşüncelerimiz içinde odaklandığımız ağaçtan ormanı görmemizi sağlayan diğer objectif bakabilen herkes hayatta unutulmazlar arasında yerini alıyor...
aile her daim önemli, aile büyükleri birçok kültürlerde birbirine yakın sahiplenme güdüsüyle...
eğer yalnızsan bunu önce kendine sormalı ve soruyu kendinde yanıtlamalısın...
aşk çok ama çok güzel ve özel bir duygu!!... * *
"30 yaşıma geldiğimde evlenmiş ve çocuğum olmuş diye hayal ederdim"
keşke herkes sevdiğinin peşinden gidebilse...
özgüven hayatın her aşamasında karşınızda ve ne denli önemli...
yakın arkadaşın desteği şüpesiz ilaç gibi...
aşkı bulmak aramakla olmuyor; aşk bir tesadüf...
subjectif düşüncelerimiz içinde odaklandığımız ağaçtan ormanı görmemizi sağlayan diğer objectif bakabilen herkes hayatta unutulmazlar arasında yerini alıyor...
aile her daim önemli, aile büyükleri birçok kültürlerde birbirine yakın sahiplenme güdüsüyle...
eğer yalnızsan bunu önce kendine sormalı ve soruyu kendinde yanıtlamalısın...
aşk çok ama çok güzel ve özel bir duygu!!... * *
1996 yapımı film. senaryosunu ise gregor nicholas yazmış ve yine kendi yönetmiş.
http://www.imdb.com/title/tt0115760/
http://www.imdb.com/title/tt0115760/
dün izlemek için yüklediğim , ama izlemeden kapattığım film.. bugün de sol framede gördüm.. kaderi böylesi..
ille de :
melvil poupaud
melvil poupaud
izleyen hatun kişisinde iki zıt etkisi olabilecek filmdir bence,
ya aman boşver serzenişi ile aşkın gelecegi yok bende böyle bir çılgınlık yapmalıyım deyip hemen birine atlama istegi
yada hayır hayır beklemeliyim elbet karşıma böyle bir aşk çıkabilir.
tabi bunlar 30 civarı için geçerli çünkü 20lerin başlarındakiler pek düşünmezler daha ciddi,evlenme felan.
ya aman boşver serzenişi ile aşkın gelecegi yok bende böyle bir çılgınlık yapmalıyım deyip hemen birine atlama istegi
yada hayır hayır beklemeliyim elbet karşıma böyle bir aşk çıkabilir.
tabi bunlar 30 civarı için geçerli çünkü 20lerin başlarındakiler pek düşünmezler daha ciddi,evlenme felan.
Latin erkeği ya da Fransız kadını klişelerinden sıyrılıp, esas oğlanı tutku ve özenle sentezleyen, Fransız erkeği vurgusunu yapan film.
etkileyici, güzel bir festival filmidir.
kadın kahramanımızın tek düze hayatı onu hastalık noktasına getirmiştir, tanıştığı parisli erkek arkadaşı da gidince iyice nefes alamaz hale gelmiştir. her ne kadar erkek arkadaşının paris e gidip birlikte yaşama teklifini reddetmiş olsa da dayanamaz ve istifa eder.
New York'tan arkadaşıyla O'nu bulmaya Paris'e gelir, malesef O'nun adresini kaybetmiştir ve adı da çok sık rastlanılan bir addır. Bir akşam O'nu bulmak için dolaştığı barlardan birindeki bir adam :
'Sizi hiç unutmayacağım. Çok özelsiniz. Herkes yalnız kalmamak için birini arar, siz ise bir sihir arıyorsunuz.' der.
Vazgeçmişken ertesi gün havaalanına gitmek için bindiği metroda TesadüfeN O(sihir) ile karşılaşır ki O da TesadüfeN o sabah bir fuara katılmak için havaalanına gidiyordur...
kadın kahramanımızın tek düze hayatı onu hastalık noktasına getirmiştir, tanıştığı parisli erkek arkadaşı da gidince iyice nefes alamaz hale gelmiştir. her ne kadar erkek arkadaşının paris e gidip birlikte yaşama teklifini reddetmiş olsa da dayanamaz ve istifa eder.
New York'tan arkadaşıyla O'nu bulmaya Paris'e gelir, malesef O'nun adresini kaybetmiştir ve adı da çok sık rastlanılan bir addır. Bir akşam O'nu bulmak için dolaştığı barlardan birindeki bir adam :
'Sizi hiç unutmayacağım. Çok özelsiniz. Herkes yalnız kalmamak için birini arar, siz ise bir sihir arıyorsunuz.' der.
Vazgeçmişken ertesi gün havaalanına gitmek için bindiği metroda TesadüfeN O(sihir) ile karşılaşır ki O da TesadüfeN o sabah bir fuara katılmak için havaalanına gidiyordur...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar