bugün
- kadir inanır ın buket saygı yı taciz etmesi13
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı21
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle19
- yazarların en sevdiği meyve6
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi12
- kiraz cicegi kolonyasi34
- yazarların en sevdiği sözler7
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi11
- corona sonrası dünya düzeni5
- neden kadın ayağına ilgi duyulduğu sorusu8
- mantra grubu6
- midye8
- 10 temmuz 20265
- sözlük yazarlarının tatlıları20
- canım dilaram2
- 1000 liralık boxer giymek5
- kristin kreuk2
- fas11
- fransa8
- ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler6
- kürdistan5
- johnny sinsin araba vurdurması4
- fiat 131 vs peugeot 5043
- uzun ilişki sürdürmenin sırları4
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen17
- söylemek istenilenler4
- sevgiliyle yapılabilecek en güzel aktivite6
- sevilen bilgisayar oyununu üç kelime ile anlatmak3
- seksting yapacak yazarlar veritabanı6
- ayakseverlik5
- izlenilen ilk yabancı dizi10
- 2026 dünya kupası24
- sevgiliyle yemek yaparken sevişmeye başlamak6
- üniversiteli kızlara cinlerin musallat olması2
- saraca finch house25
- menemen4
- kadın yazarların kavga etmesi11
- futbol21
- gram altın3
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı13
- kuran da namazın olmaması21
- tabağında yemek bırakan erkek5
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- velvet38
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması7
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar9
- oğlum donat şu masayı4
- düşün ki o bunu okuyor6
- netanyahu'nun f 35 paniği2
- 10 temmuz 2026 ispanya belçika maçı7
Yönetmenliğini Jane Campion'un yaptığı Britanya - Avustralya ortak yapımı film. 1821 yılında tüberkülozdan ölen şair John Keats ile 25 yaşındaki yeğeni Fanny Brawne arasındaki aşkı konu alan filmde, ingiliz aktör Ben Whishaw John Keats'i, Avustralyalı aktris Abbie Cornish Fanny Brawne'ı canlandırıyor. Döneme ilişkin çeşitli kaynaklar ile John Keats'in mektuplarından yararlanılarak yapılan film sevgi ve yitirme konuları üzerine ağırlık veriyor.
ingiliz şair john keats in şiiri.
Bright star! would I were steadfast as thou art
Not in lone splendour hung aloft the night,
And watching, with eternal lids apart,
Like Nature's patient sleepless Eremite,
The moving waters at their priestlike task
Of pure ablution round earth's human shores,
Or gazing on the new soft fallen mask
Of snow upon the mountains and the moors
No-yet still steadfast, still unchangeable,
Pillow'd upon my fair love's ripening breast,
To feel for ever its soft fall and swell,
Awake for ever in a sweet unrest,
Still, still to hear her tender-taken breath,
And so live ever-or else swoon to death.
Bright star! would I were steadfast as thou art
Not in lone splendour hung aloft the night,
And watching, with eternal lids apart,
Like Nature's patient sleepless Eremite,
The moving waters at their priestlike task
Of pure ablution round earth's human shores,
Or gazing on the new soft fallen mask
Of snow upon the mountains and the moors
No-yet still steadfast, still unchangeable,
Pillow'd upon my fair love's ripening breast,
To feel for ever its soft fall and swell,
Awake for ever in a sweet unrest,
Still, still to hear her tender-taken breath,
And so live ever-or else swoon to death.
parlak yıldız anlamına gelen ingilizce söz.
yolda yola yakında inşallah dinimiz amin beyaz perdede bizi bekleyecek.
aşk nasıl yaşanır insana öğreten çok güzel bir film. ben whishaw rolünün hakkını fazlasıyla vermiş.
kızın ağladığı sahne izlediğim en gerçekçi ağlama sahnesi olmakla birlikte güzel bir film.oyunculuklar şahane, senaryo güzel daha ne olsun.
keats öldüğünde fanny nefes alamıyorum diyerek ağlaması izlediğim en iç gıcıklayıcı sahnelerden...
şair john keats'i ve acıklı bir aşk hikayesini konu alan başarılı jane campion filmi. şair keats rolünde perfume the story of a murderer filminde grenouille rolüyle dikkat çeken genç aktör ben whishaw oynuyor. romantizm, acı ve 19.yy. ingiliz edebiyatı içerikli, kostümleri ve genel havasıyla izlenesi bir filmdir.
jane champion'un senaryosunu yazıp yönettiği; güzel, etkileyici, şiirsel bir aşk filmi.
filmin başlarında şiirden anlamayan fanny'e keats şunu söyler:
--spoiler--
şiir gizemi anlayabilmek için ruhu yüceltir ve dinlendirir.
--spoiler--
fanny'nin tepkisi ise gizemi severim olur ve şiir rehberliğinde başlayan gizem yolculuğu şair bir ruhun iklimine tutulma ve en nihayetinde fanny ve keats'in büyülü, bahar çiçekleri ile bezenmiş, gül kokulu, özlem dolu, umutsuz aşkına dönüşür.
film anlatmak istediği şiirsel aşk konusunda başarılı, gerek kostümler gerek oyunculuklar gerekse estetik ve şiirsel doğa manzaraları ile etkileyici. bazı sahneleri de özel incelersek ki bunu takdiri hak eden sahneler bunlar:
mesela ingiliz genç şairlerinin oluşturduğu sadece sesleriyle klasik müzik yapan cehennem zebanileri* topluluğu filmin komik sahnelerinden.
başka bir sahne; keats fanny'Den uzakta yazdığı bir mektupta şöyle der:
--spoiler--
neredeyse birer kelebek olup sadece yazın üç günü yaşasak diyecek durumdayım.
seninle geçen üç gün sensiz geçecek 50 yıldan daha fazla keyif verir insana...
--spoiler--
ve bunun üzerine fanny ve iki kardeşi, bahçelerinde aşklarının kelebeklerini toplar, fanny'nin odası keats ile aşkını simgeleyen rengarenk kelebeklerle dolar.
diğer bir sahne; rüzgarın perdeyi dalgalandırması, funny'nin kendisini aşkın kollarına bıraktığı andaki dingin huzuru, mutluluğu anlatırcasına tüm bedenini saran elbisesinin rüzgarla dans ettiği sahne de çok güzeldir.
ve tabi ki keats'in ölüm haberi üzerine nefessiz kalan funny'nin alacakaranlık ayazında yürürken dudaklarından dökülen keats dizeleri...
aşık olarak, derinlemesine anlatılan keatS'in şair olarak anlatımı filmde biraz eksik kalmıştır. onun içindir ki film adından da anlaşılacağı gibi büyük bir şairin hayatının son döneminde yaşadığı büyük aşkını anlatan şiirsel bir film olarak başarılı, bir şairin oluşum ve gelişim sürecini, edebi etkilenimlerini, kişisel yazgısına temel bakışını ve şiirinin beslendiği tüm kaynakları anlatmak açısından eksiktir.
filmin başlarında şiirden anlamayan fanny'e keats şunu söyler:
--spoiler--
şiir gizemi anlayabilmek için ruhu yüceltir ve dinlendirir.
--spoiler--
fanny'nin tepkisi ise gizemi severim olur ve şiir rehberliğinde başlayan gizem yolculuğu şair bir ruhun iklimine tutulma ve en nihayetinde fanny ve keats'in büyülü, bahar çiçekleri ile bezenmiş, gül kokulu, özlem dolu, umutsuz aşkına dönüşür.
film anlatmak istediği şiirsel aşk konusunda başarılı, gerek kostümler gerek oyunculuklar gerekse estetik ve şiirsel doğa manzaraları ile etkileyici. bazı sahneleri de özel incelersek ki bunu takdiri hak eden sahneler bunlar:
mesela ingiliz genç şairlerinin oluşturduğu sadece sesleriyle klasik müzik yapan cehennem zebanileri* topluluğu filmin komik sahnelerinden.
başka bir sahne; keats fanny'Den uzakta yazdığı bir mektupta şöyle der:
--spoiler--
neredeyse birer kelebek olup sadece yazın üç günü yaşasak diyecek durumdayım.
seninle geçen üç gün sensiz geçecek 50 yıldan daha fazla keyif verir insana...
--spoiler--
ve bunun üzerine fanny ve iki kardeşi, bahçelerinde aşklarının kelebeklerini toplar, fanny'nin odası keats ile aşkını simgeleyen rengarenk kelebeklerle dolar.
diğer bir sahne; rüzgarın perdeyi dalgalandırması, funny'nin kendisini aşkın kollarına bıraktığı andaki dingin huzuru, mutluluğu anlatırcasına tüm bedenini saran elbisesinin rüzgarla dans ettiği sahne de çok güzeldir.
ve tabi ki keats'in ölüm haberi üzerine nefessiz kalan funny'nin alacakaranlık ayazında yürürken dudaklarından dökülen keats dizeleri...
aşık olarak, derinlemesine anlatılan keatS'in şair olarak anlatımı filmde biraz eksik kalmıştır. onun içindir ki film adından da anlaşılacağı gibi büyük bir şairin hayatının son döneminde yaşadığı büyük aşkını anlatan şiirsel bir film olarak başarılı, bir şairin oluşum ve gelişim sürecini, edebi etkilenimlerini, kişisel yazgısına temel bakışını ve şiirinin beslendiği tüm kaynakları anlatmak açısından eksiktir.
Sadece yönetmenin çıkardığı iş için bile izlenebilecek film. Şairane sahneler var bu filmde, oracıkta ekrandan içeri girmeyi istiyorsunuz, cennetten kopma yerler ,ince düşünülmüş ayrıntılar. Hakiki bir aşk filmi... Aşıkken ne hissediyorsanız her sahneye yansımış. Muhteşem görüntüler silsilesi... Şiir resmen şiir.
bay keat'sin öldüğü haberi geldiğinde fanny'nin ağladığı sahne için bile izlenecek filmdir. fanny kadar kalbim acıdı nefesim kesildi adeta.
görsel
Filmde ben yer alacakmışım da son anda elimden kaçmış gibi..
Filmde ben yer alacakmışım da son anda elimden kaçmış gibi..
2009 yapıkı, 1818 londrasında geçen bir aşk hikayesini anlatan film. Ağır ağır ilerleyen, vermesi gereken doğal bir aşk hikayesini uzun ve sıkıcı diyaloglar ile şiir üzerine sohbetlerin geçtiği sahneler ve özellikle pek de iyi olmayan bir oyuncu performansı ile anlatmaya çalışırken sıkan da bir film. Bu bakımdan herkesin dayanamayacağı ilk bir saat bekliyor sizleri, bir saat sonrası hikaye güzelleşse de film sonunda bir kez daha izlenecek bir yapım olmadığını anlıyorsunuz.
https://www.planetdp.org/title/bright-star-dp7074#1
https://www.planetdp.org/title/bright-star-dp7074#1
Gündemdeki Haberler