bugün
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- tai lung vs gocu22
- teslimiyet4
- asrın soygunu5
- sözlükte kavga olacak hissi4
- true nickli yazar18
- özel den turgutlu saldırısı öğrencilerine telefon2
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- bu ne soğuk amk5
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- kürtler asimile edilmelidir11
- habire1227
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip4
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor20
- tuvaletin evin dışında olması6
- kadınların reddedemediği teklifler6
- gocusuz bir sözlük5
- et döner dürüm9
- krt tv4
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- manisada okul saldırısı17
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- sözlükten soğumak için fırsat gözleyen yazarlar3
- ecevit döneminin kepazeliği5
- 22 eylül istanbul gecesi2
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- sarı poşet kudurtması13
- botswana2
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- evliliği ayakta tutan güçler13
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- kendinden bile sakladığın şey5
- gocu'nun çaylak olması3
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması6
- varlık sebebimiz3
- şaka maka yeni bir günün başlaması2
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek9
- ikizler burcu kadını olmak7
- çorap kokusu2
- şanlıurfa2
- türkiye de muhalefet var mı9
- introsuyla bizi bizden alan şarkılar5
- silinen entry2
- apocalypse tank3
Yönetmenliğini Jane Campion'un yaptığı Britanya - Avustralya ortak yapımı film. 1821 yılında tüberkülozdan ölen şair John Keats ile 25 yaşındaki yeğeni Fanny Brawne arasındaki aşkı konu alan filmde, ingiliz aktör Ben Whishaw John Keats'i, Avustralyalı aktris Abbie Cornish Fanny Brawne'ı canlandırıyor. Döneme ilişkin çeşitli kaynaklar ile John Keats'in mektuplarından yararlanılarak yapılan film sevgi ve yitirme konuları üzerine ağırlık veriyor.
ingiliz şair john keats in şiiri.
Bright star! would I were steadfast as thou art
Not in lone splendour hung aloft the night,
And watching, with eternal lids apart,
Like Nature's patient sleepless Eremite,
The moving waters at their priestlike task
Of pure ablution round earth's human shores,
Or gazing on the new soft fallen mask
Of snow upon the mountains and the moors
No-yet still steadfast, still unchangeable,
Pillow'd upon my fair love's ripening breast,
To feel for ever its soft fall and swell,
Awake for ever in a sweet unrest,
Still, still to hear her tender-taken breath,
And so live ever-or else swoon to death.
Bright star! would I were steadfast as thou art
Not in lone splendour hung aloft the night,
And watching, with eternal lids apart,
Like Nature's patient sleepless Eremite,
The moving waters at their priestlike task
Of pure ablution round earth's human shores,
Or gazing on the new soft fallen mask
Of snow upon the mountains and the moors
No-yet still steadfast, still unchangeable,
Pillow'd upon my fair love's ripening breast,
To feel for ever its soft fall and swell,
Awake for ever in a sweet unrest,
Still, still to hear her tender-taken breath,
And so live ever-or else swoon to death.
parlak yıldız anlamına gelen ingilizce söz.
yolda yola yakında inşallah dinimiz amin beyaz perdede bizi bekleyecek.
aşk nasıl yaşanır insana öğreten çok güzel bir film. ben whishaw rolünün hakkını fazlasıyla vermiş.
kızın ağladığı sahne izlediğim en gerçekçi ağlama sahnesi olmakla birlikte güzel bir film.oyunculuklar şahane, senaryo güzel daha ne olsun.
keats öldüğünde fanny nefes alamıyorum diyerek ağlaması izlediğim en iç gıcıklayıcı sahnelerden...
şair john keats'i ve acıklı bir aşk hikayesini konu alan başarılı jane campion filmi. şair keats rolünde perfume the story of a murderer filminde grenouille rolüyle dikkat çeken genç aktör ben whishaw oynuyor. romantizm, acı ve 19.yy. ingiliz edebiyatı içerikli, kostümleri ve genel havasıyla izlenesi bir filmdir.
jane champion'un senaryosunu yazıp yönettiği; güzel, etkileyici, şiirsel bir aşk filmi.
filmin başlarında şiirden anlamayan fanny'e keats şunu söyler:
--spoiler--
şiir gizemi anlayabilmek için ruhu yüceltir ve dinlendirir.
--spoiler--
fanny'nin tepkisi ise gizemi severim olur ve şiir rehberliğinde başlayan gizem yolculuğu şair bir ruhun iklimine tutulma ve en nihayetinde fanny ve keats'in büyülü, bahar çiçekleri ile bezenmiş, gül kokulu, özlem dolu, umutsuz aşkına dönüşür.
film anlatmak istediği şiirsel aşk konusunda başarılı, gerek kostümler gerek oyunculuklar gerekse estetik ve şiirsel doğa manzaraları ile etkileyici. bazı sahneleri de özel incelersek ki bunu takdiri hak eden sahneler bunlar:
mesela ingiliz genç şairlerinin oluşturduğu sadece sesleriyle klasik müzik yapan cehennem zebanileri* topluluğu filmin komik sahnelerinden.
başka bir sahne; keats fanny'Den uzakta yazdığı bir mektupta şöyle der:
--spoiler--
neredeyse birer kelebek olup sadece yazın üç günü yaşasak diyecek durumdayım.
seninle geçen üç gün sensiz geçecek 50 yıldan daha fazla keyif verir insana...
--spoiler--
ve bunun üzerine fanny ve iki kardeşi, bahçelerinde aşklarının kelebeklerini toplar, fanny'nin odası keats ile aşkını simgeleyen rengarenk kelebeklerle dolar.
diğer bir sahne; rüzgarın perdeyi dalgalandırması, funny'nin kendisini aşkın kollarına bıraktığı andaki dingin huzuru, mutluluğu anlatırcasına tüm bedenini saran elbisesinin rüzgarla dans ettiği sahne de çok güzeldir.
ve tabi ki keats'in ölüm haberi üzerine nefessiz kalan funny'nin alacakaranlık ayazında yürürken dudaklarından dökülen keats dizeleri...
aşık olarak, derinlemesine anlatılan keatS'in şair olarak anlatımı filmde biraz eksik kalmıştır. onun içindir ki film adından da anlaşılacağı gibi büyük bir şairin hayatının son döneminde yaşadığı büyük aşkını anlatan şiirsel bir film olarak başarılı, bir şairin oluşum ve gelişim sürecini, edebi etkilenimlerini, kişisel yazgısına temel bakışını ve şiirinin beslendiği tüm kaynakları anlatmak açısından eksiktir.
filmin başlarında şiirden anlamayan fanny'e keats şunu söyler:
--spoiler--
şiir gizemi anlayabilmek için ruhu yüceltir ve dinlendirir.
--spoiler--
fanny'nin tepkisi ise gizemi severim olur ve şiir rehberliğinde başlayan gizem yolculuğu şair bir ruhun iklimine tutulma ve en nihayetinde fanny ve keats'in büyülü, bahar çiçekleri ile bezenmiş, gül kokulu, özlem dolu, umutsuz aşkına dönüşür.
film anlatmak istediği şiirsel aşk konusunda başarılı, gerek kostümler gerek oyunculuklar gerekse estetik ve şiirsel doğa manzaraları ile etkileyici. bazı sahneleri de özel incelersek ki bunu takdiri hak eden sahneler bunlar:
mesela ingiliz genç şairlerinin oluşturduğu sadece sesleriyle klasik müzik yapan cehennem zebanileri* topluluğu filmin komik sahnelerinden.
başka bir sahne; keats fanny'Den uzakta yazdığı bir mektupta şöyle der:
--spoiler--
neredeyse birer kelebek olup sadece yazın üç günü yaşasak diyecek durumdayım.
seninle geçen üç gün sensiz geçecek 50 yıldan daha fazla keyif verir insana...
--spoiler--
ve bunun üzerine fanny ve iki kardeşi, bahçelerinde aşklarının kelebeklerini toplar, fanny'nin odası keats ile aşkını simgeleyen rengarenk kelebeklerle dolar.
diğer bir sahne; rüzgarın perdeyi dalgalandırması, funny'nin kendisini aşkın kollarına bıraktığı andaki dingin huzuru, mutluluğu anlatırcasına tüm bedenini saran elbisesinin rüzgarla dans ettiği sahne de çok güzeldir.
ve tabi ki keats'in ölüm haberi üzerine nefessiz kalan funny'nin alacakaranlık ayazında yürürken dudaklarından dökülen keats dizeleri...
aşık olarak, derinlemesine anlatılan keatS'in şair olarak anlatımı filmde biraz eksik kalmıştır. onun içindir ki film adından da anlaşılacağı gibi büyük bir şairin hayatının son döneminde yaşadığı büyük aşkını anlatan şiirsel bir film olarak başarılı, bir şairin oluşum ve gelişim sürecini, edebi etkilenimlerini, kişisel yazgısına temel bakışını ve şiirinin beslendiği tüm kaynakları anlatmak açısından eksiktir.
Sadece yönetmenin çıkardığı iş için bile izlenebilecek film. Şairane sahneler var bu filmde, oracıkta ekrandan içeri girmeyi istiyorsunuz, cennetten kopma yerler ,ince düşünülmüş ayrıntılar. Hakiki bir aşk filmi... Aşıkken ne hissediyorsanız her sahneye yansımış. Muhteşem görüntüler silsilesi... Şiir resmen şiir.
bay keat'sin öldüğü haberi geldiğinde fanny'nin ağladığı sahne için bile izlenecek filmdir. fanny kadar kalbim acıdı nefesim kesildi adeta.
görsel
Filmde ben yer alacakmışım da son anda elimden kaçmış gibi..
Filmde ben yer alacakmışım da son anda elimden kaçmış gibi..
2009 yapıkı, 1818 londrasında geçen bir aşk hikayesini anlatan film. Ağır ağır ilerleyen, vermesi gereken doğal bir aşk hikayesini uzun ve sıkıcı diyaloglar ile şiir üzerine sohbetlerin geçtiği sahneler ve özellikle pek de iyi olmayan bir oyuncu performansı ile anlatmaya çalışırken sıkan da bir film. Bu bakımdan herkesin dayanamayacağı ilk bir saat bekliyor sizleri, bir saat sonrası hikaye güzelleşse de film sonunda bir kez daha izlenecek bir yapım olmadığını anlıyorsunuz.
https://www.planetdp.org/title/bright-star-dp7074#1
https://www.planetdp.org/title/bright-star-dp7074#1
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar