bugün
- öbür sözlük3
- güvenilir yazar2
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- yeni parti39
- odanın içine baykuş girmesi9
- borsa3
- günün tweeti3
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite8
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- havanın kapalı olması2
- sözlük kezoları7
- meyveli soda içen erkek7
- diamond bosphorus7
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- anın görüntüsü9
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- yorgun mermi9
- erkeklerin biraz şey olması7
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- parmak patates vs elma dilim patates7
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- nervio35
- en güzel sevişme13
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- güne bir şarkı bırak14
- gece mutfakta pasta yapan yorgun mermi görmek5
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- arkadaşlar ben uyumaya gidiyorum5
- bu koyden olsam ne olacak18
- soğan salatası6
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- türkler barbar ve köpektir7
- iştahın kapanması7
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- velvet53
- gece yatağın altından uzanan el5
- cinleri olan sözlük kızı5
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
- mutlu olunca her şeyin komik gelmesi5
- ölümlü bir erkekle evlenmek6
- enayimiknatisii10
- cin mısır kabilesi5
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması10
- ben ahbap derneğine güveniyorum17
boy a, tam anlamıyla ıngiliz sinemasının kendini aklaması olarak kabul edilebilir.. hele hele harry potter ile giderek yükselen ıngiliz sineması artık final sınavını vermiştir desek, az bile gelir.. bafta televizyon ödülleri'08' de 7 adaylıkla giren film 4 ödülle çıkmıştır..
bunları geçip konuya gelecek olursak aslında çok klasik bir konu olan "kişisel hesaplaşma"yı işliyor, lakin gayet ilginç bir konuyla; çocukken işlediği cinayetin ardından hapis yatan jack'in hapisten çıktıktan sonra kendisine bir hayat kurmaya çalışmasını, yer yer geri dönüşlerle, anlatıyor..
jack'in, özellikle kız arkadaşına gerçeği söyleyip söylememekteki tereddütü insanda empati uyandıracak cinsten.. ve bir kaza sonrası küçük kızın hayatını kurtarıp kahraman ilan edildiği ofisindeki insanlar ciddi anlamda toplumsal eleştiri.. hani fıkrada geçer ya, aslanı öldürünce kahraman olan adamın yahudi olduğunu öğrenen alman gazetelerinin "cani adam" diye manşet atması; işte jack'in başına gelen de bu oluyor tam anlamıyla..
ınsanın hayatında dibe vurması olasıdır, ancak dibe vurduktan sonra tekrar yukarı çıkmayı da herkes beceremez.. jack ise iki kategoriye de girmiyor.. zira onun durumu farklı, onun hayatı pamuk ipliğine bağlı; internetteki ilanı gören herhangi biri tesadüfen o'nu sokakta görse kurduğu tüm düzen yıkılabilirdi.. o da bunun bilincinde olarak hayata çok sarılmadı ilk başlarda, seyirci de bu fikre alışır gibi olurken film hız kazandı, jack'in hayatına giren arkadaşları, sevgilisi oldu.. herşey yolunda giderken de bir sabah gelen telefonla film, ki burada vurgulamazsak olmaz telefon sahnesinden önceki sahnedeki "rüya" cidden çok etkileyici, değişik bir yol alıyor ve aldığı o yolda da bir bilinmeze giderek bitiyor.. yani jack'in iki kategoriye girmemesinin sebebi ikisinde de bulunmuş olması, yani kendi eliyle yüzeye çıkması ve başkası yüzünden de batması..
film gerçek anlamda "hesaplaşma"ya dayalı; kişinin kendisiyle hesaplaşması, baba - oğul hesaplaşması, toplum vicdanı hesaplaşması, adaletin hesaplaşması.. ızlerken kendi kendinize "ben olsaydım" diye defalarca sormanız gereken soruları yönelten film, gerçekten başarı gösteriyor ve sonunda insanı düşüncelere itiyor..
bunları geçip konuya gelecek olursak aslında çok klasik bir konu olan "kişisel hesaplaşma"yı işliyor, lakin gayet ilginç bir konuyla; çocukken işlediği cinayetin ardından hapis yatan jack'in hapisten çıktıktan sonra kendisine bir hayat kurmaya çalışmasını, yer yer geri dönüşlerle, anlatıyor..
jack'in, özellikle kız arkadaşına gerçeği söyleyip söylememekteki tereddütü insanda empati uyandıracak cinsten.. ve bir kaza sonrası küçük kızın hayatını kurtarıp kahraman ilan edildiği ofisindeki insanlar ciddi anlamda toplumsal eleştiri.. hani fıkrada geçer ya, aslanı öldürünce kahraman olan adamın yahudi olduğunu öğrenen alman gazetelerinin "cani adam" diye manşet atması; işte jack'in başına gelen de bu oluyor tam anlamıyla..
ınsanın hayatında dibe vurması olasıdır, ancak dibe vurduktan sonra tekrar yukarı çıkmayı da herkes beceremez.. jack ise iki kategoriye de girmiyor.. zira onun durumu farklı, onun hayatı pamuk ipliğine bağlı; internetteki ilanı gören herhangi biri tesadüfen o'nu sokakta görse kurduğu tüm düzen yıkılabilirdi.. o da bunun bilincinde olarak hayata çok sarılmadı ilk başlarda, seyirci de bu fikre alışır gibi olurken film hız kazandı, jack'in hayatına giren arkadaşları, sevgilisi oldu.. herşey yolunda giderken de bir sabah gelen telefonla film, ki burada vurgulamazsak olmaz telefon sahnesinden önceki sahnedeki "rüya" cidden çok etkileyici, değişik bir yol alıyor ve aldığı o yolda da bir bilinmeze giderek bitiyor.. yani jack'in iki kategoriye girmemesinin sebebi ikisinde de bulunmuş olması, yani kendi eliyle yüzeye çıkması ve başkası yüzünden de batması..
film gerçek anlamda "hesaplaşma"ya dayalı; kişinin kendisiyle hesaplaşması, baba - oğul hesaplaşması, toplum vicdanı hesaplaşması, adaletin hesaplaşması.. ızlerken kendi kendinize "ben olsaydım" diye defalarca sormanız gereken soruları yönelten film, gerçekten başarı gösteriyor ve sonunda insanı düşüncelere itiyor..
sosyal ahlak VE HAKLI-haksız, suçlu-suçsuz kavgası arasında gidip gelen muhteşem bir film.
8.5/10
resmi sitesi;
http://www.boyamovie.info/
8.5/10
resmi sitesi;
http://www.boyamovie.info/
"herkes ikinci bir şansı hak eder" felsefesiyle öne çıkan, oyunculuklarıyla göz dolduran ve kesinlikle izlenmesi gereken filmler arasında yer alan ingiliz filmi.
biraz ağır akan bir film olmasına rağmen konusu etkileyici. filmin anlayamadığım yanları jack'in beyaz balina'yı nasıl o kadar kolayca etkileyebildiği ayrıca zeka geriliği belli olan bir çocuğun nasıl böylesine suçlanabildiği.. filmin son sahnesinde jack'in söylediği o söz herşeyi açıklıyor aslında; 'kurtardığımız o kızı hatırla.' kendini bilmediği bir yaşta suç işleyen bir çocuk ıslah edilir ise insanlara yardımları da dokunabilir. ancak biz onların bu yönlerini görmekten her zaman kaçınırız.
andrew garfieldin en iyi filmi diyebilirim.gerçekten izlenmesi gerekir.
--spoiler--
hiçbirşey göründüğü gibi değildir.
--spoiler--
--spoiler--
hiçbirşey göründüğü gibi değildir.
--spoiler--
kaybetme hallerini duruluğu, ağırlığı, rensizliği ve yavan diliyle tam da olması gerektiği gibi harika bir şekilde anlatan, iddiasız ama mükemmel olan film.
Gösterişten uzak, sade, iyi noktalara değinen john crowley filmi. Günü zehir etmek isteyenler izleyebilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar