1. 1.
    http://uk.youtube.com/watch?v=5C2iYaHZaVc+ da 2. dakikaya dikkat çekilesi örgüt.
    1 ... sizoyumulanfrenoldugumkadar
  2. 2.
    bohemian koruluğu yani, Monte Rio'da 11 kilometre karelik bir alanmış. kamp alanı erkekler için kurulu sanat klübüne ait. söylentilere göre satanik eylemlerde kurulu bir kulüp imiş. bush'un * da üye olduğu bir kulüpmüş. alex jones tarafından yönetilen bir belgeseli dahi var dark secrets inside bohemian grove isminde. süper bir döküman...
    2 ... friday night
  3. 3.
    (bkz: bohem korusu)
    ... afoo
  4. 4.
    tüm dünya liderlerinin içinde olduğu örgüt.
    ... mrzbzkn
  5. 5.
    1880 yılında california'da kurulmuş bir örgüttür. üyeleri, törenleri, ayinleri son derece gizli tutulur.
    ne yaptıkları deşifre edilmez, edilemez!
    merkezlerinde çiftlikleri vardır. aynı anda yüzlerce kişinin, hafta sonu toplantılarına katılabileceği niteliktedir.
    her yerde tapınakları vardır.

    sembolleri baykuş'tur. reagan, kissenger üyedir.
    pilgrem society, rotary clup, mason teşkilatları ile bohemian grove iç içedir.
    bohemian grove'ın altında yer alan belli servisler,
    fbi, cia, dia, dea ve 11 servis örgütleri bu çatının altında yer edinir.
    hukuklar üstü bir yapılanmadır.
    soruşturulamaz.
    -1 ... goliaht
  6. 6.
    bohemian grove olarak da bilinir. bohemian grove, kaliforniya eyaletinin monte rio şehrinde, sadece erkeklerin kabul edildiği bohemler kulubü adlı organizasyona ait 11 km²’lik bir kamp alanıdır. kızılçam ormanlarıyla kaplıdır. her yıl temmuz ortasında 2 hafta boyunca dünyanın en güçlü adamlarını ağırlamaktadır.

    bohemler kulubü 1872’de kurulmuştur. bohemler grove (bohemler korusu) 1879’da kulubün faaliyetleri için satın alınmıştır. geleneksel temmuz buluşmaları 1899’da başlamıştır. üyeleri arasında pek çok sanatçı, müzisyen, büyük işadamları, (bazı abd başkanları dahil) hükümet yetkilileri ve medyanın önde gelen isimleri yer almaktadır.

    üyelik için bekleme süresinin ortalama 15-20 yıl olduğu, en hızlı gerçekleştiği durumlarda bile en az 3 yıl gerektiği söylenmektedir. üye adayları mevcut iki üyenin referansına ve desteğine sahip olmalıdır. yıllık aidatın yanısıra 25 bin dolarlık giriş aidatı vardır. üyelikte 40 yılı aşanlar “eski gardiyan” (old guard) sıfatını almakta ve kulubün toplantılarında öncelikli oturma hakkına sahip olmaktadırlar. çok sıkı şartlar altında bazı toplantılara misafir de getirilebilmektedir.

    kulubün sloganı “ağ ören örümcekler giremez” olup, harici meselelerin ve işle ilgili mevzaların kamp alanına getirilmemesi anlamını taşımaktadır. fakat pek çok politik ve ticari meselenin burada bağlandığına dair çok sayıda haber bulunmaktadır. atom bombasının imal edilmesiyle ilgili manhattan projesinin, eylül 1942’de bohemler kulubünde alınan bir karar olduğu bilinmektedir.

    üyeler ve yaz kampına katılanlar gizli tutulsa da, konuya meraklı bazı araştırmacılar birçok önemli katılımcıyı tespit etmiştir. ünlü katılımcılar arasında şu isimler bulunmaktadır: jeb bush, henry kissinger, george shultz, earl warren, robert kennedy, david rockefeller, david rockefeller, jr., nelson rockefeller, james wolfensohn, alan greenspan, paul volcker, colin powell, jack welch, david packard, riley p. bechtel, henry ford ıı, prince philip, john major, helmut schmidt, lee kuan yew, james a. baker ııı, newt gingrich, arnold schwarzenegger, bob novak, malcolm forbes, david s. broder, neil armstrong, mark twain, francis ford coppola, charlton heston, clint eastwood, walter cronkite, billy gibbons, mickey hart, donald rumsfeld, dick cheney, karl rove. ayrıca amerikan başkanlarından george w. bush, bill clinton, ronald reagan, jimmy carter, gerald ford, richard nixon, dwight d. eisenhower, harry truman, herbert hoover, calvin coolidge, william howard taft ve theodore roosevelt de bohemler kulubünün üyelerindendir.

    kuruluşundan bu yana bohemler kulubünün sembolü, hikmeti sembolize ettiğine inanılan baykuştur. korulukta dev bir baykuş heykeli bulunmaktadır. bu baykuşun bulunduğu yerde her yıl kamp açılış merasimi olarak endişelerden kurtuluşu temsilen bir insan kuklası yakılmaktadır. bu törende üyeler başlarına kukuletalar giymektedir. bunu baykuşa temsili tapınma şeklinde okült bir ritüel olarak tanımlayan araştırmacılar da mevcuttur. 2000 yılında koruluğa sızıp bu seremoniyi görüntüleyen alex john ve bizzat katılan ingiliz kanal 4 televizyonundan jon ronson gibi araştırmacılar bu fikirdedir.

    bohemler kulubü, katılımcılarının niteliği ve yukarıdaki türden ritüeller nedeniyle ezoterik ve okült araştırmacıların ve komplo teorisyenlerinin doğal ilgi alanına girmiştir. dünya yönetimine ilişkin önemli kararların bu toplantılarda alındığına ilişkin iddia bu tür teorilerde en başta gelmektedir.
    ... kedi memduh
  7. 7.
    Sapık Amerikan Başkanlarının
    Zihin Kontrolü Köleleri
    Gülçin Şenel
    Batılı-Batıcı “Yeni Dünya Düzeni” projesinin Türkiye ayağını olduğu kadar islâm dünyasındaki, dolayısıyla dünya genelindeki geleceğini tehlikeye soktuğu için tam 13 yıldır “devletçe” Telegram barbarlığına maruz bırakılan fikir, sanat ve aksiyon adamı Salih Mirzabeyoğlu, 2003 yılında yayınlanan “Telegram” adlı eserinde şöyle der:

    - “Telegram: Zihin kontrolü... Bir bakıma Türkiye’de pratiği -teorisi de!- benimle meşhur olan bu iş, "ilim sınır tanımaz!" tesellisiyle Lût kavmine parmak ısırtır melânete ve yardımcı unsurlarla insanı robotlaştırmaya davranmışken, diğer yönüyle "dünyada" da kıstırılmış fertler üzerindeki tecrübelerin sınırını aşamamıştır. Bu ikazdan sonra bildirmeliyim ki, gerek yaşamış kobay ve gerekse mevzuu alâkadar eder buudları işaretlemek bakımından, galiba dünyada da ilk örneğim!”

    Atatürkçü “Dost Tarikatı”nın kim vurduya giden Telegramcı lideri ve zamanın MGK Genel Sekreteri Cumhur Asparuk’un “kankası” Emekli istihbarat Binbaşı ihsan Güven ve içlerinde şarkıcı Çelik’in de bulunduğu halkasının “toplu seks” icraatlarının basına yansımasından başlayarak, aralarında Telegramcıların da bulunduğu “Askerî Casusluk, Fuhuş ve Şantaj Çetesi”nin kirli çamaşırlarının ortaya saçılmasına kadar, Mirzabeyoğlu’nun Telegramcılar hakkındaki “Lût kavmine parmak ısırtır melânet” tesbiti her vesileyle doğrulandı, doğrulanıyor. 10 Eylül 2010 tarihli Sabah gazetesinde sözkonusu “melânet”in birtakım numûneleri sergileniyor; mensubları arasında GATA’nın dünyaca meşhur “beyin araştırmaları uzmanı” Prof. Dr. Eczacı Kd. Albay Tayfun Uzbay’ın da bulunduğu “çete”nin sapkın ve pornografik suçları sıralanıyor:

    - “SABAH, çok sayıda amiral ve generali kıskaca alan, şantajla devletin çok gizli bilgilerine ulaşan fuhuş çetesi yapılanmasının ayrıntılarına ulaştı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, 1. Ordu Komutanlığı, Maliye ve içişleri Bakanlıklarında faaliyet gösteren çete "özel oda" olarak tanımlanan hücre tipi yapılanması ile hareket ediyor. Cep telefonu kullanmayan çete elemanları, çok özel belge ve görüntüleri ise belirlenen günlerde transfer ediyor. Askeri yapılanmada "genç subaylar", sivil bürokraside ise görevde bulunan kişinin en yakını sağlıyor. istanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı talimatıyla gerçekleştirilen operasyonda çete üyesi olan amiral C.Y.e ait olduğu iddia edilen bellek içerisinde askeri personele ait gizli çekilmiş porno görüntüler, gay ilişki pornoları, çocuk pornoları, hayvan pornoları, lezbiyen pornoları gibi çarpık ilişki içeren video-resim arşivi tespit edildi. Bilgisayar kayıtlarında amiral C.Y`nin çeteye üst düzey VIP müşteri ayarladığını gösterir bilgi ve belgeler de bulunduğu öğrenildi. Özel yetkili cumhuriyet savcısı tarafından soruşturması halen devam eden fuhuş çetesinin bilgi, belge ve görüntü transferine çok önem verdiği ortaya çıktı.

    Buna göre çok özel görüntü transferleri tek ayların ilk cumartesi günü gerçekleştiriliyor. Ağırlıklı olarak istanbul, Ankara, izmir ve Antalya`da faaliyet gösteren çetenin ayrıca kış ve yaz dönemlerine ilişkin hareket planları da bulunuyor. Çetede tüm irtibatları "aracı elemanlar" sağlıyor. Çete, askeri yapılanmada aracı olarak "genç subayları" kullanıyor. Aracı olarak kullanılacak genç subaylar daha harbiyede öğrencilik dönemlerinde takibe alınıyor. Harbiye sonrasında genç teğmen olarak atanan bu kişiler çete adına hareket etmeye zorlanıyor. Genç subaylar kendilerine gelen bilgi, belge ve görüntüleri harici hard disklerde şifreli olarak saklıyor ve zamanı gelince ilgilisine ulaştırıyor.”
    Peki Telegramcıların sözkonusu sapkın ve pornografik niteliği nereden kaynaklanıyor? CIA’in 1953’te başlattığı meşhur MKULTRA zihin kontrolü projesinin alt kolu olan Monarch (Hükümdar) programı çerçevesinde küçücük kızıyla beraber sayısız tecavüze, hem fizikî hem de psikolojik barbarlık, taciz ve işkenceye uğratılan Cathy O’Brien’ın (kurtarıcısı Mark Phillips’le birlikte) 1995’te yazdığı ve Türkçeye “Baykuş imparatorluğu” şeklinde tercüme edilen “Trance-Formation of America” adlı eserden öğreniyoruz ki, Telegramcı “Yeni Dünya Düzeni”nin yolu fuhuş ve pornodan geçiyor.

    Uzaktan elektromanyetik zihin-beden kontrolü ve yönlendirmesi olarak nitelendirebileceğimiz Telegram’ın ABD’deki bir önceki teknik, teknolojik ve metodolojik seviyesine tekabül eden MKULTRA-Monarch programı çerçevesinde zihnen kontrol edilip yönlendirilecek kurbanlar, çoğu daha bebekken seçiliyor, ilk çocukluklarından başlayarak ensest ve pedofili saldırılarına, akıl almaz bedenî ve psikolojik işkencelere, elektrik şoklarına, zorla ilaç ve uyuşturucu kullanımına maruz bırakılıyor. Kendilerine her vesileyle “travma” yaşatılıp, daimi bir HiPNOZ ile de desteklenerek, bu kurbanlarda “çoklu şahsiyet bozukluğu” veya “bölünmüş kimlik bozukluğu” denilen bir rahatsızlık kökleştiriliyor. Travma doğurucu işkenceler belli bir dönemle de sınırlı kalmıyor, bu süreçte ölenlerin veya kasden öldürülenlerin arasından sıyrılıp da sağ kalmayı başaran kurbanlara hayatları boyunca tatbik ediliyor. Sonuçta kendi iradelerini neredeyse tamamen yitirip bir “Mankurt”a dönüşen bu zavallılar, biri diğerinden habersiz sayısız “şahsiyet” hâlinde kendi içinde bölünüyor, aynı insanda toplu tüm bu farklı “şahsiyet”lere Batılı-Batıcı Yeni Dünya Düzeni’nin casusluğu, fahişeliği, tetikçiliği, kaçakçılığı, ayakçılığı, hizmetçiliği yaptırtılıyor. Hipnotik bir metodla programlandıkları için de kendi normal (!) zamanlarında tüm bu yaptıklarını hatırlamıyorlar. “Köle”lerinin hafızasızlığına, devlet ve dünya iktidarlarına sonsuzca güvenen “efendi”ler ise, bu zavallılar üzerinde tüm sapıkça, hayvanca ve sadistçe arzularını tatmin ediyorlar. Dilediklerine diledikleri gibi tecavüz ediyor, dilediklerini öldürüyor, yaralıyor yahud sakat bırakıyorlar. Yine de işi şansa bırakmamak için, 30 yaşını geçen “zihin kontrolü köleleri”ni çoğu ortadan kaldırmayı tercih ediyorlar.
    Ne var ki “program”da umulmadık aksamalar yaşandığı da oluyor ve Cathy O’Brien, Brice Taylor, Kathleen Sullivan gibi kurbanlar bu cendereden bir şekilde kurtulup, yıllar süren ve çok masraflı psikolojik tedavilerden sonra “hafıza”larını geri kazanıyor, “bölünmüş şahsiyet”lerinin derinliklerinde yatan sırları gün yüzüne çıkarabilecek imkânı buluyor. Bununla da kalmayıp, her biri bu yaşadıklarını kitablaştırıyor.

    Neler yok ki bu kitablarda; “Yeni Dünya Düzeni”nin Amerikalı mimar, idareci ve icrâcılarının akla hayâle gelmedik barbarlık, fuhuş ve sapkınlıkları yer yer delilli isbatlı şâhidliklerle tek tek ifşâ ediliyor. “Zihin kontrolü köleleri”nin zorla fahişelik yaptığı Gerald Ford’tan Ronald Reagan’a, George W. Bush’tan Bill Clinton’a, Dick Cheney’den Hillary Clinton’a, en üst seviyeden en alt memura kadar, kimi pedofil, kimi nekrofil, kimi homoseksüel, kimi lezbiyen, kimi sadist, artık “Lût kavmine parmak ısırtır” hatırınıza ne gelebiliyorsa hepsi olanca çirkefliğiyle ortalığa saçılıyor. Bir diğer ifâdeyle, “tetikçi fahişe” olarak programlanan Kathleen Sullivan, şu sözleriyle kesinlikle abartmıyor:

    - “Sullivan, Lücifercilerin [Satanist Elit’in], alt sınıfları hayvan olarak gördüğüne, aşağı ırktan olduklarını düşündüklerini safha safha yok etmeyi tasarladıklarına inanıyor. Onlar Lucifer’in [Şeytanî arzuların] açıkça uygulanabileceği, pedofili ve hayvanlarla cinsî ilişki gibi bazı aktivitelerin kanunîleştirileceği yeni bir dünya düzeni yaratmak istiyorlar.” [1]
    Hemen anlaşılacağı üzere, Batılı-Batıcı “Yeni Dünya Düzeni”nin Telegramcı yerli işbirlikçilerinin de katıksız birer sapık olması hiç tesadüfi değil; ne de olsa ABD güdümlü ve NATO’nun kuyruğu “bağımlı” bir devletten, idareci ve memurlardan bahsediyoruz. Sahibinin sesi, üçüncü sınıf taklidi! Telegramcıların Mirzabeyoğlu’na niçin her vesileyle “Yeni Dünya Düzeni” propagandası yaptıkları şimdi daha iyi anlaşılıyor; “Ölüm Odası B-Yedi”nin BARAN dergisinde yayınlanan 33. bölümünden:
    - “Bende uygulanan şekliyle bu operasyonun Amerikan istihbarat örgütleriyle alâkası nedir bilemem ve ucuz tarafından CIA’ya bağlayacak değilim; bununla beraber, davam ve mânâm da göz önünde tutulmak üzere söyleyebilirim ki, BENi TÜKETMEK VEYA AMAÇLARI DOĞRULTUSUNDA KULLANMAK iSTEYENLERiN AMERiKAN MAHREÇLi “YENi DÜNYA DÜZENi” MÜNADiLiĞi iÇiNDE BULUNMALARI BU MEVZUDA DiKKAT EDiLMESi GEREKEN ÖNEMLi BiR HUSUSTUR. (Büyük harflerle yazılı yerler, aynı zamanda Kartal Cezaevi’ndeki Telegram uygulaması sırasında işlenen bir mevzudur; yâni, “Yeni Dünya Düzeni” meselesi… Gerisi ise, BOLU’da da baş mesele.)”
    Dünya bu günlerde çok “hızlı” dönüyor; bu bakımdan, kimin “dünya düzeni” hükümran olacak hep birlikte yaşar görürüz. Mirzabeyoğlu’na barbarca işkence eden yerli Telegramcıların teknoloji ve metodoloji devşirdikleri Amerikan Telegramcılarına “eski zihin kontrolü kölesi ve Amerikan başkanlarının zorunlu fahişesi” Cathy O’Brien’ın söyledikleri “bile” bizce yeter:
    - “Zihin kontrolü gerçektir. MK-Ultra Hükümdar Projesi travmaya dayalı zihin kontrolü altında, kendi hür irademi, düşüncelerimi kontrol etme kabiliyetimi kaybettim. Ne soru sormayı, ne muhakeme yapmayı, ne de şuurlu olarak kavramayı becerebiliyordum; sadece bana söylenilenleri yapıyordum. Zihnimi ve sonuç olarak tüm davranışlarımı kontrol edenler, kendilerinin “uzaylı”, “şeytan” ve “tanrı” olduklarını iddia ediyorlardı. Ama Yeni Dünya Düzeni peşinde koşan hainlerin terör amaçlı iddialarına ve hayâllerine rağmen, dünyaya ait insanlar olduklarını kendi tecrübelerimden biliyorum. Gerçekten de bizim için geçerli olan tabiat kanunları onlar için de geçerli. Beni dini, annelik içgüdülerimi ve insanlara artniyetsiz yaklaşımımı kullanarak manipüle ettiler ama iç varlığıma asla “sahib olamadılar”. Beni kendilerinden biri yapamadılar. insan ruhunun gücünün ne kadar büyük olacağını hesablamamışlardı. Hattâ bunun varlığından bile haberleri olmamıştı. işte bu yüzden üzerimde başarılı olamadılar.” [2]
    Bitirirken, bu çarpıcı sözlerin sahibi Cathy O’Brien’ın yazımızda zikrettiğimiz “Baykuş imparatorluğu” adlı kitabının maalesef yeni baskısının bulunmadığını da ilâve edelim. Yayıncısından bizzat aldığımız bilgiye göre –sebebini tahmin etmek kolay!- yeniden basılmayacak. Ya bizim yaptığımız gibi Beyazıt Kütübhânesi gibi kütübhânelerden temin edilebilir [3] veyahud da Talat Turhan ve Faik Kurtulan’ın yakın tarihli ve Cathy O’Brien’ın kitabında sözünü ettiği Bohemian Club’ı mercek altına alan “Küresel Sermayenin Tapınağı Bohemian Club” adlı eserinden istifâde edilebilir. Bilvesile bu eserden çarpıcı bir iktibasla yazımızı sonlandıralım ve bu Telegramcı “sapkın dünya düzeni” heveslilerinin çirkef içyüzünü araştırmayı okuyucuya bırakalım:
    - "Global Çete’nin gizli örgütleri içinde en esrarlısı olan ve bugüne kadar hakkında örgütün yapısı ve işleyişine dair ülkemizde hiçbir kitab yazılmayan, Bohemian Club’dır. Anılan örgütte genellikle Temmuz ayında iki Cumartesi-Pazar’ı da kapsayacak bir süre içinde ABD’nin global elitleri(!), global seçkinleri, yani tüm dünyaya büyük adam diye yutturulan ABD’li örgüt üyesi kodamanlar, bir yandan global dünyayı yönetmek için kararlar alırken, öte yandan da nekrofili (ölüye tecavüz) dahil her türlü cinsî sapıklık ve sapkınlıklarını tatmin ediyorlar. Bununla da kalmayıp, modern insanın çoktan terk ettiği, pagan dinlerinden kalma dev bir baykuş (Moloch) heykeli altında gam yakma töreni diye adlandırdıkları sözümona sembolik insan yakma törenine de katılıyorlar. Üstelik işledikleri bu alçakça suçları kendi çıkarttıkları kanun ile suç kapsamı dışına alarak Amerikan adaletinin içyüzünü sergilemiş oluyorlar. George W. Bush başta olmak üzere birçok ünlü Amerikan Başkanı ve devlet adamı bu gizli örgütün üyesidir.”
    ... honor
  8. 8.
    sapık illuminati örgütünün elemanlarının masum insanları şeytana kurban ettikleri ormandır.

    "Bohemler Kulubü
    Bohemian Grove olarak da bilinir. Bohemian Grove, Kaliforniya eyaletinin Monte Rio şehrinde, sadece erkeklerin kabul edildiği Bohemler Kulubü adlı organizasyona ait 11 km²’lik bir kamp alanıdır. Kızılçam ormanlarıyla kaplıdır. Her yıl Temmuz ortasında 2 hafta boyunca dünyanın en güçlü adamlarını ağırlamaktadır.

    Bohemler Kulubü 1872’de kurulmuştur. Bohemler Grove (Bohemler Korusu) 1879’da Kulubün faaliyetleri için satın alınmıştır. Geleneksel Temmuz buluşmaları 1899’da başlamıştır. Üyeleri arasında pek çok sanatçı, müzisyen, büyük işadamları, (bazı ABD başkanları dahil) hükümet yetkilileri ve medyanın önde gelen isimleri yer almaktadır.

    Üyelik için bekleme süresinin ortalama 15-20 yıl olduğu, en hızlı gerçekleştiği durumlarda bile en az 3 yıl gerektiği söylenmektedir. Üye adayları mevcut iki üyenin referansına ve desteğine sahip olmalıdır. Yıllık aidatın yanısıra 25 bin dolarlık giriş aidatı vardır. Üyelikte 40 yılı aşanlar “Eski Gardiyan” (Old Guard) sıfatını almakta ve kulubün toplantılarında öncelikli oturma hakkına sahip olmaktadırlar. Çok sıkı şartlar altında bazı toplantılara misafir de getirilebilmektedir.

    Kulubün sloganı “Ağ ören örümcekler giremez” olup, harici meselelerin ve işle ilgili mevzaların kamp alanına getirilmemesi anlamını taşımaktadır. Fakat pek çok politik ve ticari meselenin burada bağlandığına dair çok sayıda haber bulunmaktadır. Atom bombasının imal edilmesiyle ilgili Manhattan Projesinin, Eylül 1942’de Bohemler Kulubünde alınan bir karar olduğu bilinmektedir.

    Üyeler ve yaz kampına katılanlar gizli tutulsa da, konuya meraklı bazı araştırmacılar birçok önemli katılımcıyı tespit etmiştir. Ünlü katılımcılar arasında şu isimler bulunmaktadır: Jeb Bush, Henry Kissinger, George Shultz, Earl Warren, Robert Kennedy, David Rockefeller, David Rockefeller, Jr., Nelson Rockefeller, James Wolfensohn, Alan Greenspan, Paul Volcker, Colin Powell, Jack Welch, David Packard, Riley P. Bechtel, Henry Ford II, Prince Philip, John Major, Helmut Schmidt, Lee Kuan Yew, James A. Baker III, Newt Gingrich, Arnold Schwarzenegger, Bob Novak, Malcolm Forbes, David S. Broder, Neil Armstrong, Mark Twain, Francis Ford Coppola, Charlton Heston, Clint Eastwood, Walter Cronkite, Billy Gibbons, Mickey Hart, Donald Rumsfeld, Dick Cheney, Karl Rove. Ayrıca Amerikan başkanlarından George W. Bush, Bill Clinton, Ronald Reagan, Jimmy Carter, Gerald Ford, Richard Nixon, Dwight D. Eisenhower, Harry Truman, Herbert Hoover, Calvin Coolidge, William Howard Taft ve Theodore Roosevelt de Bohemler Kulubünün üyelerindendir.

    Kuruluşundan bu yana Bohemler Kulubünün sembolü, hikmeti sembolize ettiğine inanılan baykuştur. Korulukta dev bir baykuş heykeli bulunmaktadır. Bu baykuşun bulunduğu yerde her yıl kamp açılış merasimi olarak endişelerden kurtuluşu temsilen bir insan kuklası yakılmaktadır. Bu törende üyeler başlarına kukuletalar giymektedir. Bunu baykuşa temsili tapınma şeklinde okült bir ritüel olarak tanımlayan araştırmacılar da mevcuttur. 2000 yılında Koruluğa sızıp bu seremoniyi görüntüleyen Alex John ve bizzat katılan ingiliz Kanal 4 Televizyonundan Jon Ronson gibi araştırmacılar bu fikirdedir.

    Bohemler Kulubü, katılımcılarının niteliği ve yukarıdaki türden ritüeller nedeniyle ezoterik ve okült araştırmacıların ve komplo teorisyenlerinin doğal ilgi alanına girmiştir. Dünya yönetimine ilişkin önemli kararların bu toplantılarda alındığına ilişkin iddia bu tür teorilerde en başta gelmektedir. "

    http://dunyagerceklerim.b...ulubu-bohemian-grove.html

    https://www.youtube.com/watch?v=wtSVBTne-KY+

    https://www.youtube.com/watch?v=EtlFmnvRzDs+
    ... morgandexter