1. 1.
    Birisi vardı , o çok sevdiği kırmızı paltosu aynı renkte ki ojesi koyu ayakkabısı ile hayatım da rengarenk yer kapladı, onunla birlikte bütün renkleri ayrı ayrı sevdim..
    Ve o gün kırmızı palto bir tek ona bu kadar güzel yakışmıştı ve ojeler ilk defa onun tırnakların da bu kadar gösterişli durmuştu. Yoksa, dünyanın bilmem kaçıncı harikası demeyeceğim klişeleşmiş olacak ve hiç hoş değil, çünkü klişe bir kadın değildi o.

    Birisi vardı,
    Sabah alarmım, günaydınım kendi dünyamda tanrıçamdı. Birayı şişede, rakıyı şalgam ile sigarayı ise slim içerdi. Unutmadan Neşet Ertaş olmadan sofraya oturmazdı, var olsun..
    Aynı olan bütün şeyler o günden sonra onunla her gün farklıymış gibi tat vermeye başlamıştı, beraber şarkılar mırıldanıp biranın üçüncü fırtında sigarayı yakıp aynı güne günaydın demek bütün güzelliklerin başlangıcıydı. Topuklu giymeyi sevmez nadiren özel günlerde küfrede küfrede giyer yarı yolda çıkartırdı. Dolu dolu makyaj yapan birisi de değildi ama yüzün de ki fay hatları dünya da ki bütün hayatları yoksayışımın başında ki nedendir..

    Birisi vardı,
    Sabah kahvaltıda beyaz peyniri sever yumurtanın sarısı ile dans ederdi. Bütün güzellikleri kendinde barındırır sadece gülümsemesini benimle paylaşırdı. En güzel halüsinasyonları o gülerken yakaladım bünyemde.

    Birisi vardı,
    Uyurken bütün şehri uykuya sürükleyen, nefesiyle bir şehri ısıtabilecek kadar güçlüyken bir nefeste gidiyorum diyip koca bir şehri sessizliğe iten o kadın..

    Bir kadın vardı, heves gibi gırtlakta, nefes gibi burnumdaydı. Bensiz yapamaz sanmıştım ama başarmış konuşacak yazacak hiç bir şey bırakmamış.
    En sevdiğim şarkı nakaratı, en sevdiğim şiir dizesi bir tutam söz olarak kaldı.

    Ve bir kadın vardı,

    şuan 2 çocuk annesi.
    5 -1 ... hasmet ibriktaroglu