bugün
- putin türkmüş7
- kıza fotoğraf yolladıktan sonra olabilecekler4
- mokv öldü mü3
- türk vatandaşları türktür8
- true'nin acile kaldırılması8
- kill bill vol 33
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- true'nin libidosu neden yüksek2
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci7
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- vexillarius the slayer3
- canımın yubari kavunu çekmesi8
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler4
- dinci şairler3
- gut hastalığı2
- ilk öpüştüğüm kız6
- tek adam2
- eczacının sağlıklı günler demesi5
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim2
- osuruktan şiirler41
- amca diyen bokolog2
- almanyada çok insan öldü haklı mıydı4
- rus milfi3
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı20
- giysi fiyatlarının uçması2
- adana kebap10
- bebek katili4
- türkiyeli olmak2
- burası instagram değil sözlük4
- koreli ucube ile evlenen kadın3
- dünya asla vazgeçme günü4
- gece pencereyi açık unutup yatmak5
- gogo yubari ile okul gezisinde yanyana düşmek2
- aleksey batrakov13
- şu an sizi ne mutlu ederdi3
- ince memed3
- mahalle kültürünün yok olması2
- haftanın gammazları listesi26
- türkiyenin ukraynaya füze satışına putin uyardı3
- rusya'dan ingiltere'ye iha tehdidi2
- muadil ilaç2
- hepsi rüyaymış diye 10 yaşında uyanmak2
- akrabayı engelleme havası2
- ford flex3
- uzaylılara açıklamakta zorlanacağımız şeyler2
- günün tweeti2
- arkadaşlar sizce bu balık mı rihanna mı3
- tulumba tatlısı6
- zeynep bastık'ın beyaz külodu2
- devlet eliyle eğitim zorunluluğu2
Önemli olan bilmek değil; neyi,nasıl ve ne kadar bilmektir.
Binaenaleyh bilgi, doğrulandığı, genişletildiği veya daraltıldığı (eski tabirle arız ve amik) için üzerinde münakaşa ve münazara yapılabilinir.
Yarım bilinen şey ise hem bilgiye hem de öğrenmeye mani olur.
Binaenaleyh bilgi, doğrulandığı, genişletildiği veya daraltıldığı (eski tabirle arız ve amik) için üzerinde münakaşa ve münazara yapılabilinir.
Yarım bilinen şey ise hem bilgiye hem de öğrenmeye mani olur.
Bir şeyi bilmek, o şeyi hiçbir anlamı olmayan süslü sözcüklerle entelektüel düzeyde anlamak değildir. Bir şeyin nasıl düşündüğünü daima yaydığı frekanstan anlarsınız, bu frekansa duygu denir. Bir şeyi bilmek istiyorsanız, yapacağınız tek şey onu hissetmektir, hissettikleriniz daima doğru olacaktır.Düşünce hayat deneyimlerinizi ve hayatınızdaki olayları nasıl yaratır? Epifiz bilgiyi uygulama merkezidir. Bilmenize izin verdiğiniz her şey önce bedeninizde gerçekleşecektir, çünkü epifiz bir duygu olarak kayda geçmesi için düşünceyi elektriksel akım olarak bedene göndermekten sorumludur.
Düşünceler sınırsızlaştıkça bedeninize daha çok frekans yayılır, bu yüzden kendinizi daha hafif ve coşkulu hissedersiniz. Bu duygu, frekansına uygun olarak ruhunuzda kayda geçer ve depolanır. Ruhta kayda geçen her düşüncenin duygusu auraya bir beklenti olarak yansır, bu beklenti ışık alanınızın elektromanyetik kısmını harekete geçirir ve kolektif eğilim bir mıknatıs gibi düşüncenize uygun şeyi size çeker.
Tüm düşünceleriniz ürettiği duygulara benzeyen olayları, nesneleri ve varlıkları size çekecektir. Niçin? Düşüncelerinizi üç boyutlu realitede deneyimleyebilmeniz için. işte buna bilgelik deniyor. Bilgelik sadece düşünülen ve hissedilen bir şey değildir, ancak düşünme, hissetme ve yaşama yoluyla kazanılır.
Arzularınız nasıl gerçekleşir? Arzu, bir nesnede, bir varlıkta ya da deneyimde aradığınız doyum düşüncesinden başka bir şey değildir. Herhangi bir doyumun düşüncesini hissettiğiniz zaman, bu his bedeninizin elektromanyetik alanından çıkarak bilinç nehrine gider ve arzunun yarattığı duyguyu verebilecek olanı size çeker.
Güçlü şekilde arzulanan şey güçlü şekilde gerçekleşir. Bir arzunun gerçekleşeceğini kesinlik ve içtenlikle bildiğiniz zaman gerçekleşme süreci hızlanacaktır, çünkü en ufak bir kuşku olmadan bilmek yüksek frekanslı bir düşüncedir. Bu, aura alanınızdaki beklentinin gücünü artırır, böylece arzularınızı gerçekleştirme gücünüz de artar...
RAMTHA
Düşünceler sınırsızlaştıkça bedeninize daha çok frekans yayılır, bu yüzden kendinizi daha hafif ve coşkulu hissedersiniz. Bu duygu, frekansına uygun olarak ruhunuzda kayda geçer ve depolanır. Ruhta kayda geçen her düşüncenin duygusu auraya bir beklenti olarak yansır, bu beklenti ışık alanınızın elektromanyetik kısmını harekete geçirir ve kolektif eğilim bir mıknatıs gibi düşüncenize uygun şeyi size çeker.
Tüm düşünceleriniz ürettiği duygulara benzeyen olayları, nesneleri ve varlıkları size çekecektir. Niçin? Düşüncelerinizi üç boyutlu realitede deneyimleyebilmeniz için. işte buna bilgelik deniyor. Bilgelik sadece düşünülen ve hissedilen bir şey değildir, ancak düşünme, hissetme ve yaşama yoluyla kazanılır.
Arzularınız nasıl gerçekleşir? Arzu, bir nesnede, bir varlıkta ya da deneyimde aradığınız doyum düşüncesinden başka bir şey değildir. Herhangi bir doyumun düşüncesini hissettiğiniz zaman, bu his bedeninizin elektromanyetik alanından çıkarak bilinç nehrine gider ve arzunun yarattığı duyguyu verebilecek olanı size çeker.
Güçlü şekilde arzulanan şey güçlü şekilde gerçekleşir. Bir arzunun gerçekleşeceğini kesinlik ve içtenlikle bildiğiniz zaman gerçekleşme süreci hızlanacaktır, çünkü en ufak bir kuşku olmadan bilmek yüksek frekanslı bir düşüncedir. Bu, aura alanınızdaki beklentinin gücünü artırır, böylece arzularınızı gerçekleştirme gücünüz de artar...
RAMTHA
Kendini bilen Rabbini bilir.
Hep bunu bilmediğimizden geliyor başımıza ne geliyorsa.
Hep bunu bilmediğimizden geliyor başımıza ne geliyorsa.
en acı gerçeğin verdiği karamsarlık onu biliyor olmanın verdiği hazdan daha fazlası değildir.
Bilmek... artık başımın belası bilsem de çoğu zaman bilmiyormuş gibi yapıyorum bilmemek değilde bilip susmak daha zormuş. söylesen kaçarlar doğruyu, sussan cahil sanarlar...
Öğrenmek, kavramak, edinmek gibi kelimelerden farklıdır. Bilmek öznenin nesneyi kavraması olarak anlaşılırsa, kavramayı ne ile açıklayacağız? Bilmek, Ne bazı filozofların (ismini vererek incitmek istemiyorum) söylediği gibi öznenin kendisini aşarak nesneyi kavramasıdır -eğer böyle olursa öznenin kendisini aşmasını neyle temellendirecekler- ne de natüralistlerinki gibi basit ve bir o kadar müphem özne-nesne bağ kurmasıdır; bilmek, öznenin o şeyde var olmasıdır ama bu ne kendisini aşarak var olmasıdır ne de kendisini terk etmesidir.
kimi zaman olanların altında ezilmektir. olduğunu bildiğin ve yanından geçerken hiçbir şey yapamadıklarının.
Bir adım önde olmayı sağlar. Bazen de gizemin yitmesine sebep olur.
bazen ciddi anlamda insana kendi nefesini dar eden bir şey bilmek. ki nefret ederdim bilmemekten. gerçeklerden kaçmak falan..
ne zaman ki kendini bana tanıttığı haliyle sevdiğim, değer verdiğim, dost sayıp duygu dünyama aldığım kişi ya da kişilerin aslında hiç de öyle olmadıklarını anlamaya başladım, işte o nokta benim sıçış noktam oldu. yıllar yılı ya hep ya hiç şiarıyla hareket eden ben; ortayolcu, nabza şerbet, göz göre göre rol yapmak gibi ömrüm boyunca tiksindiğim kavramları kendi üzerimde yakalar oldum. hayır elbette ki kimsenin kendisini anlattığı kadar iyi olamayacağını falan biliyordum. ufacık şeylerden olmayacak çıkarımlar yaparak ''paranoyaksın ama elin de boş dönmüyorsun'' gibi cümleler duyacak kadar zekâm da vardı allah'a bin şükür. ama bu eziyet olmaya başladı. yakın çevremle ilgili abuk sabuk birsürü detayı bilip de karşımda rol yapmalarına müsade etmek, daha da fenası ''bilmiyormuş'' gibi yapmak bana dozundan çok daha fazla riyakârca geliyor. işin fenası bunu becerebiliyorum. korkutan tarafı da bu. ben de mi onlar gibi oluyorum?
duygu düşüncelerim karışıyor. insanların gözlerinin içine bakarak aklımda tüm olan biteni gezdirirken normal normal konuşmaya çalışmak batıyor bana. bir sohbet esnasında bile yüzlerine bakarken düşündüklerim önüne geçmeye çalışıyor her şeyin. hiçbir şey yokmuş gibi cevaplamaya çalışmak beni öldürüyor. bir de yargılanıyorsam olur olmadık bu insanlar tarafından.. vallahi onurum inciniyor sözlük. sonra vay efendim neden çatık kaşlarım..
ne zaman ki kendini bana tanıttığı haliyle sevdiğim, değer verdiğim, dost sayıp duygu dünyama aldığım kişi ya da kişilerin aslında hiç de öyle olmadıklarını anlamaya başladım, işte o nokta benim sıçış noktam oldu. yıllar yılı ya hep ya hiç şiarıyla hareket eden ben; ortayolcu, nabza şerbet, göz göre göre rol yapmak gibi ömrüm boyunca tiksindiğim kavramları kendi üzerimde yakalar oldum. hayır elbette ki kimsenin kendisini anlattığı kadar iyi olamayacağını falan biliyordum. ufacık şeylerden olmayacak çıkarımlar yaparak ''paranoyaksın ama elin de boş dönmüyorsun'' gibi cümleler duyacak kadar zekâm da vardı allah'a bin şükür. ama bu eziyet olmaya başladı. yakın çevremle ilgili abuk sabuk birsürü detayı bilip de karşımda rol yapmalarına müsade etmek, daha da fenası ''bilmiyormuş'' gibi yapmak bana dozundan çok daha fazla riyakârca geliyor. işin fenası bunu becerebiliyorum. korkutan tarafı da bu. ben de mi onlar gibi oluyorum?
duygu düşüncelerim karışıyor. insanların gözlerinin içine bakarak aklımda tüm olan biteni gezdirirken normal normal konuşmaya çalışmak batıyor bana. bir sohbet esnasında bile yüzlerine bakarken düşündüklerim önüne geçmeye çalışıyor her şeyin. hiçbir şey yokmuş gibi cevaplamaya çalışmak beni öldürüyor. bir de yargılanıyorsam olur olmadık bu insanlar tarafından.. vallahi onurum inciniyor sözlük. sonra vay efendim neden çatık kaşlarım..
bilmek çoğu zaman insanı mutsuz eder. en güzeli çok sormayın, sorgulamayın.
asla ne bilmediğini bilemeyeceğin için her daim çok biliyormuşsun gibi gelen hal.
oysa ne güzel demiş düşünür ''tek bildiğim şey hiçbir şey bilmediğimdir'' .
oysa ne güzel demiş düşünür ''tek bildiğim şey hiçbir şey bilmediğimdir'' .
Duyguların spontane olmasını engeller. Hayata yön verir. Bilincalti her zaman bilmek için arzular. Bunu kendinize merak diye tanitirsiniz. Malesef merak kadar küçük bir kavram değil. Bilmek niyettir. Bilmek meyletmektir. En kötüyü bilseniz bile, bilmeyi arzuladığınız zamanlardaki kadar acı çekmezsiniz.
Bilmek:uygulamak demektir . Öğrenmekle karıştırılır ekseriya.en büyük kavram karmaşalarından birine sebep olur.
Örnek: hırsızlığın kötü bir şey olduğunu söylediği halde hala hırsızlık yapan biri: henüz hırsızlığın kötü bir şey olduğunu bilmiyordur .
Bilmek: uygulamak
O yüzden kafayı bir çok öğretiyle doldurmak bilgelik değil zihin kalabalığıdır ancak.
Örnek: hırsızlığın kötü bir şey olduğunu söylediği halde hala hırsızlık yapan biri: henüz hırsızlığın kötü bir şey olduğunu bilmiyordur .
Bilmek: uygulamak
O yüzden kafayı bir çok öğretiyle doldurmak bilgelik değil zihin kalabalığıdır ancak.
Bilmek değil öğrenmek ayıp...
- üstü kırmızı olan her masa renklidir.
- a harfi, b harfinden üstünse, b harfi de c harfinden üstünse, a harfi c harfinden de üstündür.
- a harfi, b harfinden üstünse, b harfi de c harfinden üstünse, a harfi c harfinden de üstündür.
tecrübe ve bilgi den kaynaklanır.
doğru inanmak.
clifford'un "bir şeye yetersiz delile dayanarak inanmak, herkes için, her zaman ve her yerde yanlıştır." sözünü "bir şeye yeterli delile dayanarak inanmak, herkes için, her zaman ve her yerde doğrudur." şekline çevirip; bilmenin, bir önermenin doğruluğuna yeterli kanıta dayanarak inanmak, ilgili önermenin doğruluğundan emin olma hakkına sahip olmak olduğunu dikkate alarak, bilmek ile doğru inanmanın aynı şeyler olduğunu söyleyebiliriz. yani; herhangi bir önermenin doğruluğuna, doğru inanıyorsak o önermenin doğruluğunu biliyoruz demektir. dolayısıyla; bilmek, bir inanma biçimidir: bu biçim de doğru inanmadır.
clifford'un "bir şeye yetersiz delile dayanarak inanmak, herkes için, her zaman ve her yerde yanlıştır." sözünü "bir şeye yeterli delile dayanarak inanmak, herkes için, her zaman ve her yerde doğrudur." şekline çevirip; bilmenin, bir önermenin doğruluğuna yeterli kanıta dayanarak inanmak, ilgili önermenin doğruluğundan emin olma hakkına sahip olmak olduğunu dikkate alarak, bilmek ile doğru inanmanın aynı şeyler olduğunu söyleyebiliriz. yani; herhangi bir önermenin doğruluğuna, doğru inanıyorsak o önermenin doğruluğunu biliyoruz demektir. dolayısıyla; bilmek, bir inanma biçimidir: bu biçim de doğru inanmadır.
herkes her seyi cok iyi biliyor.
bir biz kalmısız bu konuda bilgim yetersiz ve bilmiyorum diyen.
boyle dedigimiz icin de herkesten daha iyi bildigimiz nice seyde kimse bizi takmamıs.
bir biz kalmısız bu konuda bilgim yetersiz ve bilmiyorum diyen.
boyle dedigimiz icin de herkesten daha iyi bildigimiz nice seyde kimse bizi takmamıs.
insan aradığının ne olduğunu bilmeden, bulduğunun da ne olduğunu bilmez…
Bilgi de iki çeşittir; biri,mevzuu bilmek, diğeri ise o mevzuu nereden öğreneceğini bilmek.
salih mirzabeyoğlu - marifetname
Bilgi de iki çeşittir; biri,mevzuu bilmek, diğeri ise o mevzuu nereden öğreneceğini bilmek.
salih mirzabeyoğlu - marifetname
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar