bugün
- dünya39
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- amerika birleşik devletleri29
- sözlüğün en güzel kadını17
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli12
- pornonun ne olduğunu unutmak2
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- 80 bin entry girecek kadar işsiz olmak10
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları8
- israil10
- yahudilere hınç besleyip cinnet geçirmek7
- norveç9
- en medeni ortadoğulular6
- mustafa kemal atatürk10
- taş gibi kalçası olan kadın8
- evanjelist9
- sözlük kızları nerede sorunsalı6
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- türk rock grupları8
- telegram5
- pis hissettiren şeyler3
- fransa6
- hewal ebo12
- simko314
- öğrencilerin bu ne işimize yarayacak sorusu3
- ismail yüksek4
- isveç5
- sözlükte yeni yeni bıdıkların ortaya çıkması4
- orospu çocuğu abdullah öcalan7
- cuma akşam evde kalan yazarlar5
- ali şekeroğlu2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- ateizmin dinlere balyoz etkisi yapması5
- sosyal medya ve internetin ardında deccal var3
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- avrupa5
- kırk yaş üstünü sözlükten göndermek3
- balgam atar gibi konuşmak3
- dikili bir ağacının olmaması6
- sözlükte ki türk düşmanları10
- asgari ücretle geçinip vatan millet savunmak8
- nihilist hedonist şehvetperest insan5
- kadınlar4
- almanya4
- türkiye'nin fransa'yı yeneceğini düşünmek5
- ahmet cem ersever2
- 25 eylül 2026 italya belçika maçı4
- akaretler3
- ali tarakcı hakkında soruşturma başlatılması2
Hukukun yardımcı kaynaklarından biridir.
doktrinin hiç bir anlamı bilimsel olamaz; doktrin felsefe ile, inanç ile, bu kökenlerinden dolayı biraz hukuk biraz da siyaset alanlarında faaliyet gösteren bir kavramdır.
bilimde doktrin olmaz, doktrinlerin bilimde yeri yoktur. bir şey ki doktrineldir, o şey bilimsel değildir, bilim kümesi doktrin kümesinden bir eleman içermez. ama elbette biliyoruz bu karışıklıkların nereden kaynaklandığını: sosyal çalışmaların "sosyal bilim" diye adlandırılıp bu fantastik ve insan uydurması sosyal alemin bilimin inceleme konusu olabileceğini zannetmekten. olmaz öyle işte: bilim doğada ne olup bitiyor bununla ilgilenir, doktrin moktrin tanımaz, kanunları arar, istisnalara bakar, anlamaya çalışır. "sosyal" alanda ise doktrinler, öğretiler, şunlar bunlar gırla gider, çünkü sosyal alanda, yani insanın fantezi aleminde uçmak, uydurmak ve dahi sallamak serbesttir. bilimin de bu alanla işi olmaz.
bilimde doktrin olmaz, doktrinlerin bilimde yeri yoktur. bir şey ki doktrineldir, o şey bilimsel değildir, bilim kümesi doktrin kümesinden bir eleman içermez. ama elbette biliyoruz bu karışıklıkların nereden kaynaklandığını: sosyal çalışmaların "sosyal bilim" diye adlandırılıp bu fantastik ve insan uydurması sosyal alemin bilimin inceleme konusu olabileceğini zannetmekten. olmaz öyle işte: bilim doğada ne olup bitiyor bununla ilgilenir, doktrin moktrin tanımaz, kanunları arar, istisnalara bakar, anlamaya çalışır. "sosyal" alanda ise doktrinler, öğretiler, şunlar bunlar gırla gider, çünkü sosyal alanda, yani insanın fantezi aleminde uçmak, uydurmak ve dahi sallamak serbesttir. bilimin de bu alanla işi olmaz.
fransızca 'doctrine' sözcüğünün, larousse*'daki fransızca açıklama metninin tıpatıp türkçe tercümesi şudur;
" belli bir hususta, aynı hedefe yönelik olarak ortaya atılan ve bilimsel açıdan kabul gören düşünce ve bilgi bütününe verilen ad "
hal böyle iken, aynı hedefe yönelik olarak ortaya atılan düşünce bütününün doktrin olabilmesinin temel şartı, bilimsel açıdan kabul görmüş olmasıdır. bahse konu 'bilimsel kabul görme' durumu; konunun içeriğine bağlı olarak felsefe bilimi ve sosyal bilimler gibi beşeri bilimlerin irdelemesine ve analizine tabi tutulması sonucu elde edileceği gibi istatistik, ekonomi, matematik, fizik ve biyoloji gibi fen bilimlerinin irdeleme ve analizleri sonucu da elde edilebilir.
söz gelimi, atatürkçülüğün; kemalizm olarak bir |-izm| şeklinde kabul görmemesinin nedeni, bilimsel açıdan bir 'doktrin' olarak kabul edilmemesidir. zira atatürk'ün kalkınma modelinde, köylü kesiminin somut çıkarlar elde etmediği, atatürkçülüğün feodaliteye karşı bir duruş sergilemediği, ve cumhuriyet yönetimindeki atılımın sadece ve sadece şehir elitizmine yönelik bir kazanım olarak kaldığı görülmüştür.
kuşkusuz o dönemin koşullarında başka neler yapılabilir, hangi farklı yaklaşımlara gidilebilirdi, büyük bir tartışma konusudur fakat genç türkiye cumhuriyeti'nde yönetimin belli bir kesimi değil topyekun vatandaşları kucaklaması, bilimin ve bilimselliğin gereğidir ve bu başarılamamıştır.
bu minvalden hareketle, 'bilimsel doktrin' şeklinde farklı bir tanımlamanın yapılması, bilimsel olmayan doktrinlerin de varlığına dalalet eder ki anlamsızdır.
bununla birlikte, bilimsel çalışmalarda doktriner yaklaşımların yerinin olması ya da olmaması ise başka ve üzerinde tartışma götürür bir mevzudur.
" belli bir hususta, aynı hedefe yönelik olarak ortaya atılan ve bilimsel açıdan kabul gören düşünce ve bilgi bütününe verilen ad "
hal böyle iken, aynı hedefe yönelik olarak ortaya atılan düşünce bütününün doktrin olabilmesinin temel şartı, bilimsel açıdan kabul görmüş olmasıdır. bahse konu 'bilimsel kabul görme' durumu; konunun içeriğine bağlı olarak felsefe bilimi ve sosyal bilimler gibi beşeri bilimlerin irdelemesine ve analizine tabi tutulması sonucu elde edileceği gibi istatistik, ekonomi, matematik, fizik ve biyoloji gibi fen bilimlerinin irdeleme ve analizleri sonucu da elde edilebilir.
söz gelimi, atatürkçülüğün; kemalizm olarak bir |-izm| şeklinde kabul görmemesinin nedeni, bilimsel açıdan bir 'doktrin' olarak kabul edilmemesidir. zira atatürk'ün kalkınma modelinde, köylü kesiminin somut çıkarlar elde etmediği, atatürkçülüğün feodaliteye karşı bir duruş sergilemediği, ve cumhuriyet yönetimindeki atılımın sadece ve sadece şehir elitizmine yönelik bir kazanım olarak kaldığı görülmüştür.
kuşkusuz o dönemin koşullarında başka neler yapılabilir, hangi farklı yaklaşımlara gidilebilirdi, büyük bir tartışma konusudur fakat genç türkiye cumhuriyeti'nde yönetimin belli bir kesimi değil topyekun vatandaşları kucaklaması, bilimin ve bilimselliğin gereğidir ve bu başarılamamıştır.
bu minvalden hareketle, 'bilimsel doktrin' şeklinde farklı bir tanımlamanın yapılması, bilimsel olmayan doktrinlerin de varlığına dalalet eder ki anlamsızdır.
bununla birlikte, bilimsel çalışmalarda doktriner yaklaşımların yerinin olması ya da olmaması ise başka ve üzerinde tartışma götürür bir mevzudur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar